Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Birleşik Krallık bayrağı 47 yıldır asılı olduğu yerden indirildi

31.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Birleşik Krallık bayrağının indirildiği fotoğraflar gündemde. Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi'ndeki İngiltere bayrakları, Brexit'e saatler kala sessiz biçimde indirildi. Brexit'in bu gece resmen yapılacağı bildirilmişti.

Birleşik Krallık bayrağı 47 yıl asılı kaldığı gönderlerden indirildi. Bayrağın sessizce indirildiği görüntüler de gündemdeki yerini aldı.

AB yetkilileri, Belçika saatiyle 20.00 (TSİ 22:00) sularında, Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi'ndeki İngiliz bayrağını gönderden herhangi bir tören yapılmadan indirirken; yerine AB bayrağını çekti.

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) resmi olarak ayrılmasına saatler kala, İngiliz parlamenterler Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu (AP) binasından çıkışlarını yapmaya başladı.

Parlamentonun Brexit Partisi üyesi milletvekili Ann Widdecombe, AP çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İngiltere'nin 40 yıl sonra AB'den ayrıldığını, bunun da Brexit Partisi ve lideri Nigel Farage sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Widdecombe, "Bugün bağımsızlığımızın başlangıcını kutluyoruz. Kendi yasalarımızı belirleyebileceğiz, sınırlarımızı kontrol edeceğiz, ticaret anlaşmalarımızı yapacağız. İngiltere geleceğe büyük bir sevinçle bakabilir. Görevimizi tamamladık ve gidiyoruz." dedi.

İNGİLTERE'NİN AB ÜYELİĞİ

İngiltere Avrupa’nın bütünleşmesi hususunda Birliğin daha kuruluş yıllarında kendi “Commonwealth” ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmek için görüşmelere katılmamıştır. İngiltere’nin bu çekincelerini ortadan kaldırabilecek bir çözüm olarak siyasi bir birliktelik yerine 1957 Roma Anlaşması imzalanırken Birliğin serbest bir ticari bölge yaratmasını önermesi, İngiltere’nin en başından beri AB’ye yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. İngiltere’nin bu önerisi ancak Birliğin kurulmasından iki yıl sonra Stockholm Anlaşması imzalanarak Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi’nin (EFTA) kurulmasıyla hayata geçirilebilmiştir. Böylelikle İngiliz hükümetine ticari kazancın yanında Commonwealth ülkeleriyle olan ilişkilerine zarar vermeyen, devletlerin egemenliklerini sınırlamadan ve onlara siyasi ve güvenlik bakımından bağımlılık yüklemeyen EFTA, önceleri İngiliz çıkarlarına daha çok uymuştur. 1961’de yapılan üyelik başvurusu ise Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle tarafından İngiltere’nin içinde bulunduğu sıkıntılar ve ABD’ye bağımlılığı öne sürülerek geri çevrilmiştir. İngiltere’nin 1967 yılındaki ikinci başvurusu da yine aynı gerekçelerle reddedilince bu bekleyiş Fransa Cumhurbaşkanının değişmesine kadar sürmüş ve ancak 1973 tarihinde AB kapıları İngiltere’ye açılmıştır.

1 Ocak 1973 ile başlayan İngiltere’nin AB üyeliği hemen ertesi yıl yaşanan hükümet değişikliği ile birlikte sorgulanmaya başlanmıştır. Yeni hükümetteki İşçi Partisi üyelere sunulan avantajların İngiltere açısından adaletsiz olduğunu ileri sürerek, İngiltere’ye sunulan ayrıcalıklı üyelik şartlarının tekrar gözden geçirilmesini talep etmiştir. İngiltere’nin üyelik şartları Commonwealth ülkelerinin İngiltere’nin AB üyeliğiyle tehlikeye girdiği düşünülen ticari ilişkilerini yeniden değerlendirmek üzere ele alınmış ve müzakereler neticesinde İngiltere Commonwealth ülkelerinin de bu pazara girmesini kolaylaştıracak, özellikle şeker üretimi ve ticareti konusunda, bir takım kazanımlara imza atmıştır. İngiltere’nin Commonwealth üyeliği Avrupa Birliği’ne nazaran birçok avantaj sağlamaktadır. Bunlardan en önemlisi, Birliğin kurucusu olmasının yanı sıra birliğin en büyük ekonomilerinden birisi durumundadır. Ayrıca, en büyük 16 üye ülkenin devlet başkanı doğrudan Kraliçe tarafından atandığı için topluluk üzerinde doğrudan bir hâkimiyeti de söz konusudur.

