Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ak Parti grup toplantısı 15 Ocak 2019 Salı Canlı

15.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan grup toplantısı 15 Ocak 2019 Salı canlı anlatım. Ak Parti haftalık olağan Meclis grup toplantısı 15 Ocak Salı.

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan grup toplantısı 15 Ocak 2019 Salı canlı anlatım. Ak Parti TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) haftalık olağan grup toplantısı. 

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) haftalık olağan grup toplantısında konuştu. 

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması:

Değerli arkadaşlarım, 31 Mart 2019 mahalli seçimler hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor. Mustafa Savaş kardeşimizi de Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıkladık. Belediye başkanlarımızdan yeniden aday olanlar ile ilk defa aday olan arkadaşlarımıza seçim yarışında başarılar diliyorum. Bu büyük hizmet bayrağını yeni arkadaşlarımıza devredecek arkadaşlara şehirlerimize yaptıkları katkı nedeniyle teşekkür ediyorum. Adayların açıklanma sürecinde parti içindeki yarış bir demokrasi yarışıdır. Tüm teşkilatımız, açıklanan adaylarımızın etrafında kenetlenmeye davet ediyorum. Daha önce ifade ettiğim gibi, kendisi veya istediği biri aday olmadığı için partimize tavır alan kişi bizim gözümüzde hiçbir zaman Ak Partili olmamış, olamamış demektir. Bunların hepsini günü geldiğinde değerlendirmek için bir kenara koyuyoruz, kimse kusura bakmasın. Meselemiz sen ben kavgası değil, davaya ve ülkeye hizmet olduğu sürece görev herkese düşebilir, düşüyor. Önemli olan imtihan dönemlerini başarıyla geçebilmektir.

