Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aziz Kocaoğlu'ndan Nihat Zeybekci'ye: Köpeksiz köyde değneksiz dolaşıyor

9.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Zeybekci için zehir zemberek açıklamalar yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, restore edilen tarihi Namazgah Hamamı ve Agora'da açılışa katıldı. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın ev sahipliği yaptığı açılışta Narlıdere Belediye Başkanı ve CHP Konak Belediye Başkan Adayı Abdül Batur, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir Ticaret Odası (İZTO) eski Başkanı Ekrem Demirtaş, belediye meclis üyeleri, bürokratlar, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri, mahalle muhtarları, partililer ve çok sayıda vatandaş da hazır bulundu.

Tarihi hamamı orijinalini koruyarak restore eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, gerekli sağlamlaştırma ve düzenleme çalışmalarını gerçekleştirdikten sonra, kuzey ve batı cephesine bitişik, orjinale ilave yapılar ile iç mekanlarındaki ilave kaplamalar ve duvar eklerini kaldırdı. Yapının kubbe ve tonozlarında bulunan çatlaklar için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden alınan statik destek doğrultusunda, dikiş ve enjeksiyon yöntemleriyle sağlamlaştırmalar yapıldı. Binanın doğusunda bulunan hasarlı han duvarı, ahşap askıya alma sistemi ile desteklendikten sonra sıva raspası çalışmaları yapılarak enjeksiyon yöntemi ile güçlendirildi. Hasarlı han duvarına raspa ve enjeksiyon çalışmaları için yapılan ahşap askı sistemi sökülerek çelik konstrüksiyon sistemi ile kalıcı destek verildi. Erkekler kısmı soyunmalık mekânında fıskiyeli mermer havuz ve kadınlar ile erkekler kısımları soyunmalık mekânlarında ahşap bölmeler oluşturuldu. Göbek taşı ve kurnalar da aslına uygun olarak yenilendi.

Kuzey cephede erkekler girişinde değişime uğrayan tuğla örgü kapı çıkması kaldırılarak yerine, özgün haline uygun kesme taş kapı yapıldı. Kuzey cephede bulunan kadınlar giriş kapısı mevcut yerinde muhafaza edilerek kesme taş kemerli kapı yapıldı. Yapının güney cephesine denk gelen arka tarafındaki külhan bölümü de yapıya zarar vermeden sistem odası olarak düzenlendi. Dış cephede hamam ve han duvarları taş dokusunu yansıtmak için derz temizleme ve tamamlama işlemleri yapıldı. Ayrıca bölgeye Gabion saksı ve oturma birimleri de yerleştirildi.

Agora alanı içinde kalan tarihi Namazgah Hamamı, doğu cephesinde Kurşunlu Han olduğu düşünülen bir yapının ayakta kalan tek duvarına bitişik vaziyette bulunuyor. 16. yüzyıldan günümüze ulaşan ve yakın zamana kadar işlevini sürdürdüğü bilinen hamam, kadınlar ve erkekler kısmından oluşan "Çifte Hamamlar" grubunda yer alıyor. Beden duvarları, moloz taş ve tuğla malzeme ile yığma sistemde inşa edilen yapının doğusundaki birimler erkekler, batısındaki birimler ise kadınlara ait. Toplamda 2 bin 300 metrekarelik alan üzerinde modern ve yenilikçi anlayışla tasarlanan Agora Parkı da, bölgede yaşayan vatandaşların nefes alacağı yeni bir buluşma noktası olacak. Büyükşehir Belediyesi’nin 1.1 milyon liraya mal ettiği parkın içerinde engellilerin de kullanımına uygun yürüyüş yolu, 23 adet bank, 156 metrekarelik çocuk oyun grubu ve 43 bisiklet kapasitesine sahip park yeri mevcut.

