Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: ''Erdoğan, muhalefeti yok ediyor!..''

5.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, “Türkiye gündeminin başında olan iç ve dış konularla ilgili sorularını cevaplandırdı, işte görüşleri…

GÖZLEM – Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya temaslarından sonra “AB ilişkileri” konusunda olumlu mesajlar verirken, Avrupa Parlamentosu, “Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği Konseyi arasında Kasım 2017'de yapılan bütçe müzakerelerinde ‘insan hakları, demokratikleşme ve hukuk devleti alanında iyileşme’ koşuluna bağladığı ve dondurduğu Türkiye'ye IPA fonları kapsamında yapılan yardımların 70 milyon euro tutarındaki bölümünü”, Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı son Türkiye raporunda ‘bu alanlarda ilerleme yaşanmadığının not edilmesi üzerine’ iptal kararı verdi. Karar, 28'e karşı 544 oyla alındı; 74 parlamenter çekimser kaldı. Görüşünüz?..

Erdoğan, Amerika ve komşu ülkelerdeki sorunları bir kenara bırakıp, AB, Avrupa ülkeleri ve örneğin Almanya gibi ülkelerle ilişkileri yeniden canlandırarak sıcak tutmak istiyor. Erdoğan'ın AB konusunda olumlu mesajlar verirken AP'nin aldığı iptal kararı, Almanya ile iyi ilişkiler kurma sürecinde olmasına karşın Erdoğan'ın yeteri kadar olumlu etki yaratamadığını gösteriyor.

GÖZLEM – Türkiye – Almanya ilişkilerinde yumuşama sürecine girildiği görüntüsü açıklamalara ve basına yansımışken, “Almanya’nın mart ayından itibaren Almanya'dan alınan Leopar 2 tanklarının yenilenmesi, tamiri ya da yedek parçaları için zırh veya türevlerini büyük ölçüde kısıtladığı" açıklandı. Alman Maliye Bakanlığı, 2016'da Türkiye'nin 213 kez silah ve parça alım talebine olumlu yanıt verdiklerini, 2017 yılında, 138 kez ihracat izni verildiğini ve 34,2 milyon dolarlık silah ya da parça satıldığını, bu yıl ise 1 Ocak-13 Mart arasında 34 talebe olumlu yanıt verildiği, bunun karşılığında 9.7 milyon euro alındığını açıkladı. Bakanlık açıklamasında, Mart ayından bugünlere kadar ise, Suriye'de PYD / YPG'ye karşı başlattığı operasyonlardan sonra Türkiye'nin taleplerinden sadece 16'sına olumlu yanıt verildiği, bunun da toplam değerinin 916 bin euro olduğu belirtildi. Türkiye'nin Suriye'deki PYD / YPG operasyonları nedeniyle silah satışlarının bu şekilde durdurulduğu ilk kez açıklanmış oldu. Almanya Leopar tanklarının Suriye operasyonlarında kullanılmasını istemiyor ve terörist gruplara karşı yapılan operasyonları sınırlamak peşinde. Yorumunuz?

Dışarıdan gözüken şey Almanya ile ilişkilerin gelişmekte olduğu yönünde. Cumhurbaşkanının Almanya ziyareti olumlu bir hava yarattı. Ama herşeyin bir anda düzelmesini beklemek doğru değil. Almanya, özellikle o ülkede yaşayan Kürt vatandaşları nedeniyle ve baskılar yüzünden Türkiye sattığı, zaten çok yüksek olmayan, silah miktarını kısıtlamış olabilir.

GÖZLEM –  “Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında kurulan ve 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu ‘Maliyet ve Dönüşüm Ofisi’ için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile beraber çalışmaya karar verilmesi”, üzerine büyük tartışmalar çıktı. Ekonomi uzmanlarının bazıları “Kayyum / IMF benzeri” dediler, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Düyunu Umumiye” diye nitelendirdi. Şirketin “aynı zamanda” Netanyahu’nun da danışmanlığını yaptığı, “ülkesinde Yahudi olmayanların, Müslümanların, Hristiyanların, Dürzilerin sorunlarını çözmek” konusunda yetki verdiği, şirketin daha önce de “Güvenlik sorunlarını düzene sokma” konusunda da İsrail Savunma Bakanlığı ile beraber çalıştığı öğrenildi. Görüşünüz?..

McKinsey'in ABD istihbarat örgütü CIA ile de yakın ilişkileri olduğu açıklandı. McKinsey'in bu 16 bakanlığın denetlemesine getirilmesi, kanımca damat Ekonomi Bakanı Berat Albayrak'ın Türkiye'nin bozulan borç durumunu görüşmek üzere İngiltere'ye yaptığı ve bir dizi uluslarası para kaynaklarıyla görüştüğü ziyarette dış sermayeye güven verici bir önlem olarak konuşulmuş olsa gerek. Bunda o kadar da kötü bir şey yok. Uluslararası ağırlığı olan bir kurum.

