Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Belediye Başkan Adayları TRT'de

30.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam (29 Mart 2019 Cuma) TRT'deydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 31 Mart 2019 yerel seçimlere bir gün kala çok önemli açıklamalar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam (29 Mart 2019 Cuma) Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve belediye başkan adayları ile TRT'ye konuk oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul için yapılanları ve yapılacakları anlattı. İşte Cumhurbaşkanının konuşmasının tamamı:

59 il yaptık ve 59 ilin dışında da bugün tabii bu ilçelerimizle birlikte 29 tane de ilçe yapmış olduk. Yarın da 6 ilçe yapacağız. Böylece de 35 ilçeyle de bunu tamamlamış olacağız. Fakat bu arada gerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Binali Bey olsun gerek Ankara’da Mehmet Özhaseki Bey olsun, İzmir’de Nihat bey olsun, bütün arkadaşlarım ilçe belediye başkanlarıyla birlikte gerçekten çok yoğun bir performansı ortaya koydular. Kaldı ki bizim bu seçimlerdeki bir özelliğimiz de Cumhur İttifakı olarak çok farklı bir performans izledik. Çünkü çalışmazsak netice almak da mümkün değil. Hele hele de bir beka meselesi gündemde olunca bu beka meselesinde de bunu milletimize iyi anlatmak ve neticesini de buna göre koparmamız lazım.

Karşımızda bir zillet ittifakı, bir illet ittifakı var. Bunun karşısında da Cumhur İttifakı olarak bizim güçlü bir çıkış yapmamız lazım. Bu yerel seçimleri de kesinlikle Cumhur İttifakı’nın lehine çevirerek özellikle de 1 Nisan’dan itibaren Türkiye’de yeni bir güne çıkmamız lazım. Çünkü çıkıyor bir tanesi diyor ki, ‘bu bir intikamdır.’ Bunun herhalde bir yerlerden zoru var. Bütün bunlar karşısında biz tabii vakur bir şekilde yolumuza devam ederken bunların intikam gibi ifadeler kullanması, öbür taraftan yalanlarla dolu bir kampanya sürdürmeleri, bunlar bize yakışmazdı. Biz bu yollara tevessül etmeden işi kararlı, ciddi ve yoğun çalışmayla sürdürdük ve projelerimizi anlattık. Proje bazlı bir çalışmayı bütün belediye başkanı arkadaşlarım, büyükşehirler olsun, tüm ilçe belediye başkanlarımız olsun yapacaklarını anlattılar. Yapacaklarını anlatmak suretiyle de bunu milletimize sundular. Ben de bu bakımdan Pazar akşamının inşallah Cumhur İttifakı olarak, partimiz olarak çok hayırlı neticeyle sonuçlanacağına inanıyorum.

Doğduğumuz büyüdüğümüz bir vilayet burası. İstanbul tabii tarih itibarıyla da bir payitaht. Bu tarihin kayıtlarında müstesna bir yeri olan ve uluslararası camiada gıpta ile bakılan bir şehir. Kimler İstanbul’u kendi stratejik kayıtlarına almadı ki? Kimler bu stratejik kayıtlar içerisinde İstanbul’u hedef göstermedi ki? Ama tabii bizim İstanbul’la ilişkimiz ise sevgili peygamberimizin müjdesine dayalı olandı. Onun için 1453 çok anlamlıdır. Bizim için 1453 ne kadar anlamlıysa bunun karşısında olanlar, işte Gezi olaylarında yaşadık ya, ‘zulüm 1453’te başladı’ diye duvarlara yazanlar vardı ya. İşte bunlar da aynen Haçlı zihniyetinin Türkiye’de yani içimizdeki uzantılarıdır. Bu denli İstanbul önemlidir.

En son Çanakkale… Bu mücadele niye verildi? Çanakkale’deki hedef neresiydi? Çanakkale miydi? Hayır. Çanakkale’yi aşıp İstanbul’a girmekti. Ama Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde o zaman hey on beşli on beşli hadisesindeki o on beş yaşındaki yavrular, o kuzular, kınalı kuzular hepsi tıp öğrencileri vs. Asker yok, beklenen sayıda böyle bir şey yok, teknoloji ise hepsi düşman kamplarının içerisinde ve Seyit Onbaşı gibi birçok kendini o yola vakfeden Mehmetçiklerimiz Çanakkale’de onlara geçit vermediler ve Çanakkale’nin sularına onları gömdüler ve İstanbul orada virgül değil, noktayı koydu. İşte o Çanakkale geçilmez ifadesi İstanbul içindir. Orada da bu işi başaramadılar fakat iş bitti mi bitmedi.

16 bin 500 kilometreden Yeni Zelanda buraya geldi. Avustralya buraya geldi. Niye geldiler? Neydi dertleri? İstanbul… Onun için İstanbul bizim için çok önemli. Bakın onlar hala İstanbul demiyor. Kostantinapol diyor. Biz bu şuur içerisinde evlatlarımıza bir defa İstanbul’un bu gerçek durumunu bu manevi konumunu çok iyi anlatmamız lazım. Oturduğun bu şehir rastgele bir şehir değil. Bu şehrin bir farklılığı var. Biz de bu sevda ile doğduğumuz şehre aşık olduk. Benim doğduğum yer, İstanbul’un müstesna yerleri değildi. Ben Kasımpaşa’nın bir kenar köşesinde doğdum. O da tarihi itibarıyla önemli bir yerdi ama. Çünkü bütün Osmanlı ordularının okçularını yetiştirdiği yerin kenarında olan bir mahallede doğdum. İki odalı bir kirada oturduğumuz evde büyüdük, oradan geldik. Zaten Binali Bey de aslında Kasımpaşalıdır. O tabii Erzincan’dan çıktı oraya geldi. Daha sonra yollarımız bu davada birleşti. Beraber bu yolda yolculuğumuz devam etti. Tabii 40 yıllık bir siyasi geçmişim var. Siyasette şu andaki siyasi partilerin başında olanların hiçbirinin gençlik kollarından yetişim buralara kadar geleni yok. Kimisi gökten zembille inmiş, kimisi farklı yolarla gelmiş. Biz de gençlik kollarından itibaren siyasetin içinden gelmiş büyümüş, bunun da ilk başladığım yer Kasımpaşa. Ondan sonra İstanbul derken merkez karar yürütme derken yürüdük.

