Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kararlı hareket

12.4.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yerel seçim süreci nedeniyle, son dönemde ister istemez iç siyasete fazlaca kilitlendik. Bu nedenle dünyada yaşanan gelişmeleri biraz ihmal ettik. Oysa bugünlerde uluslararası platformda önemli ekonomik politik gelişmeler yaşanıyor.

Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri, Fransa’da yaşananlar. Öyle anlaşıyor ki, ‘özgürlük, eşitlik, kardeşlik’ belgesiyle tarihin akışını değiştiren 1789 Fransız devriminden bu yana, hemen her dönem dünyadaki siyasal ve toplumsal gelişmelere yön veren Fransa, bu dönemde de yaşanacak olası hareketlenmelerin ön adımlarını yaşıyor.

 

Sarı yelekliler

Bundan aylar önce 17 Kasım 2018’de akaryakıt zamlarına karşı başlayan toplumsal hareketlilik, şimdilerde iktidarda bulunan Emmanuel Macron’a karşı toplumsal bir harekete dönüştü. Fransa’da araçlarda bulunması zorunluluk olan ve göstericiler tarafından giyilerek muhalif bir sembole dönüştürülen sarı yelekler nedeniyle ‘Sarı Yelekliler’ olarak tanımlanan muhalifler, tam 21 haftadır eylemlerini sürdürüyorlar.

Başta Paris olmak üzere ülkenin bütün büyük kentlerinde her cumartesi alanlara çıkan ‘Sarı Yelekliler’ artık ‘kararlı hareket’ olarak tanımlanıyorlar. Onların gösterdiği bu kararlılık karşısında, Macron, bazı göstericilerin amacı aşan ve şiddete dönüşen hareketlerini bahane ederek, askerleri de göstericilerin karşısına çıkarıyor. Fransa’da ordu 1962’den beri ilk kez bu tür gösteriler için sokağa çıkıyor. Aslında yaşananlar, Fransa’da yönetim bunalımının nerelere kadar uzandığını da gözler önüne seriyor.

 

Brexit bunalımı

Benzeri bir bunalım İngiltere’de yaşanıyor. Avrupa ana karasının bu önemli ülkesinde, Avrupa Birliği’nden (AB) boşanma anlamına gelen ve ‘Brexit’ olarak adlandırılan kriz de tüm hızıyla sürüyor. Geçtiğimiz günlerde milyonlarca İngiliz, başta Londra olmak üzere ülkenin belli başlı şehirlerinde büyük yürüyüşler gerçekleştirerek, AB konusunda yeni bir halk oylaması istediler.

Başbakan Theresa May’in hazırladığı AB’den çıkış anlaşması, Parlamento’nun alt kanadı olan Avam Kamarası’nda iki kez reddedildi. Bu arada Başbakan May ile ters düşen üç bakan, görevlerinden ayrıldılar. May, soruna çıkış yolu bulmakta zorlanıyor. Sorun derin bir krize dönüşüyor.

 

Avrupa’da krizler

Tabii Avrupa’da yaşanan krizler, yalnızca Fransa ve İngiltere ile sınırlı değil. Daha birçok ülkede benzeri krizler ve sorunlar yaşanıyor.

Aslında bu yaşananlar, dünyada yaşanan küresel ölçekteki ekonomik ve siyasal sorunların da önemli bir parçasını oluşturuyor. Ülkeler ve halklar, yaşanan onca sorunun ezici ağırlığı altında yeni bilinmezliklere doğru yol alıyorlar. Bu arada elbette küresel ölçekte yeni arayışlar da gündeme geliyor.

 

Yeni arayışlar

‘insaNomi – İnsan Odaklı Ekonomi’ köşemizin sürekli ve düzenli okurları anımsayacaktır. Bundan çok uzun süre önce, küreselleşmenin sönümlenmekte olduğuna dikkati çekmiş ve bu yeni sürecin sancılarının giderek daha da artacağını vurgulamıştık (Elveda küreselleşme / 18 Kasım 2016 / Gözlem). Zaman öngörümüzü doğruladı ve bizi haklı çıkardı. Şimdilerde birçok ekonomist ve düşünce insanı bu noktaya geldi. Bizce, günümüzde Avrupa coğrafyasında ve AB’de yaşanan sancıları, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

Dünyada yaşanan ekonomik sorunlar gelir adaletsizliğini, yoksulluğu, işsizliği daha da artırıyor. Adil ve hakça bölüşülmesi gereken gelir pastasından geniş halk kitlelerine düşen pay azaldığı gibi, işin ilginci pastanın kendisi de küçülüyor. Bu durum kapitalizmi, evrensel düzlemde yeni bunalımlara ve yeni krizlere sürüklüyor.

İşte son dönemde küresel düzlemde yaşanan göç dalgalarının ve yönetim bunalımlarının temelinde de bu gerçekler yatıyor.

 

Kurtuluşu yanlış yerde aramak

Kitleler küresel ölçekteki krizden çıkışın yolunu, kendileri için yeni kurtarıcılar bulmakta görüyorlar. Bu da otoriter yönetimleri ve liderleri güçlendiriyor. Oysa kurtuluşun ve krizden korunmanın yolu, otoriter ve baskıcı yönetimlerden, liderlerden değil, tam aksine onlardan kurtulmaktan geçiyor.

Bunun için de emeğin, demokrasinin, çağdaş ve toplumsal gelişmenin, yeni evrensel birlikteliğini ve dayanışmasını oluşturmak gerekiyor.

Bu konuyu sorgulamayı ve çözüm yolunda yeni pencereler açmayı, önümüzdeki yazılarımızda da sürdüreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test