GÖZLEM – Erdoğan, haftalardır “ekonomimizde olanları” açıklıkla “Manipülasyondur” diye nitelemiş ve her defasında ABD ve İsrail’i işaret etmişti. Şimdi “bu kadar önemli ve ekonomimizi doğrudan ilgilendiren” bir görevin, “İsrail’le beraber çalışan” bir ABD şirketine verilmesini nasıl yorumluyorsunuz?..

Bu kurum da itibarı, ağırlığı olan bir kurum. Uluslararası ağırlığı olduğu ortada olan bir kurumun ABD ile, İsrail ile de ilgisi var diye kabul etmemek bana mantıklı gelmiyor. Demek ki, Erdoğan, dünya ekonomisi içinde yeri olan, ağırlığı olan bu kuruma bir ihtiyaç içinde olduğunu düşünüyor. Erdoğan yeri geldiğinde, ABD'ye de, İsrail'e de karşı çıkar gözüküyor. Yeri geldiğinde Birleşmiş Milletlere de AB'ye de laf ediyor. Bunların hepsi polemik, iç siyasete dönük hareketleri. Yoksa kendisi de Türkiye'nin içine düştüğü durumdan çıkmak için gerekenleri, ihtiyaçları görüyordur.

GÖZLEM – Yeni Anayasa ile Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri büyük ölçüde kısıtlanmışken, şimdi de AKP’nin verdiği bir teklif ile Meclis İç Tüzüğü değiştiriliyor. Muhalefetin sesinin daha da kısılmasını sağlayacak maddeler var, teklifte. Nasıl yorumluyorsunuz, bu tabloyu?..

Erdoğan'ın muhalefeti susturmak ve esir almak için elinden ne gelirse yapmak istediği muhakkak. Apaçık. Buna hiç şaşırmamak lazım. Erdoğan muhalefeti yok etmek istiyor.

GÖZLEM – Cumhurbaşkanı, Kuzey Irak’ta ve Kuzey Suriye’de “ABD’nin hiç hoşlanmayacağı” yeni operasyonlardan söz ediyor. Kandil / Sincar / Münbiç ve İdlip çizgisinde “silahlı KARA operasyonları” yapılabilir mi?..

Bunu istihbaratla analiz etmek gerek. Ne kadar yaparsam, nasıl yaparsam, nereye yaparsam karşıdan nasıl tepki gelir, ABD, Rusya, Suriye diğer ülkeler ne der. Bunların hesabını iyi yapmak gerek. ABD ile harp ilan etmeyecek kadar ne yaparsan yapabilirsin? Bunları iyi bilmek, istihbaratla değerlendirmek lazım.

GÖZLEM – Ülkede “Dış politika / Ekonomi / İç politika” konularında önemli gelişmeler olurken, muhalefet partileri hâlâ “kendi iç sorunları ile uğraşıyor”; iktidara karşı “münferit bazı açıklamalar ve Meclis’e verilen, cevaplanmayan soru önergeleri” ile iktifa ediyor. Gerek CHP, gerek İYİ Parti’ye oy vermiş vatandaşlar, 24 Haziran seçimlerinin yarattığı hayal kırıklığının üzerine, bir de bu tabloyu yaşayınca, “Yerel seçimler için” umutlu olamıyor ve hatta “sandığa gitmeme düşüncesi” giderek yayılıyor; yorumunuz?..

Apaçık iktidar elindeki bütün imkanları kullanarak iç politikaya da hakim olmak istiyor. Pek çok kesimin de iktidardan çıkarı var. Başta örneğin MHP. Bunları da istediği gibi kullanıyor. CHP, İYİ Parti ne yapabilir? Kendi partisiyle ilgili bir şey yapamayan muhalefet liderlerinin, çıkıp da ülkenin sorunlarıyla ilgili muhalefet yapması, şu konuda şöyle yapın diye politikalar üretmesi beklenemez maalesef.

GÖZLEM – Enflasyon, zamlar, hayat pahalılığı, özellikle “dar ve sabit gelirlileri”, yani “oy verecek” milyonlarca vatandaşı olumsuz etkiliyor, ama ne CHP’nin, ne İYİ Parti’nin “bu konuda” halkı etkileyecek ciddi ve toplumsal bir çabası, faaliyeti görülüyor. Sadece cılız bazı seslerle idare ediliyor. Özetle vatandaşlar “Muhalefet görevini yapmıyor, yapamıyor” diyor; görüşünüz?..

