Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Uganda’lı diplomatlarımız ve Boris Troloff II

9.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gerçekten eski Roma ve Arena’da popülist değerlerle olan insan katliamı aynen devam ediyor. Günümüzde insana veren değer konusunda pek de bir fark yok. Daha beter olamaz diyorsun, oluveriyor.

Brezilya’da seçilen insanın seçilebileceğini bir kaç hafta önce yazmıştım. Buyrun burada yakın. “Tropik Trump” artık iş başında.

Uganda’da diplomatlarımız Truva yılında 29 Ekimde ülkemizi tanıtmak üzere o zamanın yani İyonya’nın kiyafetlerini giymişler. Twitter’da infaz anında! “Vay vatan hainleri! Asalım keselim. Belediye’de çöpçü kadrosuna atayalım!” türünden tweetler. Parmağı olan ve yazma bilen yazıyor. Ağzı olan konuşuyor ve yeterince bilgi olmayınca ve teknoloji de müsait olunca da hemen yazılan her tarafa yazılıyor.   Bu kadar kolay mı insanların örneğin diplomat kadrosundan hemen çöpçü kadrosuna atanmaları! Korkarım bu kadar da kolay.

Ya’hu Büyükelçi inisiyatif kullanmış ve bir kere de kaftan giymeyip Truva yılı dolayısı ile turizme hizmet etmek istemiş. Milli günlerde kostüm giymek adeti Diplomaside var. Örneğin Almanlar, İtalyanlara böyle günlerde renkli kostümler giydikleri için gıcık oluyorlar. “Hem uçan kuşa borçlular hem de şov yapıyorlar” diyerek. Olsun be gardaş bu kadar renklilik şu dünyada! “Olmaaaaz!   Hemen asalım, keselim.”

Tabii bu arada bu sene Truva yılı idi böyle giyindiler, anlarım ama seneye Gobeklitepe yılı! Vallahi– ortaya çıkabilecek kıyafetleri düşününce korkmuyorum desem yalan olur!

Boris Kardeş’e gelince. Hikaye biraz daha karmaşık. Yıllardır rüya görmüyorum. İki gece peş peşe rüya gördüm. Birinde “beraber hayır işleri yaptığımız ama her türlü hesabı kendine yontmaya alışık bir insandan hayır işinde hep birkaç kuruş kazık yiyorum” diye bayağı bir tedirgin oldum, uyandım.

İkinci rüya ise çok daha renkli. Sokak köpeklerine acımak ve bakmak insanın doğasına çok uygun. Sokaktan aldığım köpeklerden de hayır gelmedi. Bir, iki, üç, evvelden olan hastalıklar, davranış bozuklukları… Altın kafeste olsa bile kaçmalar, söz dinlememeler. Rüya köpekler üzerine iken aniden döndü.

“Bir köpek almışım, bir tane daha derken, evde misafirlerin çok olduğu bir akşam paltolu temiz tıraş olmuş, uzun favorileri olan bir insan da bir şekilde oturma odama kadar girmiş.   Belli ki düşkün bir tip ama yelek giymiş, ceketi var, ayakkabıları paralanmış ama tertemiz tıraş olmuş bir muhterem.

“Siz kimsiniz?” deyince hemen cebinden bir hafif paralanmış kartvizit çıkartıyor. Kartvizin üstünde soluk kırmızı renkte  “ÇOK GİZLİ”   yazıyor altında da ismi:”Boris Troloff II”.

Düşünmeye başlıyorum “Bu davetsiz misafiri doyurduktan sonra ne yapayım” diye. O da oturma odasındaki sofaya bakıyor ve “Bu gece soğuk, acaba burada gecelemem mümkün olur mu?” diye soruyor. Ben de “Hayır” derken zorlanıyorum ama düşünüyorum; “Akşam vakti Polise mi, Jandarma’ya mı yoksa Acil Servise mi götürsem” diye. Acil serviste karar kılıyorum. Belli ki aklından hafif zoru var, belki de tehlikeli. “Munis durup aniden bir saldırı haline geçebilir mi? Hangi özgeçmiş onu bu tip bir kart ile ortada dolaşmaya zorladı?  Şefkat, sınırlı kaynaklar ve neler yapabilirim?” derken uyandım. Hiçbir fikrim yok nasıl bu isme ve rüyaya vardım! Hayırlısı.

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test