Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İşte Ekonomi Şurası’nın perde arkası

25.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin düzenlediği Ekonomi Şurası'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istihdam çağrısı ekonomiye ilişkin çok önemli mesaj olarak değerlendirildi.

Aslında bir de kapalı bölümü vardı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı "TOBB 10. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası"nın… Açık bölümüne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fırsatçıları uyarısı damga vurdu. Marketleri çok sert bir dille eleştirdi.

Sonra kapalı bölüme geçildi. Esas şura o bölümdeydi. 5 Konsey başkanına 5’er dakika söz hakkı verilmişti. Ticaret konseyi adına söz alan Gürsel Baran 6 dakika konuşunca haksızlık olmasın diye diğer konuşmacılara da 6 dakika konuşma süresi verildi.

Böylece Sanayi Konseyi adına Erdal Bahçıvan ve Deniz Ticaret Konseyi adına Tamer Kıran ve diğer konsey adına yapılan konuşmalar 6 dakika oldu. Sonrasında Türkiye’nin 7 bölgesi adına 7 konuşmacı çıktı kürsüye. Bu isimleri bölgeler belirlemişti.

 

Bütün bu konuşmacıların konuşmalarını tek tek not aldı Cumhurbaşkanı Erdoğan… Hepsini dinledi. Özellikle TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması çok iyi hazırlanmıştı.

Sorunları çözüm önerilerini de işaret ederek dile getirdi. İşte bazı satırbaşları…

. 2017’de iş dünyası istihdamda ve yatırımda rekor kırdı. Aynısını 2019’da da yapmaya hazırız.

. Şu an bu salonda, 81 il ve 160 ilçeden, bölgelerinin kanaat önderleri olan, Oda ve Borsa Başkanlarımız bulunuyor.

. Onlar Temmuz’dan beri yoğun bir mesai harcadılar. İllerin ve ilçelerin sorunlarını çıkardılar, öneriler hazırladılar.

. Son 3 ayda TOBB olarak bir ilki daha gerçekleştirdik. Bankalarla birlikte tüm Anadolu’yu dolaştık. Finansmana erişimde büyük sıkıntı var.

. Yüksek kredi faizleri, bir türlü reel sektörümüzün yakasını bırakmıyor. Yaptığımız işin bereketi kalmıyor. Ne yatırım yapabiliyor, ne de iş hacmimizi artırabiliyoruz.

. İşte bu ortamda, yüksek faize karşı sizin gösterdiğiniz hassasiyet ve mücadele, bizlere güç ve moral veriyor. Bizler de, Sizin, bu konudaki çağrınıza, ilk ve en somut katkıyı verdik.

. TOBB, Odalar ve Borsalar, tüm kaynaklarını bir araya getirdi. Bugüne kadar ülkemizde ticari kredilere uygulanmış en düşük faiz oranıyla, KOBİ’lerimize nefes kredisi temin ettik.

. Yaklaşık 100 bin Kobimize, 12 milyar lira, düşük faizli kaynak sağladık. Sizin tabirinizle “finansmanda inovasyon” yaptık.

Başkan Hisarcıklıoğlu’nun konuşmasının en çarpıcı noktası bu şekildeydi. Her konuya değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteği ile çözülen sorunları dile getirdi.

Sonra kürüye Erdoğan geldi. Aldığı notlara bakarak herkese tek tek yanıt verdi. Bazı konularda çözüm çalışması talimatı verdi. Bazılarına ise itiraz etti. Hem de en samimi duygularla. Herkesi etkileyen bilgi ağırlıkla ve moral veren bir konuşlaydı.

Ama her zaman olduğu gibi konuşmasını herkesten somut istihdam verileri alarak noktaladı. Mesela Antep’ten mesela başka kentlerde kaç kişiye iş vereceksiniz sorusuna somut yanıt almak istedi. Ben sizin önünüzü açacağım siz de insanlara iş ve aş vereceksiniz der gibiydi.

Şura birlikten kuvvet doğacağının işareti verir gibiydi.

 

 


Madencilikle ilgili toplantıda bütün kesimlerin bir arada olması çok önemli bir gelişmeydi. Aydın Dinçer'in bu başarısı toplantıya damgasını vurdu.