Beyoğlu belediye başkanlığı seçimleri ilk adımdı 89. 94, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, zaten Büyükşehir Belediye Başkanlığı adımını attığımız adan itibaren İstanbul’a aşkımız orada tescillendi. İstanbul’a yapmamız gerekenlerin en idealini, en güzelini yapmak için bir yarışın, bir mücadelenin içerisine girdik. Tüm belediye başkanı arkadaşlarım, o zamanki ilçe belediye başkanlarımız el ele verdik. Çok farklı bir şekilde dünyadaki yapılanları da yerlerinde incelemek suretiyle bu adımı attık ve İstanbul’a çok kısa zamanda çok çok ciddi yatırımlar sığdırdık. Ben o zaman 2,5 milyar dolar borçla Büyükşehir Belediyesini devraldım. Bıraktığımda yaptığım yatırımlar bir kenara 1 milyar 250 milyon dolarla borç olarak bıraktım. Yatırımlarımızın rakamsal olarak boyutu tarif edilemeyecek kadar büyüktü.

Bir şeye inanıyorduk. Başarıda insan yönetimi, bilgi yönetimi, finans yönetimi çok önemli. Bu üç şeyi başardığınız zaman zaten gerisi geliyordu. Biz de bu yatırımlarla birlikte İstanbul’u o 4 buçuk yılda bir defa ulaşım altyapısından tutun da üstyapıdaki yaptığımız yatırımlara, ki dedik ki biz deniz taşımacılığına da İstanbul’da önem vermemiz lazım. Binali Bey’i de o zaman İstanbul Deniz Otobüslerinin başına getirdik. İthal ettiğimiz deniz otobüsleriyle beraber deniz taşımacılığında da İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak çok ciddi adımlar attık. Her şeyden önemlisi bir defa CHP’nin tanımı olan çöp, çukur, çamur… Bunlardan İstanbul’u kurtarmamız lazımdı. Çöpten kurtarmak için hemen süratle attığımız adımlarla beraber bir defa İstanbul’u bir yılı bulmadı çöp yığınlarından kurtardık.

O ara Habitat 2 Toplantısı vardı İstanbul’da ve Habitat 2 Toplantısı’nın sonuç bildirgesinin içine dünyanın en temiz şehri olarak İstanbul girdi. Çok manidardır. Bu kadar kısa sürede alıyorsunuz bu temizlik, çöp olayını hallediyorsunuz. Hatırlarsanız o zamanlar maske dağıtıyordu Sabah gazetesi o zamanki. Biz süratle buna da el attık. Tabii 50 bin haneye CHP yönetimi o zaman doğalgaz verememişti. Ama ben belediye başkanlığını bıraktığımda 1 milyon 250 bin haneye doğalgazı verdik. Şu anda Büyükşehir Belediye Başkanımıza sordum. Şu anda da 5 milyon 350 bin haneye İBB doğalgazı vermiş durumda. İstanbul’da şu anda hava kirliliği yoksa bunun sebebi de bu. Bir diğeri önemli olan su meselesiydi. Onun da çözüm önerisi lazımdı. İki kanadı vardı bu işin. Bir Ömerli kanadı, bir Terkos kanadı… Bunun içinde Isranca Dağlarından İstanbul’a, Terkos’a suyun gelmesi gerekiyordu. Oradan da yaklaşık 140 kilometre dağları delerek Terkos’a su getirdik.

Ikarus otobüslerinde seyahat etmek insanı adeta çıldırtırdı. O zamanlar oturma koltukları mazotlu bezlerle silinirdi. Kokudan duramazsınız. Mercedes arabalarını biz soktuk. Mercedes'in tabi bize komisyon vermesi lazım.

Bu dörtlü mekanizma aslında belediyecilik anlayışıyla çalışmıyor. Onlar ideolojik bir mekanizmaya oy toplama peşinde. Ülkemizde etnik yapı üzerinden oy toplama gayretleri var. Babadan evlada geçme particilik zihniyeti var, onun da kendine göre bir rantı var devam ediyor. AK Parti olarak biz eserlerimizle çalışıp halkımızdan oy istiyoruz.

Şu anda bunu söylemek belki erken. Yani çok değişik şeyler konuşuluyor. Bir defa bu seçimlerde anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var. Bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak neticeler önümüze geliyor ki demek ki bunlardan hiçbirisi tutturamayacak. Bunlar ya sipariş üzerine yapıyorlar ya denekler üzerinde ayrıca çalışmaları var. Bunlar olunca sağlıklı netice ortaya çıkması mümkün değil.

Şu andaki görüntü, biz tabi yüzde 85, 86 gibi katılımları Türkiye gördü. Bunu dünyada gören bir ülke yok. Bu konuda Türkiye örnek. Böyle bir durumu var. Bu seçimde bu olur mu olmaz mı? Ben konuşmalarımda katılıma özellikle vurgu yapıyorum. Halkımızın bu seçime katılımını teşvik ediyorum. Bu katılımı sağlayacağız ki inşallah seçim neticeleri üzerinde farklı bir etki doğuralım.

Her zaman söylediğim gibi ‘demokrasi yerelde başlar, genelde değil. Demokrasi yerelde başladığı zaman geneli güçlü kılar.’ Onun için de burada özellikle bu büyükşehirlerde, 30 büyükşehirde yapılacak olan seçim ve katılım çok çok önemli. Halkımızın da bu seçimlere katılımı bizler için büyük önem arz ediyor. Şu anda meydanlardaki dile bakarak değerlendirirsek, ben katılımın yüksek olacağına inanıyorum. Çünkü meydanlar çok iyi. Bunlar gösteriyor ki şu anda halk artık bu işi tam manasıyla hazmetmiş, inanmış ve kendini pazara hazırlıyor. Biz de diyoruz ki Cumhur İttifakı olarak, ey benim vatandaşım, ey sevgili bu işi ihmal etme. Sen gel ama gelmeyeni de al gel. Çünkü meydanlar bir siyasi partinin, ittifakın bu ülkeye dair söyleyeceği sözün asıl yeridir. Miting alanları adeta siyasetin bir Kırkpınar’ıdır.

