Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

2019 yılından beklentilerim

4.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2018 yılı ile birlikte tüm zorlukları, sıkıntıları geride bıraktık demeyi çok isterdim. Maalesef geçen yıldan yeni seneye taşıdığımız sorunlarımız tüm hızıyla devam ediyor.

Piyasalarımızı karıştıran gelişmelerin, bir kısmının 2019 yılı içerisinde hal yoluna konulabileceği konusunda iyimserliğimi korurken, Yurt dışı piyasaları etkisi altına alan ticaret savaşları, resesyon endişeleri, AB’nin toparlanma hızındaki sorunlar gibi konuların 2019 yılında da gündemimizi meşgul etmeye devam edeceğini söylemek isterim.

İçerde mart ayında yapılacak yerel seçimlerin piyasalar üzerinde etkisi devam ediyor. Temel ekonomik dinamikler üzerinde suni canlandırıcı tedbirlerle, düzelmeye zorlanmasının hastayı ayakta tutma çabası olarak değerlendirmek en doğrusu olacaktır. Oysaki hastanın yatarak, yoğun bir tedaviye ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz.

İmar barışı, bedelli askerlik gibi gelir yaratan kalemlerin yanında ÖTV KDV teşvikleri ve elektrik ve doğalgazda yapılan indirimlerin rasyonel bir çözüm olup olmadığı konusunda piyasa endişesi devam ediyor.

Piyasa işleyişine karşı alınan tedbirlerle oluşan enflasyondaki gerilemenin faiz indirimlerine dayanak oluşturması ihtimali kurun hareketlenmesiyle kendini gösteriyor.

Piyasaların ne zaman toparlanacağı ve normal seyrine döneceğini soran, çokça kişiyle karşılaşıyorum. Öncelikle söylemek isterim ki bisikletin pedalına basan kişiler tarafından yönlendirilmesi çok önemli. Piyasaları bağımsız olarak psikolojik koşullar altında yön verenlerin idare etmesi şarttır. Bunun böyle olmadığı ülkelerde devletlerin doğal kaynaklardan ya da başka güçlü gelirleriyle piyasaları sindirerek yön verdiğini görüyoruz.

Türkiye’nin sonsuz kaynağı olmadığına göre her yıl imar barışı yapamayacağımıza göre ve dış kaynak ihtiyacımız sürdüğüne ve süreceğine göre, piyasayı serbest rekabet koşullarına göre dizayn etmeli ve onu güçlendirecek şartları hazırlamalıyız.

Geçmiş yıllarda borsaların zirve ve dip yaptığı zamanlara baktığımda toparlanma sürelerinin küçümsenmeyecek kadar uzun sürdüğünü söyleyebiliriz. Bu diğer kalemlerde de aynı süreci izlemiştir örneğin borsanın dip yaptığı zaman dövizin ve faizin ya da altının zirve yaptığı döneme denk geliyor.

- 3 Ocak 2000 yılında 20,244 puanla zirve yapan borsa İstanbul 6,757 seviyesine kadar düşerek büyük bir çöküş yaşamış yukarı hareketin başlangıcı ancak 1 Eylül 2003 tarihi olmuştur.

- 1Ekim 2007 yılında 58,864 puanla zirve yapan borsa endeksi 20,912 puana kadar düşmüş ve ancak 2 Mart 2009 tarihinde toparlanmaya başlayabilmiştir.

- 1 Ekim 2010 tarihinde 71,776 seviyesini görerek zirve yapan endeks 48,600 seviyesini gördükten sonra 1 Ağustos 2011 tarihinde yeni bir yukarı hareket başlatabilmişti.

- 2 Mayıs 2013 tarihinde 93,398 puanla tarihi zirve yakalamış olan endeks 60,753 seviyesine düştükten sonra 2 Ocak 2014 tarihinde stabilize olmuştu.

- Uzun süren yatay ve dalgalı bir süreçten sonra yukarı hareketine 1 Kasım 2016 tarihinde başlamış ve bu süreç 29 Ocak 2018 tarihindeki 121,531 seviyesindeki zirveye kadar sürmüştü.

Netice olarak dengeler bozulduğunda yeniden dengelenme ve sürecin yeni zirveye evrilmesi oldukça zaman alan süreç. sabırlı olmak, risklerden kaçınmak çok önemli.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test