Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Askeri birliklerde siyasi propaganda aklın alabileceği bir olay değildir

7.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

8 Eylül 2017 tarihinde “Güçlü Ordu, Sadece Asker Sayısının Fazlalığı Değildir” başlığıyla ve 8 Haziran 2018 tarihinde “Asker İnancını, İbadetini, Siyasi Tercihini Gizlemelidir” başlığıyla kaleme aldığımız yazılarımızda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine düşürüldüğü durumu anlatmış ve bunun muhtemel sonuçlarını değerlendirmeye çalışmıştık. Bugün görüyoruz ki; bir askeri birlikte, bir rütbeli asker, acemi askerlere iktidarla ittifak halinde olan bir siyasi partinin belediye başkan adayının propagandasını yaptırıyor. Bir gazete haberinden; sekiz gün operasyona çıkan bir komando birliğine, dokuzuncu günde de operasyon emri verildiğinde, görevli uzman erbaşların yorgunluk ve moral bozukluğu bahanesiyle operasyona çıkmadıklarını, komutanlarının baskısı ve ısrarını gerekçe gösteren 48 uzman erbaşın görevlerinden istifa ettiklerini, duruma Tugay Komutanının müdahale ettiğini, uzman erbaşları ikna etmek için “istifalarını geri almaları halinde haklarında yasal işlem yapılmayacağı sözünü verdiğini” ve olayların yargıya taşındığını öğreniyoruz.

TSK İç Hizmet Kanununda askeri disiplin; “Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir” şeklinde tanımlanmaktadır. Yukarıdaki olaylara bakıldığında; askerlerine siyasi propaganda yaptıran rütbeli personelin, operasyon emrine uymayan komandoların, astlarına operasyon emrini uygulatamayan birlik komutanının ve emri uygulamayıp istifa eden personeline “istifanızı geri alın, hakkınızda yasal işlem yapılmayacak” diye söz veren komutanın tavır ve davranışlarının hiçbirisinin kanundaki disiplin tanımına uymadığı görülmektedir.

Bu ve benzeri olaylarda; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü ve etkinliğini kırmak için sahneye konan, zamanın komuta heyeti dahil en kıymetli askeri personeli, sivil ve asker ülkemiz için yıllarını harcamış çok değerli insanlarımızı yıllarca zan altında bırakarak eziyet çektiren ve bugün haksızlığı, hukuksuzluğu kanıtlanan Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Poyrazköy v.b. kumpasların ve bu sayede FETÖ’nün TSK’nın içine rahatlıkla yerleşmesine fırsat verilmesinin önemli rolü vardır. O dönemde bir kısım siyasetçilerin aldığı tavır, yasa değişiklikleri ve başta askeri okulların bir kısmının kapatılması, harp okullarının sivil üniversite statüsüne sokulması olmak üzere hayata geçirilen diğer uygulamaların Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleneksel yapısına olumsuz etkiler yaptığı kanaatindeyim.

Sadece bu iki olayı ele alarak yapılacak değerlendirmelerin de Türk Silahlı Kuvvetlerinin genel durumunu yansıtamayacağına dikkat çekmek isterim. Bu olayların, PKK, FETÖ gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, bütünlüğüne kasteden terör örgütlerinin ve bunları himaye eden bütün iç ve dış odakların; geçmişte bazı olayları çarpıtarak Silahlı Kuvvetlerimiz aleyhine yaptıkları kara propagandalara benzer propagandalara dönüşmemesi için büyük hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Savaşta hedeflerden birisi de karşıdaki ordunun insicamını (birlik, bütünlük, bağlılık, tutarlılık) bozmak, onu savaşamaz duruma sokmaktır.

Bununla beraber; bu ve benzeri olayların (yaygınlaşması halinde) milli savunma sistemimize büyük zararlar vereceği de akıldan çıkarılmamalıdır. Bunun için askeri hukuk ve eğitim sisteminin gözden geçirilmesinde yarar vardır. Askeri yasalar silahlı kuvvetlerin özel koşullarına uygun olarak düzenlenmiş yasalardır. Askeri yargı ise silahlı kuvvetlere özel bir ihtisas alanıdır. Günümüzde askeri yargı ortadan kaldırılmıştır. İlk bakışta sekiz gün operasyon yapan bir birliğin dinlendirilmesi gerektiği fikri, askeri operasyon koşullarını bilmeyen birisine makul gelebilir. Sivil mahkemelerin bu mantıkla vereceği bir hukuki karar gelecekte telafisi mümkün olmayan içtihatlar yaratabilir. Askeri eğitim sistemi de her türlü koşulda görev yapmaya dayanıklı, sağlam iradeli, görevi başarmaya odaklanmış, vatana, millete ve arkadaşlarına bağlılığı yüksek askerler yetiştirmelidir. Bu nedenle, Eğitim merkezleri, astsubay hazırlama okulları, askeri liseler ve harp okulları sisteminin; asker yemininde olduğu gibi “… icabında vatan, millet ve vazife uğrunda hayatını seve seve feda eyleyecek” askerler yetiştirecek şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün uygulanan subay, astsubay, uzman erbaş seçim ve temini ile bunların eğitim sistemi gelecekte daha büyük sorunlar yaratabilecektir. Askeri birliklerde siyasi propaganda yaptırılması ise aklın alabileceği bir olay değildir. Bu durum askeri birlikleri de farklı siyasi görüşlerin çatışma alanı haline getirebilecektir. Ordu, bir siyasi düşüncenin muhafız teşkilatı durumuna sokulmamalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük rütbelisinden en küçük rütbelisine kadar siyaset dışında tutulması için sorumlu bütün makamlar gereken bütün çabayı göstermelidirler.

Askerlik sadece bir meslek değil, gönüllü yaşam tarzı olmalıdır. Vatan savunması, maddi ve siyasi menfaat karşılığı yapılabilecek bir görev değildir. Devletimizi yönetenlerin, TSK komuta kademesinin ve askerlik mesleğini tercih eden herkesin bu anlayışa sahip olması, genç askerlerimizin bu anlayışla yetiştirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları 14 Aralık 2018, astroloji yorumları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık...

Günlük burç yorumları. 13 Aralık Perşembe, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test