Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Enflasyon ve bankacılık sistemimiz

8.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

enflasyon, şubat ayı 2019, yıllık enflasyon, bankacık sektörü,-

Hafta içinde Şubat ayı enflasyon oranı ile Merkez Bankası PPK’nun faiz kararı açıklandı. Şubat ayında manşet enflasyon %20.35’ten %19.67’ye geriledi. Yıllık çekirdek enflasyon %18.12’ye gerileyerek Ekim/2018 den bu yana toplamda 620 baz puan düşmüş oldu.

T.C.M.B., piyasaların konsensüsü çerçevesinde faizlerde değişiklik yapmayarak %24 te sabit tuttu. Şu an itibariyle ihtiyatlı hatta şahin görünümlü bir merkez bankası görüyoruz. Banka, enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte “fiyat istikrarına ilişkin risklerin devam ettiği”, “enflasyonda kalıcı bir düşüşe kadar ihtiyatlı politikasını koruyacağı” vurgulamasını tekrarladı. Önceki yıllardan farklı bir tavır sergileyen Merkez Bankamızın özellikle yerel seçimlere bir aydan daha az bir zaman kala bu tavrını sergilemesini istikrar açısından olumlu görüyoruz. İlk faiz indiriminin Nisan/2019 dan Haziran ayına kayma olasılığı da bu nedenle artıyor. Piyasalar yılın ikinci yarısında 600 baz puanlık bir indirim beklemekte.

Türk ekonomisi 2018 Ağustos ayında yaşanan kur şoku ve bunu takip eden faiz şoku nedeniyle derin bir küçülme dönemi yaşamaktadır. Önümüzdeki günlerde 2018 son çeyrek büyümesi ile buna bağlı 2018 büyüme oranı açıklanacak. Öncü göstergeler (sanayi üretim endeksi, PMI’lar, güven endeksleri, kapasite kullanım oranları, ithalatta %20 yi aşkın düşüşler ile ihracattaki cüzi artışlar, perakende satış endeksleri, daralan güçlü talep) 2018 in son çeyreği ile 2019 yılı ilk çeyreğinde keskin düşüşler (negatif büyüme) olacağını gösteriyor.

Kur ve faiz şoklarından sonra Merkez Bankamızın enflasyonu önceleyen şahin politikası döviz kurunda belli bir istikrar sağlamış ve piyasa faiz oranları da ciddi oranda düşmüştü. Ancak, özel sektörün kur-faiz şoku ve daralan iç talep sonucu bozulan bilançoları “Bankacılık Sistemi” nde problemler yarattı.

Bankacılık sisteminde sorunlu kredilerin nasıl rehabilite edileceği konusu gittikçe daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Zira, tasarruf yetersizliği olan ülkemizde kredi kanallarını aktif hale getirmeden büyümeyi sağlayamıyoruz. Özel sektör, bir yıldan kısa sürede borcunu 223 milyar dolardan 198 milyar dolara düşürerek zorunlu bir ciddi borç ödemesinde bulundu. Borçların ödenmesi, iflasların azalması ve borçların çevrilmesi açısından iyi bir sonuç olmakla birlikte dış kaynak girişinin oldukça azalması yatırımların durmasına, dolayısıyla ekonominin de sert inişine neden oldu. Merkez Bankamızın 2018 yılında, 2013-2017 yıllarındaki beş yıllık kar toplamından daha fazla, 56.2 milyar TL kar etmesi de kriz boyutunun ne denli yüksek olduğunu göstermesi açısından ilginç bir tabloyu karşımıza seriyor. Biliyoruz ki Merkez Bankalarının karı reel ve finansal sektörün dolayısıyla milletin zararı olmaktadır.

Bankacılık sistemin 2018 yılında reel bazda karı %10 azalmıştır. 2019 yılında da reel kar azalışı devam ediyor. Özsermaye karlılığı düşüyor. Kredi / mevduat oranı %144 lerden %116 ya kadar geriledi. Türk Lirası tasarruf sahipleri ise reel getirilerinin azalması nedeniyle döviz hesaplarına yöneldi. Toplam mevduatlar içinde döviz hesaplarının oranı 2001 kriz sonrası %28 lere kadar gerilemişken tekrar %49 lara ulaşmıştır. Bankacılık sistemindeki bu dolarizasyon oranı, gerek ekonomik karar mercileri gerekse banka yönetimleri açısından önemli bir handikap oluşturmaktadır. Bankaların takipteki alacakları 100 milyarı aşmıştır. Takibe dönüşüm oranı %4’ü aşmakla birlikte bu oranın ikincil grup takipler nedeniyle daha da yükseleceği piyasalarda dile getiriliyor.

Reel sektörün borç yapılandırmasının çözümü ve ekonomik krizden hızla çıkabilmenin yolu ciddi tutarda bir dış kaynak bulmadan geçiyor. Bunu geciktirdiğimiz her an maliyetimiz daha da artacaktır. OECD son yayınladığı raporda ülkemizin 2019 yılı küçülme oranını 1.4 puan arttırarak (-) %1.8 olacağı tahminde bulundu.

Küresel büyüme oranlarının düştüğü, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin Euro bölgesi büyümesini resesyon olmasa bile %1’lere düşeceğinin açıklandığı ortamda büyüme dinamiklerimizin harekete geçirilmesi için bankacılık sistemindeki kredilendirmeye işlev kazandırmamız gerekmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 - 24 Mart 2019 Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kov...

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, GÖZLEM'in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı, işte görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test