Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bu yenileşme devam ederse muhasebeci ihraç etmeye başlarız

11.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Mesleğin yükselmesine, muhasebeciliğin gözde bir meslek haline gelmesinde Yahya Arıkan, Yücel Akdemir ikilisinin büyük katkısı bulunuyor. Bahadır Baş da son dönemde bu konuda karınca gibi çalışan başkanlar arasında yer alıyor. 

Her ay rapor… Sürekli eğitim. Her ilçede eğitim merkezi… Gelinen nokta bu… İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’ndan bahsediyoruz. Başkanı Yücel Akdemir 2018’de her ay yapılan işleri yazmış.

Her ay bir şeyler yapmışlar. Çünkü yazacak bir şeyler bulmuş. İstanbul böyle de Ordu farklı mı! Ordu Başkanı Bahadır Baş da kendi çapında İstanbul gibi yapıyor. Bıraksalar her gün bir etkinlik yapacak.

Eskişehir de başka illerdeki şubeler de aynen böyle… Bu yüzden meslek zirveye doğru tırmanıyor. Arama konferanslarında hep şu günler hatırlanıyor:

- Ekonomi sayfaları yeni yeni oluşmaya ekonomi muhabirleri yeni ortaya çıkmaya başlamıştı. İşte o günlerde ekonomi servislerinin olmadığı ya da istihbaratın bir bölümüne bağlı olduğu yıllarda müdürlerimizin muhasebeci imajı patronu adına vergi kaçıran adam şeklindeydi. Bu imajın oluşmasında kimin ne kadar katkısı var. Bunu ayrıca tartışmak mümkün ama esas olan bu imajın değişme süreci.

İşte bu süreci yöneten Yahya Arıkan, şimdi İstanbul’un başında olan Yücel Akdemir ve arkadaşları oldu. Önce dernekle başladılar. Sonra oda hem de yasası olan bir oda ya dönüştürdüler çalışmayı.

Ve muhasebecilik artık farklı bir noktaya geldi. Artık şirketleri de patronları da yöneten isimler çıktı mesleğin içinden…

Ve bugün gelinen noktada İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Yücel Akdemir’in şu sözleri mesleğin geleceğine ışık tutuyor:

- Muhasebecilik mesleği artık şirketlerin eli kolu hatta beyni haline gelmiş… Çok iyi yetişmiş muhasebecilerle çalışan şirketlerin sırtı yere gelmiyor.  Şu anda gelir vergisi beyannamelerini bitiriyor…  Kurumlar Vergisi beyannamelerini hazırlamaya başlıyor. Ama bunun yanı sıra KOSGEB, KGF (Kredi Garanti Fonu) gibi kredilere başvuruyor… Bunları organize ediyor. Şirketlerin finansman maliyetlerini aşağı çekiyor. Meslek birçok alana hizmet verirken işletme danışmanlığını da yapıyor. Hatta asıl iş bu olmaya başladı. Defter tutmak artık iş olmaktan çıkıyor… Muhasebeci şirketin kuruluşun finansman işini yönetecek. Şirket de ne iş yapıyorsa ona odaklanacak. İhracatı artırmaya, satışları koordine etmeye başlayacak.

Önce şirketlere katkı veren meslek şimdi Türkiye ekonomisine katkı verme noktasına geldi. Finansman olarak sağlam şirketleri olan bir ülke ekonomisi beton gibi olur.

Son olarak Avusturalya’nın Sidney kentinde yapılan Dünya Muhasebe Kongresi’nde de bu konular gündeme geldi.

Kongrede; özellikle, dijitalleşen muhasebe, denetim, analiz ve raporlamanın mesleğin geleceği ile ilişkisi konuşuldu.

Küresel ekonomik düzeni tehdit eden finansal operasyonlar- karışıklıklar, küresel vergi kaçakçılığı, günümüzde güven ekonomisinin rolü, finans ve muhasebede yapay zeka daha hızlı veri, öngörü ve çeviklik, insan faktörü, yaratıcılık ve inovasyon gibi konular en fazla ilgiyi gördü.

Mesleğin dünyadaki rolünün öne çıkacağı öngörüldü. Bu öne çıkışta Türkiye’nin yetişmiş muhasebecilerine çok ihtiyaç duyuluyor.

Eğitimi öne çıkaran, sürekli yenileşmeyi hayata geçiren bir meslek yönetimi gelecekte belki de dünyaya muhasebeci ihraç edecek noktaya gelecek.

 

Sivil toplum örgütlerini desteklemek için yola çıkan Sabancı çok önemli bir başarıya imza attı.

 

Sivil topluma hibe desteği tuttu

Dün gibi hatırlıyorum. Sabancı Vakfı sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını desteklemek sosyal sorumluluk projelerine ilgiyi artırmak için hibe programı başlatmıştı.

Önce olmaz dedi herkes. Çünkü sivil toplum kuruluşlarına destek verme anlayışı tam yerleşmemişti o günlerde.