Bakıyorsunuz bazıları böyle garip garip, diyelim ki aday yapmadınız. Aday yapmadığınız kişi hiç olmayacak bir siyasi partiden aday oluyor. Yeter ki aday olayım. Tabii bunları gördüğümüz zaman bunlara bizim bir sinyal vermemiz lazım. Bir de hep söylediğim bir ifade var, “Bu trenden inen bir daha bu trene binemez.” Bunu da geçmişte çok yaşadık.

Bakıyorsun bizim partinin elemanı. Ayrılıyor, belli bir süreyi geçiyor yönetemiyor orayı, gidemiyor, tekrar dönmek istiyor. Tekrar dönmek istediği zaman da ister istemez teşkilatımız diyor ki, “Bu bize ihanet etti bunu ne olur almayalım.” O da haklı. Niye? Çünkü bizim partimiz sıradan bir parti değil. Biz partimize bir dava olarak bakıyoruz.

Dava olarak baktığımız için de davaya ihanet edenin tekrar orada yer alması olacak bir iş değil. Bir yerde siyasi ahlak meselesi. Siyasi ahlaktan ödün vermeye başladığımız zaman bu işin kaderi üzerinde teri olanlar, işte o küskünler dediğimiz olaylar bunu doğurur. Artık bu küskünler ordusu meydana gelmesin, böyle bir şeyler olduysa artık sizler de affedici olacaksınız.

Çünkü karşımızda sıradan bir blok yok. Bir tarafta bu ülkenin tarihinde kara lekeleri olan bir CHP var, onun yanında Kandil’in desteklemiş olduğu malum siyasi parti var. Öbür tarafta içi karma karışık bir İyi Parti var. Bir de bakıyorsunuz yanda bir Saadet Partisi var. Dörtlü bir mekanizma, bu dörtlü mekanizmaya karşı da bizim dikkatli olmamız lazım. Sen bir dava adamıysan davada küslük olmaz.

Meral Hanım’ın yanındaki yandaşları bu ama öbür tarafta Yusuf’umuzun duruşu bu. Yusuf’un bugün de bir defin olayı vardı. Arkadaşlar da onu bu akşam buraya davet etti. Bu akşam da çıktı buraya geldi. Şimdi bir şey var. O, mensubu olduğu partinin broşürünü dağıtıyor. Ben tabii Yusuf’u bu sebeple şahsım, partim, milletim adına kutluyorum. Demek ki lise mezunu da olarak bizim böyle gençlerimiz var. Yusuf’un yaptığı, o provokatör kadına ve onun temsil ettiği zihniyete verilen bir ahlak dersidir. Tam bir ahlak dersi verdi.

Meral’in de ders alması lazım. Bak senin yandaşların bunlar ama öbür tarafta işte Yusuf, o da bu. Alırsın, almazsın. Olayı makarnaya niye getiriyorsun. Makarna işi AK Parti’nin işi değil ki, makarna işi CHP’nin işi. Milleti göbek kaşıyanlar, makarnacılar diye yaftalayanlar onlar. Bizim parti olarak, belediyelerimiz olarak, biz her yerde fakir fukaraya her türlü yiyecek içecek dağıtmışızdır, bundan sonra da dağıtırız. Bu bizim sosyal belediyecilik anlayışımızın gereğidir.

15 Temmuz 2016 bu devlete karşı darbe girişimi olayında, tabii olayın bir defa iki anı var ki çok önemli. Bir 23.15, bir de 01.15, iki saat ara. Tabii Bay Kemal, 23.15’te Atatürk Havalimanı’na iniyor. Oradan FETÖ’cüler, tankların arasından bunu alıyorlar ve Bakırköy Belediyesi’ne gönderiyorlar. Biz de 01.15’te oraya indiğimizde on binler havalimanında. 16 saat yaklaşık ben de orada kaldım. Valimiz, Birinci Ordu Komutanımız, şimdi Kara Kuvvetleri Komutanı, oradan süreci yönettik. Oradan süreci yönetirken bunların genel başkanı kalkıp da oradan tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesi’ne giderse, onun arkasından gelenlerin de onların da bu tür kadeh tokuşturması ve o geceyi bu şekilde eğlenerek geçirmesi çok çok da anormal değil.

Onlar tabii şimdi ortaya çıkıyor. Biz de bunların takibini süreceğiz, bunu bırakamayız. Şu anda bu adam Edirne’de tekrar belediye başkan adayı. Bunlardan bu vatana fayda gelmez. Bu tabii şu anda Kılıçdaroğlu’nun sadece tek yanlışı değil ki. Adalar’da belediye başkan adayı. Kim bu belediye başkan adayı? Geçen gün kendisi orada İstiklal Marşı’nı okuyor Bay Kemal, ama onun adayı İstiklal Marşı’nı okumuyor. Oradan insan bir kendine çeki düzen vermez mi? Şu anda Türkiye’de HDP’liler kongrelerinde, hiçbir yerde İstiklal Marşı okumazlar. Hatta bayrağımızı bile asmazlar. Şimdi Bay Kemal bunlarla ortaklık yapıyor. Kılıçdaroğlu’nun ortakları bunlar. Bunlarla bu ortaklığı yapan kişiler Türk siyasi hayatına yön verebilir mi? Bunu bizim vatandaşımıza anlatmamız lazım.

Benim şahsen bu şahsın böyle bir yola tevessül ettiğinden haberim olmadığı gibi bu şahıs bizim partimize girmeye tevessül etti. Belediye başkanlığı döneminde bize geçme teşebbüsü oldu. Sonra birçok arkadaşlarımız bu adamın böyle böyle olumsuz yönleri var, bu bize yakışmaz dediler. Biz de onun için dedik ki madem böyle bir durum var söz konusu değil bunu yaklaştırmayalım. Kaldı, 36 yıl önce ne diyor? “Haberdar değildik” diyor. Şimdi haberimiz var diyerek eğleniyor. FETÖ’cülerin şerefine kadeh kaldırıyor adam ya düşünün. İstikametini tam kaybetmiş. Bütün bu olanlardan da bu haberdar. Böyle bir durum söz konusu. Genel başkanı da çay ve kahve eşliğinde darbeyi Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinden izliyor. Birbirlerinden farkı yok.