 

Neden hayatımızın maden olduğunu anlattılar

Madenciler ikinci büyük etkinliklerini yaptılar. Hayatımız Maden başlığı ile yapılan etkinlikte sektörle ilgili bütün taraflar bir araya gelmişti.

Kamu tam kadro oradaydı. Sektörün bütün başkanları gelmişti. Bir de bilim insanları vardı. Yani madene karşı zaman zaman eylem yapanların dışında herkes oradaydı.

Hatta başkanlardan biri gelecek etkinlikte onları da davet etmeyi önerdi. Yazıya hayatımız maden başlığının gerçekten önemli olduğunu belirterek başlayalım bizde…

Çünkü madensiz bir yaşam söz konusu olamıyor. Yemek, içecekte, giyimde kuşamda, yolda, havada her yerde kullandığımız her şeyin içinde maden var.

Bir de maden zenginlik demek. Ülkelerin zenginleşmesinde büyük katkısı oluyor. Maden çıkardığınızda direk zenginliğe koşuyorsunuz.

Bu yüzden İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin (İMİB) düzenlediği bu etkinlik Türkiye’nin de yaşamın da önünü açacak özellikler taşıyor.

İMİB Başkanı Aydın Dinçer sektörde uzun süredir beklenenleri yapıyor… Bir kere başkan olarak bütün sektörü bir araya getirmeyi başarmış.

İkincisi sektörde birlik beraberlik oluşturmuş. Üçüncüsü Ankara’ya sektörün önemi konusunda önemli mesajlar vermiş.

Ayrıca sektörü de hakimiyeti güven veriler… Toplantının bir bölümünde mermer ile ilgili sorulara verdiği şu yanıtlar çarpıcıydı:

. Türkiye'de çok fazla kaynak ve çeşit var. En pahalı taş Marmara'dan çıkan dolomit. Tonu 4.500 dolara satılıyor.

. Dolomit daha gevrek, işlemeye zor bir taş. Eski yıllarda kırıp öğüterek endüstriyel hammadde olarak kullanılmış.

. Son yıllarda da dolomit fiyatları patlamış durumda. Dolomit yapıdaki (spider) beyaz üzeri kırmızı damarlı mermeri örneğin Hindistan tercih eder.

. En ucuzu budur. Tonu 300 ila 500 dolar arası tercih edilir. Sonra 700 ve 1000 TL arasında ebat büyüklük ve rengine göre değişir.

Konu mermerden açılınca çok soru geldi. İşte gelen sorulara Başkan Dinçer’in verdiği yanıtlar:

. Dünya üzerindeki pek çok ülke, İran, İtalya, Yunanistan, İspanya’dan blok mermer satın alıyor.

. Biz de blok mermer satmazsak bu pazarlara işlenmiş mermerle girme şansımız yok. Mermer bir sanayi hammadesi değil, bir dekoratif yapı malzemesidir.

. En fazla satılması ve işlenmesi gereken üründür. Mesela ABD Kongresinde Elazığ vişne kullanıldı. Vatikan’da kullanıldı. Lahey’deki uluslararası mahkemede kullanıldı. San Marco (Venedik) Katedralinin içinde Marmara mermeri kullanıldı.

. Mimarlık ofisleriyle yurtdışında New York’ta mimarlarla danışmanlık anlaşması yapıyoruz. New York’taki mimarlara faaliyetleri içinde yer almak, mimarlık ofislerindeki kütüphanelerinde yer almak üzere bir anlaşma yapmak üzereyiz.

. New York’ta mimarların yaptıkları etkinliklere sponsor olacağız. Turkish Stone markasıyla mimarlık ofislerine, kütüphanelerine doğal taş kitaplarımızı koyacağız.

. İlkini ABD New York’tan başlatacağız. Türkiye tanıtım grubundan bu iş için bütçe desteği alıyoruz. Ancak biz yoğunluklu kendi bütçelerimizle ilerliyoruz. Türk doğal taşını dünyaya tanıtıyoruz.

 

 

Yerli ürünlerin tüketilmesine yönelik kampanyayı fuarda başlatan Ali Bıdı Antalya ve Türkiye için önemli bir gelişmenin önünü açtı. Aşçıların da bu kampanyaya katılması önemli bir destek olarak görülüyor.

