Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti grup toplantısında: Emeklilikte yaşa takılanlar...

16.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti'nin TBMM grup toplantısında konuştu. Emeklilikte yaşa takılanlar için Erdoğan'ın mesajı net.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme, ekonomiye ve emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Erken emeklilik tartışmalarına yönelik açıklamada bulunan Erdoğan, “Ülkemizdeki sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş olarak 3 ayrı hususa bakılması gerekiyor. Emeklilik için 1999 yılına kadar sadece hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısı yeterliydi. Bu tarihte yapılan düzenleme ile kademeli olarak yaş şartı getirildi. Son günlerde emeklilikte yaşa takılanlar başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde bu uygulama vardır. Bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır. Bu derneğin başındaki hanımefendi 1992 yılında sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemimize dahil olmuş. Eski sistem devam etseydi bu hanımefendi 2012 yılında 38 yaşında emekli olacaktı. Halihazırdaki sistemdeki kademeli yaş uygulaması sebebiyle bu hanımefendi 2022 yılında yani 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayabilecek. Esasen bu kişi zaten emeklilik hakkını kazanmış durumda. Sadece emekli maaşı alabilmesi için bu yaşı beklemesi gerekiyor. Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emeklilik diye bir uygulama yoktur. 20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir. Böyle şey olur mu? Buna dünyanın hiçbir ülkesi sosyal güvenlik hizmeti sistemi dayanamaz. Zaten oralarda da böyle bir uygulama yok. Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’de ortalama emeklilik yaşının 52, Avrupa ülkelerinde ise 65 olduğunu söyleyen Erdoğan, “Türkiye kademeli olarak henüz yeni yeni 65 sınırına doğru çıkmaya başlıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıldır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi 6 yılda emeklilik maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı durumdadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun hesaplamalarına göre emeklilikte yaşa takılanlar denilen gruba giren 6,3 milyon kişi bulunuyor. Bunların bir milyon kadarı devlet memuru iken kalanları hizmet akdi ile veya kendi hesabına çalışanlardan oluşuyor. Bunlardan 1,3 milyonu hemen emekli olabilecek durumda, kalanları da peyderpey emekliğini talep edebilecektir. Bu teklifin ülkemize yıllık ilave maliyeti 26 milyar liradır. Erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakam toplamda 750 milyar lirayı buluyor. Ekonomik kurtuluş savaşını verdiğimiz böyle bir dönemde böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye milletimize soruyorum. Öyle şeyler oluştu ki bir taraftan ekonomik kurtuluş savaşının verildiği bir dönemde fırsatçılar türedi, domatesti, patatesti, biberdi, undu, ekmekti, çocuk beziydi bunları stokçulukla şunla bunla fırsata dönüştürerek bir yandan bunlar yapılırken bir diğer taraftan da karşımıza bunlar türedi. Erken emekli olacak. Ondan sonra kendine göre başka bir işle çalışmaya devam edecek. Çift dikiş. Böyle bir şey olamaz. Buna adalet, hak denmez. Bugün Batı dünyası bir defa yaşta emekliliği tırmandırıyor. 65’in altına eyvallah etmiyor, yukarı doğru çıkartıyor. Çünkü ülkeye maliyetleri çok çok fazla. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yok. Türkiye’de AK Parti kadar insanımızın hakkını koruyan, refah seviyesini yükselten, sosyal devlet ilkesinin gereğini yerine getiren başka parti olmamıştır. Emeklilerimiz konusunda da en büyük hizmetleri biz getirdik. Hükümete geldiğimizde bu ülkede 68 lira emekli maaşı vardı. Bugün asgari ücretin altında emekli maaşı neredeyse kalmadı. Tüm emeklilerimize bayramlarda biner lira ikramiye veriyoruz. Sağlık hizmetlerinde dünyada örneği olmayan bir şekilde sosyal güvenlik şemsiyesinin dışında kimseyi bırakmadık. Ülkemizin imkanları arttıkça tüm vatandaşlarımızın birlikte emeklilerimizin de durumunu iyileştirmeyi sürdüreceğiz. Ama bir kesimin memnun etmek adına ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına gönlümüz rıza gösteremez. Bu adım veya bu kampanya bir siyasi ranta dönüştürülmemeli. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur. Bugün emeklilikte yaşa takılanlar diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmi veya gayri resmi olarak çalışmayı sürdürecektir. Hakikat bu iken göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, felaketin içine neden sürükleyelim. Mecliste bu konuyu gündeme getiren partilerin bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım” açıklamasını yaptı. 

