Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Meral Akşener : 'Bahçeli sert bir şekilde azarladı'

10.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Meral Akşener : 'Bahçeli sert bir şekilde azarladı'

Meral Akşener:

"O balkon konuşmasını ben çok önemsemiştim. Konuyu kabullenmiş bir dildi. Demiri soğutmayı da önemli görmüştüm. Sert, dışlayıcı dilin ortadan kalkacağı, hepimizin Cumhurbaşkanı olacağını düşünmüştük. Sonra küçük ortak devreye girdi. Sayın Bahçeli sert bir şekilde azarladı. Ben Sayın Erdoğan'ın ruhen rehine olduğuna inanıyorum."

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu Çalar Saat Programı'nın konuğu oldu.

İşte Meral Akşener'in konuşmasından satırbaşları;

Sayın Erdoğan mütevaziliğe geçemez. Zihniyeti değişti çünkü. Saray zihniyeti farklı bir şey. Böyle bir durumda saraya gittiniz. Binlerce bürokratik kadronuz oluştu. Binlerce insanla geziyorsunuz. Yüzlerce insanla geziyorsunuz, konvoy vs. Psikologlar beni daha iyi anlar. Fakir sofrasına oturduğunuzda yadırgarsınız, fakir sofrası da sizi yadırgar. Ayrıca saraya girdiğiniz milletinizden korkarsınız. O bürokratik ağ size öyle şeyler söyler ki korkarsınız her şeyden.

İsmail Küçükkaya: 31 Mart'ta neler oldu efendim?

31 Mart'ta Sayın İmamoğlu kazandı. Refah Partisi'nden bu yana dillere destan denilen bir seçim çalışması yürütüldü. Sütlüce'de oturuyorum ben. Her seçimde iki kere çalarlardı kapımı. Ne 31 Mart'ta ne de 24 Haziran'da kapının zilini çalan olmadı. Dünün mazlumu, ekonomik anlamda yükseldi. Elin taşıyla elin kuşunu vurmak gibi bir şey oldu. Çok şey atfedildi, Sayın Erdoğan'ın da hoşuna gitti. Haşa Allah'ın görevlendirdiği bir kişi oldu. Sayın Erdoğan'ın da hoşuna gitti bunlar. Reis bir şeyler bulur dediler, Reis de bizimkiler çalışıyor dedi. 31 Mart böyle oldu. Sayın Erdoğan kaybedeceğini hiç düşünmedi o yüzden B planı yoktu.

İsmail Küçükkaya: Önce bu YSK ve 31 Mart'ı konuşmak istiyorum önce bir haberimiz var izleyelim. Gittik vatandaş olarak oylarımızı kullandık. Belli bir saate kadar her şey güzeldi. Sonra AA veri akışı kesildi. Dedik bir şeyler oluyor. Yayını kesmedik, devam etti. Sonra YSK Başkanı açıklama yaptı. Ekrem İmamoğlu önde dedi. Ekrem İmamoğlu ne dedi? Siz o gün ne yaptınız? Anladınız mı İmamoğlu'nun kazandığı?

Evet. Sonra süreç başladı. Balıkesir Büyükşehir gibi benzer itirazlar söz konusu oldu. Bizim itiraz ettiğimiz, Mustafa Kemalpaşa'daki itirazımız çok ilginçtir. Tam kanunsuzluktan müracaat ettik. En son itiraz süresi 2 Mart'tır. İtiraz edemezsiniz. Dolayısıyla reddetti. Aynı kararı İstanbul için, Mustafa Kemalpaşa itirazına ret oyu veren hakimler, İstanbul'u reddetmedi. 

Türkiye'de YSK ile ilgili hukuk ve adaletle ilgili soru işaretleri varken. Millet anladı ki YSK'da bulunan hakimler cübbelerine düğme diktirmiş. Sayın Erdoğan'ın bir açıklaması var, tabanını konsolide etmek olarak anladım. Yapacaksınız demişti. Tam tersi bir sonuç çıktı. Seçim sonuçlarını etkilemiyor bu dedikleriniz. İstanbul seçimlerinde itiraz edilen sandıklarda 4 puan sayın Binali Yıldırım önde. hile varsa nasıl oluyor bu? Valilikler, kaymakamlıklar bu listeleri il seçim kuruluna veriyor. Yani kim? Mülkü idare, iktidarın memurları. VAliyi kayyum olarak koyuyorsunuz belediyeye. Aynı valinin emrindeki kaymakamlar da hukuken doğru olmayan sandık kurulu başkanlarını onlar atıyor. Bir ceza verilecekse bu arkadaşlara vermek lazım. Bir de vali bey onore ediliyor. Bakanlar çalışmamış onlara da fatura kesilmiyor. Fatura bu milletin oylarına çıkıyor, milli iradenin gaspıdır bu. Bir başka konu da YSK, yok hükmüne getirdi kendi kendini. Cübbesine düğme dikilmiş yargıca mı güveneceğiz? Seçimin tekrarlanması ekonomiyi etkiler bu ayrı, bu güvensizlik, hak hukuk ve adaletin ortadan kalkması, seçmen iradesinin gasp edilmesi son derece yanlıştır.