Yerliyse yeriz kampanyasına

turizm sektörü sahip çıkmalı

Bir süredir ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan Ali Bıdı istediği hedeflere doğru koşmaya başlamış görünüyor. Antalya’da eş zamanlı olarak düzenlenen ANFAŞ Hotel Equipment – 30.Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı ile ANFAŞ Food Product – Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı kapsamında düzenlenen zirvede önemli bir konu masaya yatırıldı.

Bu konunun gündeme taşınmasında Ali Bıdı ile birlikte Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı (TAFED) Zeki Açıköz, Antalya Gastronomi Eğitimciler Birliği Derneği Başkanı (AGEB) Mustafa Erol’un büyük payı bulunuyor.

Türkiye Otel Satın Alma Yöneticileri Derneği Üyesi (TÜRSAD) Dr. Salih Tellioğlu ile TÜRSAB Başkan Vekili Hasan Erdem de Türkiye ekonomisi için çok önemli bu konuya destek verdiler.

Mevzu veya konu şu: yerliyse yeriz… Evet bu başlık altında çok önemli mesajlar verildi.

ANFAŞ’ın Antalya’da bir dünya markası yapma hedefi ile birleştirdiği bu etkinlik Türkiye ekonomisinde de yeni heyecanlar yaratacak gibi görünüyor.

ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı Yerliyse Yeriz Zirvesi’nin yaklaşan turizm sezonu öncesi Antalya otellerinden başlanarak Türkiye genelinde yerli malı kullanımı konusunda önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi.

Sonra sözü Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı (TAFED) Zeki Açıköz aldı… İşte o önemli mesajları:

. Yerliyse Yeriz' kampanyası biraz da vefa duygusuna dayanıyor. Türkiye’nin uluslararası barkod kodu olan 869 sadece bir numara değil, bir vefa anlamı da taşıyor.

. Çünkü bizim bu ülkeye bu vatana borcumuz var. Atalarımız bu ülkemiz için bizler için savaştı, can verdi.

. Peki biz ne yapabiliriz? Biz de bu ülkeye, bu ülkenin değerlerine, ürünlerini, ürettiklerine, üretenlerine sahip çıkmamız, korumamız, kollamamız gerek.

. Yerli üreticilere sektör ayrımı yapmadan sahip çıkmalıyız. İthalatçılarımız kızmasın, darılmasın ama biz önce yerli üreticimizin yanındayız. Çünkü önce can sonra canan anlayışını savunuyoruz.

Binlerce acentenin üye olduğu TÜRSAB’in başkan Vekili olan Hasan Erdem de bu kampanyaya tam destek verdi ve şu noktaların altını çizdi:

. Özellikle gastronomi turizminin gelişmesi adına bu proje çok önemli.

. Türk ekonomisi ve özellikle cari açığın kapatılması noktasında turizm sektörünün büyük bir öneme sahip.

. Türkiye’nin dünya turizminde rekabetçi bir ülke. Bunun altında da gıda ve tarımdaki altyapımız var.

. Türk turizmi olarak dünya mirasının sayılı örneklerinin olduğu bir coğrafyadayız ama bu coğrafyamız aynı zamanda gastronomi anlamında da tarihi bir beşikteyiz.

. Bunu kullanmak ve bunu turizmle entegre hale getirmemiz gerek. Her şeyde olduğu gibi bu işte de bir formül var.

. Çünkü her türlü ürün ve zenginliğimiz var bu formülü bulup artık değer yaratacak, markalaşacak projelere dönüştürmeli dahası bunu ekonomik girdiye çevirmeliyiz.

. Yerli ürünlerimizin gücü bu anlamda yadsınamaz. Yöresel lezzetlerimizi, unutulan değerlerimizi tekrar gün yüzüne çıkartıp bunu milli isimlerle markalaştırmak ve gastronomi turizmine kazandırmamız gerek.

. Çünkü yerli olmak demek, milli olmak demek evrensel olmamıza engel değil. Türkiye’nin lezzet ülkesi olduğunu anlatmamız lazım.