ZEYBEKCİ'YE ESTİ GÜRLEDİ

Ak Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Tunç Soyer'in rakibi Nihat Zeybekci'yle ilgili zehir zemberek açıklamalar yapan Aziz Kocaoğlu, “AKP'nin İzmir Büyükşehir adayı, kibar adam. Aynı dönemde belediye başkanlığı yaptık. Bizi sever, sayar. Biz de onu sever sayarız. Her şeyden önce, siyasi nezaket diye bir şey var. Ama bu iş başka, seçim başka! Zaten İzmir'e geldiğinden beri kendisi de her fırsatta bize vurmaya başladı. Allah var, isim vermiyor. Bu kenti 15 yıldır kim yönetiyorsa, ona konuşuyor. Bugüne kadar sayın adaya hiç cevap vermedim İzninizle bugün itibariyle başlıyorum. Çok sevdiğim bir söz var; ‘Köpeksiz köy bulmuş, değneksiz gezer’ diye. Nihayetinde İzmir sahipsiz değil! En azından 31 Mart akşamına kadar buradayım." dedi.

İzmir'de yaptıklarına ilişkin konuşan Kocaoğlu, "Önce, ‘İzmir'deki beceriksizliklerin ideolojik kılıflarla örtülmesine izin vermeyin’ sözlerinden başlayalım. İzmir'de beceriksizlik yoktur. Aksine, iktidar partisinin tüm çifte standartlarına, tüm engellemelerine, bu kenti görmezden gelmelerine rağmen bir başarı hikayesi vardır. O zaman sayın adayın cümlesini şöyle düzeltelim, "İzmir'deki başarı öyküsünün ideolojik kılıflarla örtülmesine izin vermeyeceğiz. Sayın aday, İzmir'e yapacakları yeni metro hatlarını açıklamış. Aralarında Buca ve Otogar metroları da var. Okuyunca güldüm. 11 yıl öncesini hatırladım. 2008’de ‘herkesin metrosunu yapacağız’ dediklerinde, biz de buna inanıp projesini hazırladığımız Halkapınar-Otogar metrosunu söylemiştik. AKP'nin yönettiği diğer büyükşehirlere metro için kaynak aktardılar. Ama aradan geçti 11 yıl. Bizim metrodan hala haber yok! Bu proje, İzmir’de bakanlığın yapacağı ilk metro olacaktı. Her yıl konuşulmasına rağmen bir türlü başlanamadı. Nihat Bey bu geleneği değiştirmemiş. Bu seçim öncesinde yine ‘Otogar'a metro’ konuşuluyor. Oysa İzmirli samimiyet istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi gücüyle İzmir Türkiye Cumhuriyetine bağlı bir olduğu il için kanunen alması gereken paranın dışında bir kör kuruş almadan İzmir’de raylı sistemi 11 179 km çıkarmıştık. Metroda taşınan yolcuyu 70 binden 850 bine çıkartmıştır. Hikaye budur. Peki ya "Buca'ya metro" sözüne ne demeli? Bunu söyleyenler, 13 Nisan 2017'den beri, yani tam 667 gündür projesi hazır olduğu halde Ankara'dan onay alamadığımız Üçyol-Buca metro hattını yapacağız demek ne demektir? Onaylasaydınız, ekonomi bozulmasaydı, faizler artmasaydı, ucuz krediyi alıp metro temelini atacaktık. Daha hala onaylamadınız. Alt Yapılar Genel müdürlüğünde onaylandı. Kalkınma bakanlığı kontrol edecek. İzmirli sormaz mı size, neden İzmir'in metro projelerini bekletiyorsunuz diye” ifadelerini kullandı.

