Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kadınlar bu görüntüyü değiştirmeli

3.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Sultan Tepe

Sultan Tepe Türkiye'nin en önemli sektörü tekstilin başkanlar toplantısındaki tek kadın olarak dikkat çekti. Bu tabloyu değiştirmek için eskiden görev erkeklere düşüyordu. Ama artık bu tabloyu değiştirmek kadınların elinde.

Çok yıllar önceydi… İsmail Gülle İTHİB başkanlığına seçilmişti. Yönetimde hiç kadın yok diye yazmıştık o günlerde.

Bana Sultan Tepe’nin listede olduğu yanıtı verilmişti. Sultan Tepe listede vardı ama yedekteydi. Biz de bunu hatırlattık. Sultan Tepe yedek listede olmasına rağmen o dönem çok iyi bir performans gösterdi.

Sonraki dönem İsmail Gülle asıl listeye koydu. Şimdi de İTHİB’in yönetiminde çok önemli de işler yapıyor.

Sultan Tepe aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası’nın da yönetiminde yer alıyor. Orada da başarılı projelere imza atıyor. Yani yönetimde bir de kadın olsun diye değil, bileğinin hakkıyla yönetimde yer alıyor.

Bunu neden yazdık… Neden hatırlatma gereği duyduk… Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta Tekstil ve Hazır giyim Sektör Kurulları Ortak Toplantısı yapıldı.

Toplantıya sektörün bütün önemli isimleri katıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz,  İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Serdar Zabun ve Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası Meclis Başkanı Hanefi Öksüz oradaydı.

Toplantının sonunda bir aile fotoğrafı çekildi. İlginçtir bu fotoğrafta tek kadın vardı. Sultan Tepe o kadar sektör yetkilisinin arasında yerini bileğinin hakkıyla almıştı. Başka kadınların da yine bileğinin hakkıyla bu aile fotoğrafında yerini almasını bekliyoruz.

Artık eskisi gibi mutlaka bir kadın olsun mantığı ile bakmıyoruz. Hak eden kadınlara zaten sektör pozitif ayrımcılık yapıyor. İsmail Gülle’nin seçildiği TİM Genel Kurulu’nda daha fazla kadın yönetimlerde yer alsın diye bütün başkan adayları çaba gösterdi. Hatta önceki Başkan Mehmet Büyükekşi bir toplantıda bu konuda özel çaba içinde olacaklarını ilan etti. Fotoğrafı değiştirmek için kadınlar elinize taşın altına koymalısınız. İş dünyası sizi bekliyor.

 

Turagay moral verdi

Tek kadının yer aldığı sektör kurullu toplantısının baş aktörü Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay oldu. Tekstil sektörü bugüne kadar bir devlet yetkilisinin duymadıklarını duydu onun ağzından… Hem özel sektörde hem de kamuda çok başarılı çalışmalara imza atan Rıza Tuna Turagay’ın sektörü moral veren konuşmasının satırbaşları şöyleydi:

. Tekstil ve konfeksiyon sektörü devletimizin gözbebeği. Sektörlerimizin devletimiz ve hükümetimiz olarak her zaman arkasında olacağız.

. Devletimiz tekstil ve hazırgiyim sektörlerinin öneminin bilincinde. Ekonominin bugün geldiği noktada tekstil ve hazır giyimin büyük payı bulunuyor.

. Tekstil ve hazır giyim sektörleri olarak artık bir atılım yapılması gerekiyor. Tekstil ve hazır giyim sektörlerimiz ihracat ve kalkınma da en önemli rolü oynuyor.

. Devlet olarak üstümüze ne düşüyorsa yapıyoruz. Tekstil ve hazır giyim sektörleri ülkemiz ekonomisi için en önemli sektörlerin başında geliyor. İstihdamda katkısı açık.

. En fazla katma değer yaratan sektörlerden. Ülke olarak ihraç birim fiyatımız 1,33 dolar iken,  tekstil ve hazırgiyim sektörlerimizde bu rakam 17 dolarlara kadar çıkıyor.

. Sektörlerimizin ne kadar büyük katma değer yarattığı da ortada. İhracat bizim için çok önemli. Daralan iç talebe karşın ihracat yapmalıyız. Bu ülke bizim bu ülke için hep beraber çalışmalıyız.

 

 

BESD-Bir

BESD-Bir 2

Beyaz et sektörü sektörün bütün paydaşların katıldığı zirvede bir araya geldi. Başkan Sait Koca özellikle sektörün bilgi kirliliğinden çok çektiğini ortaya koydu.