Muhalefetin gücü var da mı yapmıyor. Muhalefetin hiç bir gücü yok, kalmadı. Partilerini feshedip, Parlamento'dan çekilsinler mi? Bu da çözüm değil. Bir defa TVsi varsa onu politikalarını tanıtma, ülke sorunlarını gözler önüne serme yönünde çalışmalı. Yoksa hemen bir TV açıp bunu yapmalı. Hatta yazılı basında da doğrudan birer gazeteleri olmalı. Aynı zamanda parti bünyesindeki uzmanlarından kurullar oluşturup ülke sorunları ile ilgili değerlendirmeler yapıp yeni politikalar geliştirmeli.

GÖZLEM – İş alemi de “sesini çıkaramıyor” ama ekonomideki yangını şiddetle hissediyor. Ekonominin lokomotifi olan imalat, toptancılık, konut, otomotiv, hazır giyim sektörlerindeki durağanlığı, “konkordato” ilan eden çok büyük ve büyük firmaların sayısındaki artış gösteriyor; muhalefet partileri “bu konuyu bile” gündemlerinin başına koyamıyor; yorumunuz?..

Katılıyorum. Muhalefetin eli kolu bağlanmış durumda. AKP + MHP'nin oy oranı yüzde 50'nin üzerindeyse, ona yakın da muhalefetin oy oranı var. Ama muhalefetin çıkardığı ses ve bunun ulaştığı kitleler aynı oranda değil. Bunda hiç şüphesiz liderlerinin ve icraatlarının da payı var. Ancak görünen hava, kendi aralarında da ve kendi içlerinde de uyumlu ve sorunsuz değiller. Bu durumun maalesef yerel seçimlerde iktidarın işine yarayacağını düşünüyorum.

GÖZLEM – Ülke “böyle bir tablo içinde yaşarken”, basınımızın büyük bölümü, “güllük gülistanlık bir Türkiye” imajı ile yatıp kalkıyor; duayen bir gazeteci olarak basının bu durumu konusunda görüşünüz?..

Bunu diyen herkesin çıkarı var. Basın diyorsunuz. Hangi basından bahsediyorsunuz. Büyük çoğunluk yandaş ve çıkarları gereği bu tabloyu yaratıyor.

GÖZLEM – Bir zamanlar görev yaptığınız, Milliyet ve Hürriyet gazetelerindeki “gazetecilik görevlerini yerine getirmeye çalışan gazeteci / yazarların görevlerine son verilmesi, istifa ettirilmeleri” olaylarını her gün yaşar olduk, üzülüyor musunuz?..

Üzülmek şu: Türkiye'de demokrasi ortadan kalkıyor. Bu istifalar da bizim yukarıdan beri söylediğimiz şeyleri doğruluyor. İktidar her çeşit muhalefeti ortadan kaldırmaya çalışıyor. İktidar dediğim de tabii ki Erdoğan. Erdoğan her yerdeki iktidar. Sadece başkan gibi cumhurbaşkanı değil, Parlamento'da, ülke genelinde apaçık iktidar. Bu durumda halk da dırdır ediyor ama dırdır edeceğine oy vermesene. Halkın belli kesiminin de çıkarı olduğu için bu, o çıkarlar ortadan kalkana kadar böyle devam edecek. Öte yandan, bu işin farkında olmayıp da hâlâ cehaletiyle “Türkiye'de demokrasi var, muhalefet var” diye düşünenler de varsa onlar da çok azınlıkta kalıyordur.

GÖZLEM – Eski bir sporcu ve hoca, dahası eski bir “spor yazarı” ve de “daimi bir spor izleyicisi” olarak Ali Koç ve Fenerbahçe ile ilgili görüşünüzü merak ediyoruz; ne diyorsunuz?..

Rezalet. Acıyorum. Ama Ali Koç iyi niyetle, burnuna kadar rezalete batmış bir ekibi Fenerbahçe'den temizledi. Tertemiz bir kişi olarak göreve geldi. Ama bununla bitmiyor ki. Ne oyunlar oynanıyor kim bilir. Fenerbahçe yönetiminden attığı kişiler boş mu duruyordur şimdi? Fenerbahçe'ye yazık. Fenerbahçe nasıl düzelir? Fatih Terim gibi iyi bir antrenör alırlar. Oyuncu transferi yaparlar. Ali Koç idareyi tamamıyla kontrolü altına alır. Ondan sonra düzelir herhalde.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları 14 Aralık 2018, astroloji yorumları tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık...

Günlük burç yorumları. 13 Aralık Perşembe, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test