Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: ''Seçime katılma oranı düşerse, Cumhur İttifakı kârlı çıkar!''

22.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı ile bu haftaki "soru - cevap" sohbetimizde ağırlık yaklaşan yerel seçimlerde. İşte, Seçim gündemindeki gelişmelerle ilgili sorularımız ve Kışlalı'nın cevapları...

GÖZLEM -31 Mart seçimlerine 5 hafta kaldı, Ankara'da oturuyorsunuz; Çankaya'daki evinizin penceresinden "31 Mart gecesi açılacak sandıkların içi" nasıl görünüyor?..

Bir defa Çankaya CHP'nin kalelerinden birisi. Buradan benim hatırladığım kadarıyla sol partilerin dışında hiçbir partiden bir aday seçilmedi. Dolayısıyla Çankaya'dan CHP'nin aday gösterdiği Alper Taşdelen'in seçileceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Ankara Büyükşehir için ise yine çekişmeli bir seçim olacağı anlaşılıyor. AKP'nin yaptırdığı anketlerde bile Ankara'da CHP ile İyi Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı'nın adayı Mansur Yavaş önde gidiyor. Bunda ekonomik bozulmaya dönük tepkilerin de etkisi var. Öte yandan Tayyip Erdoğan Ankara'nın AKP'nin elinden gitmesini göze alabilir mi? Ankara seçiminin ne olacağı hakikaten 31 Mart gecesine kadar belli olmayacak.

GÖZLEM - Ankara ne olabilir, İstanbul ve İzmir ne olabilir?

Öncelikle genel olarak dikkatimi çeken bir konuyu paylaşayım. Başta CNN Türk gibi pek çok televizyon kanalında sürekli Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın propagandasına yer veriliyor. Cumhur ittifakı adayları devletin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanıyorlar. Camiler bile siyasi faaliyetlere açıldı. En etkili kullandıkları araç ise başta da söylediğim gibi medya. Bu dengesiz seçim yarışı bir yana, eğer seçimlere şaibeli etkiler sınırlı kalırsa Ankara'da şu an için Mansur Yavaş'ın AKP ile MHP ittifakını geride bırakacağı tahmininde bulunabiliriz. Ankara için AKP'nin Kayserili adayı Mehmet Özhaseki Ankaralılar tarafından çok da benimsenmedi. Ortada olan oyların Kayserili bir aday yerine bir Ankaralı olan Ankara'nın tarihi ilçelerinden Beypazarı'nın eski Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a gitmesi muhtemel. İstanbul'da izlediğim kadarıyla Millet İttifakı'nın adayı CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun tanınırlığını arttırması zor gözüküyor. Burada Binali Yıldırım sanırım daha şanslı. İzmir'in CHP'nin dışında bir partiye gitmesi yine kanımca çok zor. Çünkü bu seçimler artık bir siyasi tercihten çok yaşam tarzı tercihinin tezahürü haline geldi.

GÖZLEM - Antalya, Bursa, Adana, Gaziantep, Manisa gibi büyük şehirlerde, Cumhur ve Millet İttifaklarının şansını nasıl görüyorsunuz?..

Ankara'da seçimleri yakından izleyen kaynaklardan derlediğimiz bilgilere göre kabaca şu değerlendirmeleri yapabiliriz: Tabii bunların birer tahmin olduğunu unutmamak şartıyla. Antalya'da CHP, Kemeraltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek'i büyükşehire aday gösterdi. AKP'nin adayı ise mevcut belediye başkanı Menderes Türel. Burada ittifaklar yarışacak. Başa baş gidecek. Böcek Kemeraltı'nda çok başarılı olmuş bir aday. CHP'nin aynı İstanbul'da yaptığı gibi ilçelerden büyükşehire çektiği adaylar arasında. Burada ekonomik ve tarımdaki durum Cumhur ittifakının aleyhine işleyecektir. Bursa halen AKP'de. CHP'nin adayı da şimdiki Nilüfer Belediye Başkanı. Orada da ittifaklar yarışacak ancak burası daha muhafazakar olduğu için AKP'de kalabilir. Adana'da CHP Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ı büyükşehire çekti. Orada da Cumhur İttifakı'nın adayı MHP'li mevcut belediye başkanı. Burada da başa baş bir yarış bekleniyor. Gaziantep'de CHP değil İyi Parti'nin adayı var. AKP'nin adayı başarılı bulunan mevcut belediye başkanı Fatma Şahin. Burada CHP'den aday gösterilmeyen Celal Doğan DSP'den aday oldu ama burada da AKP adayı şanslı görülüyor. Manisa'da CHP girmiyor. İyi Parti'nin adayı MHP'li aday ile yarışacak. MHP'nin mevcut belediye başkanı daha şanslı görünüyor.