Ama görüldü ki 11 yılda tam 148 projeye 20 milyon lira destek verildi. Bu sene destek devam etti. Sabancı Vakfı, bu sene de sivil toplum kuruluşlarına 1 milyon lira hibe verecek. Toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle hayata geçirilen Hibe Programları kapsamında projelere 50 bin lira ile 200 bin lira arasında destek sağlanacak.

Sivil toplum kuruluşlarının “Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi”, “Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması” ve “Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi” alanlarındaki projelerinin desteklenecek.

Hibe Programı için online başvurular 2 Ocak ile 8 Şubat 2019 tarihleri arasında yapılabilecek.

Sabancı Vakfı’nın Hibe Programı’nı sivil toplumun güçlenmesine ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle hayata geçirdiğini belirtiyor Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ve şöyle devam ediyor:

. Hibe Programı kapsamında 11 yılda 148 projeye 20 milyon TL destek verdik, yüzbinlerce bireyin hayatına dokunduk.

. Bu süreçte toplumsal ihtiyaçları yakından gözlemlemeyi ve desteklediğimiz alanları değişen ihtiyaçlara çözüm üretecek şekilde genişletmeyi de sürdürdük.

. Bugün görüyoruz ki, Vakıf olarak odaklandığımız alanlardaki sorunların çözümü için öncelikle nitelikli eğitime ihtiyacımız var.

. Bu nedenle eğitim alanında yenilikçi modeller uygulayan, hem eğitimin niteliğini ve kapsayıcılığını hem de eğitime erişimi artıran projelere destek veriyoruz.

. Toplumsal sorunların çözümünde sivil toplumun gücüne ve sivil toplum kuruluşlarını desteklemenin önemine inanıyoruz.

 

 

Dünya devi Pepsico Manisa'da öyle bir açılış yaptı ki tam zamanına denk getirdi.

 

Bu açılış ekonomiye iyi geldi

Morale çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde muhteşem bir açılış gerçekleşti. Devletin zirvesi o açılıştaydı. Açılışa yapan PepsiCo,  ürünlerini 200’den fazla ülke ve bölgede tüketicilere ulaştırıyor. Yani dünya devi bir kuruluş.

PepsiCo markaları arasında Frito Lay, Gatorade, Pepsi Cola, Quaker, Tropicana gibi herkesin bildiği ve tükettiği tam 22 ürün yer alıyor.

Türkiye’de yaklaşık üç bin kişiye doğrudan ve 40 binden fazla kişiye dolaylı olarak istihdam imkânı sağlayarak ülke ekonomisine ve gelişimine önemli bir katkı sunan PepsiCo, Manisa’da 6'ncı fabrikasını açtı.

300 kişinin istihdam edildiği fabrika, en yüksek kalite standartlarında, yerel tüketicilerin damak tadına uygun olarak Lay’s, Doritos ve Ruffles markalarını üretecek.

2019 yılında yaklaşık 150 milyon paket Doritos, 100 milyon paket Lay’s ve Ruffles üretecek yeni fabrikadan Romanya, Bulgaristan, Moldova, Litvanya, Estonya, Polonya, Makedonya, Kosova, Arnavutluk ve Sırbistan’a ihracat yapılacak.

Açılışa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın katıldı. Tören, PepsiCo Avrupa ve Sahra-altı Afrika Başkanı Silviu Popovici ile PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Levent Yüksel’in ev sahipliğinde gerçekleşti.

PepsiCo Avrupa ve Sahra-altı Afrika Başkanı Silviu Popovici tesis yatırımı ile ilgili şu bilgileri verdi:

. PepsiCo olarak 56 yıldır Türkiye’nin zengin tarihinin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Bugün ise, Manisa’da kurduğumuz yeni yiyecek fabrikamız, Türkiye’ye yatırımlarımızın önemli bir dönüm noktasını oluşturuyor ve Türkiye halkına, ekonomisine ve geleceğine olan inancımızı simgeliyor.

. Bugün PepsiCo, Türkiye’nin 24 farklı şehrinde tarımsal faaliyet yürütüyor ve kullandığı patates ve mısırın yüzde 100’ünü yine Türkiye’nin yerel üreticilerinden satın alıyor. Manisa fabrikasının faaliyete geçmesiyle birlikte PepsiCo’nun yerel çiftçilerden satın aldığı patates ve mısır miktarı yüzde 14 oranında arttı.

PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Levent Yüksel de bu bilgilere ek olarak şu ifadeleri kullandı:

. PepsiCo olarak, ülkemizde yarım asırdan fazladır faaliyet göstermekteyiz. Tarım, işimizin tam merkezinde yer alıyor. Birlikte çalıştığımız 1000 çiftçimiz ve diğer ortaklarımızla büyük bir aileyiz. Sürdürülebilir Tarım Programımız ve PepsiCo Tarım Akademimiz aracılığıyla yeni inovasyonları ve en iyi uygulamaları çiftçilerimizle paylaşıyor ve gelişimlerini sürekli kılmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye’de yaklaşık üç bin kişiye doğrudan ve 40 binden fazla kişiye dolaylı olarak istihdam imkânı sağlayarak ülke ekonomisine ve geleceğine önemli bir katkı sunuyoruz.

