Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: ''Türkiye için Kuzey Suriye’de harekat çok zorlaştı''

11.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM – ABD, Kuzey Suriye – Fırat’ın Doğusu konusunu hemen hemen “her gün değişen senaryo açıklamaları” ile kaosa çevirdi. Trump “öyle “konuşuyor, Dışişleri Bakanlığı “böyle” açıklama yapıyor, Pentagon “çok başka şeyler” söylüyor; Orta Doğu’yu, Türkiye’yi bıraktım, ABD’deki analizciler, yorumcular, gazeteciler, TV’ciler bile şaşkın; “ne olduğunu, ne olacağını” bilen yok. Siz bu tablo için ne diyorsunuz?

Bir kere ABD Suriye'deki durumu kendi çıkarlarına göre ayarlamadan herhalde buradan çekilmeyi düşünmüyordur. PYD/YPG'den 60-70 bin kişilik bir güç yarattı ve buraya bir yığın silah verdi. Türkiye ile Suriye arasında ABD kontrolünde bir devlet veya ne diyorsanız adına, böyle bir oluşum edinmek istiyor başından beri. Orta Doğu'ya böyle hakim olacağını düşünüyor. Bunu akıllarında tutuyorlardır. Ancak bazen bakıyorlar başka kuvvetler çıkıyor ortaya, o zaman ne yapacaklarını bilemiyorlar. “O kadar asker yığdı çekileceğiz” diyor ama ABD'nin başka kurumları Trump'ın bu ifadelerini bir süre sonra farklı içeriklerle değiştiriyor. Asıl meseleleri orada Türkiye dahil Orta Doğu'yu kontrol edecek bir kuvvet kurmaktır. Trump'ın bu açıklamalarının kısmen de kendi iç siyasetine dönük olduğunu düşünüyorum. Türkiye bastırıyor, belki de bu kaygılar ve taktik gerekçelerle böyle açıklamalar yapılıyor ama esasın değişmeyeceğini düşünüyorum.

GÖZLEM – ABD’den gelen haberler arasında, “ABD askerleri çekilirse bile, PYD / YPG askerlerine verilen ABD silahlarının geri alınması bir yana, çekilen askerlerin silahlarının da o cepheye bırakılacağı” yönünde. “Böyle silahlandırılmış” ve eğitilmiş bir güce karşı, TSK’dan bir kara harekatı beklenebilir mi?

Beklenmesine beklenebilir. Burada TSK, özellikle o bölgede büyük bir güç kazandı. Dikkate alınmayacak olmaktan çıktı. Hem hava, hem kara gücü olarak. ABD, bundan dolayı da Türkiye'ye karşı ödünler veriyor. Görüntüde FETÖ'cülere karşı operasyon yapıyor. TSK açısından önemli olan bu PYD/YPG gücünden ziyade burada ABD'ye ve Rusya'ya rağmen, bu ülkelerin izni olmadan bir kara harekatı gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği. Herhalde girmez. Bu bir satranç oyununa döndü. Bir tarafta Rusya, İran, Suriye, Mısır var, diğer tarafta ABD, İsrail, Kürtler var. Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri de işin içine giriyor.

GÖZLEM – Bu tablo içinden “sadece” ABD’nin ve Trump’ın, İsrail’in de arzu ve beklentisiyle “PYD / YPG korumacılığını bırakmayacağı” görüntüsü çıkıyor ve “yaratılan kargaşanın” Türkiye’nin “Fırat’ın Doğusu harekatının önünü kestiği” açık. Türkiye ne yapmalı?

Türkiye bence müdahale eder de, ederse ne olur, karşısında kimi bulur? Türkiye o bölgenin askeri olarak en güçlü ülkesi halinde. Ama Rusya ve ABD açık açık karşı çıkarken buraya bir harekat kolay kolay yapılamaz. Bence burada en önemli unsuru gözden kaçırmamak lazım. O da Türkiye'deki muhalefet. Türkiye'deki muhalefetin de destekleyeceği bir siyasi plan oluşturmak en doğrusu olacaktır.

 

GÖZLEM – Türk – Rus görüşmelerinden de “Fırat’ın Doğusu Harekatı için yeşil ışık” çıkmadı. Rusya da “Kürt Devleti” konusunda Türk görüşüne yakın değil. Yorumunuz?