Beyaz et sektörü bilgi kirliğine

karşı mücadele başlatıyor

Beyaz et sektörünün 1994 yılında beyaz et sanayicilerinin de katılımı ile “Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği" (BESD-BİR) adını aldı. Sektörün 23 önemli firması BESD-BİR bünyesi içinde yer alıyor.

Gerçi son dönemde bazı firmaları bu birlik içinde yer almaktan vazgeçtiler. Vazgeçenler sürüden ayrılanı kurt kapar diye uyarıldı. Bakalım bu uyarı önümüzdeki günlerde nasıl bir etki yapacak.

Sektör içeride vazgeçenlerle uğraşırken dışarıdaki ezeli düşmanları da hiç boş durmuyor. O kadar bilmeden konuşan olduğunu söyleniyor ki sektör artık pes etmiş durumda.

Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, ancak netice itibariyle toplumda bilgi kirliliğine neden olan açıklamalar sektöre ciddi zararlar veriyor ve vermeye de devam ediyor.

Sektör buna karşı önemli bir mücadele başlatma kararlığında… Bunu Türkiye’nin et ihtiyacını karşılamak adına yapıyor. Türkiye’nin sağlıklı beslenmesi adına yapıyor. Her şeye rağmen büyüyen sektör bu büyüklüğünü bilmeden konuşulanlar üzerinde de hissettirmek istiyor.

Önce sektörün her şeye rağmen büyüdüğünü BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca’nın ağzından aktaralım:

 

- 2018 yılında kanatlı eti üretiminin 2.23 milyon tona çıktı. Ve 81 ülkeye 500 bin tonun üzerinde ihracat yapılmaya başlandı. Türkiye’de üretim 2010-2018 yılları arasında muhteşem bir artış gösterdi.

Dünyada ve Türkiye’de artan nüfusun beslenmesi ve özellikle dengeli beslenmesinin sağlanmasının geleceğin ana gündemi olacağına dikkat çeken BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca şu önemli naktaların altını çizmeye devam etti:

. Dünyada toplam et üretimi 2018 yılında 335 milyon ton olarak gerçekleşti.  Bu üretimin 121.6 milyon tonu kanatlı etidir ve toplam üretimdeki payı yüzde 36.3 dür.

. Dünyada kanatlı eti üretimi 2015 yılında en fazla üretilen konuma geçmiştir. Kanatlı etinin kırmızı etten hızlı artış göstermesi iki ana nedene dayandırılabilir.

. Çevre dostu olması, en etkin yem dönüşümüne sahip olması. FAO’nun tahminlerine göre, 2025 yılında toplam et miktarı 358,9 milyon tona ulaşırken kanatlı eti miktarı 135,8 milyon ton ile yüzde 37,8 payla en fazla üretilen et konumunu sürdürecektir.

Başkan Sait Koca önce bu öneme dikkat çekti sonra da bilgi kirliğiliğe verdi veriştirdi:

. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, ancak netice itibariyle toplumda bilgi kirliliğine neden olan açıklamalar sektöre ciddi zarar veriyor.

. Tüketiciler de sektör hakkında asılsız ithamların giderilmesi konusunda resmi otoritelerin açıklamalarının faydalı olacağını düşünüyor.

. BESD-BİR olarak Türkiye genelinde IPSOS’a yaptırdığımız tüketici algı araştırması sonuçlarına göre tavuk eti tüketimi konusundaki endişelerinin giderilmesi noktasında birinci sırada Sağlık Bakanlığı, ikinci sırada Tarım ve Orman Bakanlığı açıklamaları yer alıyor.

. Bizim kamuoyunu doğru bilgilerler aydınlatma çabalarımıza resmi otoritelerin de destek vermesi çok önemli.

Başkan Sait Koca’ya en önemli destek bir bilim insanından geldi. Aynı zamanda Beyez Et Kongresi’nin de başkanlığı yürüten Prof. Dr. Necmettin Ceylan şu noktaların altını çizdi ve Sait koca’ya tam destek verdi:

. Zaman zaman geleneksel üretim modeli ile ilgili bazı olumsuz ifadelere şahit oluyoruz. Tavuğa muhtemelen elini bile dokunmamış, televizyondan görmüş ya da gazetelerden okumuş birileri çıkıp yalan, temelsiz ve gerçeği yansıtmayan söylem ve iddialarda bulunuyorlar.

