Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: ''Millet İttifakı, muhalefetin gereğini yapamıyor!''

25.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, “Yerel seçimler” ve “Kuzey Suriye’deki gelişmelerin ışında Türkiye – ABD ilişkileri” konularındaki soruları cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM – Seçmen listeleri konusunda muhalefet partilerinin “bazı köylerdeki seçmen sayılarının yüzde 450 oranına varacak kadar arttığı, oturulmayan yıkık gecekondu gibi evlerde 300 – 400 kişinin yazıldığı, soyadı değişik 6 – 7 grubun bir apartman dairesinde oturduğui 149 – 159 yaşında seçmenlerin bulunduğu, 100 yaşın üzerinde 6000 seçmen adı tespit edebildikleri” açıklandı ve haber oldu. Bu konudaki görüşünüz?

İktidarın siyasi gücünü arttırmak ya da kaybetmemek için elinde olan imkanları kullandığı muhakkaktır. Muhalefetin ve bu konuyu misyonu kabul etmiş sivil toplum örgütlerinin bu münferit haberleri birebir takip edip, kamuoyuna duyurup, seçim günü ve sonrasına kadar da izleyerek yurtiçi ve yurtdışı gerekli yasal ve siyasi girişimlerde bulunmaları gerekir.

GÖZLEM – Yıllardan beri “seçmen listelerinden başlayarak, seçim gecesi sayımlarda olanlara kadar türlü çeşitli ‘seçim hilesi’ yapıldığına dair” iddia, itiraz, hatta tespit haberleri kamuoyu ile paylaşıldığı hâlde, bu tablo değişmedi, değiştirilemedi. “Ne yapılmalı” ya da “ne yapılamadığı” konularında görüşünüz?

Yapılması gerekenler; her iddialı partinin bu konulardaki iddiaları elle tutulur, kanıtlı hale getirmeleri gerekir. Bunu her ciddi partinin kendilerine en önemli işlerinden biri olarak kabul etmesi lazım. Muhalefetin çizgisinde Halk TV gibi bir televizyon kanalı varken, burada anlamsız işlerle uğraşacaklarına bu tür haberlerle uğraşmaları demokrasiyi gerçek temeline oturtmak için gerekli.

GÖZLEM – Yerel seçimlerin “geneli itibarı ile” gene 2 ittifakın (Cumhur ve Millet) partileri ve HDP arasında geçeceği anlaşılıyor, seçimlere 2 ay ve 1 hafta kaldı; siz bugün itibarıyla bu “üçlü yarışta” kimleri “daha hazır” görüyorsunuz?

AKP zaten elindeki imkanlarla her yerde toplantı miting yapıyor ve kendine yakın medyada geniş bir şekilde yer alıyor. Onun dışında Devlet Bahçeli'nin de görüşleri medyada sıklıkla yer alıyor. CHP ise özellikle gövde gösterisi yapacağı yerlerdeki adaylarını açıklamakta biraz geç kaldı gibi gözüküyor. HDP yine Doğu, Güneydoğu'da etkili olacaktır. Mağduriyetleri ne derece oya döner göreceğiz. İyi Parti ise CHP ile yaptığı ittifaktan son derece faydalanmış gözüküyor. Örneğin eğer kulislerde ağırlık kazandığı üzere mesela bir Bodrum gibi ilçede CHP'yi ittifaka razı ederlerse başka türlü çok zor gerçekleştirecekleri kazanımları elde etmiş olacaklar. Tabii ekonomik durum, muhalefetin ne kadar işine yarayacak onu da göreceğiz.

GÖZLEM – Sandığa etki edecek faktörlerin başında gene “parti liderleri ve parti teşkilatları ile adayların kişiliklerinin yer alması” normal. Bu bakımdan hangi partiler daha şanslı görünüyor?