Yerel seçimle genel seçimin öncesinde bu tür adımların atılmasını artık benim milletimin tefrik etmesi lazım. Bir yerel seçimin öncesinde bu tür ekonomik türbülanslar meydana getirilmeye çalışılması, eğer güçlü bir iktidar varsa bunları zaten rahatlıkla savuşturur. Bizde de yerel seçimin öncesinde bir defa böyle bir yola tevessül etmeleri, kendilerinin ne kadar bu işten uzak olduğunu, bu işten anlamadıklarını ortaya koydu. Bir anda ters köşe oldular. 7 bin 500’ü gördüğü zamanları yakalayacaklarını zannettiler. Yakalayamadıkları gibi de son hazırladıkları bir raporla şunu söylediler: “Bundan sonra seçimlere bir ay kalaya kadar raporlar çıkabilir ama bir ay içerisinde artık biz rapor yayınlamayacağız.” diye açıklama yapmak zorunda kaldılar.

Demek ki Türkiye Cumhuriyeti bu noktada artık tamamıyla güçlenmiş, güçlendiğinin yanında da artık bu tür şeyleri yutmuyor. Şimdi Ziraat Bankası’nın bu noktadaki bugün aldığı netice, sendikasyon olarak bunun göstergesi. Demek ki bankalarımızın gücü de bu noktada çok çok ileri bir konumda. Bunun yanında yine Amerika’sı, onların orada dünyayı adeta söğüşleyen mekanizmaları da bu işin tutmadığını, bunun artık tutmadığını gösterdi.

Biz hamdolsun bu süreci Hazine Maliye Bakanlığımız olsun, diğer arkadaşlarımız olsun gayet başarılı bir şekilde atlattıkları gibi enflasyonda her ne kadar yavaş yavaş da olsa geriliyor. Ama faizde, politika faizinde Merkez Bankası’nın belli bir duruşu var. Kurlarda da lehte gelişme başlamış vaziyette. Tabii ideal bir konumda olmasa da şu anda olumlu bir sinyal ortada. Bunun da aşılacağı biliniyor.

Bir gerçeği milletime duyurmak isterim. Bu bir yerel seçim. Yerel seçimde kim kazanırsa kazansın, kazananlar Türkiye’de ekonomiyi yönlendirebilecek mi? Yönlendirecek olan kim? Yine bu ülkenin yönlendirecek olan kim? Yine bu ülkenin şu anda başkanlık sistemine geçtiğimiz için yine şahsım ve kabinem. Biz yönlendireceğiz. Ama bunlar öyle bir anlatım işine giriyorlar ki sanki yerel yönetimde aldığı neticeyle Türkiye’nin ekonomideki geleceğini tayin edeceklermiş gibi bir havanın içerisine giriyorlar.

Onlar bir defa aldıkları belediyeyi yönetebilme kabiliyetini ortaya koysunlar yeter. Personel maaşlarını ödesinler yeter. Onu başaramayacaklar. Şu anda elimde o belediyelerin, özellikle muhalefetin belediyelerinin listeleri var rezillik. Borçlar almış başını gidiyor. Eğer özellikle de devlet bankalarının dışındaki bankalarından bunlara birçok el koyma gelirse şaşırmayın. Bu programda bunu söylediğimizi kayıt altına alalım. 

Ekonomiyi merkezi yönetim şekillendirir. Merkezi yönetimde güç varsa o zaman da belediyelerde güç olacaktır. Biz HDP'li belediyelere bile imkanları yoktu biz onlara merkezi yönetim olarak su yoktu, su götürdük. İzmir susuzdu. İzmir'in Gördes Barajı'nı çözerek İzmir'e su verdik. Şu anda İZBAN durumumuz nedir? Binali Bey biliyor bunu…

Binali Yıldırım: Dörtte üçünü Demir Yolları karşıladı, dörtte birini belediye karşıladı. Şu anda İzmir'in toplu taşımasının belkemiğini oluşturan yegane hat bu. İZBAN  olmasa İzmir'de toplu ulaşım felç.

Erdoğan: Bu da Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı devreye girmemiş olmasa İzmir Belediyesi bunu yapabilecek güçte değildi.

Yıldırım: Sayın Baykal'la temelini attık sayın Kılıçdaroğlu ile açılışını yaptık.

Bu noktada özellikle şu anda merkezi yönetimin belediyeleriyle dayanışma içerisinde yürütmesi başka bir şey, bir de ekonomiyi Türkiye’de belediyeler yönetmez, ekonomiyi Türkiye’de merkezi yönetim yönetir, şekillendirir. Eğer merkezi yönetimde güç varsa o zaman belediyelerde de güç olacaktır. Altyapısıyla üstyapısıyla biz birçok yerde hatırlayın biz HDP’li belediyelere bile imkanları yoktu, onlara merkezi yönetim olarak su götürdük.

Bir defa Türkiye’nin tabii bir numaralı baş belası diyeceğimiz konu malum terör. Yatırımcı terörün olduğu bölgeye gelmiyor. Bu noktada da Türkiye’de Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgelerimizde özellikle terör nedeniyle yatırım yapmak isteyen, oranın evlatları bile yatırım yapmaktan kaçınıyor. Yabancı yatırımcı ise, bizim o bölgeye verdiğimiz yüksek teşvikler var. Onların üzerinde biz seçim sonrası çık farklı bir çalışmaya gideceğiz. Şu anda onlar bizim portföyümüzde var. Biz diyoruz ki, orada size her türlü güvenceyi vereceğiz, gel yatırımını yap. Bu konuyla ilgili bu portföyü hızlandıracağız, bunların üzerine gideceğiz.