GÖZLEM - Cumhur İttifakı'nda da, Millet İttifakı'nda da, "Aday listeleri seçim kurullarına verilene kadar, ittifakları yaygınlaştırmak için çalışmalar" sürdürüldü. İki taraf da, bir taraftan "Biz kazanacağız" derken, diğer yandan "Korku dağları bekliyor" görüntüsü verdi. Görüşünüz?..

Artık yeni yönetim sisteminden ve ittifak yasasından sonra mecburen her iki kanat da ittifak yaptıkları il ve ilçelerin sayısını arttırma yoluna gittiler. Sonuçta anketler de parti yönetimleri tarafından izleniyor. İttifaklar oy arttıracağı için de daha çok tercih ediliyor. Bu yeni sistemin sonuçları.

GÖZLEM - Bu arada başta CHP olmak üzere MHP'de ve hatta AKP'de "aday gösterilmeyen" küskünler, DSP'den, DP'den, Saadet Partisi'nden ve İyi Parti'den aday gösterilmek" yarışına girdiler. Aralarında özellikle "ilçelerde oyları büyük oranda bölecek" denilen ünlü siyasetçi ve belediye başkanları da var. "Gerçekten" bölebilecekler mi?

Özellikle CHP'den aday gösterilmeyen pek çok eski siyasetçi ve belediye başkanı DSP'den aday oldu. Bunların ne kadar başarılı olacakları kanımca büyük ölçüde CHP'nin bu il ve ilçelerde gösterdikleri adayların parti tabanı ve seçmenler tarafından ne derecede kabul göreceklerine, içselleştirileceklerine de bağlı. CHP'nin sağ kökenli, taban tarafından içselleştirilemeyen aday gösterdiği il ve ilçelerde DSP adayları kısmen CHP oylarından çalabilir. Bu il ve ilçelerden birkaç örnek vermek gerekirse, yine Ankara'da seçimleri yakından izleyen kaynaklardan derlediğimiz bilgilere göre şunları söyleyebiliriz: Örneğin Şişli'de CHP'den aday gösterilmeyen Mustafa Sarıgül özellikle son iki yıldır sıkılmadık el, çalınmadık kapı bırakmayacak şekilde çalışıyor. Hem Şişli ile özdeşleşmiş isim hem de CHP'nin eski İstanbul Belediye Başkan adayı. Şişli'de entellektüel kesim tarafından sorgulanıyor ama varoşlarda tek tek bütün aileleri ziyaret etmiş, hiçbir cenaze ve düğün atlamamış kendi ifadesiyle. Özellikle düşük gelir grupta çok etkili. CHP'den burada Muzaffer Keskin var. Şimdiki Belediye Başkanı'nın sahip çıktığı birisi. Burada Sarıgül her şeye rağmen sürpriz yapabilir. Şişli sosyal demokrat kökenli olduğu için Cumhur İttifakı'nın bir şansı olamaz gibi görünüyor. Bodrum'da CHP başarılı bulunan ve Muğla'nın köklü ailelerinden mevcut belediye başkanı Mehmet Kocadon'u aday göstermeyince o da Muğla'dan DP adayı oldu. Muğla'da kazanamasa bile bu yüzden Muğla'yı CHP kaybedebilir. AKP'li aday kazanabilir. Avcılar'da CHP yine mevcut belediye başkanı Handan Toprak, başarılı bulunmadığı için aday gösterilmeyince DSP'den aday oldu. İkisinin çatışmasından Cumhur İttifakı'nın kazanması muhtemel gözüküyor. Adalar'da ise CHP, burasıyla hiçbir ilgisi olmayan gazeteci Erdem Gül'ü aday gösterdi. CHP burayı 800 oyla kazanmıştı. Büyük ihtimalle kaybedecek. Ankara'da da DSP'den aday olan Haydar Yılmaz eski Çankaya Belediye Başkanı ve Sivaslı Alevi kökenli. Bu da Mansur Yavaş'tan oy çalabilir. Kırklareli'nde CHP, mevcut belediye başkanı Mehmet Kesimoğlu'nu aday göstermedi. Kesimoğlu eski bir CHP'li milletvekili. Son dönemde kıl payı belediye başkanı oldu ancak son dönemde bölgede halk desteği arttı. CHP aday göstermeyince bağımsız olarak giriyor.