Nihat Zeybekci'yle ilgili eleştirilerini sürdüren Başkan Kocaoğlu, “Ben buradan Sayın Aday'a bir soru daha soruyorum; Siz bir metre raylı sistem yaptınız mı? O parayla, bu parayla, belediyenin parasıyla bir metre raylı sistem yaptınız mı? AKP'nin Sayın Adayı, "İzmir'de yağmur suyu ayrıştırması yok. Arıtma da var diyemeyiz" sözünü sık sık tekrarlayarak hafızalarda böyle bir algı oluşturmak niyetinde. Vereceğim cevaplardan sonra arıtma konusunu kapatacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi, TÜİK’in verilerine göre Avrupa Birliği standartlarında arıtma sayısı ve kişi başına düşen arıtma miktarıyla Türkiye lideridir. Türkiye’de liderdir, liderdir! Son 4 yıl içinde, sadece yağmursuyu altyapısı için 175 milyon TL'lik yatırım gerçekleştirmiştir. 514 kilometre uzunluğunda yağmursuyu hattı işletme halindedir. Bilmezsen, dersini çalışmazsan, ‘ben atayım, sonra ne olursa olsun,’ dersen bu işler olmaz. Sayın Aday, 8 yıl belediye başkanlığı yaptığı Denizli'de kaç arıtma tesisi kurdu, ne kadar atık suyun arıtılmasını sağladı, bunu da açıklarsa seviniriz. Dilerse, Avrupa Birliği standartlarındaki ileri biyolojik atık su arıtma tesislerimizi kendisine gezdirebilir, partisinin yönettiği belediyelere model olarak sunması konusunda yardımcı olabiliriz. Katı atık bertaraf tesisi konusuna gelince… Kendisi de çok iyi bilmektedir ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine düşen her şeyi yapmış ancak tesisin kurulmaması yönündeki siyasi ayak oyunları, bu yatırımın hayata geçmesini engellemiştir. Her bulduğumuz katı atık yeri kaldı. Bu kadar işi yapmış belediye katı atık bertaraf tesisini en kısa sürede yapılacak kapasitededir. Çöp yığınları yok. Harmandalı katı atık depolama bölgesi Türkiye’de ilk düzenli bölgedir. Onun dediği gibi böyle şeyler söz konusu değildir” dedi.

Nihat Zeybekci'nin yaptığı, 'İzmirlililer göç ediyor' açıklamasına cevap veren Kocaoğlu, "İzmir'in nitelikli nüfusu İstanbul'a gidiyor" demiş. Göçün tersine döndüğünü, beyaz yakalıların İstanbul yerine İzmir'i tercih ettiğini bilmiyor. Tavsiyem, TÜİK verilerini incelemesidir. Ben bir rakam vereyim de kolaylık olsun. 2018 verileri henüz açıklanmadı ama 2017 yılında sadece İstanbul’dan 18 bin 506 kişi, İzmir’i tercih etti. Bunların yüzde 44’ü ise en az üniversite mezunu. Büyükşehir Belediyesi olarak, Bozdağ Kayak Merkezi'ni İzmir'e yakışır bir hale getireceğiz demiş. 5 milyar liralık Özel İdare mallarından İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne görevlerin yüzde 95’i verilmesine rağmen bir "patlak lastik" bile verilmemiştir. Çifte standart devam ediyor. Demek AKP’li belediye gelirse, öyle bir ihtimal yok ya, o tesis belediyeye verilecek! CHP’li belediyeye verilmeyen tesisler AKP’li belediyeye veriliyorsa bunu İzmirliye nasıl ayrım yaptığınızı anlatmanız gerekmektedir. Bir de temcit pilavı gibi yıllardır tekrarlanan ama hep lafta kalan işler var. ‘Buca Cezaevi'ni kaldırıyoruz’ bunlardan biri. 15 yıldan beri her seçimde aynı vaadi tekrarlayan AKP adayları istikrarını sürdürüyor. 2004 yılında, dönemin AKP’li Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek birlikte söylemişti; "Buca Cezaevi'ni yıkıp ticaret merkezi yapacağız" diye. 2014'te bu kez Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım çıktı ve ‘Adalet Bakanı ile görüştüm, talimat verdi; Buca Cezaevi kaldırılacak’ dedi. Hiçbir şey değişmiyor. 2019 yılına gelindiğinde ise bu kez bayrağı Nihat Zeybekçi devraldı. ‘Buca Cezaevi yeşil alan olacak’ açıklamasını yaptı. Siz olsanız inanır mısınız?” ifadelerini kullandı.

