Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sorunlar belli… Çözümler bekleniyor

22.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her ekonomide sorunlar olur. Dış etkenlerden kaynaklananlar vardır, iç kaynaklı olanlar vardır. Bazıları geçici bazıları daha uzun vadelidir. Sorunları çözmede dikkat edilmesi gereken temel ilkelerden biri zamanında önlem almaksa diğeri uzun vadeli önlemlerle çözülecek sorunları geçiştirmek yani geçici önlemlere başvurmaktır. Türkiye’de yaşamakta olduğumuz ekonomik sıkıntının temelinde bu gerçek yatmaktadır.

Aylardır belki de yıllardır tartıştığımız sorunlar yeni değildir. Ancak birçoğunun çözümü için gerekli yapısal reformlar yapılmadığından sorunlar da ağırlaşarak devam etmektedir. Üstelik dış konjonktür hiç beklenmedik şekilde gelişmekte olan ülkelerin ve bu arada ülkemizin lehinedir. FED’in faiz arttıracağı ve bilanço küçülteceği beklentisi gerçekleşmemiştir. Hatta eski başkan Yellen, faizlerin düşürülebileceğini bile ifade etmiştir. Bu durum, uygun koşullu dış kaynak bulmada çok zorluk çekmeyeceğimiz anlamına gelmektedir. Elbette ülke riskinin azaltılması kaynak maliyetini de düşürecektir. Petrol fiyatlarının gerilemesi de döviz tasarrufu sağlayacaktır. Ekonomik dengeleri bozacağı düşünülen ABD-Çin ticaret savaşında da müzakere ihtimali artmaktadır. Dövizlerdeki oynaklık ise asgari düzeydedir.

Peki bizim çözüm bekleyen sorunlarımız nelerdir?

Ana sorun reel sektördedir. Üretim yerine, bütün kaynakların reel sektöre aktarılması yerine başka alanlar tercih edilmiştir.

Sanayi üretimi, Aralık 2018'de önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,8 oranında azalmıştır.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2018 yılı Aralık ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksinin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,1, imalat sanayi sektörü endeksinin yüzde 10,8 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksinin yüzde 1,2 azalma gösterdiği görülmektedir.

Piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı vardır. Bankalardan uygun maliyetli krediler almak zorlaşmıştır. Bankaların batık kredileri artmaktadır. Şirketlerin borç yapısı bankaları düşündürmektedir. Merkez Bankasının zorunlu karşılık oranlarını azaltarak likiditeyi arttırması olumludur ama önlem geçicidir. Piyasaya ek likidite olarak 2,3 milyar TL ve 2,3 milyar dolar ve altın sağlanmıştır. Ancak şimdi de ek likiditenin parasal gevşemeye sebep olabileceği tartışılmaktadır.

Son zamanlarda gıda fiyatları ile ilgili tartışmalarla birlikte tarım sektörünün durumu yeniden gündeme gelmiştir. Sorunun temelinde, sektördeki maliyet girdilerinin yüksekliği vardır. Üretici para kazanamadığından  tüketici ise ürünlerin fiyatlarından yakınmaktadır. Tanzim satışları geçici bir önlemdir. Esas olan tarım ve hayvancılık sektörlerinin desteklenmesi ve dağıtım kanallarının denetlenmesidir. Tarım ürünleri arzının eksikliğini gidermek için ithalata bağımlı hale gelmek yerli üreticileri daha da zora sokacaktır. Kaldı ki, ülkenin döviz varlığı da kısıtlıdır.

İşsizlik hem ekonomik hem de sosyal boyutu olan bir sorundur. Maalesef, son zamanlarda işsizlik artan bir seyir izlemektedir. TUİK’in açıkladığı rakamlara göre Kasım ayında işsizlik oranı 2 puan artışla % 12,3 olmuştur. 2017 Kasım ayında % 19,3 olan genç nüfus işsizlik oranı geçen yılın aynı ayında % 23,6 ya yükselmiştir. İşsiz sayısı 4 milyon civarındadır. Otomotiv ve inşaat sektörlerinde gerileme, büyüme hızının düşük tutulması, sanayi sektöründe ki duraklama, iç talepteki düşüş gibi nedenler, işsizlik oranlarındaki artışın daha bir süre devam edeceğini göstermektedir. Türkiye genelinde konut satışları 2019 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre % 24,8 oranında azalarak 72.397 adet olmuştur. Konut satışlarının çoğu yabancı alıcılara yöneliktir. Türkiye genelinde 2018 yılında yabancılara 39 bin 663 konut satılmıştır. Yabancılara yapılan konut satışları 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 78.4 oranında artmıştır.

Bu yılın Ocak ayında otomobil satışları % 59 oranında azalmıştır. Bütün bu gerilemelerin anılan sektörlere yönelik teşvik tedbirlerinin yürürlükte olduğu dönemlerde gerçekleştiğini unutmamak gereklidir.

Fiyat istikrarı her ekonominin vazgeçilmezidir. Kontrol edilemeyen enflasyon ve buna bağlı faiz hadleri, para politikası, yatırımları, üretimi, ihracatı etkileyen faktördür. Ancak ülkemiz bu açıdan da olumlu bir dönem yaşamamaktadır. Bu yılın Ocak ayında TÜFE’nin, geçen ayın aynı dönemine nazaran değişim oranı % 20,35’tir. Geçtiğimiz aylara göre enflasyon oranında nisbi bir iyileşme olduğu doğrudur ama mevcut oran da çok yüksektir.

Yazdıklarımızın dışında daha çok sayıda ekonomik sorunumuz vardır. Bunlar arasında, doğrudan yabancı yatırımlar için hukuk düzeni ve ortak değerlere uyum içeren bir ortam hazırlanması, Gümrük Birliği Anlaşması’nın revizyonu, ihracatın ileri teknoloji içeren oranının arttırılması, teşvik sisteminin selektif baza döndürülmesi sayılabilir.

Hastalıkların tanımı ve listelenmesi gereklidir ama önemli olan uygun tedavi yöntemleri ile ve zamanında tedavidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Mart 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Bal...

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 - 24 Mart 2019 Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kov...

Yazarlar
Website Security Test