Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ticaret savaşları

1.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2008’de başlayan ve Lehman’ın batmasıyla zirveye tırmanan ABD konut balonu krizi gösterdi ki; reel sektörün yatırım, üretim, istihdam ve tüketim döngüsü olmadan ülke ekonomilerinin sağlıklı işlemesi ve sosyal barışın, sosyal adaletin sağlanması mümkün değil.

ABD’de olduğu gibi zengin imkânlara sahip olsanız dahi, sadece finansal piyasalar, hizmet sektörü ve düşük istihdam sağlayan yüksek teknoloji gibi faaliyetler; ekonomiyi dengelemekte yetersiz kalmaktadır.

ABD, otomotiv, ağır sanayi ve yüksek istihdam sağlayan üretim birimlerini düşük ücret, vergi avantajları, teşvikler gibi gerekçelerle Meksika’ya, Çin’e ve Uzakdoğu ülkelerine kaptırınca, dünyanın en büyük tüketim toplumu olan ülkede, A dan Z ye her kalemde ithalat zorunlu olmuş, dış ticaret açığı büyümüş, istihdam ve saatlik kazançlar düşmüştür. İnsanlar gelir açıklarını finansal piyasalar ya da başta internet olmak üzere basit ticari faaliyetlerle kapatmaya çalışmış, ama netice olarak onlarda bir süre sonra duvara toslayarak son bulmuştur.

Trump gibi bir karakterin ABD başkanı olacağı söylenseydi sanırım kimse inanmazdı. Bu ülkelerde sistem vardı, işler şahıslara bağlı değildi, öyle bilirdik ya da bize öyle yutturdular.  Ancak geniş halk kitlelerindeki memnuniyetsizlik ülkeleri sonunun ne olacağı belli olmayan maceralara sürükleyebiliyor. Trump’ın büyük Amerika, Çin mallarına hayır, artık her şey Amerika için, kimse Amerika’yı kullanamayacak gibi sözler, insanları bu durumdan çıkış için umutlandırdı.

Büyüklerimiz havada sert soğuk ve rüzgârlar esince hava kar topluyor derlerdi. Batı dünyasında olan da budur.

Toplumların ekonomik olarak zorlanmaya başladığı dönemlerde, Yabancı karşıtlığı başta olmak üzere, absürt yönetici tercihleri, toplumsal olaylar yada ülkeler arasındaki sürtüşmelerin artması, karşılaşılan şeylerdir.

Bilirsiniz 1. Dünya savaşını çıkartan olay bir suikasttan ibarettir. Adli bir vaka kabul edilebilecekken 17 milyon insanın ölmesine, ülkelerin yıkılmasına yepyeni ülkelerin ortaya çıkmasına neden oldu. Demek ki gerilim olgunlaştığında iş bir kıvılcıma kalıyor.

Avrupa’nın krizden çıkma istediği, ABD’nin kendi paçasını kurtarmak adına attığı gümrük vergileri adımları ile iyice zorlaşmaktadır. Avrupa toplumundaki derin hoşnutsuzluk, ırkçı partileri parlamentolara ve iktidarlara taşırken, kendine benzemeyen ve Avrupa’da yaşayan geniş nüfus için güvenlik sorunları ortaya çıkarmaktadır. Avrupalıların eski refahı arayarak yaptıkları bu tavır, esasen Avrupa’yı ayakta tutanın dışarıdan gelenler olduğu gerçeğini görmezden gelmektedir.

Sonuç olarak ABD başkanının 1 Martta yürürlüğe gireceğini açıkladığı gümrük vergilerinin ileriki bir tarihe ertelemiş olması pansuman bir tedbir olarak borsaları memnun etse de, eninde sonunda bunu mutlaka yürürlüğe koyacaktır. Bunun karşısında zor duruma düşen ülkelerin olması esasen “yanki”nin hiç umurunda değildir.

Empatinin kaybedilmesi ve dengeleri bozan hamlelerin sıklaşması, dengenin yıkılıp yeni dengelerin kurulmasının yaklaştığının işareti olarak görmek gerekir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test