Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çeşme'de evsiz kalan Romanlar İzmir'in gündeminde

18.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir'in Çeşme ilçesinde 300'den fazla Roman vatandaşın yaşadığı bölgeye belediye ekipleri tarafından müdahale edildiği bilgisi paylaşıldı. İzmir Barosu ve CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu konuya ilişkin açıklama yaptı.

Çeşme'de 300'den fazla Roman vatandaşın evinden edildiği haberi İzmir'in gündeminde. Birgün'ün haberine göre; İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesinde yaklaşık 60 çadırda yaşayan 300'den fazla Roman vatandaş çadırı bölgeden belediye ekiplerince kaldırıldı. Alınan karar sonrası Roman vatandaş ne yapacağı belirsizliğini koruyor.

İzmir Barosu'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şöyle;

"Çeşme'de Roman Yurttaşlarımıza Yönelik Müdahale Açık Bir İnsan Hakları İhlalidir. Edinilen bilgilere göre bölgede yaşayan Roman yurttaşlarımızın hurdacılık ve kağıtçılık gibi işlerle uğraştığı, bir kısmının çocuklarının okula devam ettiği, yaşam alanlarının iptidai koşullarda olduğu, temel hijyen ve su gibi ihtiyaçların karşılanmasında güçlükler çekildiği, söz konusu alana kısa süre önce ihtiyaçların giderilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından su deposu kurulduğu, bölgede sağlıklı konutlarda yaşam alanları oluşturulması için çalışmalar yapıldığı, kısa süre öncesine kadar sorunlarının kalıcı olarak çözülmesi için girişimlerde bulunulduğu öğrenilmiştir. Tüm bu gelişmelere karşın önceki gün Çeşme Belediyesi tarafından herhangi bir ön uyarı yapılmadan söz konusu alana müdahale edildiği, çadır ve barakalarının yıkıldığı, yerleşim alanının iş aletleriyle düzeltildiği, açıkta kalan insanların alanı terke zorlandığı ve bu nedenle aralarında çocuk ve yaşlıların da olduğu Roman hak ve özgürlüklerinin ciddi şekilde ihlal edildiği ifade edilmektedir” denildi. Uygulanan yöntemlerin kabulü mümkün değildir.

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin, 7. genel tavsiyesine göre ise tahliyeler insanların evsiz kalması veya insan hakları ihlalleri riskine açık bir konumda bırakılması ile sonuçlanmamalı ve tahliyeden etkilenmiş kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılayamadıkları durumlarda, devlet, bu kişilere alternatif olarak konut, yeniden yerleşim veya verimli arazilere erişim gibi seçeneklerin sunulabilmesi için mevcut kaynakları ölçüsünde azami düzeyde tüm uygun tedbirleri almalıdır. Tüm bu temel uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak Çeşme'de yaşayan Roman vatandaşlarımıza kamu gücü kullanılarak uygulanan yöntemlerin kabulü mümkün değildir. Konar göçerlik gibi Roman kültürünün bir parçası olan olguları, yüzlerce yıllık ayrımcı uygulamaların sonucu oluşmuş yoksulluk, evsizlik, işsizlik ve benzeri sosyal gerçeklikleri kepçe marifetiyle çözmeye çalışmak açık bir akıl tutulmasıdır. Yerel yönetimlerin temel görevlerinden biri kentte yaşayan tüm yoksulların, evsizlerin ve işsizlerin dertlerine çare üretmek olmalıdır. Bu nedenle önceki gün yaşanan olaylara sebebiyet veren tüm kurum ve kuruluşları derhal bu yanlışlarından dönmeye, Roman yurttaşlarımızın ihtiyaçlarını dikkate alarak onların sağlıklı koşullarda yaşama imkânlarını sağlamaya, eğitim hakları sekteye uğratılmış çocukların mağduriyetini derhal gidermeye davet ediyoruz."