. Yaptıklarının aslında halkımızı bilgilendirmekten ziyade, kendilerine çıkar ya da menfaat sağlamak amacıyla olduğunu kestirmek zor değil.

. Bilimsel hiç bir dayanağı olmadan bu yanlış bilgileri paylaşan ve bu bilgileri vermeye yetisi olmadan kamuoyunu yanlış yönlendiren herkesi bilimsel etiğe ve ahlaka saygılı olmaya davet ediyorum.

  

KANATLI ETİ TÜKETİMİ - DÜNYA

Kişi başına tüketim (Kilogram)

1– İsrail………… 58.2

2– ABD………… 49.3

3– Malezya……. 48.3

4– Avustralya…. 46.1

5– S. Arabistan…42.3

6– Arjantin…….. 41.6

7– Brezilya……. 40.7

8– Şili…………. 40.1

9- Güney Afrika..38,7

10- Yeni Zelanda.. 38,0

Türkiye………..21.86

 

Unda nasıl ihracat kralı olduğumuzu anlattı

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu(TUSAF) Başkanı Eren Günhan Ulusoy Antalya’da tam bir gövde gösterisi yaptı. TUSAF bu yıl 15'incisi düzenlenen Kongresi sektörün en önemli aktiviteleri arasına girdi.

Başkan Ulusoy bu kongre ile sektörün büyüklüğünü herkese gösterdi. Dünyanın ihracat kralı olan sektörün bu noktaya nasıl geldiği bilgisini herkesle bir kere daha paylaştı. Toplantıya faaliyet içinde olan 535 un sanayicisinin neredeyse tamamı katıldı.

Başkan Eren Günhan Ulusoy önce Türkiye’nin 68 ilinde faaliyet gösterdiklerinin altını çizdi…. Sonra gayrisafi hasılaya 25 milyar liralık katkı sağladıklarını vurguladı ve şöyle devam etti:

. Türkiye'nin 2014-2018 dönemindeki 5 yılda gerçekleştirdiği 74 milyar dolarlık bitkisel ürünler ihracatının tam 5 milyar dolarını un sanayicileri gerçekleştirdi.

. 2016'ya kadar hızla yükselen un ihracatının 3.5 milyon tonluk zirvesinden geri düştük. 2018'de 3.3 milyon ihracat yaptık. Kayıpları yeni pazarlarla kapatmak için gece gündüz çalışıyoruz.

. Yemen, Suriye ve Angola'ya yapılan ihracatın 2017'ye göre 2018'de 296 bin ton yükselmesi Irak pazarında yaşanan 158 bin tonluk kaybı telafi etti.

. Türkiye'nin 2018'de ihracatının yarısını gerçekleştirdiği Irak pazarındaki avantajının kaybetmeye başladı.

. Umut ediyoruz ki yeni sezonumuzda, yurt içi piyasalarda oluşan buğday ve undaki fiyat istikrarı kalıcı olur, böylelikle geçici olarak getirilen eşdeğer eşya sınırlaması kaldırılır.

. Hasadın yaklaştığı bugünlerde, çiftçimizin yüzünü güldürecek politikalar da ön plana çıkmalı. Eğer bunu başaramazsak, uzun vadede üretim miktarımız azalır ve daha büyük enflasyon baskısıyla karşı karşıya kalabiliriz.

. Türkiye'de son 20 yılda buğday ekim alanlarında sürekli bir daralma eğilimi görüldü. 2000'de 9.4 milyon hektar olan buğday ekim alanı yüzde 23 azalarak 2018'de 7.3 milyon hektara düştü.

. Bu yıl bu alanın yüzde 5 daha azalması bekleniyor. Buğday fiyatının sürekli kontrol edilmesi, ancak diğer yem bitkilerinde regülasyon olmaması, fiyatın buğday aleyhine gelişmesine sebep oluyor.

. Özellikle kıraç arazilerde arpa, diğer arazilerde mısır pamuk gibi alternatif ürünlerin gelirinin daha yüksek olması, çiftçimizin buğday ekiminden kaçışını maalesef hızlandırıyor.

. Bu yıl yağışların iyi seyretmesi sayesinde daha yüksek bir verimle geçen seneki gibi 20 milyon tonluk bir rekolte bekliyoruz. Ancak bu orta vadede mutlaka ekim alanlarındaki azalışı sonlandırmak zorundayız.