Avrupa Birliği içerisinde ise İngiltere, Birlik içinde 3. büyük ekonomi olmasına karşın karar mekanizmalarında diğer büyük devletler ile birlikte istişare etmek zorunda ve karar alma mekanizmalarına katılarak en küçük birlik üyesinin dahi görüşünü almak zorundadır. Ayrıca İngiltere, Euro bölgesi dışında kalmayı tercih etmiş ve Sterlin’i kullanmaya devam etmiştir. Son yaşanan küresel kriz ile birlikte Euro Bölgesi üzerinde borçlanmaya bağlı olarak baskılar artmış ve birçok ülke vadesi gelen borcunu ödeyemez duruma gelmiştir. 1973’ten beri Avrupa Birliği üyesi olan İngiltere’de, o günden bu yana göreve gelen
hükümetler hiçbir zaman Avrupa Birliği’ni terk etmek adına bir referandum yapmayı düşünmemişlerdir. Avrupa Birliği’ndeki ulusal çıkarlarını her zaman için korumayı ve bunu kendi lehlerine çevirmeyi seçmişlerdir. Ancak bu görüşün değişmesinde başlıca iki faktör etkili olmuştur. Bunlardan ilki; iki yıldır iktidarda olan Muhafazakâr Partinin, Avrupa Birliğine kuşkuyla bakmanın ötesinde, Avrupa karşıtı bir tavır sergilemesidir. İkincisi ve daha da önemlisi Euro Bölgesinde yaşanan krizdir. Kriz, önceden İngiltere’nin dile getirdiği gibi para birliğinin siyasi birlik ve bir Avrupa federasyonu olmadan yürümeyeceğini göstermiştir.

"İngiltere'nin AB üyeliği" bölümü Hakan Karagöz'ün makalesinden alınmıştır. Makalenin tamamı için tıklayın.

İNGİLTERE'NİN BREXİT KARARI

İngiltere ile AB arasında varılan Brexit anlaşmasına göre, ülke 31 Aralık'a kadar fiilen Birliğin üyesi kalacak ancak siyasi karar mekanizmalarında yer almayacak. Bu geçiş döneminde taraflar, kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasına varmak için müzakere yürütecek.

İngiltere'den görüntüler

İngiltere'nin geçiş dönemini uzatmak istemesi halinde en geç haziranda talepte bulunması gerekecek. Ancak İngiltere Başbakanı Boris Johnson hükümeti, uzatma talep etmeyeceğini ve bir anlaşmaya varılsa da varılmasa da ülkeyi AB'den 31 Aralık'ta bütünüyle ayıracağını ilan etmiş bulunuyor.

İngiltere, 2016'da yapılan AB referandumunda yüzde 48'e karşı yüzde 52 ile Brexit kararı almıştı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dünyadaki tüm sosyal medya platformlarında binlerce kişi tarafından yapılan hareketler şaşkınlık yaratıyor. Koronavirüs ile ilgili akım sosyal medyada görenleri şok ed...

Belçika ve Avrupa Birliğinin Başkenti Brüksel’de 17 -20 Şubat 2020 tarihlerinde yapılan Küresel Isınma ile ilgili bir dizi toplantıya katılan Türk Heyetinin üyelerind...

Çin'de Ocak sonunda Koronavirüs (Kovid-19) teşhisi konan ve karantinaya alınan kişinin Lele isimli kedisi akvaryum suyuyla beslenerek hayatta kaldı ve 4 yavru doğurdu.

Sosyal medyada Nijerya'ya meteor düştü iddiaları yalanlandı.

Rusya, Rosneft`in Venezuela`daki faaliyetlerini durdurup varlıklarını sattığı gün Roszarubejneft adlı yeni bir petrol şirketi kurdu.

Çinli olduğu söylenen bir kadının temas edilen noktalara tükürmesi ve ardından çantasından çıkardığı bir sıvıyı dökmesi sosyal medyada paylaşıldı ve büyük tepki çekti.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, küresel koronavirüs salgınından ötürü ekonominin bu yıl açık bir şekilde resesyona girdiğini ifade etti. Georgieva, 2009 yılındaki kü...

Yazarlar
Website Security Test