Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Alaattin Yüksel canlı

28.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alaattin Yüksel Ege'de Son Söz'de soruları yanıtlıyor.

Toplumdan destek ve teşvik gelince buna kayıtsız kalamadım diyen Alaattin Yüksel, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesine de değindi. 

Genel Başkan'ın vücut dilinden anladığım kadarıyla, İYİ Parti ve diğerleriyle ittifakları değerlendirdik, bizim dışımızdan şeyleri de konuştuk. Ben anlatmak istediğimi anlattım Genel Başkan da dinledi. 

- Ne dediniz? Önemli olan bu yani... İzmir üzerine bir şeyler konuşmuşsunuzdur.

Genel Başkanımıza, efendim biliyorsunuz, ben bu göreve hazır biriyim. Çok arkadan başlıyorum ama ben buna çok uzun zamandır hazır bir insanım İzmir'de. 2001'de ben İzmir'de il başkanı oldum. O zaman da 12 Eylül'den sonra son 20 yılda seçilmiş bir il başkanı yoktu Türkiye'de hep atamayla oluyordu darbeler yüzünden. Ben seçilerek il başkanı oldum. İl başkanları biliyorsunuz il başkanı olurlar sonra 6 sonra seçim olursa milletvekili olurlar. Ben öyle yapmadım. 2014'te yerel seçimler oldu. Ben 2001'de il başkanı olduğumdan berim Piriştina'ya hep partimize gel daveti yapmıştım. Ama Ahmet Başkan çok gelmek istemedi. Çünkü DSP'yle belli bağlantıları vardı. Rahşan Hanım'la falan verilmiş sözleri vardı. Ben çok uğraştım ama gelmedi yani. Önemli tarihi açıklamalar yapıyoruz burada. Piriştina gelirse İzmir'de kesin alırız diyorduk. Bizim kurumsal olarak partiyi seçime hazırlamamız gerekiyordu. Ben her zaman katılımcılık anlayışına sahibim. İş hayatımda da siyasette de. İkincisi güven vermektir. Öyle başarı gelir. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yönetim şemasını aldım. 17 anadal vardı. 17 çalışma grubu oluşturdum. 300 kişilik partinin dışından kendi alanlarında başarılı. Ekonomiden, medyadan, sendikalardan, işveren örgütlerinden, kültür sanat insanlarından, spor camiasından 300 kişilik bir çalışma grubu oluşturduk. Meydanlar, yollar vs gibi şeyleri ayırarak, 300 kişilik grup da yeterli değildi. CHP'den de birer ikişer kişi oldu. Eczacılar odasından, mermerler odasından vb. bütün odalardan birileri olmalıdır, bir kent böyle yönetilir. Biz öyle oluşturduk arı kovanı gibi çalışıyordu bizim binamız. İnanılmaz bir proje atölyesi gibi çalıştı o grup. Uygarlık Müzesi meselesi çok konuşuldu İzmir'de sonra onu çok sahiplenenler oldu ama ilk bizim 20 kişilik bir ekonomi çalışma grubumuz vardı, Ali Naili Kubalı da vardı grupta, böyle bir müzeyi İzmir'e kavuşturmak için öyle çıkmıştır o fikir. 

Yani siz Genel Başkan'a benim İzmir'de bir hikayem var. Ben belediye başkanı olurum dediniz? Biraz daha açabilir misiniz hazır olduğunuzu dediğinizde. Size yürüyün mü dedi?

Genel başkanımız kimseye böyle bir şey demez. Nezaketle dinledi ve partinin o anda yapmış olduğu şeyi söyledi. Şu an kafamızda belirlediğimiz bir isim yok bunun üzerinde çalışıyoruz. Kentin dinamikleriyle görüşmeler olur, kamuoyuç çalışmaları olur dedi, efendim ben partiliyim dedim kimi gösterirseniz ben de çalışırım dedim. O da biliyorum öyle yapacağınızı dedi. Bana devam etme derseniz de ben de ne aday olurum kapatırım olur gider dedim. O da rica ederim sen de devam et, ankete de katılmam için devam etmemi söyledi.