. Buğday, un ve ekmekte, jeopolitik riskleri de göz önüne alarak, her zaman kendi kendine yeterli bir ülke olmak gerekiyor. Halk için ekmek vazgeçilmez bir gıda.

. Dünyaya liderlik ettiğimiz un pazarının yanında, tarım ürünleri ticaretinde öne çıkmamız için bu altyapıya ihtiyacımız var.

  

Sahadan gelen bilgileri paylaştı

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) MÜSİAD’ın yeni Genel Merkezi'nde çok önemli bir toplantılar dizisi başlattı ve MÜSİAD-EGD/İş Dünyası ve Ekonomi Basını Söyleşileri yapıldı.

İlk konuk Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Abdurrahman Kaan oldu. Gıda sektörünün önemli markalarından birini yaratmış olan Abdurrahman Kaan entelektüel seviyesi çok yüksek, araştırmaya ve bilgiye dayalı bir sunum yaptı. İşte o sunumdan satırbaşları:

. Makro düzenlemeler ile bir tarafı düzeltirken diğer tarafa zarar verebilirsiniz. Ekonomi, elbette makro ve ekonomi-politik kaidelerin ana eksenine sadık kalmalı. Lakin bizimki gibi ülkelerde işin rengini ince ayarlar belirler. Bu ince ayarlar; mikro bilgidir. Sahadan gelen gerçek ve temiz enformasyon.

. Biz hem siyaset hem de devlet kademesinde pek çok yöneticiyi ağırlıyoruz. Siyasetçisi, bürokratı, teknokratı, büyükelçisi, konsolosu… Çok geniş bir yelpazede misafirlerimiz oluyor. Saha bilgisi olmadan, makro politikalar yolun bir yerinde kaçak verir.

. MÜSİAD bugün, hem yerelde hem de global anlamda devletin bilgi kasası olma yolunda ilerliyor. Yeni dönem MÜSİAD, bütün dönüşümünü bu bakış açısı ekseninde yeniden şekillendiriyor. Değişim karşısında atıl kalanlar, kaybetmeye mahkûmdur. Biz de buna paralel olarak kendi iç dönüşümümüze 'tazelenme' adını verdik.

. MÜSİAD çok ciddi veriler elde eden bir kurum. Biz çok erkenden bunları söylüyoruz. Önlem alalım diye bunları önceden söylüyoruz. MÜSİAD şunu iyi biliyor; insan bir kaynak değildir, bir kıymettir. Biz insan yetiştiren bir okulduk, şimdi bu okulu akademiye dönüştürüyoruz. Çünkü iş insanı yetiştirmek bir üst basamaktır.

. Köyleri yeniden imar etmemiz lazım. Hollanda, yaklaşık 110 milyar dolarla dünyada en fazla gıda ihracatı yapan ülkedir. Bizim 17 milyar dolar ihracatımız var. Kırsaldaki yaşamı teşvik etmemiz lazım. Bugün köydeki delikanlıya kız vermiyorlar. Çünkü televizyon ve her taraf şehirdeki yaşamı anlatıyor. Karlılık da yok. Çünkü verimlilik yok.

. MÜSİAD'ın "81 ilde 81 Biyogaz, Organik ve Organomineral Gübre Tesisleri" projesi ile tarımda yeni bir modeli ortaya koymaya çalışıyor. Kırsaldaki bireysel üretimi KOBİ'leştirmeyi hedefliyoruz.

. Bir firma tarafından yaklaşık 200 tane parselde üretim yapan tarla sahibinin yapmış olduğu üretim alanı alındı, hepsi kiralandı. Köyde yaklaşık 140 tane traktör vardı, şu anda 14'e düştü. 5 bin dönüm bir alan şu anda meyve üretimde kullanılıyor. Son derece modern. O köye şu anda İstanbul'dan göç başladı. Yani akılcı, doğru politikalarla işi tersine çevirmek lazım.

. Bir yabancı firma gelip holdingi gelip satın alabilir. Onun yerine ölçek ekonomisi işletip, kooperatifleşmeyi ön plana getirmeliyiz. Tamamen tabana dayalı olmalı. Her sene 1 milyon nüfusumuz artırıyor. Çok ciddi turizm beklentilerimiz var. Böyle bir durumda sizin topraklarınızı, birliğinizi çok iyi çalıştırmanız lazım. Bu hedefle çalışması lazım. Yat, uzan, para kazan mevzusu... İşi öyle bir rölantide götürüyorlar ki... Ziraat mühendislerimiz boşta geziyor. Al, çalıştır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test