Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?''

16.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kusura bakmayın, Diyanet İşleri Başkanı sayın profesör, kusura bakmayın; atalarımızdan kalma “bu sözü” aynen yazmak zorunda olduğumdan size “sen” dedim. Ama bilesiniz ki, bugün Türkiye’de “siz” saygınlığını hak edip etmediğiniz tartışılıyor; kendinizi bu tartışmaya müstahak ettiniz, hatta daha da ilerisine!..

Atatürk’e, Anasına, vatanı beraber kurtardığı ve Cumhuriyeti beraber kurduğu arkadaşlarına, İstiklal Marşı yazarımız milli şair Mehmet Akif Ersoy’a “hakaretler, küfürler, iftiralar yağdıran” bir “din sapkınının ayağına gittiniz”; hem de “Atatürk Haftası’nda ve 10 Kasım’dan bir gün önce”, dahası “Devletin resmi arabası ve resmi kıyafeti ile!..” Ve de o adam ziyaretten sonra sizin için “Şeyhülislâm” dedi; Siz “ne diyorsun arkadaş” diyemediniz; hoşunuza gitti, galiba!..

Siz çok iyi biliyordunuz ki, “böyle bir günde, böyle bir adamın evine resmi kıyafetle giderseniz”, tepkiler olacak, gazeteler, TV’ler ziyareti yazacak, konuşacak, fotoğraflar, görüntüler, gündemin başına oturacak ve yurdun dört bir yanında “5 – 10 evlik mezralarda oturanlar” bile “bu ziyaretinizi öğrenecek” ve konuşacak, özetle “kimden yana olduğunuzu” da öğrenecekti. Zaten “o günün seçilişi de” bunun için değil miydi?..

Ama “tepkiler” tahmininizden çok büyük oldu. CHP / MHP / İYİ Parti liderleri “görevden alınmanızı, istifa etmenizi” istediler. Sosyal medya yıkıldı. Onun üzerine başında olduğunuz kuruma açıklama yaptırdınız; “insani ilişkiler, kul hakkı” falan diye. Madem” kişiseldi, insani ilişkiydi”, neden siz “kendi adınıza” yapmadınız da, bu açıklamayı “Diyanet İşleri Başkanlığı” adına yaptırdınız?

Dahası, daha da kötü; “kul hakkı” öyle mi? Yazık, konuştukça, açıklama yaptıkça batıyor ve “Herkesi kör, âlemi sersem sanarak” o din sapkınının karşısında olan milyonların “kul hakkının ne olduğunu” bilmediğini, “bu açıklamalarla onların uyutulacağını” zannediyorsunuz!..

“Kul hakkı”, sadece “maddi ve manevi manada, destek verilmeye, yardım edilmeye muhtaç olan insanlar” ile ilgili değildir. “Kul hakkı” her kulun “iftiralardan, yalanlardan, alaylardan, hakaretlerden, küfürlerden, şeref ve haysiyetiyle beraber korunması” hakkıdır da aynı zamanda.

Tıpkı Atatürk’ün, arkadaşlarının, Anasının da “iftiralardan, yalanlardan, hakaretlerden korunma haklarının da ‘kul hakkı’ olduğu” gibi; “Onların kul hakkı” yok mu?..

Bitmedi; ya “Keşke savaşı Yunanlılar kazansaydı” diyerek, “o” din sapkını Adam, “Kurtuluş Savaşı’nda vatan için canını veren” on binlerce şehidimizin “Kul hakkını, şehitlik hakkını, can hakkını, şeref ve haysiyet hakkını yemiş” olmuyor mu?..

Çok iyi bilirsiniz, “Kul hakkı yemek” en büyük günahlardan biridir ve “Allah “kendisine karşı işlenen günahları” affeder, ama “kula karşı işlenen günahları” affetmez. “Kul hakkı yiyeni”, ancak “kul hakkı yenmiş olan” kul affedebilir.

Onun için peygamberimiz Hazreti Muhammed buyurmuşlardır ki; “Kibri, hıyaneti, kul borcu olmayan mümin Cennete gider.”

Bu tablo, Diyanet İşleri Başkanı sayın Profesör, bu tablo, “o din sapkınının nereye gideceğini” göstermiyor mu?..

Siz kimi “ziyaret ettiğinizin” farkında mısınız, Allah aşkına?..

Siz, “kul hakkı yiyen” o din sapkını kulu uyarmak, “onu, hak yoluna çevirmek, kul haklarını yediği Atatürk ve arkadaşlarının, Atatürk’ün Anasının, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un ve on binlerce Kurtuluş Savaşı Şehidinin kul hakkını ödemesi için onlardan özür ve af dilemeye çağırmak için” gitmiş olmalıydınız, evine. Eğer “yanlış yolda olan, günah işleyen” o kula “insani bir iyilik yapmak” istiyorduysanız.

Ama siz, onu ziyarete “tam tersine bir zihniyetin tutkunu olarak” gittiniz ve “günahlarına ortak oldunuz”; artık o makama ve o koltuğa yakışmıyorsunuz!..

 

Haftanın Adamı

Prof. Dr. Ali Erbaş

Elbette ve elbette, bu hafta sütunumda “Haftanın Adamı” olmayı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş hak etti, hem de bir defa değil, yüz defa, bin defa!..

Feto kurumlarından, Fetocuların akademik kariyerlerinde yükselmelerini sağlayan imzalar, “İlk defa geliyorum” dediği Cemevi ziyaretine, o din sapkınına verilen ve ondan alınan hediyelere (Ciltli kitaplar) kadar ne var, ne yok gazetelerde, TV’lerde ortaya saçılıverdi. Saçılmalar devam da ediyor.

Bu seçime itirazı olan var mı, sevgili okurlarım?..

 

Sözün Özü

Ey muhalefet, önünüze her hafta “yem” diye bir başka konu atılıyor, gündemin başına oturtuluyor ve “o yemi afiyetle yutup”, başlıyorsunuz “o konuda” tartışmaya ve konuşmaya… Böylece, vatandaşın cebindeki, evindeki ve özellikle mutfağındaki yangını konuşmaya pek vakit bulamıyorsunuz. Kuzum, sizler, “31 Mart’ta da seçimi kaybetmek için” mi varsınız?..

 

 

Atatürk ve Bayrak ticareti!..

 

Bir tarafta “din ticareti” vardı, şimdi karşı tarafta da “aynı satış metotları ile” açık açık “Atatürk ve Bayrak” ticareti başladı.

Gazete ve TV’ler üzerinden reklam ve satış kampanyalarına, “cep telefonlarına kadar ulaşmayı” da eklediler!..

Ve de, “Sizin gibi bir Atatürkçü için, Atatürk / Bayrak setimizi ayırdık” diyecek kadar ileri gittiler, ticarette!..

Kendilerine “Atatürk ve Bayrak üzerinden ticaret yapılmasını kabul edemem” demeye çalışırken de, “daha sözümü bitirmeden” telefonu kapatmak nezaketini (!) bile gösterdiler!..

Ne diyeyim, kârlarına kâr katarlar, inşallah!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

İĞRENÇ MAHLÜK BUNAK PİSLİK.

22.11.2018 - 06:15
İğrenç mahlük,BUNAK, mikrop pislik,lağım faresi aşağılık geberesice adi ,şerefsiz bunak.Babası beli olmayan orospu PİÇİ iğrenç mahlük LAĞIM FARESİ FOSEPTİK .Kanalizasyonlara,süpüreceğiz,seni ve senin gibi FOSEPTİK lağım farelerini .
Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test