Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İş Bankası – CHP ilişkisinde hiçbir gizlilik olmadı

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son günlerde siyasi tartışmaların malzemesi yapılan İş Bankası, CHP hisseleri ve Atatürk'ün Vasiyeti'yle ilgili Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Yekta Güngör Özden’in 18 Şubat 2006 tarihinde Gözlem’de çıkan yazısını yeniden yayınlıyoruz.

Yekta Güngör Özden

 

Kurtarıcı ve kurucu Büyük Atatürk, 5 Eylül 1938 pazartesi günü düzenlediği altı maddeden oluşan vasiyetnamesini 6 Eylül 1938 Salı günü Dolmabahçe Sarayı'na çağrılan İstanbul - Beyoğlu 6. Noteri İsmail Kunter'e "Kendi elimle yazarak zarf içine koyduğum vasiyetnameyi size tevdi ediyorum. Bu vasiyetnamemin muhafazasını ve kanun hükümlerinin yerine getirilmesini isterim" diyerek Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak'la Prof.Dr. Neşet Ömer İrdelp'in yanında teslim etmiş bu durum Noterliğin 7061 yevmiye numaralı tutanağıyla saptanmıştır.

Vasiyetnamenin girişinde tüm para ve pay senetleriyle Çankaya'daki taşınır ve taşınmaz mallarını altı maddede belirtilen koşullarla Cumhuriyet Halk Partisi'ne bıraktığını bildirmiştir. Paranın ve pay senetlerinin İş Bankası'nca değerlendirilmesinin sürdürülmesini buyuran 1.maddeden sonra, 2.maddede açıkça her yılki gelirden yakınlıklarının onurunu korudukça ve yaşadıkları sürece kızkardeşi Makbule'ye ayda 1000, Afet İnan'a 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira, Rukiye ve Nebile'ye o günkü 100 liranın verilmesini istemiştir. Sabiha Gökçen'e ayrıca bir ev alınabilecek para verilmesine ilişkin 3., Makbule'ye yaşadığı sürece Çankaya'da oturduğu evin kendisinde kalmasına ilişkin 4., İsmet İnönü'nün çocuklarının yüksek öğrenimlerini tamamlamaları için gereksinim duyulacak yardıma ilişkin 5.maddeden sonraki 6.madde, her yıl gelirden kalacak paranın yarı yarıya Türk Tarih ve Dil Kurumları'na verilmesi açıklığını taşımaktadır.

 

 

 

Atatürk'ün gizli bir vasiyeti yok

Bunlar dışında vasiyetnamede başka bir bırakım ve bu vasiyetnameden başka bir vasiyetname yoktur. Medyanın bir kesiminde Atatürk'ün gizli bir vasiyeti olduğuna ilişkin kimi yurttaşlarca ileri sürülen savların kanıtı yoktur. Kendini Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bilen, ulusal kimliğini yadsımayan, yediği ekmeğin, içtiği suyun, soluduğu havanın, bağımsız ve özgür varlığının değerini özümsemiş herkes için Atatürk'ün önerileri, özlemleri, dilekleri, istekleri birer buyruktur. Türkiye Cumhuriyeti; tüm nitelikleri ve varlıklarıyla Atatürk'ün Türk Ulusu'na en büyük, en değerli armağanıdır. Hukuksal niteliğiyle ölüme bağlı bir hak kullanma belgesi olan vasiyetname, yasal yöntemlerle uygulanarak yaşama geçirilir. Birbirine ters, karşıt iki vasiyetname olamaz. Gizli vasiyetname olamaz. Her yazılı belgeye vasiyetname denemez. Öğütler, öneriler, uyarılar vasiyet değerinde olsa da vasiyetnamenin hukuksal niteliği ve özelliği, öbürlerinden ayrı tutulmasını gerektirir.

 

 

 

Hisse gelirinden tek kuruş alınamaz

Atatürk'ün vasiyetnamesine göre CHP ancak vasiyetname öngörülerini, Atatürk'ün istenç, istem ve buyruğu sayılacak madde içeriklerini yerine getirmek ve yerine getirilmesini sağlayıp sağlatmakla yükümlüdür. Atatürk'ün İş Bankası'nca değerlendirilecek para ve pay senedinden, gelirlerinden tek kuruş alamaz. İş Bankası yönetiminde Atatürk'ün pay senetlerini temsil etmekten öteye geçen bir konumda da bulunamaz.

CHP vasiyetname gereklerini yerine getirmekte tarihine ve kendine yaraşan özeni gösterirken kendilerine akçalı yardım yapılan yakınları da Atatürk'le ilgilerinin onurunu koruyacak, Atatürk'le olan bağlarına gölge düşürecek tutum ve davranışlardan kaçınacaklardır. Ülkü Adatepe'nin İş Bankası'ndan ayrıca taşıt ve koruma istemesi, Vasiyetname dışına taşan bir uygulamadır. Bu istem, Ülkü Adatepe ile İş Bankası'nın aralarında çözümleyecekleri bir sorundur. Vasiyetnameyle ilişkilendirilip olumlu ya da olumsuz yanıtı eleştiri konusu yapmak uygun değildir.