Bizim bir de stratejik yatırımlar konusunda büyükşehirlerimiz, İstanbul, İzmir, buralarda da 6. bölgelerdeki teşviklerimiz nelerse bu bölgelerde de, birinci, ikinci bölgede onlara aynı imkanları tanıyoruz. Biz bu tür yatırımcıları buraya çekmek için yoğun bir faaliyetin içine bu seçimden sonra gireceğiz. Önümüzde az önce ifade ettiğimiz gibi bir sıkıntılı dönem yok artık. 4 buçuk yıl önümüz rahat, huzurluyuz. Yerelde de, genelde de… Daha önce gerek 2001 krizinden gerekse küresel krizden elde ettiğimiz kazanımlar ve öğrenilen dersler tabii bize önemli bir dayanak oldu. Onlar geride kaldı. Çok farklı bir sürecin içine giriyoruz. Bunu tüm ekibimizle bir de özellikle belediyelerimiz, başta büyükşehir belediyelerimiz olmak üzere bu süreci hızlandıracağız.

Bizler ciddi manada yatırımcılar bulmak suretiyle, şu anda hazır bekleyen yatırımcılar var. Bunlarla beraber atacağımız adımlarla birlikte istihdamda çok ciddi bir imkan doğacak. Şu anda bunlar masamızın üstünde. Bunlarla bazı görüşmeleri ilgili bakan arkadaşlarım da yapıyorlar, sürdürüyorlar. Bunlarla birlikte bu adımlar atıldığı anda, bazıları bir yıl, bazıları iki yıl içinde bu yatırımlar neticesini vermeye başlayacak. Onlar geleceği görmek istiyorlar. Seçimden sonra bunu görecekler. Görmenin yanında tabii bu belediyeden kaynaklanan bir şey değil. İşi belediyeyle yapmayacak. İşi merkezi yönetimle yapacak. Biz de bu adımlarla onlara başlayın diyeceğiz.

Yaz mevsiminin de gelmesiyle turizmde ciddi bir patlamamız var. İyi bir noktaya doğru gidiyoruz. Burada 40 milyon dışarıdan, 6 milyon da bizim kendi turistlerimiz olmak üzere 46 milyonu yakaladık. Bu dönemde hedef 50’nin üzerine inşallah çıkacağız. Türkiye bu konuda şu anda patlamaya hazır bir ülke konumunda. Tarımda, tarım endüstrisinde, deri teknolojileri, savunma sanayisinde çok farklı gelişmeler var. Bu konuda uluslararası planda dayanışma halinde olduğumuz ülkeler var.

Savunma sanayisinin ihracatı ciddi miktarda artıyor. Bunlarda ciddi gelişmeler oluyor. Bunlar tabii yerel yönetimlerle olmaktan çok bizim genelde atmamız gereken adımlar.

Erdoğan programın bu kısmından itibaren "Yereldeki arkadaşlarımıza topu atabilirsek, onları dinleme fırsatımız olur" diyerek adaylarla birlikte soruları cevaplandırdı.

Zeytinburnu Belediye Başkan Adayı Ömer Arısoy: 9 bin 760 otopark hizmete alacağız. Haftanın 6 günü pazar var. Bunları sabit pazar haline getirmeyi planlıyoruz. 10 yılda inşallah Zeytinburnu kentsel dönüşümü planlayacağız.

Erdoğan: Esenler'de TSK'da devasa bir alanı vardı. Oturduk, konuştuk. Belediyemize tahsis etmek suretiyle dev bir proje hayata geçti. Kendisinden dinlersek…

Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu: O alanda çalışmalarımız millet bahçeleriyle başladı. Şimdi Türkiye'nin en büyük millet bahçesinin temelini atıyoruz. Esenler'deki sıkışıklığı telafi edecek ilk etapta 16 bin 500 konutların transferi var. Okul alanı, park alanı var.

Avcılar Belediye Başkan Adayı İbrahim Ulusoy: 99'da deprem yaşadık. Avcılar'da bir de belediyecilik depremi yaşadık. 20 yıl boyunca Avcılar'da imar ile alakalı, depremle ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Sahada insanlarla konuştuğumuzda herkes bu soruyu soruyor. Biz de ilk önce 15 bin konutu ve bütün konutların fizibilitesini yapalım. Çalışma sonucunu halkımıza sunalım. Avcılar depremle değil denizle anılsın. Güzelliği, yeşilliği gelsin. İmar problemleri bitti. İlk işimiz imarı vermek. 20 yıllık zulmü sona erdirmek.

Erdoğan: Kentsel dönüşüm, değişimlerle alakalı olarak tapu sorunu ortaya çıkıyor. CHP'li belediyeler 'tapunuzu vereceğim' diyor. Bir belediyenin tapu verme yetkisi yok. Tapuyu Tapu Kadastro verir. O da Çevre Şehircilik Bakanlığı'na bağlı. Burayla bir uyum olmadan tapuyu nasıl veriyorsun? Bizim kentsel dönüşüm, değişimle alakalı elimizde gücümüz var. Sarıyer'de söyledim. Kentsel dönüşümle bilikte tapularınız zaten size verilecek, nitekim Çerve Şehircilik Bakanımıza gerikli talimatı verdik. Adalar'a baktığımızda bizimle koordinesi olan bir belediyeciliğin olması şart. Bu olmazsa zaten Adalar'da beklenen neticeyi almak mümkün değil. Yassıada'yı yapıyoruz şimdi. Yassıada'yı yaslı ada olmaktan çıkardık. Bu faytonlar meselesi çok gündeme geldi. Özlem Hanım'ın ciddi çalışmaları var.

Adalar Belediye Başkan Adayı Özlem Öztekin: Şu anda nostaljik olarak belli sayıda atlı faytonu mesken alanının dışına çıkararak Büyükada'nın ormanlık alanının etrafında hizmet verecek şekilde sunacağız. Meskun alanda elektrikli faytonlarla hizmet vereceğiz. Adalar'da kıyılarla alakalı problemlerimiz var. Ücretsiz denize girilemediği dünyada örneği yoktur diye düşünüyoruz. Bunlarla ilgili çalışmalar yapacağız. Halk plajları oluşmasını sağlayacağız.

Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Temel Karadeniz: Yeni dönemde 6 bin 500 araç kapasiteli otopark planlıyoruz. İlçe ve büyükşehir uyumunu bozmadan ilçemize taşıyacağız. Bazı sözleşmeleri yapılmış olan kentsel  dönüşüm hareketliliğini hızlandırıyoruz.

Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal: Bir taraftan baktığımızda göl, diğer taraftan deniz. İstanbul'un en güzel ilçesi. Hem Büyükçekmece Gölü'nün etrafındaki yeşil olması gelen alanlar bakım olmadığı için çok perişan. Sahiller perişan. Göl ile deniz arasında küçük bir tarihi göl daha var. Büyükçekmece Köprüsü'nün sağı solu. Orası da kültür alanı olarak işlenebilirse cazip alan olabilir. Yatay mimarinin en güzel örneği Büyükçekmece'de olur. Adalar, Sarıyer, Beykoz gibi İstanbul'un en güzel turizm merkezi haline dönüşebilir.

Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci: Esenyurt'ta fabrikalar nitelikli eleman arayışında sıkıntı yaşıyor. Esenyurt'ta meslek edinme kursları gibi ihtiyaçlar var. Bu projeleri kurumsal hale dönüştüreceğiz. Kadınlarımızla ilgili ev hanımlarımıza meslek edindirme kursu açılacak. El işi ürünleri satabilecekleri çarşılar düşünüyoruz. Esenyurt'ta yapılan binalar tarihi mimaride yapılacaktır. Konutta mağdurların yanındayız. Yargıya düşmüş olan hususların daha hızlı karar verme noktasında gerekli bilgi ve belge konusunda yardımcı olacağız.

EyüpSultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken: Daha önce Haliç kenarı fabrikalarıyla doluydu. Haliç sayın Cumhurbaşkanımızın daha önceki çalışmalarıyla güzelleşti. İnanç turizmiyle gelen insanlarımız 15-20 dakikada şehri terk ediyorlar. Hem otopark sorunu hem de orada bir etkinlik olmayınca terk ediyorlar. Turizmi kalkındırarak 1 gece kalmasını sağladığımızda esnafın yararlanacağına ve istihdama katkı sunacağına inanıyoruz. Alibeyköy bölgesinin tapu sorunu, otopark sorunu var. İlk defa Eyüp'ten metro ve tramvay geçecek. Biz Haliç Köprüsü'nün altında araçlara otopark hizmeti vermek suretiyle, herkesin caminin dibine kadar arabayla gelme alışkanlıklarını durdurabilirsek trafik meselesini çözeceğimize inanıyorum.

Erdoğan: Rami Kışlası'nın bitişi gençliğin oraya kaymasını getirecek. 6 milyon cilt eserin burada olması sağlanacak. İstanbul ve Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olacak. Burada mücellit, müzehhip, hattatlara da yer olacak. Rami Kışlası bir cazibe merkezi olacak. Feshane de aynı şekilde. Piyer Loti'nin bütün yapımı bizim belediye başkanlığımız döneminde olmuştu. Oranın yeniden elden geçirilmesi Piyer Loti'nin önemini arttıracaktır. Dünyada Piyer Loti biliniyor. Orada otellerin olması hele hele yatay mimariyle olması çok daha farklı cazibeyi meydana getirecektir.

Fatih Belediye Başkan Adayı Ergün Turan: İnşallah 10 bin araçlı otopark yapacağız. İlçe merkezlerine yaklaştıkça, ücretler yükselmeli, çeperlerde düşük olmalı. Bu planlamayı ekibimizle yapıyoruz. Vatandaşlarımızın Fatih'i aşağı çeken birkaç yerimiz var. Yedikule'den Topkapı'ya gelen alanımız var. 1950'den bu yana çöküntü alanı. Yeni vizyon çerçevesinde Yedikule Zindanları'ndan başlayarak Topkapı'ya kadar millet bahçesi olması, burayı inşallah bisiklet ve yürüyüş yolu olacak. Turizm için yeni bir destinasyon olacak. Süleymaniye Medreseleri şu anda İbn-i Haldun Üniversitesi tarafından yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açıldı. Çemberlitaş'tan Fatih havasına kadar bölgeyi ayağa kaldıracak kütüphane ve etüd merkezlerinin olacağı yeni bir havza oluşturacağız.

Erdoğan: Süleymaniye'nin çevresinde Karatlılarla KİPTAŞ'ın attığı adım var. Onlar önem arzediyor. Bütün tarihi konutlar, ahşap konutların hepsi yenilenecek aslına uygun olarak. Onlar bittiğinde o bölge çok farklı bir konum arzedecek. İbni Haldun'a verilen yerler noktasında da aynı şekilde ele alınıp restore edilerek üniversitenin orada farklı bir şekilde akademik çalışmalar için kullanılabileceğine dair arkadaşlarımın verdiği bilgiler var. Süleymaniye'deki bazı ucube yapıların restore edilerek üniversite bünyesinde kullanılmasıyla bölgenin cazibe merkezi haline geleceğini umuyorum.

Erdoğan: Ayasofya müze midir, cami midir? Önce bunu çözmemiz lazım. Müze statüsünü yeni kazanmıştır. Önce Ayasofya'ya o asli künyesine sokmamız lazım. Nedir, camidir. Diğeri mabede ücretsiz giriliyor ama müzeye ücretli giriliyor. Ayasofya'ya ücretsiz girmeyi sağlamamız, içeride ciddi mimari müdahalelerin yapılması lazım. Bu girişlerin daha rahat olması için zemin yoklamalarının yapılması, oradaki manevi havayı aslına rücu ettirecek adımın atılması lazım. Seçimden sonra biz bunu oturup çalışalım. Yasal adımları atalım. Burayı artık Ayasofya Camii olarak devreye sokalım. İbadete açılma safhasıyla ilgili olarak yol haritamızı, planlamamızı daha sonra yapalım dedik.

