Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İktidarın hikâyesizliği ve tükenmişliği

11.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Siyasette ‘hikâyesi olmak’ önemlidir... Partiler halk için hikâye yazarlar; siyasetçiler seslendikleri seçmene yeni hikâyeler sunarlar. Partilerin tutunmasında, siyasetçilerin başarısında, bu hikâyeler önemli bir işlev görür. Siyasetin tılsımı ve siyasal uğraşının mayası, biraz da bu hikâyelerin içinde gizlidir…

Son dönemlerde dikkatimizi çeken olgu, iktidarın giderek hikâyesini yitirdiğidir. Uzun süredir iktidarda olan kadrolar, yorgunluk ve yıpranmışlık sinyalleri vererek adeta patinaj yapıyorlar. İşte bunun için de gerginlikten ve kutuplaştırmadan medet umuyorlar. Gündemi değiştirip, özellikle de ekonomiden uzaklaştırıp, suni gündemlerle günü kurtarmaya çalışıyorlar. Algı oyunlarına başvuruyorlar. Çünkü halka, seçmene, artık yeni hikâyeler sunamıyorlar…

 

‘Yorgun’ ve ‘seyyar’ adaylar

İktidar partisi, geçtiğimiz dönemde, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok büyük şehirde, görev süreleri dolmadan kendi belediye başkanlarını görevden aldı ya da istifa ettirdi. Kamuoyuna bunun nedeni ‘metal yorgunluğu’ olarak yansıtıldı.

Ülke yeni bir yerel seçime giderken, bakıyoruz, büyük kentlerde seçmene sunulan adaylar; artık yıllardır bilinen ve yüzleri eskiyen, üstelik oradan oraya dolaştırılıp aday yapılan isimler. Halkın deyimiyle ‘dön dolaş aynı isimler’. Üstelik aday gösterildikleri illerle olan bağları, aidiyetleri ve ilişkileri de tartışmalı.

Ayrıca, gördüğümüz kadarıyla, iktidar partisi ve adayları, halka yeni umutlar ve heyecanlar da sunamıyorlar. Peki, bu durum, siyasal iktidarın metal yorgunluğunun, hikâyesizliğinin ve tükenmişliğinin ifadesi değil midir?

 

Çalışanın ve emeklinin ahı!

Yeni yılın ilk günlerinde memur ile memur ve işçi emeklilerinin maaşlarına yapılan yüzde 10’luk artış oranı, bu kesimleri adeta can evinden vurdu. Bin bir zorlukla geçimlerini sağlamaya çalışan bu kesimler, yıllık enflasyon oranını ve asgari ücret artışını göz önüne alarak daha yüksek bir artış beklentisi içindeydiler. TÜFE’de yıllık yüzde 20’yi geçen, dar gelirli kesimi doğrudan etkileyen gıdada yüzde 25’i aşan resmi enflasyon oranlarına karşın, bu kesimlerin maaşlarına yapılan yüzde 10’luk artışlar, doğrusu çok düşük kaldı.

Çalışan kesimler, emekliler, enflasyonun altında ezildiler. Görülen o ki, bu kesimler, hele işsizler ve yoksullar için 2019 yılı çok zor geçecek. İzlenen ekonomi politikalarıyla, orta sınıf giderek küçülürken, daha alt gelirli sınıfsal kesimler ise adeta yok olmanın girdabında sürüklenecekler… İşte bunun içindir ki, tam da seçim öncesinde, iktidar, kamuoyunun dikkatlerini ekonomiden uzaklaştırıp, başka yönlere çekmeye çalışıyor. Bu nedenle, suni tartışma konuları ortaya atılıp, yapay gündemler oluşturulmak isteniyor.

 

Çiftçinin bankası mı?

Ülkemizin en eski finans kurumlarından olan Ziraat Bankası, adı üstünde, tarım kesiminin çiftçilerin bankası olarak bilinir. Ülke tarımının derdine derman olması amacıyla kurulmuştur ve yıllarca da bu yolda hizmet vermiştir. Şimdi bu kuruluş, tam da yerel seçim öncesinde, kuruluş amaçlarıyla ve faaliyet alanıyla ilişkisi olmayan bambaşka konularla ilişkilendiriliyor. Batık futbol kulüplerinin finansman sorunlarının çözümüne soyunduruluyor.

Biz meseleye futbol kulüpleri cephesinden değil, büyük mağduriyetler yaşayan tarım kesimi açısından yaklaşıyoruz. Profesyonel futbol kulüpleri ile ilgili girişimin eğriliği doğruluğu ayrı bir tartışma konusudur. Ama doğrusu biz Ziraat Bankası’nın bu işle görevlendirilmesini içimize sindiremiyoruz. Bizce bu uygulama, hem bu bankanın kuruluş amaçlarına gölge düşürmektir ve hem de tarım kesimi ile kurucularının anısına saygısızlıktır. Üstelik çiftçi kesiminin ekonomik olarak bunca zorluk ve sıkıntı içinde bulunduğu bir dönemde…

 

İktidar poşete!

Yılbaşından itibaren marketlerde naylon poşetlerin paralı olarak satılması uygulaması, halktan büyük tepki gördü. Vatandaş bu kararı ve uygulamayı sorguluyor. Doğrusu iktidar çevreleri bu denli bir tepki beklemiyordu. Bu duruma onlar da şaşırdı.  Öyle ya, ülkenin ve halkın ekonomisini ilgilendiren onca özelleştirme ve satış kararı verilirken, fiyat artışları yaşanırken, yeterince tepki göstermeyen insanlar, birden bu meseleye niye bu kadar tepki verdiler?

Aslında bu durum, bizce, ekonomide yaşanan sıkıntılara, zorluklara ve yanlış politikalara karşı halkın simgesel tepkisiydi. Parasal ederi küçük de olsa, vatandaşın günlük yaşamında doğrudan muhatap olduğu ve cebini direk etkileyen bir uygulamaya karşı koyuşuydu. Bir bakıma insanlar, kızdıkları, tepki duydukları iktidar çevrelerini adeta poşetliyorlardı!..

Bu anlamlı tepkiden, siyasal çevrelerin, özellikle de karar vericilerin, önemli dersler çıkarması gerektiğini düşünüyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 26 Haziran 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve burçların yükselenleri. Haftalık burç yorumları. Astroloji tüm burçlar ve yüksel...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 25 Haziran 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Asl...

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Haziran 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, B...

Yazarlar
Website Security Test