CHP'nin bugünkü Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları'na ödeme yapılmasını engellemesinin önceki yıllarda izlediği tutumlarla karıştırılmaması gerekir. Yürürlükteki 2709 no.lu Anayasa'nın 134'üncü maddesiyle öngörülen Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, 2876 no'lu yasayla oluşturularak, Atatürk'ün vasiyetnamesiyle yararlandırıldığı kurumlar nitelik ve kişilikleri değiştirilerek devlet birimlerine dönüştürülmüştür. 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra da uygulamaya konulan, İkinci Demirel Hükümeti'nin 7 Kasım 1969'da TBMM'ye sunduğu Hükümet Programı'nda sözü edilen Dil Akademisi, 12 Eylül 1980 öncesi laik cumhuriyet karşıtlarının gerçek dışı ve çirkin savları sonucu 1982 Anayasa'nın 134.maddesiyle öngörülen doğrultuda 2876 no'lu yasayla kurumlar, gerçek sahiplerinin elinden alınıp Başbakanlık Müsteşarı'nın yönetimine verilmiştir.

 

 

 

CHP'nin haklı çekincesi

Bu yazının hazırlandığı sırada Atatürk Kültür Merkezi Başkanı'nın Başbakanlık Müsteşarı'nca görevden alındığı duyulmuştur. Kurumların hepsi "TC. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu" çatısı altında toplanmaktadır. Bu yasal adı bile kurumların, üyelerinin katkısıyla oluşumu doğallığının tersine çevrildiğini göstermektedir. Atatürk şimdiki yapıya değil, vasiyetnamesini düzenlediği gündeki yapıya bırakımlarda bulunmuştu. Önemli olan ad değil, yapı ve niteliktir. CHP'nin çekinmesi bu nedenle haklıdır.

 

 

 “CHP'NİN AÇMAK İSTEDİĞİ DAVAYA KARŞI ÇIKMIŞTIM”

CHP, 1969 yılında kurumlara başvurarak paranın paylamışına katılmak istemiş, kurumların istemi geri çevirmesi üzerine dava açılması düşünülünce Baş Hukuk Danışmanı olarak bu girişimine karşı çıkmıştım. 1969'da açılan dava 1971'de kurumlar lehine sonuçlanmıştı. Yeniden 1971'de açılan davayı Asliye 10.Hukuk Mahkemesi CHP lehine karara bağlamışsa da, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kurumlar lehine bozmuştu. Bu dava sırasında Genel Başkan olan Bülent Ecevit de, ben de, Dil Kurumu'nun üyeleri idik. 22.6.1977'de mahkemenin direnmesini kurumlar lehine bozarak, 2.Hukuk Dairesi'nin kararını onayan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu sorunu noktalamıştı. Sonuç, CHP'nin İş Bankası'ndaki Atatürk senetlerinin çıplak mülkiyetinin sahibi olduğunu, gelirin ise kurumlar arasında bölüşülmesi gereğini ortaya koymuştur. CHP'nin herhangi bir nedenle çıplak mülkiyet dışında hak istemesi olanaksızdır. Kurumlara ödeme yapılmasa bile, CHP para alamaz. Vasiyetnameyi gelişigüzel yorumlayarak önerilerde ve isteklerde bulunmak hukukla bağdaşmaz. Gizli - açık kimi Atatürk karşıtları hukuka aykırı önerilerle CHP'nin yükümlülüklerini bırakmasını istemekte, Anayasa'nın Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarının gerçek sahiplerine geri verilmesi için 2876 no.lu yasanın değiştirilmesini düşünmemektedirler. Atatürk'le ilgili her konuda özel bir duyarlılık ve özen gerekir. Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları'nın kuruluşlarını amaçlarını tarihlerini gözeterek sorunu tartışmak, çözüm için ilk koşul sayılmalıdır. Bankadaki hesaplar, para tutarları, uygulama yöntemleri, hukuksal görüş ve ayrıntılar ayrı bir yazı konusu olabilir.

 

 

Hukuku çiğneme alışkanlığı

Atatürk'ün vasiyetine aykırı yasama işlemi (CHP'nin tüm mallarının hiçbir ayrım yapılmaksızın ve bedelleri ödenmeksizin toptan Hazine'ye geçirilmesini öngören 6195 no'lu, Demokrat Parti çoğunluğuyla yürürlüğe konulan yasa) 27 Mayıs 1960'dan sonra Anayasa Mahkemesi'nin 11.10.1963 günlü, 1963/124 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Siyasal karşıtlıklarla hukukun çiğnenmesi alışkanlığı bırakılmalıdır. 1939 yılından 1954 yılına kadar Atatürk'ün paylarını İş Bankası Genel Kurulu'nda temsil eden CHP, 6195 no'lu yasanın iptalinden sonra bu görevine yeniden başlamıştır. Avukat Orhan Cemal Fersoy'un paydaş olarak CHP'nin temsil yetkisine ilişkin Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nde 17.5.1966 günü açtığı dava 1.1.1957'de yürürlüğe giren Türk Ticaret Yasası'nın 361.maddesine uygun bulunmadığından reddedilmiştir.