Şişli Belediye Başkan Adayı Nihal Yıldırım: Yaklaşık 3-4 milyon kişinin her gün gelip çıktığı bir metropol. Otoparktan sosyal donatılarına kadar. Sosyal belediyecilik hizmetlerinden mahrum bir ilçemiz. Birçok projemiz var. Vizyon projemizden bir tanesi, yeraltına yapacağımız 4 katlı otopark olacak. Tek band aracılığı ile tek düğmeye basarak araçlarını bırakabilecekler. İncilidere ıslah projemiz var. Kadınlarımızın ürünlerinin sergilenebileceği alan inşa etmiş olacağız. Hayvan bakım otelimiz olacak. Süreçte demokrasinin gözetildiği, saygının gözetilmiş olduğu seçim temenni ediyoruz.

Kadıköy Belediye Başkan Adayı Özgül Özkan: Kadıköy talihsiz bir ilçemiz. Bir kıyı ve kadın kenti. En İstanbullu ilçe. Bütçesine baktığımızda en çok bütçeyi kullanan ilçe. Malesef yağmur suyu kanallarının olmadığı ilçe. İnşallah CHP'ye oy veren komşularımız da benim açıklamış olduğum 66 projeyi desteklediler. Şehir plancısıyım, 23 yıldır devletimize hizmet ediyorum. Bu tecrübeyi Kadıköy'le tanıştırmayı düşünüyorum. Marmaray konusunda en şanslı ilçe Kadıköy. 7 tane durağımız var bizim. Ankara trenimiz de hem Bostancı hem Söğütlüçeşme'ye ulaştı. Yaşlı takip sisteminden hayvan dostlarımıza kadar hazırlığımızı yaptık.

Sancaktepe Belediye Başkan Adayı Şeyma Döğücü: Yeni bir ilçeyiz. İlçemiz birçok ilçemizle yarışır hale gelmiş durumda. 29 Aralık'tan beri bütün kesimlerle görüşüp ihtiyaçları belirledik. Hanımlarımızın isteklerine dikkat ettik. İnanıyoruz ki, toplumda kadınlarımızın ve çocuklarımızın yüzü gülerse herkesin yüzü gülecektir. Bir alışveriş caddesi düşünüyoruz. Atatürk Caddemiz var. Oraya inşallah firmaları getirerek hatta ortasına nostaljik tramvay da dahil ederek güzel bir cadde oluşturacağız. Sizlerin şehir hastanesini orayı öngörmeniz bizim için büyük şans.  4 bin 200 yataklı devasa bir proje. Akıllı şehrin beyni ve merkezi bizim ilçemize öngördü sayın Binali Yıldırım. Metro müjdemizde verildi.

 

Binali Yıldırım: Sayın Cumhurbaşkanım bahsettikleri program vapurda bir sohbet programı. Biz sanki ev ortamında, vapurda giderken hakikaten özel hazırlanmış program değil. Yolcular yanımıza geliyor. Kıraathane ortamı gibi. Orada anlatırken 'onu da yaptık' demişiz. Öyle bir adetim yok. Sonra gençler sosyal medyada capslar yaparak o kadar eğlenceli hale getirmişler ki…

Erdoğan: Demek ki ihtiyaç vardı…

Yıldırım: Ne kadar gayret etsek o kadar yaygın iletişimi kuramazdık. O bakımdan gençlere 'Benim kankam olur musunuz?' dedim.

Erdoğan: Sayın Bahçeli de bizim birbirimizle kanka olduğumuzu söyledi. Bana da kanka nedir diye sordu. Biz de kanka kan kardeşidir dedik. Bu arada Beşiktaş'taki arkadaşımız dinlemekte fayda var.

Beşiktaş Belediye Başkan adayı Serkan Toperi: Beşiktaş malesef hak ettiği yönetimi görememiş bir belediyemiz.

Erdoğan: Hep muhalefet…

Toperi: Beşiktaş'ın inanılmaz birikmiş problemleri var. En başta otopark problemi. Bizim turizmden bahsediyoruz sahada, teyzeden fırça yiyoruz, 'Bırak oğlum kaldırım yap' diyor. Kentsel dönüşüm noktasında merkezi yönetim ve büyükşehir belediyemizle koordineli olarak hayata geçirmeyi planlıyoruz. Hayvan hastanesi ve hayvan oteli noktasında büylük beklentisi var. Hayvan hakları yasası konusunda Beşiktaş'ın beklentisi var. Ortaköy çarşı, Arnavutköy'de yollar kaldırımlar işgal halinde. Buraların rehabilite edilmesi noktasında beklenti içindeler. Beşiktaşlı bizi sevdi. İnşallah bu dönem Beşiktaş Cumhur İttifakı MHP Beşiktaş adayına oy vererek kötü gidişe son verecek.

Silivri Belediye Başkan Adayı Volkan Yılmaz: Omuzlarıma yüklenen manevi yükün ağırlığını bilen bir kardeşinizim. Silivri'nin sorunları çok büyük. 2023 yılında 23 dev proje dedik. Projelerimizin anlatılmadan vatandaşımızın unutulduğunu farkettik. Elimizi verdik vatandaşın iki eliyle bizi tuttuğunu hissettik. Silivri o kadar unutulmuş ki… 42 kilometre sahil, verimli araziler, tarihi doku, hayvancılık için uygun alanlar, termal sular. Bu potansiyelden bihaber olmak Silivri'den kaçmakla eşdeğer. Biz Silivri'ye dokunarak, Silivri'yi İstanbullular'ın kafasını dinleyeceği, bir marka kent haline getirebilmek için yola çıktık.

Binali Yıldırım: Sabah sayın Cumhurbaşkanımız 6 ilçe yapacak. Silivri'de noktayı koyacağız. Büyükşehir belediye başkanının asli görevi koordinasyon. 39 ilçe var. Bazı ilçeler var büyük şehirlerden büyük. Esenyurt, Küçükçekmece. 3 ilçemiz dışında Çatalca, Şile, Adalar'ı çıkarsak her biri bir Anadolu şehrinin 2-3 katı şehirler. Şehrin tamamını ilgilendiren projeleri büyük şehir yapacak. Bu koordinasyonu bütün ilçelerle yapması lazım. Birbirini tamamlayan ilçelere belirli temalar yükleyen kampanya ortaya koyduk. Kadim İstanbul, Tarihi Yarımada, Fatih, İnanç Kültür Merkezi Eyüp Sultan gibi. İstanbul'da sahaya indiğimizde karşımıza ilk çıkan ulaşım ve trafik çilesi. İkincisi otopark, üçüncüsü yeşil alan, dördüncüsü depremsel kentsel dönüşümü, daha sonra engellilerden şehrin altyapısını iyileştirilmesine varıncaya kadar. Kadınların özellikle iş hayatındaki kadınların çocuklarını bırakacakları kreş gibi bir çok ihtiyaç belli. Trafik ve ulaşımla ilgili konuda 5 yıllık bir plan var.