. Bu yatırım aynı zamanda PepsiCo’nun Fayda Gözeten Performans vizyonunu da destekliyor. Manisa fabrikası, çevresel, sosyal ve yetenek sürdürülebilirliği alanlarında verimliliği ve iş emniyetini güvence altına alan Yalın Üretim uygulamalarına uygun olarak tasarlandı. İlk tasarım aşamasından itibaren Sanayi 4.0’a entegre altyapısı ile en son teknoloji ve inovasyon yetkinlikleriyleinşa edilen fabrika, üretim planlama, anlık veriye ulaşım ve raporlamada dijitalleşme sayesinde, kağıtsız fabrika projesinin uygulanacağı dünyada ilk PepsiCo fabrikalardan biri olma özelliğini taşıyor. Bunun yanı sıra, 2020’de açılacak biyogaz üretim tesisinin kullanacağı elektriğin yüzde 30’u fabrikanın atıklarından elde edilecek ve fabrika, “sıfır atık” üretim tesisi olma özelliği de kazanacak.

. PepsiCo, Türkiye’de çevreyi koruma ilkelerine olan bağlılığını; atık, geri dönüşüm ve ambalaj malzemeleri alanlarındaki sürdürülebilir uygulamalarıyla devam ettiriyor. Çevresel sürdürülebilirlik alanında PepsiCo Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalar, Kasım 2017’de şirkete, ekolojik yenilikçilik aracılığıyla sürdürülebilir kalkınmaya yapılan en önemli katkıları ödüllendiren Avrupa Çevre İş Ödülleri’nin Çevre Yönetim kategorisinde ikincilik getirmişti.

 

İhracatın yapılışı konusunda yeniliklere imza atan Burak Önder iş dünyasının en başarılı isimleri arasında gösteriliyor.

 

Ev ve mutfak eşyalarında hedef 3 milyar dolar

Geçtiğimiz yılı 2 milyar 531 milyon dolar ihracatla tamamlayan Türk ev ve mutfak eşyaları sektörü 2019 için ihracat hedefini yüzde 15 yükseltti. 3 milyar dolara yaklaşacak bu hedefe kilogram başı değeri yükselterek ulaşacaklarını belirten Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder, aynı zamanda yeni pazarlara açılmayı istediklerini de ifade etti.

Ev ve mutfak eşyaları sektöründe Çin'den sonra kilogram bazında dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olan Türkiye, yeni hedefini kilogram başına değeri yükseltmek olarak belirledi.  Türkiye'nin kilogram başına ihracat fiyatının 3.20 dolar seviyesinde olduğunu ve dünyada yedinci sırada bulunduğunu belirten EVSİD Başkanı Burak Önder, yapılacak çalışmalarla bu fiyatın yukarı çekilebileceğini kaydetti.

Türkiye'nin son derece kaliteli ürünler yapmasına karşın tasarım ve markalaşmadaki eksikliklerin fiyatın diğer ülkelere oranla düşük kalmasına neden olduğunu söyleyen Önder, bununla ilgili Ticaret Bakanlığı ile temas halinde olduklarını ifade etti. Bakanlığın kendilerine ambalaj tasarımı desteği verdiğini anlatan Önder şu bilgileri paylaştı:

. İkincisi ürün tasarımında teşvik alabilir miyiz? Bakanlıkla bu konu ile ilgili görüşüyoruz. Eğer tasarım ve ambalajda istediklerimizi yapabilirsek kilogram başına fiyatı 3.5 dolarlara çıkabiliriz.

. Bunun yanında ülke markası da önemli.  İtalya dediğiniz zaman akla tasarım gelir, Almanya'da kalite gelir, Çin'de fiyat... Bizim de ülke markasını oturtmamız gerekiyor.

. 1980'li yıllarda en önemli iş üretmekti. Ama artık işin yüzde 10'u üretmek, kalanı ise pazarlayabilmek ve satabilmek. Biz de farklı pazarlama enstrümanları ortaya koymaya çalışıyoruz.

. Bunun için hedef pazar olarak belirlediğimiz ülkelere ticaret heyetleri düzenliyoruz ve oradaki satın almacıları bir araya getirip B2B toplantılar düzenliyoruz. Müşterinin ayağına giderek ve birebir iletişim kurarak büyüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda düzenlediğimiz organizasyonlarda ciddi satış başarıları elde ettik.

. Örneğin Polonya'ya ihracat yüzde 32, Fas'a yüzde 39, Kolombiya üzerinden girdiğimiz Latin Amerika bölgesine ihracat yüzde 61 arttı. Kolombiya'da 13 çevre ülkeden alıcıları ve toptancıları bir araya getirip bizim firmalarla eşleştirdiğimiz proje ile Ticaret Bakanlığı'ndan en iyi proje ödülü aldık. 2019'da Latin Amerika, Uzakdoğu ülkeleri ve Sahraaltı ülkelerini hedef olarak belirledik.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 17 Ocak 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 16 Ocak 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 15 Ocak 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 14 Ocak 2019 Pazartesi. Astrolojide tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 13 Ocak 2019 pazar hafta sonu astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Ocak 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar.

Yazarlar
Website Security Test