Her seçim döneminde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de ülkemizde gerçekten hazin birliktelikler ortaya çıkmaya başladı. CHP 2014'te seçimi FETÖ'cülerin verdiği malzemelerle yürütmüş. Şimdi baktılar FETÖ'cüler yetmiyor, PKK'lıları da yanlarına aldılar. Çünkü CHP milletin kendisinden ısrarla uzak duruyor. Milletin içinden olmayan bu projelerin başarılı olması mümkün değildir. Biz milletin gönlünde kurduk siyasetimizi. Milletsiz siyaset bunların kolayına geliyor. Dünyada, bölgede hele hele ülkede neler oluyor gibi bir dertleri yok. Hedef koltukları. Hedef küçük olunca siyaset de küçük oluyor. Demokrasiyle iktidara gelmeyi akıllarından dahi geçirmiyorlar. Ciddiye alınacak hiçbir vaatleri yok. Umutlarını, sadece ve sadece şahsımın ve Ak Parti'nin ayağının tökezlemesine bağlamışlar. Biz de ülkemize ve şahsımıza yönelen tüm tehditlerin üstesinden gelerek 2023 hedeflerine doğru adım adım yürümeyi sürdürüyoruz. Sıkıntılar yok mu? Elbette var. Programlarımızda, projelerimizde aksaklıklar yaşanmıyor mu? Elbet yaşanıyor. Ancak bunlar eski günlere döndürecek hususlar değildir. Kaybettiğimiz vaktin farkındayız. Bunları telafi etmek için de daha hızlı adımlar atıyoruz. Esnafımızla, sanayicimizle, ihracatçımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla el ele verip Türkiye'yi hedeflerimize ulaştıracağız. Değerli arkadaşlar, ülkemizin nereden nereye geldiğini anlatmak için tek parti dönemini anlatmamdan bazıları rahatsız oluyor. Ancak bunları iyi anlamazsak devrimizi de anlamayız. Gazi Mustafa Kemal ile Mareşal Fevzi Çakmak'ın binbir zahmetle kurmaya çalıştığı savunma sanayinin tek parti zihniyetiyle baltalandığını unutmayalım. Kendi savaş uçağımızı üretmek için harekete geçenlerin önlerinin, bedava uçak var diyerek kapatanları unutmayalım. Nuri Demirağların önünün nasıl kesildiğini anlamazsak şimdiyi de anlayamayız. Türk düşünüş tarihinde bu devir kadar, bu devir kadar saldırganlığın, terbiyesizleştiği bir devir yoktur. Niyazi Berke söylüyor bunu. Milli Şef dönemi. Buna ses çıkarmayanlar Menderes döneminde saldırmaktan çekinmemişlerdir. Bu kafa merhum Türkeş'e ve merhum Erbakan'a da saldırmışlardır. Ak Parti döneminde de devam etmektedir. Kılıçdaroğlu'nun referansı bu tek parti dönemidir. Bunlara rağmen 3.5 kat ekonomimizi büyüttük. Onların yalanları, çarpıtmaları varsa bizim de projelerimiz, hepsinden önemlisi Allah'ımız var. Türkiye son yıllarda gerçekten tarihi sınavları üst üste veren, vermeye de devam eden bir ülkedir. Son 5-6 yılda yaşadıklarımızdan sadece birine maruz kalan ülkelerin nasıl paniklediklerini görüyoruz. Bir süredir gündemimizdeki konular arasında bulunan Suriye meselesinden önemli kazanımlar elde ediyoruz. Ülkemizde bulunan 3.5 milyon sığınmacının meseleleri üzerine kararlılıkla gitmek durumundayız. Buradan tüm dünyaya sesleniyorum. Bu mülteciler içerisinde sadece Suriye değil, Irak'tan da gelenler var, Keldanileri, ezidileri, kürtleri, arapları ülkemizde misafir ettik mi? Ettik. O dönemde 500 bine yakın mülteciyi misafir ettik. Şimdi de Suriye'den ve Irak'tan araplar, Kobani'den 300 bine yakın Kürt kardeşimizi misafir ettik mi? Ettik. Biz teröristlere kapımızı kapattık. Teröristleri bu ülkede asla barındırmayacağız. Biz terörle el ele gezemeyiz. Teröristlerle birlikte olamayız. Onun için PKK, PYD, YPG, DEAŞ bunlar bizim yanımıza sokulamaz. Açtıkları çukurlara onları nasıl gömdüysek, sınırlarımız dışında da aynısını yaparız. Zeytindalı harekatında ne yaptıysak, DEAŞ'ın bölgede attığı tüm adımları biz adeta yüzlerine vurduk. İdlib'de Rusya ve İran'la başlattığımız anlaşmayla güveni sağladık. Dün akşam bölgede Afrin'de takımlar kurulmuş, gençler futbol maçı oynanıyor. Bakın nereden nereye gelinmiş? Futbol sahası yaptık, oradaki gençler maç yapıyor. Mesele bu değil mi? Mesele bu. Barış lafla olmaz, icraatla olur. Sevgi lafla olmaz, icraatla olur. Şimdi sırada Münbiç ve Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarıyla DEAŞ artıkları duruyor. Suriye sorununun çözümünü bu ülkenin sorunlarıyla aynı doğrultuda gördük. 

