Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Algı ve gerçek

1.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemde özellikle ekonomi ve siyaset alanlarında gerçekler değil algılar öne çıkıyor. Bunun başlıca nedeni, ülkede bu alanlarda belirleyici konumda olan siyasal iktidarın bu yöntemi benimsemesi ve ülkeyi algılarla yönetmeye çalışmasıdır.

Elbette bu tercihin altında da, ülkeyi yönetenlerin ve ülke siyasetine egemen olanların siyasal çıkarları yatmaktadır. Bu yaklaşım ülke gündeminin başatı ve belirleyeni olunca da, ister istemez kamuoyu buna uygun şekillenmektedir. Gerçekler geri plana itilmekte, algılar gerçeklerin önüne geçmektedir.

 

Bütçe fazlası aldatmacası

Biz iktisat fakültesinde ekonomi eğitimi alırken, ekonominin en başta bilimsel verilerden, istatistiki rakamlardan takip edileceğini öğrendik. Ama elbette gerçekçi olan verilerden ve rakamlardan… Şimdiki gibi öyle yaldızlanıp, eğilip bükülüp takla attırılanlardan değil!..

Bu konuda son çarpıcı örnek bütçe fazlası rakamı oldu. İktidar sözcülerine göre, merkezi yönetim bütçesi ocak ayında 5.1 milyar fazla verdi. Ne güzel, ülke ekonomisi adına sevindirici bir veri diye düşünüyorsunuz değil mi? Oysa işin gerçeği bambaşka. Normalde Merkez Bankası ve kamu bankaları ile kamu kuruluşları, genel kurullarını yaptıktan sonra genellikle de nisan ayında faaliyet kârlarını bütçeye aktarırlar. Bu yıl ilk defa hem rakamları yaldızlamak, hem de yerel seçim öncesinde seçim harcamalarını karşılamak üzere, genel kurullar beklenmeden bu paralar bütçeye aktarıldı. Dolayısıyla da ortaya fazla veren bir bütçe algısı çıkarıldı. Halka da tabii bu bir ekonomik başarı hikâyesi gibi yansıtıldı.

 

Ekonominin gerçek görünümü

Oysa gerçekler acıdır ve acıtıcıdır. Siz istatistik hesaplamalar yapan kurumların yönetimleriyle ve yöntemleriyle ne kadar oynarsanız oynayın, yine de gerçeğin izini yok edemezsiniz. Hele ülkemizde milyonlarca vatandaş, ekonomik sıkıntıları, işsizliği, yoksulluğu, pahalılığı her gün hayatın içinde bizzat yaşarken…

Aslında ne kadar eğilip bükülmeye çalışılsa da, rakamlar yine de ekonomide yaşanan gerçeklerle ilgili ipuçları veriyor. Örneğin sanayi üretimi ekimde yüzde 5.7, kasımda 6.5 azalırken, Aralık 2018’de bu azalma oranı 9.8 oldu. Üretimdeki azalmanın giderek artması ve kalıcılaşma eğilimine girmesi dikkat çekiyor. İmalat sanayinde ise azalma 10.1’lik oranla çift haneli rakamlara ulaştı. Sanayi üretimindeki gerileme, ekonomimiz için önemli bir uyarı.

Üretimden ve üretim ekonomisinden uzaklaşılması işsizlik artışını da beraberinde getiriyor. İktidar sözcüleri ‘2019’da 2,5 milyon yeni istihdam yaratılacak’ algısı oluştururken, en son yüzde 12.3’lük oranla işsizlik çift haneli rakamlara çakıldı. Bu oran genç işsizlikte çok daha ürkütücü boyutta. Kamuoyunda ‘tozpembe bir ekonomi’ algısı oluşturmaya çalışanlara, üç çarpıcı gerçek rakam daha sunalım. 2019 yılının ilk ayında, otomobil satışları yüzde 59, konut satışları yüzde 24.8 oranında azaldı. Ekonomik güven endeksi de yüzde 4.2’lik düşüşle 81.9’dan 78.5’e geriledi.

 

Varlık kuyruğu!

‘Algı ve gerçek’ meselesini bu haftaki ‘insaNomi’nin temel konusu yapmaya ve başlığa çıkarmaya bizi asıl iten temel neden, ülkemizde yıllar sonra görülen kuyrukların ‘varlık kuyruğu’ olarak nitelendirilmesi ve ilan edilmesi oldu. Eğer aklımızla dalga geçilmiyorsa, bu durum bir vatandaş olarak bizi hem üzdü, hem de derinden düşündürdü!..

Ekonomide yaşanan sıkıntılar, enflasyon, hayat pahalılığı ve sonuçta gıda ürünlerinde ortaya çıkan kuyruklar; ekonominin ne denli yanlış yönetildiğinin göstergesi ve siyasal iktidarın izlediği ekonomi politikalarının iflası anlamına geliyordu. Ama bu basit ve yalın gerçeğin bile ters yüz edilerek, kuyrukların bir ekonomik başarı olarak sunulmaya çalışılması, doğrusu bizi acı acı güldürdü!..

 

‘İstanbul’a, Ankara’ya 4.3 milyar; İzmir’e 30 bin lira’

Bu yerel seçim sürecinin en çarpıcı haberlerinden biri, geçtiğimiz hafta içinde Sözcü gazetesinde yer alan Erdoğan Süzer imzalı haberdi. Bizce yerel seçim öncesinde adeta bir ‘turnusol’ işlevinde olan habere göre; 'Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bugüne kadar 9 milyar lira para harcadığı İstanbul ve Ankara'daki metrolara bu yıl da 4.3 milyar lira daha kaynak gönderecekti. İzmir'e ise sadece 30 bin lira ayrılmıştı.’ Haberden rahatsız olan ve açıklama yapan iktidar partisine göre, bu rakamlar taslak bir çalışmaydı.

Ama bizce bu haber ve taslak bile olsa bu rakamlar; iktidarın muhalif kentlere, belediyelere ve seçmene bakışının çok çarpıcı ipucunu veriyor. Şimdi bu çarpık anlayışı sergilemek ve bu konuda seçmeni uyarmak, örgütlemek görevi, muhalefete ve onun adaylarına düşüyor. En başta da, İzmir’de yıllardır yerel yönetimi elinde bulunduran ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İzmir örgütlerine ve adaylarına…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test