Bazıları kendi partilerinde daha etkili. Devlet Bahçeli gibi. Parti disiplinini de onun sağladığı intibaı var bende. Bazıları ise, örneğin Meral Akşener gibi, kazandığı tecrübelere ve geldiği yere bakılarak yeterince başarılı olamadı. Neyse ki CHP ile ittifakı sayesinde bu seçimlerden çok kârlı çıkacak gibi gözüküyor. AKP'de tek adam hiç şüphesiz Tayyip Erdoğan. Bu seçimde de her şeye rağmen en şanslı olan parti tüm iktidar imkanlarını ve beraberindeki medya etkisini kullanan AKP olacak gibi gözüküyor.

GÖZLEM – Cumhur İttifakı’nın avantajları arasında “kampanyanın başında Cumhurbaşkanı’nın olması ve devletin bütün imkanlarından yararlanması” geliyor. Ayrıca “seçim ekonomisinin ağırlıklı olarak oy getirecek büyük kitlelere yönelik olarak kullanıldığı” da ortada, bu konudaki görüşünüz?..

Tamamıyla katılıyorum. O noktadaki tek şüphe, bu imkanların mevcut ekonomik kriz nedeniyle çok zor duruma düşen ve önceden iktidara oy veren geniş halk kitlelerini ne derece etkileyeceğidir.

GÖZLEM – Millet İttifakı’na oy getirecek konuların başında da “hayat pahalılığı, çarşıdaki, pazardaki, mutfaktaki yangın” geliyor. Kış şartları bu yangını daha da ağırlaştırıyor. İşsizliğin artması, “yeni asgari ücret” ve “ekonomik kriz” sebebiyle işten çıkarmaların yaygınlaşması da, Cumhur İttifakı’nı zorluyor. Bu tablo seçim sonuçlarını Millet İttifakı partileri lehine çevirebilir mi?

Ekonomik krizin geniş halk kitlelerini olumsuz bir şekilde etkilediği muhakkak. Ancak Millet İttifakı'nda bu geniş halk kitlelerini organize edip, kendilerine oy verme yönüne çevirecek bir yapılanma, çaba ve icraat gözükmüyor. Daha entelektüel bir hava içinde duruyorlar, etkilenmesi gereken halka ulaştıkları şüpheli. Bir kere CHP o kesime hiç ulaşamıyor. Meral Akşener nispeten bunu gerçekleştirebilir. 

GÖZLEM – HDP ne yapabilir?

Mağduriyetlerini sandıkta oya döndürmek isteyeceklerdir. Yine hiç şüphesiz Doğu ve Güneydoğu'da büyük etkileri olacaktır.

GÖZLEM – Lideri ile “ön plana çıkan” Saadet Partisi’nin durumunu nasıl görüyorsunuz?

Temel Karamollaoğlu'nun muhalefeti ve söylemleri çok yerinde ve etkili. Ancak bu etkili muhalefeti aynı oranda oya tahvil edemiyorlar. Herhalde bunda, hitap ettiği seçmen kitlesinin doğru, haklı olana değil de güce biat etmesinin ve siyasi olarak kim güçlüyse ona oy vermesinin etkisi var.

 GÖZLEM – ABD Başkanı’nın “hayata geçirdiği ‘oynak’ senaryo” sonunda “Suriye konusunda” çok iyi anlaşan “Türkiye / Rusya / İran uyuşmasını” bozmuş görünüyor. Trump’ın “Kürtleri öldürürlerse Türk Ekonomisini mahvederiz” tehdidine “Cumhurbaşkanı başta, Türk yetkililerin cevapları” alışılan ve beklenen sertlikte olmadığı gibi, birkaç gün içinde “gelişmeler tam tersine bir hâl aldı” ve “güvenlikli bölge” konusunda “ön uyuşma” ve “işbirliği açıklamaları” gündeme girdi. Yorumunuz?