 

GÖZLEM - Kamuoyu yoklamalarında hâlâ "önemli oranda 'karasızlar' ve de 'Oy kullanmayacağım' diyenler" var. Bu da seçime katılma oranında 'Genel seçimlere göre, azalmayı" işaret ediyor. "Bu azalma olursa" hangi ittifaka yarar?

Azalma olursa bu kesinlikle Cumhur İttifakı'na, yani AKP ile MHP'ye yarar.

GÖZLEM - Sizce "hayat pahalılığı" sandığa "büyük oranda" etki edecek mi?.. "Edecek" diyen yorumcular, "CHP'yi bu konuda gereken muhalefeti yapamadığı için" eleştiriyorlar; görüşünüz?..

Her iki görüşe de katılıyorum. Ekonominin seçimlere etki etmemesine imkan yok ancak CHP bu konuyu yeterince kullanamadı. Eğer seçmenlerin seçime katılımında bir azalma gerçekleşirse bunun en önemli nedenlerinden birisi kanımca bu bahsettiğiniz ekonomik sıkıntının CHP ve Millet İttifakı tarafından sandığa yansıyacak şekilde işlenmemesi olacaktır.

GÖZLEM - AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her gün hatta birkaç yerde "konuşmalar yaparak" ağırlık koymasına karşın, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan pek ayrılmaması eleştiriliyor; bu eleştirilerin haklı tarafı yok mu? AKP'nin "Erdoğan görüntülü" etkili "TV reklamları" da başladı, CHP'den "Grup toplantısı konuşmaları ve Meclisteki basın toplantıları" hariç, bugüne kadar "etkili" bir muhalefet çalışması görülmedi. Ana Muhalefet Partisi, bu kadar geç kalmalı mıydı?

Değerlendirmelerinize katılıyorum. Kılıçdaroğlu muhalefeti sahada değil Meclis'ten yapmayı tercih eden bir lider. Özellikle sahada ekonomik durumun bu kadar bozuk olduğu bir dönemde, alanlara inmemek bir hata gibi gözüküyor. Muhalefetin geç kalmasından ziyade bu anlamda strateji yanlışlığı da dikkat çekiyor. Öte yandan iktidar medya aracılığıyla başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Cumhur İttifakı'nın propagandasını sonuna kadar yapıyor. Muhalefet bununla başa çıkamaz. Belki de Kılıçdaroğlu medyada yer alamayacağını bilerek bu yönde bir muhalefet gerçekleştirmiyordur. Evet CHP Halk TV'yi kullanıyor ama kaç kişiye ulaşıyor tartışılır.

GÖZLEM - AKP'nin içinde "yeni bir parti çıkacağı" iddiaları yaygın. Kulislerde "isimler veriliyor, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan başta partinin kuruluşunda ve ilk AKP hükümetlerinin kuruluşunda görev almış ünlü birçok siyasetçinin de adları geçiyor. Ne var ki, Erdoğan'a ve partiye yakın birçok yorumcu "Bu iddialar kurgu" diyor. Ama "kurgu olsa, bu isimlerden bir tanesi bile" çıkıp tekzip etmez mi? Dahası, "bizzat" Erdoğan "yolları ayıranlar var" demedi mi? Görüşünüz?

Böyle bir niyetleri olduğu kesin, ama Erdoğan iktidardayken veya bu kadar güçlüyken bu isimlerin böyle bir adım atacağına ihtimal vermiyorum. Tüm güçler, adalet, medya, devletin maddi imkanları Erdoğan'ın elinde. Böyle bir ortamda böyle bir girişime adım atamazlar.

GÖZLEM - İyi Parti Genel Başkanı Akşener'in "İç ihanet, satıldık" diye vurguladığı, "Mersin olayı" konusundaki görüşünüz?  Favori adaylardan biri, İYİ Parti İl Başkanlığı tarafından "dosyası zamanında İl Seçim Kurulu'na verilmediği için" eğer "Yüksek Seçim Kurulu'ndan olumlu ve sürpriz bir karar çıkmazsa", seçime katılamayacak. Bu konudaki görüşünüz? Görevden alınan il yönetimi "böyle bir gecikmeyi bile bile, isteye isteye" yapabilir mi? Onca insanın görev yaptığı il yönetiminden bir kişi çıkıp da "durumu" genel merkeze bildirmez mi?

