Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Tüyler ürpertici gerçekler!..

25.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Kamuoyu araştırma şirketlerinin yaptıkları araştırmalarda ortaya çıkan “Yargıya ve Basına güven” endeksleri “öylesine yüz kızartıcı” ki, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve bir gazeteci olarak utanıyorum!..

Daha düne kadar zaman zaman “basına güven endekslerinde düşmeler görülüyordu” ama, “bu güven” hiçbir zaman “yüzde 30’ların altına düşmemişti” ve de… Yargı’ya güven “tam” idi; yüzde 85’leri aşan bir oranla!..

Ama “bugün”, sütunumda “yargıya güven yüzdesini” yazmaya kalemim gitmiyor. Bir ülkede yaşayan bir insan “Yargıya güvenemezse” hangi kuruma güvenebilecektir; “Adalet Mülkün Temeli” değil midir?..

Yargı, “bir ülkede yaşayan” insanları, “kim olurlarla olsunlar” diğer insanlara, kurum ve kuruluşlara, devlete karşı koruyacak, taciz varsa, saldırı varsa, yapanları cezalandıracak, dahası “hakları gasp edilenlerin haklarını” iade edecek bir “kutsal kurum” değil midir?..

Bir vatandaş olarak “Yargıya güvenmezsem”, bu ülkede nasıl huzur içinde yaşayacağım?..

Birkaç yıl önce bir Yargıtay Başkanı “Yargıya güven yüzde 30’lara düştü” demişti; peki “bu acı itirafı düzeltmek” ve Yargıya “bu ülkede hak ettiği güven ve itibarı kazandırmak” için ne yapıldı?..

Yargı’nın kendisi olan “Cumhuriyetin savcıları ve devletin hakimleri verdikleri bir çok kararla, bu düşüşte en büyük pay sahibi olduklarını gösterme yarışı” içine girmiyorlar mı?..

Ya, “Evrensel ve yerleşik bir ifade” ile “Yargı / Yasama / Yürütme’nin ardından ‘Dördüncü kuvvet’ olarak bilinen” basının durumu?..

“Halk adına, Yargı’yı, Yasama’yı, Yürütme’yi denetleme görevini üstlendiği” için “Dördüncü Kuvvet” denilen basın?..

63 yıldır Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de   basının “muhabirlikten, en tepe yöneticiliklerine, hatta patronluğa kadar” her etiketini göğsüne takmış bir gazeteci olarak, çok acı olacak ama, söylemeliyim ki; “Ben bile basınımıza güvenmiyorum” ve “Gazeteciyim” demekten utanır hâle geldim!..

Beni tanıyanın olmadığı yerlerde “İşiniz nedir” sorularına “Emekliyim” diyor, konuyu hemen değiştiriyorum!..

Ben, gazeteciliğe başladığım yıllarda, mahkemede yargıçlar, sanığın “Efendim, kanunu bilmiyordum, gazetede bir haber okumuştum, onun için böyle yaptım” demesini “basına güven” sebebiyle “hafifletici sebep olarak” kabul eder ve ceza indirimi yaparlardı; ya şimdi?..

 

CHP ne yapıyor?..

Cumhur ittifakı “Atı almış, Üsküdar’ı geçmek için” sokaklarında dört nala koşturuyor, Millet İttifakı, hâlâ “Ata binecek jokey kim olacak, hangi ekürinin formasını giyecek” görüşmeleri, tartışmaları, “kapalı kapılar ardında pazarlıkları” içinde, en kıymetli günleri heba etmekten başka bir şey yapmıyor!..

CHP Genel Merkezi, “İlla ben olayım, ya da benim ve benim grubumum adamı olacak” ihtirasının fırtına gibi estiği bir yer hâline gelmiş, Genel Başkan “bu fırtınayı durduramayınca”, hatta “yeşil ışık yakarcasına” bir tutum sergileyince, partiye oy verecek vatandaşlar da, “Godot’yu bekler gibi, Golcü transferi bekleyen” Galatasaraylı taraftarlara dönmüşler; umutsuzluk içindeler; küsen küsene!..

Mesela, ülkede “CHP’nin kalesi” olarak bilinen İzmir’de “en büyük ilçe belediye başkanlarını küstürme bahasına, en küçük ilçe belediyelerinden birinin başkanını aday olarak ilan edip, kendi ayağına kurşun sıkmaya çabalayan” bir parti ile karşı karşıyayız.İstanbul’da “Mustafa Sarıgül zorla Brütüs yapıldı”; şimdi Şişli başta, onun adamlarının, partiye küstürülen ve ona dayanmaya koşan CHP’lilerin “aktif olduğu” ilçelerde açılacak gedikler, nasıl kapatılacak?..

Mansur Yavaş’ın “Ankara anketlerinde ortaya çıkan” bariz üstünlüğü ortada iken, hâlâ “CHP Genel Merkezi’nde ‘İyi Parti ile ittifak yerden yere vuruluyor” ve “açık açık söylenmese” bile “HDP ile masa altı ittifakına can atanlar” bulunuyor!..

Daha ne yazayım; Pazar günü bütün Türkiye, “en rahat il olması gereken İzmir’i kördüğüme çeviren” Genel Merkez’in “düğümü çözdüğünü mü, yoksa güçlendirdiğini mi” öğrenecek!..

 

Okuyucu Soruları

 

Atatürk ticareti mi?

 

Bir okuyucum mesaj atmış; “2.500 liraya Atatürk Kitabı satmak, ‘Atatürk üzerinden ticaret’ değil midir?”

CEVABIM: Bazı kişiler, hatta TV’ler ve gazeteler, “Artvin balı, Sürmene bıçağı, balık tavası satar gibi, ‘Atatürk üzerine kurdukları’ bir pazarlama organizasyonunu” sürdürüyorlar. Ülkenin içinde bulunduğu durum, “Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığının yaygınlaşması” ve Cumhuriyet Savcılarının “buna müsamahalı davranması”, ülkede “Atatürk’ü seven ve Cumhuriyet’e sahip çıkan” milyonlarca insanı “Atatürk ve Cumhuriyet konularında çok hassas” hâle getirdi. “Bundan istifade” önüne gelen “Atatürk ile ilgili kitaplar yazmaya ve satmaya, Atatürk’le ilgili aksesuarlar (resim, rozet, imza, bardak, fincan gibi) pazarlamaya ve bunun için de medya kuruluşları ile işbirliği yapmaya” başladı. “Alıcı var, ticaret serbest, neden yapmasınlar”; yapıyorlar, yazıyorlar, pazarlıyorlar; kazanç büyük!..

Bir başka taraftakiler de “din ticaretinden” kazanmıyor mu?..

 

Sözün Özü

Çarşı / Pazar /Mutfak, 31 Mart yerel seçimlerinde sandık sonuçlarına Ana muhalefet partisi CHP’den daha etkili olacak!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Nisan 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Ba...

Günlük Burç Yorumları Aşk 20 - 21 Nisan 2019 Cumartesi, Pazar, hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akr...

Yazarlar
Website Security Test