CHP'Lİ PURÇU'DAN AÇIKLAMA

Olaya ilişkin konuşan CHP'nin Roman kökenli İzmir Milletvekili Özcan Purçu da, "Vicdanın partisi yok maalesef. Biz insanoğluyuz. Hangi partiden olursa olsun insanın içinde vicdan, hoşgörü, iyi niyet ve yardımseverlik olacak. Oradaki insanlar kime ne yapmış! Onlar bizim insanlarımız, vatandaşlarımız. Bir şeyi bozarken yerine alternatifini yaratmanız lazım. Vatandaşa çözüm sunmanız lazım. Şimdi o yerinden yurdundan edilen vatandaşlarımız nerede kalacak, ne yiyecek, ne içecek. İzmir Büyükşehir'in yolladığı su tankerini bile kaldırmışlar oradan. Yazıktır, günahtır ya. Şu yaz günü insanlar susuz bırakılır mı? Çok sayıda çoluk çocuk da var aralarında. Yazıktır, günahtır. Genel başkanımızın dediği gibi, çözüm üretmek, insanlara dokunmak gerekiyor. Bir an önce yapılan bu yanlıştan dönülmesini istiyorum" ifadelerine yer verdi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 2 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Yusuf

19.06.2020 - 19:59
Onlar izmir romanlari cesmenin yerlisi deyil alacati girisinde turizimin kalbi olan yerde hurdelar cadirlar cirkin bir goruntu sesonluk geliyo onlar tabiki onlarinda haki var ama goz onunde deyil

Turan ŞALLI

19.06.2020 - 14:51
BİR TARAFTA KORANA DAHA DA YOKSULLAŞTIRDI BİR TARAFTANDA KAMU OTORİTESİ ÇADIRDA YAŞAYAN ROMANLARI YERLE BİR ETTİ. İzmir Çeşme ilçesi Alaçatı mevkiinde derme çatma yapılar içinde yaşayan Roman vatandaşlarımız 16 Haziran günü zabıta ve polis gözetiminde iş makineleriyle evleri yıkılmıştır. Bu bölgede 20 yıldır gecekondu yaşamı içinde yaşamını sürdüren Romanların anayasal hakkı olan barınma hakkı ellerinden alınmıştır. Yıkım görüntüleri yurt dışında yaşayan Roman topluluklarında görüldüğü kadar ülkemizde de maalesef yaşanabilmektedir. Meselenin ana kaynağı; istihdam da yer alamayan Roman toplulukların yoksulluk döngüsünden kurtulamayıp, en basit iş alanı olarak hurda ve kağıt toplayıcılığını seçmek zorunda kalmasıdır. Yaşanan yıkım görüntüleri, Romanlarımızın sosyal dramını yansıtan bir gerçekliktir. Konu ile ilgili yapılan eleştiriler, söylem içinde kalmakta, sorunun çözümüne nihai bir sonuç getirememektir. Yaşadığımız Covid-19 salgın süresinde çok sayıda iş yeri kapanmış bu insanlarımızın geçim kaynakları olan hurda toplayıcılığı da sekteye uğramıştır. BİRİLERİ EV SAHİBİ, ÇİLEKEŞ ROMANLAR KİRACI Alaçatı mevkiinde yüze yakın aile çadırlarda yaşam mücadelesini kaybetmiştir. Can çekişen yoksulluk altındaki Roman çocuklar eğitimden kopmuş, yeterli beslenme olanaklarından yoksundur. Ekonomik yoksunluğun dibindeki bu insanların yerleri yıkılması hangi aklın anlayışıdır? Çaresizliğe terk edilen Roman vatandaşlarımıza farklı bir yerleşim alanı yaratılması neden düşünülmemiştir? Yaşam savaşı altında ezilirken, bir de yerlerini yıkmak mantığa sığmayan bir anlayıştır. Geldiğimiz sonuç; birilere ev sahibi, Romanlar halen kiracı. Hatta kiracıdan daha beter düzeydedir. ADI VAR KENDİ YOK: ROMAN STRATEJİK EYLEM PLANI Bilinen ancak, görmezden gelinen Romanların eşitsizliği, yoksulluğun içindeki sosyal sorunları kangren olmaktan kurtulmaktan çok uzak kalmaktadır. Bugün sayıları yüzbinleri bulan bu tür yaşam biçimleri sosyal devletin içinde üzücü gelişmelerdir. Sağlıksız koşullardaki yaşam koşulları insan onuruna yakışmayan görüntüler yaratmaktadır. Görmezden gelinen gerçeğe bir bakalım: Türkiye’de yaşayan Roman topluluklarına yönelik, 2016 yılında Roman Stratejik Eylem Plânı hazırlanmış, uygulamada yerini bulamamıştır. Eleştirilerin artması üzerine 2019 yılı sonralarında sayın cumhurbaşkanı bir genelge yani talimat