Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

AKP belediyeciliği!

16.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşümde gecekonduların yerine 15-20 katlı bina yapılmasına izin vermeyeceklerini belirti. Aklımızla dalga geçiliyor hissine kapılıyorum bu sözleri duydukça. Çünkü İstanbul’a en fazla gökdelen AKP Belediyeciliği döneminde yapıldı. Bundan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile şikayet ettiğini anımsıyoruz.

 

Korkunç Rantlar

Hazal Ocak, 25 ve 26 Ekim 2018 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Emsalsiz İhanet” başlıklı çok önemli bir inceleme yayınladı. Bu bir bakıma AKP Belediyeciliğinin İstanbul’u nasıl yok ettiğinin öyküsüydü. Bir telefonla koltuğundan edilen Kadir Topbaş döneminde, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin çoğunluk kararıyla ya da Ankara’da Bakanlıklar vasıtasıyla 80’e yakın proje için imar planları değiştirilmiş. Bu değişiklikler sayesinde 12.5 milyon metrekare fazladan inşaat hakkı elde edilmiş. Bu sayede bir tahmine göre 240 milyar lirayı aşan haksız kazanç sağladı bazıları. Emsal değerleri 5-6 kat artan projelerin hangileri olduğunu öğrenmek için Hazal Ocak’ın araştırması mutlaka okunmalı, incelenmeli.

Bir örnek olarak, Mecidiyeköy’de Ali Sami Yen stadı yerine yapılan Torun Center’ın başlangıçta 87 bin 500 metrekare inşaat hakkı bulunurken 342 bin metrekare inşaat yapıldığını söylemek yeterlidir sanırım. Şu meşhur “imar barışı” ile kaç bin metrekare daha artacağı da belirsiz.

Cumhuriyet yazarlarından Orhan Bursalı 28 Ekim 2018 tarihli “240 milyarlık rantın geriye dönüşü kaç para?” başlıklı yazısında şu tespiti yapıyor:

“1994’te kenti devralan iktidar, pratiğiyle gördü ki, İstanbul’un taşı toprağı altın ne demek, dünyanın en büyük, en muhteşem elmas ve pırlantalarına sahip bir kent! Ufacık bir izin, minicik bir plan değişikliği, inşaatların yasaları ve planları aşma ve taşmalarına göz yumma, hele hele merkezi iktidarın kentin en değerli yerlerini olağanüstü koşullarla peşkeş çekme kararları, İstanbul’un her karış toprağını milyarlar basan bir banknot matbaasına dönüştürdü.”

İşte budur övünülen “AKP belediyeciliği”! Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan da 21 Ekim 2017 tarihli açıklamasında kabul etti: “Biz bu şehrin kıymetini bilemedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Bundan ben de sorumluyum” dememiş miydi?

Karabağlar-Uzundere’de ilerleyen TOKİ konutlarında “AKP belediyeciliği”nin ne anlama geldiğini İzmirliler de tadacaklar ne yazık ki! Mahalleli, bu TOKİ’leri, İzmir Büyükşehir Belediyesinin teslim etmeye başladığı kentsel dönüşüm ile elde edilmiş yerleşim ve yaşam şekliyle karşılaştırıyor. Karşılaştırma AKP belediyeciliğinin lehine değil. Bu çok açık!

 

Sayıştay Raporları

Son günlerde ortaya çıkan Sayıştay raporları da AKP Belediyeciliğindeki vurgunları göstermiyor? Bu rezaletler karşısında siyasi iktidar her zamanki gibi baskı yoluna başvuruyor. Rezaletleri sorgulamak yerine bu raporları hazırlayanları görevden uzaklaştırıyor.

Oysa yerel yönetimler ülkede demokrasinin kaynağı olmalı. Demokratik gelişmeler yerelden fışkırmalı. AKP belediyeciliğinde ise, vurgun, adam kayırma, keyfilik (seçilmişler bir telefonla koltuklarından edilebiliyor), rant var.

Muhalefet partileri, önümüzdeki yerel seçimlerde kamu kaynaklarını car cur etmeyip yerelde kalkınmayı daha da geliştirerek bu gidişe dur diyecek kişileri seçmelidir ki, ülkemizin üstündeki tozları atıp ileriye doğru hamle yapabilelim. Elde, “İzmir Modeli” gibi bir örnek varken bunu başarmak mümkün.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Remzi

04.12.2018 - 15:12
Bunların yaptığı sadece çamur at izi kalsın.Keşke kentsel dönüşümde İzmir modelini örnek alsa.
Yazarlar
Website Security Test