Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yeni Ekonomik Program'a sadık kalınmalıdır

26.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yeni Ekonomik Program’ın açıklanmasının ardından piyasalarda kısmi bir iyileşme görülmüş olsa da, aslında şimdilik gelecek ile ilgili öngörü yapılamaz bir durum yaşıyoruz. Her zaman siyasi iradenin kriz dönemlerinde hazırladığı ekonomik programlara destek veren reel sektörümüz, bu sefer de Yeni Ekonomik Program’ı, ülkemiz üzerinde oynanmak istenen manipülasyonlara ve kriz tüccarlarına karşı durarak destek vermiştir.

Haziran 2018’den bu yana ekonomide bozulan dengelerin reel sektör ve bankacılık sektöründe sıkıntı yaratmasından endişe duyulmaktadır. 13 Eylül 2018 tarihinde Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 24 olarak belirlemesi, çok isabetli olmuştur. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Yeni Ekonomik Program ile de desteklemesi sonucu, döviz kurlarının ateşi düşmüştür. Bu arada ABD ile Rahip Brunson’ın serbest bırakılmasının ardından iyileşme trendine giren ilişkiler ve AB ile yakınlaşma, ekonomide iyileşmelerin olacağı yönünde umut vermektedir.

İhracatımızın Ağustos ve Eylül’de artış göstermesi ve ithalatın azalması gibi konular önemlidir; ancak, ithalatın reel anlamda azaldığını düşünmüyorum. İhracatçı, dövizdeki yükselmeden etkilenmemek için, dövizin zirve yaptığı dönemde ithal etmesi gereken ürünleri gümrük antrepolarında bekletti ve mevcut stoklarını kullanarak ihracat hedeflerini yakaladı. İçinde bulunduğumuz, ihracat finansmanına erişimin zor olduğu dönemde, ihracat sektörünün finansmanına destek olacak önlemler alınmalıdır. 180 güne düşürülen Eximbank kredilerinin kullanım süreleri, eskiden olduğu gibi 360 ile 540 güne çıkarılmalıdır. Ticari kredilere ulaşmada, özellikle KOBİ’ler, bugünkü yüzde 35 ila 40 oranındaki faizlerle bile kredi bulmakta zorlanmaktadır. Bankalar, ek teminat istemektedirler. KDV alacakları, bu noktada kredi teminatı olarak kullandırılmalıdır.

Ekonomimizin istikrara kavuşturulmasında en önemli araçlardan biri de serbest piyasa ekonomisi kurallarından sapmadan, yabancı sermaye girişlerinin -ister reel sektör yatırımları, ister portföy yatırımları olsun- özendirilmeli, güven ortamı oluşturulmalıdır. Yeni Ekonomik Program’da belirtildiği gibi, ihalesi yapılmamış ve ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projelerin yanı sıra, uluslararası finansman ile realize edilmesi düşünülen Kanal İstanbul ve benzeri mega altyapı projeleri askıya alınmalıdır. Bu tür projelerin devamı, telafisi olmayan yeni krizlere davetiye çıkarır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Erol Akı

28.10.2018 - 15:59
Bu alanda uzmanlığı kanıtlanmış olan yazarın isabetli olan tavsiyelerine katılıyorum. Aklın yolu birdir
Yazarlar
Website Security Test