vererek “gerekli her türlü desteğin verilmesi” şeklindeki talimatta pratikte yer bulamamıştır. Özetle; istenilen sosyal politika yaşama geçmesi için gerekli koşullar yaratılamamıştır. Uluslararası bir sosyal sorun olan Çingene meselesi karşımıza bu şekliyle çıkmaktadır. Daha da çıkmaya devam edecektir. Olayın yaşandığı yerde bulunan kamu idarecileri yirmi yıldır süren bu yoksulluk döngüsüne neden sessiz kalmışlardır. Bir ili veya ilçeyi yönetenler belli zamanlarda bir araya gelerek, insan onuruna yakışmayan yaşamlarının barınma sorununa çözüm üretip üretmedeki gayretlerini sorgulamak gerekir. Saklanın gerçek şudur; “Burası turizm bölgesi Roman vatandaşların durumu burada görüntü kirliliği yaratıyor” Düşüncesi ile bu insanların evleri yıkıma maruz kalıyor. Soruna kamu yeterli duyarlılığı göstermemektedir. Roman vatandaşlarımızın yıkım kararı belediye başkanının kararı ile olmadığını, diğer kamu yönetiminin etkili olduğunu gerçeğini yok sayamayız. Sosyal devlet kendi Roman yurttaşlarına barınma imkânı için olanak sağlamamıştır. Korona salgını yetmezmiş gibi, kamu kurumlarının ilgisizliği sosyal devlet anlayışından çok uzak kalmıştır. Kamunun görevi kucaklayıcı olmak yerine bu insanlarımızın evlerini yıkmakla üzerlerinde var olan sorumluluğu kaybetmiştir. Yıkımlarda sadece belediyeleri değil, sistemi, Romanlarımızın eşitsizliğini sorgulamak gerekir. Yaşanan drama siyasi parti yöneticileri ve diğer farklı sivil toplum kuruluşları da tepki göstermesi olumlu bir gelişme olduğu kadar, özellikle Roman derneklerinin yerli yersiz söylemleri belediyeyi hedef tahtasına getirmekte sorun çözümlenmez Roman dernek başkanları kahramanlığa değil, sorun çözümüne odaklanmalıdır. Romanların yoksulluğunda ciddi bir sosyal politika geliştirilemezse daha çok Çingene çadırları yıkılır. Kamunun dili ne söylüyor ona bakmak gerekir. Çözüm üretmek için ne kadar istekliler ve barınma sorununa çözüm için bütçe var mıdır? Roman toplumunun varlığı ile mecliste yer bulan iki milletvekilimiz var. Aralarında siyasi düşünce farklılıklarını bir tarafa bırakarak soruna nasıl bir yaklaşımla bakmalarına yönelik çabaları geliştirmek zorundadır. Burada en büyük sorumluluk iktidar partisi milletvekili olan Cemal Bekle’ye düşmektedir. Roman dernekleri de farklı partilerin belediyelerini siyaseten karalama yolunu bırakmalı, işi sulandırmamalıdır. Yandaş Roman dernek başkanları, suyun yolu cebe kaymasına değil, Romanların geleceğine yol bulunmalıdır.Turan Şallı Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Diğer Haberler

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e nezaket ziyaretinde bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Konak Meclis Üyelerinden Esnafa destek. MHP’nin Konak Belediye Meclis Üyeleri Ali Peynirci ve Ahmet Yeniçırak Belediye Meclisinde Konak ...

Torbalı ilçesindeki 1 yaşındaki bebek, 5'inci kattan düştü. Ağır yaralanan Suriye uyruklu bebek, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına...

İzmir'in Buca ve Konak ilçelerinde iki yeni kadın cinayeti vakası yaşandı. Buca'da bir kadın pompalı tüfekle vurulurken, Konak'ta bıçaklanan kadın yaşama tutunamadı.

İzmir'de sokaklarda maske takmayan vatandaşlara ''neden maske takmıyorsunuz?'' sorusu soruldu. Vatandaşların verdiği cevaplar şaşırttı ve tepki çekti.

AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, İzmir'de deprem için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Çetin Gürel, yıllarca Gözlem'de yazı yazan, 96 yaşında hayatını kaybeden Haluk Cansın'ı anlatan bir yazı kaleme aldı.

Yazarlar
Website Security Test