Tuhaf bir durum. Akşener'in söylediği gibi "İç ihanet" muhakkak bunun bir ayağı. Ama diğer ayağı da İyi Parti yönetiminin beceriksizliği olmak zorunda. Hakikaten Mersin il yönetiminde bu durumu merkeze veya Mersin'i yönetmiş başarılı belediye başkanı Burhanettin Kocamaz'a iletebilecek tek bir kişi yok mu? İyi Parti yönetimi veya Kocamaz bunu nasıl atladı. Şimdi Kocamaz'ın Demokrat Parti'nin adayını çekmesi suretiyle bu partiden aday gösterilme ihtimali var. Sonucu göreceğiz. Kocamaz yarışa girmezse burada CHP'li adayın şansı da artabilir.

GÖZLEM - Parti kurulup, kurultaydan sonra "görev bölümü yapıldığında" Koray Aydın'ın "Teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcılığına getirilmesi" çok eleştiri almış, genel seçimlerdeki "kötü sonuç" için de "Payı büyük" denilmişti. Şimdi Mersin Olayı'nda da partililer Sosyal Medyada onu topa tuttular. Ne dersiniz?..

Hatırlarsanız 24 Haziran seçimleri sonrası ben de İyi Parti'nin başarısızlığında Koray Aydın'ın olası sorumluluğuna dikkat çekmiştim. Şimdi Ankara'da da bu şekilde konuşulan çok yönlü dedikodular, kulisler var. Ancak tüm bunlar gerçek olsa bile Meral Akşener'in buna dönük bir önlem almaması ve sadece il başkanını görevden almakla yetinmesi ayrı bir soru işareti.

GÖZLEM - Astana Zirvesi'nden "Türkiye'nin görüşleri ve istekleri ile ilgili" tek karar çıkmadı. Rusya'nın "Türkiye'nin denetiminde bir güvenli bölgeye karşı olduğu" anlaşılıyor. Ayrıca Putin "Suriye Kürtleri, Esat Rejimi ile anlaşmalıdır" dedi. Kuzey Suriye konusunda ABD ve Trump'ın tutumu ve görüşleri de malum. Türkiye "yalnız" mı kaldı; görüşünüz?

Bu konu Trump'a ve çevresindeki ABD yönetimine bırakılacak bir konu değil. En doğrusu Türkiye'nin Suriye ile anlaşarak bu sorunu Suriye'nin toprak bütünlüğü içinde çözmesi. Burada ABD'nin ne işi var? ABD'nin hedefi burada kendisine bağlı bir devlet veya özerk bir yönetim kurmak. Onun için Türkiye için doğru olan bir an önce Suriye ile diyaloğa girmesi. Ancak Erdoğan'ın bu yönde adım atacağına dönük çok kayda değer bir işaret hâlâ yok.

GÖZLEM - "Yeni askerlik sistemi" çalışmaları ile görüşünüz?..

Askerliğin tamamen paralı hale getirilmesi herhalde ekonomik olarak da işlerine geliyor. Şehitlere dönük tepkilerin de bir ölçüde azalmasını hedefliyor olabilirler. Öte yandan asker ocağı Türk milleti için çok önemli bir eğitim müessesesidir. Bundan yoksun kalınacak olunmasının Türkiye'deki günlük hayata çok büyük ve olumsuz etkileri olabilir.

GÖZLEM - Fenerbahçe'de "taraftarın isteği ile" göreve getirilen Ersun Yanal mayasının da tutmadığı iddiaları spor gündeminde; sizin görüşünüz?

Katılmıyorum. Bir futbol takımı, sadece bir antrenör değişikliği yaptı diye aynı oyuncularla 5-10 haftada baştan aşağı başka bir takım haline gelemez. Fenerbahçe'nin özellikle çok iyi bir santrafor ve mümkünse buna ek olarak bir-iki kilit oyuncu transferiyle belli bir sürede daha iyi noktalara gelmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum. Önemli olan bu sezonu ciddi bir kazaya uğramadan atlatıp gelecek sezonlarda bir lejyoner topluluğu değil gerçek bir takım görüntüsünü ortaya çıkaracak hazırlıkları ve altyapıyı oluşturmaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 18 Eylül 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Bal...

Günlük Burç Yorumları Aşk 17 Eylül 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık B...

"Gökyüzü çok şey anlatır… Onu “hâl” diline çevirmekse senin gayretine bağlı."

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Eylül 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık ...

Yazarlar
Website Security Test