Sayın Baykal olmasaydı Ak Parti olur muydu? Sayın Bahçeli olmasaydı Sayın Gül Cumhurbaşkanı olabilir miydi? Bu milletle inatlaşmak gerçekten bu seçimde çok büyük bir yanlış oldu. Sayın Erdoğan kendi kendini oylattıracak. Ne gerek vardı 4.5 yıl daha bu ülkeye hizmet etme şansı vardı. 

İsmail Küçükkaya: Kemal bey talimat vermiş, kimse erken seçim demeyecek.

Muhalefet zaten erken seçimi ağzına almadı. Bu bir yerel seçimdir. Ben dedim ki bir kulak çekin, seçmen velinimetimizdir desin. Niçin Yıldırım yerine İmamoğlu'na oy verdi diye düşünüp hizmete başlamak yerine seçim yenilemeye gittiler. Seçimden ziyade itibar zedelenmesidir.

İsmail Küçükkaya: Böyle bir gasp olduğunda milletin bunu

Saray saray. Saray kültürü bir zihniyet oluşturur. Oradaki bürokrasi siyasetçiye yön verir. Her şeye reis karar verir gibi bir illuzyon oluşur ve milletle bağınız kopar. O balkon konuşmasını ben çok önemsemiştim. Konuyu kabullenmiş bir dildi. Demiri soğutmayı da önemli görmüştüm. Sert, dışlayıcı dilin ortadan kalkacağı, hepimizin Cumhurbaşkanı olacağını düşünmüştük. Sonra küçük ortak devreye girdi. Sayın Bahçeli sert bir şekilde azarladı. Sonra ben öyle demek istemedim böyle dedim. Demiri kızgınlaştırmak değil, eriten bir sertliğin gündem olduğunu söyledim. Ben Sayın Erdoğan'ın ruhen rehine olduğuna inanıyorum. İstanbul'da anlaşılıyor ki bu sistemin beslendiği yer İstanbul. Bir sürü yolsuzluk var. İstanbul'un her türlü kanunsuzlukla geri alınmasına yönelik bir durum söz konusu.

İsmail Küçükkaya: Bir tuzak mı var diyorsunuz?

İki tuzak var. Valilerin, kaymakamların verdiği, hukuksuz olduğu kabul edilen sandık kurulu başkanlarının seçmen iradesine tuzak olarak konulduğunu düşünüyorum.

47 gün daha seçim konuşacağız ve maliyeti korkunç olacak. Geçen sene bugün 4.24’tü. Bugün kaç? 6.24. ‘dolar düşecek. Ekonomi uçacak’ diye bir seçim yaptık. Tam tersi oldu. Ekonomiye bakılamıyor. Bakan Damat bey hiçbir şey yapamıyor. Başta Damat Bey olmak üzere değişmedikçe ekonomi düzelmez.

Korkunç bir şuur altı var. Galatasaray Divan Başkanı diyor ki ‘son divanımız olabilir’, sanatçılar tehdit edilip, fişleniyor. Bu fişlemeleri 28 Şubat’ta yaparlardı. Tarih tekerrür ediyor.

Sayın Gül’ün de içinde bulunduğu kuruluş dönemlerinde ben vardım. O günün siyasi hastalıklarından kurtulmuş değerleriyle bir siyasi parti kurma anlayışıyla yola çıkılmıştı.

Ama sonuçta sanatçılar fişlendiği, vatandaşın korkutulduğu, gazetecilerin susturulduğu bir döneme girildi.

Dolayısıyla Sayın Davutoğlu’nun ve Gül’ün bu açıklamaları önemli.

İddia edilen kuruluş değerlerinden kopan Sayın Erdoğan’dır."

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türk siyasetindeki liderler son günlerde büyük popülariteye ulaşan FaceApp uygulaması ile yaşlandırıldı. Liderlerin FaceApp ile yaşlandırılmış fotoğrafları sosyal medy...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in, kentin geleceğini İzmirliler ile birlikte planlama hedefi doğrultusunda yaşama geçirdiği İzmir Buluşmaları'nın ikincis...

Gözaltı süresiyle beraber 639 gündür tutuklu olan iş insanı Osman Kavala ile beraber 15 sanığın ağırlaştırılmış müebbetle yargılandığı Gezi davasının ikinci duruşması ...

Yeni parti kuracağı konuşulan Ak Partili Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: 'Aile siyasetin dışında olmalı, Berat Albayrak eleştirileri göğüslemeli'

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: ''Cumhurbaşkanlığı, benim verdiğim emrin tam aksine 'Rus Uçağını düşürdük' açıklamasını yaptı''

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında önemli itiraflar geliyor. Davutoğlu Erdoğan'ın kendisine, ''Başbakan gibi görün ama Başb...

Ak Partili Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: ''Ak Partideki Trol Çetesi Pelikancıların kimler olduğunu biliyorum''

Yazarlar
Website Security Test