 

"BÜROKRASİ HALA YAVAŞ İŞLİYOR"

Yeni Hükumet Sistemi ile ilgili bürokrasideki yavaş işleyişin tam olarak çözülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 24 Haziran seçimleri ile birlikte yürütmede ve yasamada 5 yıllık kesintisiz bir hizmet dönemine girdiğini ve Mart 2019’da gerçekleştirilecek mahalli idareler seçimlerinin başarıyla tamamlandığında belediyelerde de yeni bir hizmet döneminin kapılarını aralamış olacaklarını söyledi bu konu hakkında uzun bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı, “Ülkemizin yeni yönetim sisteminin en güzel tarafı bu şekilde istikrarlı bir hizmet süresini garanti altına alıyor oluşudur. İş başına gelir gelmez hemen 3 aşamalı bir çalışma başlattık. İlk olarak 100 Günlük Acil İcraat Programımızı hazırladık. Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar ile yine bizim sorumluluğumuzdaki 16 bakanlığımızda 400 projeyi öncelikli olarak belirleyerek bu programa dahil ettik. Programın uygulama aşamalarını Cumhurbaşkanlığında kurduğumuz bir ekip vasıtasıyla takip ediyoruz. Son Bakanlar Kurulu toplantısında ilk 50 günün kapsamlı bir değerlendirmesini yaptık. Ardından önümüzdeki 3 yıllık dönemi kapsayan Orta Vadeli Programı hazırladık. Küresel ve bölgesel zorlukların üstesinden gelerek Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmayı amaçlayan bu çalışmanın adını da yeni ekonomi programı olarak belirledik. Türkiye 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa yakalamıştır. 2013 yılından itibaren hep birlikte şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi olaylarıyla özellikle oradan bizi sıkıştırmaya çalışanlar son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları ufak tefek sendelemeler ile atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik. Yeni ekonomi programımızı dengeleme, disiplin, değişim temaları etrafında oluşturduk. Hem bugüne kadar ki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum. Yeni yönetim sistemimizin ilk bütçesinin hazırlıklarını da tamamladık. 2019 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu teklifini yarın Meclis’e sunuyoruz. Böylece yeni ekonomi politikalarımızı hayata geçirme yolunda önemli adımı da atmış oluyoruz. Bu süreçte çok ciddi fedakarlıklarda bulunduk. Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için yeri geldiğinde yutkunmak pahasına ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik. Her icraatımızı milletimiz ile birlikte gerçekleştirdik. Milletimizle aramızdaki gönül bağı bazen her şeyi söze dökemez isek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete sahiptir. Böyle dönemler sabır dönemleridir. Sabredeceğiz ve Allah’ın izniyle zafere ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Ülke yönetimini devraldığımız günden beri bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çektik” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, hangi tedbirleri alırsak alalım bir türlü çözemediğimiz bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ediyorduk, halen de ediyoruz. Ancak, hala bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikayetler işitiyoruz. Aradan 4 aydan fazla zaman geçtiğine göre bu tür sıkıntıları süratle geride bırakmamız gerekiyor. Bakanlarımız, çalışacakları kadroları büyük ölçüde oluşturdular. Bakan Yardımcılarımız ve diğer üst yöneticilerimiz işlerine dört elle sarılacaklar ki altlarındaki kadrolarda aynı şekilde görev yapsınlar. Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere tüm bürokratlar şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması gibi bir usul yoktur. Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse bizim gözümüzde o kişi ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tür şikayetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet halen yapmamışlarsa, yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp etkili ve daha hızlı icraat yapalım diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” açıklamasında bulundu. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İki Parti arasındaki “Yerel seçimlerde nokta ittifak için 14 büyükşehrin seçilmesi” konusunu uzmanlara sorduk, işte görüşleri…

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yerel seçimler için bazı büyükşehirlerde ittifaka gidebileceğinin yansımaları sürerken, İzmi...

Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını isteyen İstanbullu taksiciler sosyal medyada Binali Yıldırım için kampanya başlattılar. Bakalım #Esnaf...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terörle mücadeleye işgal diyen HDP'li vekillere çok sert çıktı: ''Terör örgütünün temsilcisi olarak burada konuşamazsın sen. Neyin işga...

Muharrem İnce'den adaylık açıklaması. 31 Mart 2019'daki yerel seçimlerde aday olacak mı?

MHP'nin bazı büyükşehir belediye başkan adayları belli oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, CHP ile yerel seçimlerde ittifak konusuna ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Yazarlar
Website Security Test