Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyasette ''adam'' değerlidir, parti değil

30.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hayatım boyunca siyasete yakın oldum. Bunun nedeni biraz merak, biraz da bunun hoşuma giden bir mücadele türü olmasıdır...

Ancak hiç bir zaman bir partinin “zebunu”, yani esiri olmadım. Parti gençlik kolları çalışmaları ve parti kurmak dahil pek çok noktada siyasete dahlim oldu; ancak meslek olarak “bürokrasiyi” ve devleti seçtiğim için kadrolarda değil ama zirvelerde “siyasetçilerle” hep beraber oldum. Yani bir nevi staj...

Onun için devlet yönetiminde yer alan cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve yönetim kadrolarındaki bürokratlarla hayatım geçti...

Halen de emekliyim, ancak bir gün olsun emekliliği seçmedim ve seçmiyeceğim. Bir sağlık sorunum olmadığı müddetçe.

1963 yılından 1992 yılına kadar görev yaptım. Bugün de siyasetin ve yurdumun yönetimindeki hata ve sevapları yazan bir köşe yazarıyım.

İhtisasım ve yaşam tarzım olarak uluslararası ilişkiler ve turizm dünyasının içindeyim. Her hafta da gazetemin köşesinde görüşlerimi ifade etmekteyim.

Gelelim anlatmak istediğim noktaya...

Evet, partileri hiçbir zaman benimsemedim. Ancak her seçimde değişik partilere ve adaylara yerelde ve genelde oy kullandım.

Yalnızca  bir şey ile ilgilendim; liderin ve partinin adaylarının kim olduğu ile en önemlisi bunların “nitelikleri...”

Ne yazık ki tam notumu alan ne bir lider ve ne bir aday oldu. Ancak yaklaşanlar oldu, bunlarla beraber çalıştıklarım da...

 

Liderlik nedir acaba?

Bizim ülkemizde lider, partinin kendisi demektir. Zira Osmanlı’dan geliyoruz; padişahın, yani hep “tek adamın” kurbanı olmuşuz. Kendimizi bu “dertten” kurtaramıyoruz.

Bunlar içinde benim için gerçek “TEK ADAM” ise Kurtarıcımız ve Cumhurbaşkanımız, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’tür. O’nun eşi ve emsali gelmedi ülkemizde ve galiba bu gidişle biraz zor gelir. Ne yazık ki hak ve hukuk isteyen, refahı ve geleceği paylaşan, çalışan bir millet ve insan türümüz yok aslında. Ekseriyetle hep güdülüyoruz ve bir insana adeta tapmaya varan hislerin kurbanıyız.

Ayrıca bilimi, medeniyeti, sanayiyi, teknolojiyi, araştırma ve geliştirmeyi ön plana almayan, günü geçiren ve biraz da “parlatılmış ve abartılmış” işleri yapanları alkışlayan; akıl, mantık ve ufuk düşünmeyen, “hislerin” ve “dini söylemlerin” arkasında kalıp asıl mana ve anlamlarını araştırıp söylemeyen, “Arapça” terimlerle ve kelimelerle maksatlı cemaat ve tarikat deyimlerinin arkasında koşan bir milletiz.

Gelişiyoruz, ama gelişim ve değişim ister istemez az veya çok olagelmiştir milletlerin hayatlarında. Bizde de oldu... Ama ne yazık ki bize birisi bunları anlattı ve bir çoğunu da yaptı. Ancak ortalıkta O’nun kıymetini hala idrak etmeyenlerimiz var. O’nu kullanananlar da var. O olmasa idi zaten diğer “İslam” ülkeleri gibi esir olurduk. Tam 58 adet islam ülkesi gibi...

 

Nelere hasretim ülkemde...

Benim aradığım ise ülkemi idare ve yönetecek kişilerin “vasıflarıdır.”

O vasıflar ise şunlardır: Laik ve dirayetli olması, birliği ve Türk beraberliğini esas alması, demokrat bir yapıda olması, hep “ben” demek yerine beraberliği istemesi, kararlarını ehil ve bilgili kimseleri seçerek ve onlara DANIŞARAK vermesi, danışmanlarının gerçekçi kişilik ve bilgide olması, milletini sevmesi, bilim ve ilim vizyonuna sahip olması...

Ar-Ge ve sanal dünyanın gelişmelerinden nasibini alması gereken siyasetçi kadrolarına sahip olmamız gerekiyor.

Ben yanlız ve yalnız kendi ülkemin insanıyım. Diğerlerinin ne yaptığı önemli değil. Zaten herkes birinci olmayı, refahı  ve gücü istemektedir ülke olarak.

Ancak ben de AB ülkeleri gibi, Amerika gibi, Rusya gibi ve bunların hepsini güden ve yöneten, “PARA İMPARATORLUĞU” gibi bir ülkemiz olsun istiyorum.

Niçin mi istiyorum? Evet, ülkem için, milletimin fertleri için, devletim için, geleceğim için, ailem için ve ailemin fertleri için...

Onun için de siyasette, partilerin içinde ve başında “ADAM” istiyorum... Ama saydığım vasıflara haiz, danışan, görüşen, soran, arayan, ehliyetli ve dirayetli insanları aday gösteren adamlar... Geçmişini bilen, miletimin ve dünyanın tarihi tecrübeleri ile yoğrulmuş, kitap okuyan adamlar...

Umarım bu vasıflara haiz “SİYASİLERİ” seçerek ve isabetli karar vererek bunlara da kavuşabiliriz.

Ben partilerin değil, oradaki İnsanların “niteliklerinin” arayıcısıyım ve bu vasıflara sahip insanlara hasret bir vatandaşım.

Bilmem anlatabildim mi?..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları 18 Aralık 2018 Salı. Günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar, yükselenleri. Astroloji Aşk ve iş hayatınızdaki gelişmeler. Koç, Boğa, İkizler, Yeng...

Günlük burç yorumları 17 Aralık 2018, astroloji yorumları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık...

Günlük burç yorumları 16 Aralık. Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık, Koç, Boğa, İkizler.

Günlük burç yorumları 15 - 16 Aralık. Hafta sonu Cumartesi Pazar Astroloji yazıları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akre...

Yazarlar
Website Security Test