Rusya orada PYD/YPG bünyesinde bağımsız değil ama Kürtlerin oluşturacağı bir yapının bulunmasına da çok karşı gözükmüyor. Rusya'nın oradaki amacı ABD'nin tam bir hakimiyet kurmaması ve Türkiye'nin de orada söz sahibi olması yönünde. Onun için de Türkiye'yi destekliyor. Rusya'nın politikası daha çok buraya Suriye rejiminin girip, burada hükümranlığını sağlaması yönünde. Kürtlerin buradaki varlıklarının şeklini daha sonraya bırakıyor görünümündeler. Ancak şimdiki halde Fırat'ın Doğusu harekatının yapılmasına uygun bir ortamı Türkiye bulamadı gibi gözüküyor. Bunda da dediğim gibi ABD ve Rusya'nın açık onayının olmaması etkili oldu.

GÖZLEM – Münbiç Harekatı da, PYD / YPG – Sedat Rejimi uzlaşması” ile zora girmiş görünüyor. Rusya da “o tarafa yakın gibi” görünüyor; ne olacak?

Rusya tam olarak izin vermeden Türkiye'nin mevcut durumun ötesinde Suriye topraklarında bir harekata girmesi mümkün değil. Sonuçta Suriye'de çok değişken ve karmaşık bir denklem söz konusu.

GÖZLEM –Meral Akşener “Türkiye 5’ten büyüktür. Türkiye’de binlerce firma var ama ihaleler hep aynı ‘5’ firmaya gidiyor. Bu firmaların kârı yüzde 143. Ülkede 50 milyar dolar yatırım var, bu 5 firma 72 milyar dolar kâr etti. Esnaf kardeşime soruyorum; ‘Sen 5 liraya sattığın üründen 7 lira kâr ediyor musun?’ Bu hortum düzeninin Milletimizin kesesine zararı 320 milyar lira. Bu para Türk Milleti’nin parasıdır. Sığınmacılara 230 milyar lira, kodamanlara 320 milyar lira, faize 117 milyar lira gidiyor. Bu savurganlık, bu kayırmacılık yüzünden çalışanlarımızın maaşına zam yapılamıyor. Milletimiz ‘emeklilikte yaşa takılıyor’, bu yüzden milletimize 3600 ek gösterge verilemiyor. Bu yüzden çarşıda pazarda zamlar durdurulamıyor. Bu yüzden kepenkler kapanıyor, senetler ödenemiyor. Bu yüzden her poşete 25 kuruş ödüyoruz” diyor. Görüşünüz?.

Bu ifadeler AKP'nin ekonomi politikasının özetini ortaya koyuyor. Muhalefet, bu politikalardan olumsuz etkilenenleri kazanma amacında. Öte yandan hükümet de, en son Merkez Bankası'nın genel kurulunun önceye alınarak buradan Hazine'ye 37 milyar TL aktarılması örneğinde olduğu gibi, çeşitli yollarla bu politikalardan zarar gören ve kendisine oy verdiğini varsaydığı kesimleri yine kendisine oy vermeye yönlendirmeye çalışıyor. Sonucu 31 Mart'taki yerel seçimlerde ortaya çıkacak.

 

GÖZLEM – Meclis Başkanı Binali Yıldırım, “görevinden istifa etmeden” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. Anayasa, “Meclis Başkan ve vekillerinin, partilerin siyasi çalışmalarına, propaganda faaliyetlerine katılmasını” yasaklıyor. Binali Yıldırım, seçim çalışmalarını nasıl yapacak, yaparsa ne olacak?

Binali Yıldırım da Anayasa'nın hükümlerinin ne anlama geldiğini biliyordur. Eğer buna rağmen istifa etmeden aday olduysa, demek ki bu hükümlerin bir yaptırımı olmayacağını düşünüyor. Zaten yaptırımı olsa bile, bugünkü yönetimde bunu kim uygulayabilir? Anayasa Mahkemesi'ne götürülürse, buradan bir sonuç çıkar mı? Öte yandan Binali Yıldırım seçileceğinden yüzde 100 emin değil ki, istifa etmeden aday oldu.

GÖZLEM – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilse bile görevden alınabilir” iddiasına, daha sonra “Seçilip gene Meclis Başkanlığı’na dönecek ve koltuğu başka bir isme bırakacak. Bırakacağı kişiler arasında Bilal Erdoğan’ın da adı geçiyor” iddiasını da ekledi. Görüşünüz?