Vasiyetnameyi Ankara 3.Sulh Hukuk Yargıcı Osman Selçuk 28.11.1938 pazartesi saat 15'de açtı. Adalet Bakanı Hilmi Uran, CHP Genel Sekreteri Dr.Refik Saydam, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan (Boysan), Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu, milletvekilleri, yargıç ve avukatlardan kimileri de mahkemede bulunuyordu. Zarflar açılıp tutanağa geçirildikten, Makbule hanımın kimliği saptandıktan sonra duruşma 16 Ocak 1939 gününe ertelendi. Daha sonra olağan işlemler yürütülüp tamamlandı.

 

 

“CHP, SADECE ATANMIŞ MİRASÇIDIR”

CHP mansup (atanmış) mirasçıdır. İş Bankası nemalandırma (gelirlendirme) görevi vasiyeti tenfiz memurudur (vasiyeti yerine getirmekle görevli). Anımsadığıma göre 1968'de İş Bankası Anonim Ortaklığı sermayesinin %12'si Hazine'nin, %34'ü Türkiye İş Bankası memurları Emekli Sandığı'nın, %27.5'i da çıplak mülkiyet yoluyla CHP'nindir. Türkiye İş Bankası 26.8.1924'de Atatürk tarafından kurdurulmuştur. Bu neden "Atatürk'ün Bankası" olarak da anılır. Bir milyon lira kuruluş sermayesinin 250 bin lirasını Atatürk ödemiştir. Sermaye herbiri 10 bin lira değerinde 100 bin paydan oluşmaktadır. 1926 yılında sermaye artırımı yapılmış, birleşme nedeniyle 1927 yılında ikinci artırıma gidilmiştir. Sonraki yıllar yine yapılmış olabilir.

Atatürk'ün emekli hesabı dışında 2 ve 4 no.lu hesaplarıyla birlikte bıraktığı para tutarı 1 milyar 371 milyon, 210 bin lira, 9 kuruştur.

Pay senetleri Türkiye İş Bankası kurucu ve pay senetleriyle Maden Kömürü T.A.Ş. senetleridir. Sonra bunlar satılıp İş Bankası pay senedi alınmıştır. 10 Kasım 1938'de ise 10 liralık 119.125 İş Bankası pay senedi, 500 liralık 569 İş Bankası kurucu pay senedi bulunmakta idi. Bu senetlerin sonra 604 olduğu söylenmiştir. Günümüzdeki sermaye oranı ile senet sayısı İş Bankası'ndan öğrenilebilir.

 

Tartışmalara konu edilmemeli

Yurdu kurtaran, devleti kuran, çok kısa yıllara çok büyük devrimleri sığdıran, askerlikten siyasete, eğitimden ekonomiye, sanattan spora yaşamın her alanına ilişkin başarıları, özdeyişleriyle ulusal aydınlığımızın kaynağını oluşturan, Türkiye'mizle özdeşleşerek kurumlaşan Büyük Atatürk'ün adının ve vasiyetnamesinin tartışmalara konu edilmesi, siyasal amaçlarla ve aldırışsız tutumlarla değerlendirilmesi, polemik konusu yapılması üzücüdür. Herşeyini ulusuna bırakması bir yana Türkiye'yi yeniden kazanmış bize bir yurt ve "Kimsesizlerin kimsesi" dediği en büyük Türk Devrimi laik cumhuriyeti bırakmıştır. Atatürk'ün yapıtlarının ve bıraktıklarının değerini bilmeliyiz.

Atatürk'ü tanımalı ve tanıtmalı, anlamalı ve anlatmalıyız. Atatürk'te buluşma, Atatürk'te anlaşma, Atatürk'te birleşme, Atatürk'te çoğalma, Atatürk'te büyüme, Atatürk'te güçlenme, Atatürk'te yükselme ve yücelme çağrımızı yineleyerek O'na yaraşır olmayı diliyoruz...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Kadir Mısıroğlu sosyal medya hesabından paylaştığı videonun bir bölümünde 'Mustafa Kemal bir devlet kurmuş değildir' dedi.

CHP'de toplamda belirlenen belediye başkanı aday sayısı 147 oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İstanbul'da su fiyatlarında yüzde 15 indirim kararı aldıklarını söyledi. Son dakika...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Genel Merkezi'ndeki görüşmesinde ne oldu?

AKP Parti Sözcüsü Ömer Çelik parti binasında yaptığı basın toplantısında, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu'nu ziyaretine ilişkin olarak ''bu ziyaret ins...

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan gençliğin gittikçe sekülerizme doğru kaydığını belirterek bu durumu düşündürücü hatta ürpertici olarak niteledi. Kaplan'a göre ...

Milli Eğitim Bakanlığı, 'Danıştay'a temyiz dilekçesini' hazırlayan 3 kişinin görevden alındığını duyurdu. İYİ Parti Lideri Meral Akşener ve MHP lideri Bahçeli tarafınd...

Yazarlar
Website Security Test