Güvenlikli bir bölge oluşturulması için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki fiili durumunun iyice hissedilmesi lazım. Öbür türlü bu bölge Türkiye için olumsuz, yanlış bir hareket olmuş olur. Böyle bir bölge Türkiye için oraların kontrolü bakımından işleri iyice zorlaştırabilir. Bu, Suriye'nin de işine gelmeyecektir, sonuçta Suriye toprakları üzerinde Suriye'nin hakimiyetinde olmayacak bir bölgeden bahsediyoruz.

GÖZLEM – Türkiye – ABD ilişkileri bu yönde gelişirken, bu defa Rus askerleri ile YPG / PYD militanlarının “beraber konvoylar hâlinde” dolaştıkları fotoğraflarıyla TV’lere ve gazetelere konu oldu. Böylece, Rusya, Suriye sahnesinde “ABD – Türkiye yakınlaşmasına cevap vermiş” olmadı mı?

Tabii ki bu durum, Türkiye açısından Rusya'ya önem verilmesinin şart olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bugüne kadar da başka türlü bir hava verilmedi. Rusya ile Türkiye'nin son yıllarda, Rus uçağı düşürüldüğünden bu yana gelişmekte olan bir siyasi yakınlığı var. Bunu bozmadan Amerika ile de ilişkileri bir dengede tutmasında Türkiye açısından fayda var. Bu durum İran ile ilişkileri de belli bir dengeye oturtacaktır.

GÖZLEM – En ağır vahşet suçlarında bile “kravat, kıyafet, takım elbise ve davalardaki görüntü” göz önüne alınarak “iyi hâl indirimleri yapılması” çok yaygınlaştı ve bu tablo kamu vicdanında tepkiyle karşılanıyor, yorumunuz?

Belki de en iyisi böyle durumlarda halk nabzını yoklamak, örneğin bir ABD örneğinde olduğu gibi jürili mahkemeler yapmak. Tabii bunun Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde uygulanabilmesi için çeşitli önlemler alınması gerekir. Jüri üyelerinin belli düzeyde, mesela en az üniversite eğitimi almış olması şartı getirilebilir. Ama daha da kolayı, özellikle cinayet davalarında, çünkü burada kayıp edilen can geri gelmiyor, iyi hâl indirimini, tahrik indirimini kaldıran bir yasal düzenleme getirmek. Bu konuda hakimlere bir inisiyatif hakkı tanımamak.

GÖZLEM – Büyük umutlar bağlanan Ersun Yanal’ın gelmesine rağmen, Fenerbahçe’deki “kötü tablo” değişmedi. Gazetemiz yazarı Öcal Uluç “63 yıldır sporu, futbolu yazarım. Fenerbahçe futbol takımının bu kadar kalitesiz futbolcularla dolu olduğu bir sezonu görmedim, yaşamadım” diyor, sizin görüşünüz?

Deneyimli yazarınız Öcal Uluç dediyse, doğrudur. Fenerbahçe'deki teknik olarak en büyük sorun, geçen sezonlarla karşılaştırıldığında görülecektir, bir santraforu olmaması. Santrfor olarak transfer edilen isimlerin doğru dürüst gol atamamış olmaları. Onun için en acil yapılması gereken şey, Fenerbahçe'ye bir santrfor almak olmalı. Bir diğer konu, mevcut iktidarın Fenerbahçe'nin başarılı olmasını istememesi ve bunun çeşitli etki ve yöntemlerle sahaya yansıtması olabilir. Bir antrenörden 3-5 maç içinde aynı kadro ile mucizevi değişiklikler getirmesini beklemek de bence çok gerçekçi değil. Yeni gelen antrenörün yaptığı değişikliklerinin etki göstermesi, yerleşmesi için vakit geçmesi lazım. Bunun için de gerekli imkanları verme sorumluluğu Başkan'da.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 27 Haziran 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 26 Haziran 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve burçların yükselenleri. Haftalık burç yorumları. Astroloji tüm burçlar ve yüksel...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 25 Haziran 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Asl...

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Haziran 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, B...

Yazarlar
Website Security Test