Belediye Kanunu'nun 45. Maddesi'nin "Belediye Başkanlığının boşalması halinde yapılacak işlemler" başlıklı fıkrasına göre "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplanması sağlanır. Meclis, ... toplanarak; a) Belediye başkanlığının boşalması veya seçim dönemini aşacak biçimde kamu hizmetinden yasaklanma cezasının verilmiş olması durumunda bir başkan, ... seçer. ...Belediye başkanı veya başkan vekili belediye meclis üyeleri arasından ve gizli oyla seçilir." Bu durumda, Binali Yıldırım istifa edince yerine Belediye Meclisi'nin seçtiği birisi gelir. Görevinden istifa ettirilen AKP'li belediyelerde bu yöntem uygulandı. O takdirde Belediye Başkanlığı'na atanacak kişi de Tayyip Erdoğan'ın isteği doğrultusunda eğer Belediye Meclisi'ne girmişse Bilal Erdoğan olabilir. Ancak Binali Yıldırım Meclis Başkanlığı'ndan istifa etse ve Belediye Başkanlığı'nı kazanamasa veya Belediye Başkanı olup oradan istifa etse bile, sonuçta Tayyip Erdoğan'ın etkisiyle yeniden Meclis Başkanlığı'na rahatlıkla seçilebilirdi. Binali Yıldırım'ın ısrarla Meclis Başkanlığı'ndan istifa etmemesini anlamak kolay değil. 

GÖZLEM – CHP ile İYİ Parti’nin “Millet İttifakı” için, Recep Tayyip Erdoğan “İllet İttifakı”, Devlet Bahçeli ise “Zillet ittifakı” diyor. Milletten “onlarca milyon oy almış” ve Anayasa’ya uygun “bir ittifak için”, Cumhur İttifakı’nın liderleri tarafından yapılan bu nitelendirmeler için ne diyorsunuz?..

Niye böyle diyorlar? Acaba bir anlamı var mı? Erdoğan'ın kullandığı "illet" ifadesi Türkçede "hastalık, dert" anlamına geliyor. Demek ki Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde topluca 15 milyon seçmenden fazla oy alıp, tüm seçmenlerin yüzde 33'üne yakınının oy verdiği bu iki partinin ittifakını bir "hastalık, dert" olarak görüyor. Bahçeli'nin kullandığı "zillet" kelimesi ise "Hor görülme, horlanma, aşağılanma, alçalma" anlamına geliyor. Bahçeli'nin başında olduğu MHP'nin üç katına yakın oy alan bu ittifak için bu ifadeleri kullanması ne demek istediğini de okurlara bırakıyorum. 

GÖZLEM – “Çocuğunu öldürüp gömdüğünü” söyleyen sonra ifade değiştiren Baba, “tutuksuz yargılanmak üzere” serbest bırakılıyor. Aynı uygulama “kadın hastalarının uygunsuz görüntülerini alıp, porno sitelerde servise koyduğu” iddia edilen doktor için yapılırken, gazeteci Eren Erdem hakkında “şipşak tahliye, bu karar uygulanmadan yeniden yakalama ve tutuklama kararı” veren bir adalet sistemi ile karşı karşıyayız. Yorumunuz?

Türkiye'de niye adalet yapısı böyle çarpık? Bunun tüm yönleriyle incelenmesi lazım. Bu verdiğiniz örneklerin her birisinin uzmanlar tarafından değerlendirilip açıklığa kavuşturulması lazım. Bunu yapması gerekenler de en başta bu konunun uzmanı hukukçular, basın ve varsa böyle bir çarpıklığın üzerine gitmesi gereken muhalefet olmalı.

GÖZLEM – Cumhur ve Millet İttifaklarının “yerel seçim şansını” nasıl görüyorsunuz?

Ben öncelikle bu konuda anlamadığım bir soruyu sorayım: Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu kadar başarılı olan ve özellikle İstanbul'da yaptığı mitingde 6 milyon kişinin katılımıyla büyük ses getiren Muharrem İnce'nin CHP yönetimi ve Kemal Kılıçdaroğlu tarafından niçin İstanbul Belediye Başkanı adayı olarak gösterilmediğini anlamakta zorlanıyorum. Onun dışında ekonomik sıkıntılar eğer gazetelerde yansıtıldığı gibi ise halk oyları bunu gösterecektir. İzmir'de her şekilde CHP adayının kazanacağını, İstanbul'da her şeye rağmen Binali Yıldırım'ın CHP'nin ismi duyulmamış adayı karşısında avantajlı kalacağını, Ankara'da ise sonucun ortada olduğunu düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test