Marmaray'ı 5,5 milyon İstanbullu kullandı. Metrobüsün o yoğun saatlerdeki sıkışıklığını belirli ölçüde azalttı. Ulaşımla ilgili vaadimiz, katlanılabilir, akan bir trafik vaadediyoruz. Sürekli trafik akacak. Raylı sistemin payı 518 kilometreye çıkacak. Bütün bunlar yüzde 48 oranına geldiğinde karayollarında oran azalacak seyahat süresi 32 dakikaya düşmüş olacak. TEM'in altında sahile kalan olan yerleşiminin yüzde 80'nin olduğu bütün alanda her yere 750 metre gittiğinde insanlar metro istasyonuna rastlayacaklar. Bunu başarırsak yıllık tasarrufumuz zaman ve yakıttan kaynaklı 25 milyar oluyor. Otoparklarla ilgili tek cümle 244 bin araçlı yeni otopark yapacağız. Daha önce otopark yapılacak diye ruhsatlar verildi sonra yapmadılar. Bundan sonra otoparksız hiçbir şekilde inşaat başlamayacak. Otopark olmazsa izin yok. Deprem İstanbul'da kaçınılmaz. Bir deprem gerçeği var. Burada önemli olan depreme hazır hale gelmek. 1. derecede yenilenmesi gereken 30 bin konut var. Bunun 50 bine çıkabileceği söyleniyor. Bunlarla ilgili yatay mimariyi esas alan ve bütün sosyal alanları, yaşam alanlarını da içeren dönüşümü adasal bazda ve tabii ki rızayı da dönüşümü mutlaka gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Siz İstanbul'da 25 yıl önce belediye başkanı oldunuz, İstanbul'u ayağa kaldırdınız. Bunu herkes biliyor.  Sosyal belediyecilik diye bir kavram girdi devreye. İnsanların gönlüne girmek, onların sıkıntılarını paylaşmak ve çözüm üretmek. Bugün muazzam mesafe alındı. Sizin başlattığınız ilk belediyeciliği İstanbul 1.0, sosyal belediyeciliği İstanbul 2.0, 7 tepeli İstanbul'a 7 proje yaptık bu da İstanbul 3.0, şimdi İstanbul 4.0 diye çıktık biz. Ulaşımla ilgili sorunu artık sürdürülebilir şekilde çözmek. Yeşil alan miktarını yüzde 50 arttırmak. 7 bin 600 stadyum büyüklüğünde yeşil alan kazandıracağız. Akıllı şehir yönetimi devreye girecek. Şehirler yönetimi sorunların daha önceden tespit edilerek müdahaleyi esas alan yöntem. Big data havuzunun kullanılarak yapılacak bu. Mesela bir mahallede elektrik söndü. Akıllı şehirde bu farkedilecek ve tedbiri alınacak. Bu da yazılım işi. Yapay zeka ve nesnelerin birbiriyle iletişimi. Bazı şehirlerde sürücüsüz araçlar için belirli yollar araçlar tahsis edildi. Bu İstanbul'da da yapılacak. Çekmeköy-Üsküdar arası Avrupa'da 1 numara seçildi. Üç dört yıl içinde biz sürücüsüz araçları İstanbul'da göreceğiz.

Erdoğan: Sosyal belediyecilikte ilk defa büyükşehir olarak üniversite öğrencilere burs verdik. Daha sonra bunu CHP Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. AYM de belediyelerin burs verme olayını iptal etti. Ne zamanki Başbakan olduk ve gündeme getirdik, burs kredi olayını Başbakanlığa bağladık. CHP'nin o oyununu bozmuş olduk.

Erdoğan: İstanbul'daki bütün belediye başkan adaylarımız burada iken, tüm izleyenlerimizin önünde bir kez  daha vurgulayayım ki gerçekten vatandaşımızı üzmemek lazım. Vatandaşımızı üzen bizi de üzer. Seçildikten sonra öyle bir çalışma ortaya koymamız lazım ki, vatandaşı ile bütünleşen bir belediyecilik anlayışını ortaya koymamız lazım. Vatandaşın kapısını bizim çalmamız, vatandaşın bizim kapısına çalmasına fısat vermemek, hatta ekipler kurarak gidip muhtarlara "sıkıntı nedir" diye sormak. Muhtarlar sayesinde o mahallede sıkıntı, dert nedir bütün bunları oradan alarak üzerine üzerine gitmek gerekiyor. Bu konuda tüm halkımı Pazar günkü demokrasi şölenimize davet ediyorum. Muhakkak oy kullanmaya gitsinler. Sandıkları sahip çıkmaya çağırıyorum şahsım ve milletim adına.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Vladimir Putin Ankara'da görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan Rus liderle tokalaştığı sırada 'Nice to meet you' dedi.

AKP'den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu AKP'den istifa etti. Davutoğlu basın toplantısı düzenledi. 13 Eylül 2019 Cuma Ahmet Davutoğlu açıklamaları.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde ülke gündeminde büyük sükse yapan Şanışer'in şarkısı Susamam'ı hedef aldı. Devlet Bahçeli ayrıca Bülent Arınç ve Ekrem İ...

Cumhurbaşkanılığı Külliyesi'ndeki toplantı sırasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun oturduğu sandalyenin ayağı kırıldı, Ekrem İmamoğlu sendele...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde belediyeden hiç işçi çıkarıldı mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde CHP'li başkanların da olduğu Büyükşehir Belediye Başkanlarını kabul etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için hazırlandığı iddia edilen masonluk belgesinde FaceApp uygulamasıyla İmamoğlu'nun fotoğrafının gençleştirilip k...

Yazarlar
Website Security Test