Siz genel başkanın yanına giderken gerekli elektriği almasaydınız adaylığını açıklamayacaktınız değil mi?

Uğraşmayın Fatih beycim ağzımdan laf alamazsınız. Siz mesleğiniz gereği bir ileri adımı aktarmak istersiniz ama söyleyeceklerim bu kadar. Söylediğim gibi benim aldığım elektiriği tüm arkadaşlarım almıştır yani eşit seviyedeyiz. Asıl aday belirlendikten sonrası çok önemli. Aday belirlendikten sonra diğer arkadaşlarımız da o arkadaşımız için çalışması gerekir.

Dışarıdan birisi aday olursa Alaattin Yüksel çalışırsa? Aynı soruyu Kocaoğlu'na sorduk. Sizin istemediğiniz birisi olursa ne yapacaksınız? Aziz Kocaoğlu o isime çalışmasam da gidip bir ilçede partiye çalışırım ben partiliyim dedi. İş dünyasından isimler konuşuluyor, partiye hiç adım atmamış isimler var. Siz il başkanlığı yaptınız. Aday belirlenirken nasıl bir sayikle belirlenmelidir bu aday? 

Bunu da konuştuk genel başkanla. Ben açtım bu konuyu. Bunların birçoğu şehir efsanesi. Falancayla da görüşülüyormuş gibi ama burada farklı kentler var. İzmir demokrasinin beşiği, sol bir kent şu anda. Bizim iktidar olduğumuz, güçlü olduğumuz bir kent. İzmir'de kazanma olasılığımız çok yüksek seçmenin kararı değişebilir ama verilere baktığınızda biz İzmir'de çok güçlüyüz. Böyle kentlerde sizin denenmiş, sınanmış, gerçekten orada her şeyiyle o işi yapacak insanları belirlemek ve partinin içinden belirlemek gerekiyor. Bu görüşümü söyledim. Ankara'da, İstanbul'da sınırdaysanız farklı şeyler düşünebilirsiniz. İzmir'de de yaparsınız ama başka türlü yaparsanız. Yerelde yaparsınız bunu. Muhalefet partileriyle dirsek temasında bulunursunuz. Ama sizin güçlü olduğunuz kentte, önümüzdeki dönem, baskının çok artacağı bir dönem. Türkiye'de rejim değişmiş, şu anda taş ocağı ruhsatı da tek kişiden sorumlu, turizm ruhsatı da tek kişisen soruluyor, önümüzdeki süreçte yaşayacağımız zorluklardan birisi bu tek kişi belediyeleri de yönetmek isteyecek. yüzde 30 belediyelerden kesip maaşları ben ödeyeceğim konusu konuşuluyor. Projelerinizi bize göndereceksiniz biz koordinasyon kurullarına gönderip valilerle karar vereceğiz gibi şeyler konuşuluyor. Kalkıp beğenmediğimiz yerlerde belediyelere kayyum atarız, kendi partilerinde hata yapmış insanlara çekil oradan deyip çekiyorlar, seçilmiş belediye başkanı kalmadı neredeyse iktidarın. Cumhuriyet'in değerlerinin korunmasıyla ilgili, Atatürk'ün bize yüklediği sorumlulukla, bu yerel yönetimler önemli birer mevzidir. Buralarda direnebileceğimiz, İzmir çok cesur, muhalif bir kenttir, mücadelesini en sert şekilde vermiş bir kenttir. Bu cesur kente böyle cesur insanlar lazım. Bunu dışarıdan gelen insanlar yapamaz. Bunu konuştuk mesela genel başkanımızla. 

Siz Alaattin Yüksel olarak İzmir'de CHP'den birisinin belediye başkanı olmasını istiyorsunuz, dışarıdan birisi aday gösterilmesin diyorsunuz?