Özellikle Obama döneminde verilen sözlerin tutulması, terörle olan ilişkiler nedeniyle ilişkilerimiz zedelendi. Sayın Trump'ın Suriye meselesinde çekilme kararından memnuniyet duyduk. Ancak bunlar fiilen sahaya yansımadı. Biz de kendi politika doğrultumuzda askeri harekat planlarımızı yaptık. Tam sahaya çıkmak üzere hazırlıklarımızı son kez gözden geçirirken, sayın Trump'la telefonda görüştük. Sayın başkan ABD'nin tamamen çekileceğini, DEAŞ'la mücadeleyi de Türkiye'ye bırakılacağını ifade etti. Biz de DEAŞ'la mücadelenin önceliğimiz olduğunu belirttik. Askeri harekatımızı beklemeye aldık. Asıl muhatabımız Sayın Trump'tır. Ne var ki sosyal medyadan verilen bir takım mesajlar bizi üzdü. Hemen harekete geçtik, telefonla konuştuk. Kendisi ABD'nin çekileceğini bir kez daha teyit etti. Bizim garantimizde oluşturulacak 30 km'lik bir güvenli bölge hattı konusunda mutabık kaldık. Türkiye olarak önceliğimizin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle etkili bir şekilde mücadele etmek olduğunu özellikle vurguladık. Suriye'de hiçbir etnik veya dini grup gözetmeden herkese kucak açtığımızı ifade ettik. Bunların belgelerini de kendi danışmanlarına verdiğimizi söyledik. İkili ticaretimizi 75 milyar dolara çıkarma kararı aldık. Suriye'deki sorunlarla başlayan görüşmelerimizde ekonomik konuları da ele aldık. Biz bu meseleleri müttefiklik ruhunu gözeterek çözme yolundayız. Yeter ki menfaatlerimizle örtüşecek şeyler yapılmasın. Sayın Trump'la tarihi bir anlaşmaya vardığımıza inanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti devleti bu topraklarda yaşayan herkesin devletidir. Hangi inanç grubundan olursa olsun hepsinin devletidir. Biz ülkemizde bu güne kadar bu tür ayrımcılıkara asla müsaade etmedik. Yaratılanı severiz yaradandan ötürü. Sınır ötesindeki her kötü durumda herkes Türkiye'ye sığınmaktadır. Komşularımızın huzur ve refah içinde olması bizi mutlu eder. Hayatı tehdit edilen herkesin yanında olmak bizim hem tarihi hem de insani görevimizdir. Bize Suriye'de niye varsınız diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Bize Irak'la niye ilgileniyorsunuz diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Kıbrıs, Libya, Kafkasya, Balkanların, Karadeniz havzası, Akdeniz havzası gibi yerlerin bizle ne alakası var diyenler oluyor gibi Bay Kemal gibi. Utanmasalar Türkistan'la niye bu kadar ilgileniyorsunuz diyecekler. Ya biz 20 milyon km karelik topraklardan küçüle küçüle 780 bin km kareye gelmedik mi? Bizim bu topraklarda bir tarihimiz, kültürümüz var. Ama bu tarih bilmezler, geçmişini bilmeyenler, bu işten anlamazlar, kadrini kıymetini de bilmezler. Bu coğrafya bizim ilgi alanımızdır. Türkiye'nin Suriye'deki varlığını, başka hiçbir devletin varlığıyla karşılaştırmak, tarihimize, kültürümüze, medeniyetimize hakarettir. Oralardan gelenlere sınırlarımızı kapatırsak kendimize ihanet etmiş oluruz. Her şeyi para, petrol, çıkar olarak görenler, Türkiye'nin bu insani, onurlu tavrını anlayamaz. Suriye'de attığımız her adım, harcadığımız her kuruş bu duruşun bir ifadesidir. 

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hayırlı bir meclis haftası diliyorum, kalın sağlıcakla.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türk siyasetindeki liderler son günlerde büyük popülariteye ulaşan FaceApp uygulaması ile yaşlandırıldı. Liderlerin FaceApp ile yaşlandırılmış fotoğrafları sosyal medy...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in, kentin geleceğini İzmirliler ile birlikte planlama hedefi doğrultusunda yaşama geçirdiği İzmir Buluşmaları'nın ikincis...

Gözaltı süresiyle beraber 639 gündür tutuklu olan iş insanı Osman Kavala ile beraber 15 sanığın ağırlaştırılmış müebbetle yargılandığı Gezi davasının ikinci duruşması ...

Yeni parti kuracağı konuşulan Ak Partili Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: 'Aile siyasetin dışında olmalı, Berat Albayrak eleştirileri göğüslemeli'

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: ''Cumhurbaşkanlığı, benim verdiğim emrin tam aksine 'Rus Uçağını düşürdük' açıklamasını yaptı''

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında önemli itiraflar geliyor. Davutoğlu Erdoğan'ın kendisine, ''Başbakan gibi görün ama Başb...

Ak Partili Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: ''Ak Partideki Trol Çetesi Pelikancıların kimler olduğunu biliyorum''

Yazarlar
Website Security Test