Antalya Gastronomi Eğitimciler Birliği Derneği Başkanı(AGEB) Mustafa Erol, zirvenin çıkışı, isminin hikayesi ve bundan sonraki yapılaması gerekenlere dair şunları söyledi:

. Üretimin olduğu yerde huzur ve mutluluk olur. Biz de bu gerçekten daha yerli ve milli kavramları bu kadar dillerde pelesenk olmadan önce ne yapabiliriz diye düşünürken geliştirdiğimiz bir kavram oldu.

. Çünkü artık karamsarlığı bırakmalıyız, biraz da güçlü taraflarımızı görmeliyiz, bunlardan kendimize motivasyon yaratmalıyız.

. Evet eksiklerimiz, hatalarımız olmuş geçmişte ama artık bir şeyler yapılmalı. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Bugün Antalya’da 3500 şef aşçı var, bu bile ciddi bir itici güç. Çünkü yerlilik kavramı önemli bir gücümüz biz de gücü bugün burada olarak ortaya koyduk.

. Üretime destek vermek, yerli ürünleri tercih etmek ve kullanmak bu ülkenin yaşadığı acılara, sıkıntılara yönelik yapılacak en büyük fedakarlıktır. Bu bilinçle marka değeri yüksek, inovasyon tabanlı ürünlerle ön planla çıkmalıyız.

. Sadece bizlerin değil tüm dünyanın yiyebileceği ürünler geliştirmeliyiz bunu başardığımız anda yolumuzda önümüzde açık.

 

 

Türkiye'nin önemli sivil toplum örgütlerinden biri olan KALDER''de yönetim sessiz sedasız değişti.

 

KALDER seçimi yaptı yönetim değişti

Yaklaşık 28 yıl önce kurulan Türkiye Kalite Derneği (KalDer) en farklı genel kurulunu yaptı. Mevcut yönetim çok duygusal bir açıklama yaparak görevi yeni yönetime bıraktı. Yeni yönetim çok güçlü isimlerden oluştu.

Genel kurul önce iki listenin yarışına sahne oldu. Başkan Buket Eminoğlu Pilavcı bir liste çıkardı. Karşısına da aralarında şube başkanlarının bulunduğu ayrıca Görgün Özdemir ve Yılmaz Bayraktar gibi önemli isimlerinde içinde yer aldığı bir başka liste çıktı.

Seçimin ilerleyen dakikalarında Buket Eminoğlu Pilavcı listesini geri çekti. Ama çok geçti. Karşı taraf seçimi kazanmıştı zaten…

Oysa Buket Eminoğlu Pilavcı “Değişmek değil, dönüşmek zorundayız.” Diyerek yönetime gelmişti. KOBİ’leri kurumsallaştırmak için yola çıkmıştı. Ama olmadı. Belki birilerini küstürdü.. Belki KALDER’e emek verenlere yeterli ilgiyi göstermedi. Artık KALDER’e veda etti. İşte KALDER’in yeni yönetim kurulunun asil ve yedek isimleri…

 

Anıl YILMAZ

Barış ARAT

Burak ERDİNÇ

Doç. Dr. Tuba CANVAR KAHVECİ

Erdal ELBAY

Görgün ÖZDEMİR

Muhsin ÇÖMDEN

Nazmi KARYAĞDI

Sami ARICAN

Süreyya OLAM

Yılmaz BAYRAKTAR

Aydın KUZALTI

Ali Erman AYTAÇ

Alpöge Başar ÇAMLIBEL

Aylin ÖZDEN

Aynur ÇİFTÇİ

Bülent ÖZDOĞAN

Cem BEKTAŞ

Ender HORATA

Fahir ALTAN

Mehmet Emin DİREKÇİ

Sadık ESER

 

Denetim kurulu asıl ve yedek üyeleri

 

Hakan YAŞDAL

Kazım SAVER

Mehmet SELAM

Nafide KARAKUŞ

Özgenç ŞENGÜN

Tamer TOK

Etik kurum asil ve yedek üyeleri

Nafiz TURGUT

Şebnem ERGÜL

Yeşim ÖMEROĞLU ÜNLÜ

Aydan BİLGEL

Habibe AKŞİT

Saadettin ÇİÇEK

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 17 Haziran 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, B...

Günlük Burç Yorumları Aşk 16 Haziran 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Hafta sonu burç yorumları. Haziran ayı burç yorumları.

Yazarlar
Website Security Test