Benim kişisel görüşüm bu. Parti ne karar verirse de ona göre çalışırız. Bizim çünkü kazanma şansımız yüksek, dışarıdan gelen biri, parti kadrosunun çalışma şevkini azaltır. Küçük ve güçsüz bir yerde yaparsanız tamam ama güçlü bir yerde yapmaya kalkarsanız bu size oy kaybettirir. Darbelerle siyaset biçildiği için siyasetçi yetişmiyor. Nitelikli insan yetişmiyor. Örgütünüzde yıllarca emek vermiş insanlar var onları değerlendirmelisiniz.

Alaattin Yüksel denildiğinde, parti içinde değişim denildiğinde Muharrem İnce'ye destek veren bir Alaattin Yüksel vardı. Partide bir değişim olması gerektiğini Aziz Başkan'la birlikte söyleyen birisiniz. Kamuoyunda siz adaylığınızı açıkladığınızda zaten Muharrem İnce'ye destek vermişti denildi.

Ben o dönemde burada konuk olduğumda genel başkanla ilgili 10 dakika konuşmuşumdur iyi yönlerini anlattım. Muharrem İnce, ben il başkanlığı yaptığımda o da Yalova'da il başkanlığı yapıyordu. Ama hiçbir zaman Muharrem İnce'yle Deniz Baykal'a karşı yanyana durduk ama o hemen yok oldu. Biz hiçbir zaman kongrelerde yanyana gelmedik. Son tüzük kurultayında bile bu böyle oldu. Tüzük kurultayında herkes çok sert, parti genel merkezinin hazırlayıp taslak olarak sunduğu tüzüğe karşı çıktılar. Ben tüzük komisyonundaydım İzmir il örgütümüzün görüşü olarak bir şeyi tespit ettik ve genel başkanlığımız da bunu değerlendirdi. Parti içi bir devrim dedi genel başkan. Tüzük taslağında olmayan çok şey vardı ama olanlar da çok iyiydi. Aktif üye meselesini heyecanla destekledik. O zaman da ilçe başkanlarımızın tamamına yakını da imza attı. Biz de genel başkanımızla birlikte hareket ettik. İzmir'e geldiğinde, son il başkanlığı dönemimde Muharrem İnce'yi eleştirmiştim. Yemeğe geldiğinde. Parti liderini eleştirmişti. Böyle parti başkanı olunmaz. Kılıçdaroğlu'nun nasıl lider olduğunu hatırlattım. Halka umut vererek yapman lazımdı bunu. Partiyi eleştirmek değil. Sayın Muharrem İnce bizim kahramanımız değildi, ama genel başkanımız kendisini aday gösterdi, çok başarılı bir kampanya yürüttü. 15 milyon oy aldı ve partimizin en ünlü figürü oldu. O zaman bunu değerlendirmek gerekiyor dedim değil mi Aslı Hanım? Cümlem de buydu; bu dönem parlamento çok önemli, genel başkanımız parlamentoyu yönetsin grup başkanı olarak yönetsin Muharrem İnce de genel başkanı olsun. Seçim sırasında olan o ruhu seçim sonrasında da korusun. Muharrem İnce'nin de hataları oldu seçimde yaptığı başarıyı uzun süre yukarıda tutamadı. Enis Berberoğlu hapisteydi, Eren Erdem hapiste, görevimiz bunlar olmalı. Türkiye'de rejim değişmiş. Sadece CHP'yi değil referandumdaki "Hayır" cephesini bir araya getirmemiz lazım. Hepimiz, hep birlikte partide çelik gibi omuz omuza ve demokrasi cephesini kurmamız lazım. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay yüksek hızlı tren kazası için sert konuştu: 'Allah onları bildiği gibi yapsın' son dakika video

CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu kesinleşti mi? CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştü.

Chp izmir belediye başkan adayları 2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi kabulü sona erdi. Görüşme 1 saat sürdü.

Saadet Partisi milletvekili Cihangir İslam, millet ittifakına 'zillet ittfakı' lakabını takan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı özür dilemeye ve tövbe etmeye davet ...

CHP İYİ Parti görüşmesi son dakika

Yazarlar
Website Security Test