Çandarlı Liman Projesi'ne dair konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Ağızlara sakız olan bir de Çandarlı Limanı meselesi var. AKP'nin 2011 yılında İzmir'e vaat ettiği 35 projeden biriydi. En son ‘2017'de tamamlanacak’ dediler. 2018 Ekim ayı itibariyle 680 milyon lira harcanmasına rağmen hala yüzde 30 seviyesinde. Projenin devam edip etmeyeceği bile bilinmiyor. Ama Çandarlı Limanı, hala AKP adayının seçim programında yer alıyor. İzmir’deki liman konusu, bugünün konusu değil. Ama üstünde detaylı tartışılması gereken bir konudur. Elleçleme limanı özelliğini Pire’ye kaptırdık. Bize acilen bir elleçleme limanı gereklidir. İzmir Limanı’nı kruvaziyer limanı yapacağım demek yanlıştır. İzmir Limanı bir müddet daha yük limanı özelliğini sürdürecektir. Çünkü İzmir’in güneyini ve doğusundaki sanayicilerin mallarının maliyetini arttırmak demektir” ifadelerine yer verdi.

Nihat Zeybekci için patates soğan ithalatına izin veren bakan olarak tarihe geçti diyen Aziz Kocaoğlu, “İzmir'e gelince bir anda "tarım ve üretici dostu" olan Sayın Aday'ın aslında Ekonomi Bakanlığı döneminde neler yaptığına bir bakmak lazım. Sayın Aday, Türk siyaset tarihine, ‘Türkiye gibi tarım zengini bir ülkede patates- soğan ithalatına izin veren; buğday, arpa ve mısırdaki ithalat gümrük vergisini çok ciddi oranda düşüren, canlı büyükbaş hayvan ve karkas et ithalatının önünü açan, tarım ürünleri ithalatındaki vergiyi düşürerek Türk tarım ve hayvancılığına büyük darbe vuran bakan’ olarak geçmiştir. Başta da dedim ya, İzmirli samimiyet ister. İzmirli, özü-sözü bir adamı sever. Orada öyle, burada böyle olmaz! İzmirli bunu kabul etmez. Sayın Aday, Ekonomi Bakanlığı döneminde sık sık ‘dolar düşecek’ laflarıyla iddiasını ortaya koyarken, dolar kurunun 2 liradan 4.6 liraya yükselmesini önleyememiş bir bakan olarak da tarihe geçmiştir. İzmirliler Sayın Aday'a diyor ki, ‘Devlet eliyle yapılması gereken projeleri; Evde sağlık hizmeti, kadınlara istihdam, tarımsal üretimin artırılması, körfezin korunması, yağmur suyu ayrıştırma, tarihi yapıların restorasyonu, sokak hayvanlarının korunması, gençlik merkezleri, spor kulüplerine destek, okullara bakım-onarım, belediye-üniversite işbirliği, termal turizm gibi yapılan ve yapmakta olduğumuz işleri ‘mega proje’ olarak saymak ve İzmirliye sunmak yerine İzmir’in nasıl kalkındığını anlatmalıdır. Tarihi yapıları korumaya, önce şu satışa çıkardığınız Tarihi Elektrik Fabrikası'nı satmaktan vazgeçerek ve restore ederek başlayın” dedi.

Geçtiğimiz yıl hizmete giren İzmir Tramvayı'na dair konuşan Kocaoğlu, “Tramvay bizim de tahminlerimizin katbekat üstünde yolcu taşıyor. İyi ki yapmışız. Çok tartışmıştık, iyi ki yapmışız. Kent merkezinden geçen tramvaya karşı çıkmadan önce, AKP'li belediyelerin yönettiği ve tramvay kullanan diğer kentlerdeki uygulamalara bir bakın! Orada vagonlar kent merkezinden değil de sayfiye yerlerden mi geçiyor? Nereden gidiyor? Seçim öncesi ‘suda indirim’ söylemiyle karşımıza çıkacağınıza, AKP'li belediyeler olarak geçmiş dönemde ‘otomatiğe bağladığınız’ fiyat artışlarının hesabını verin topluma. Gerçi büyük şehirlerde seçilmiş belediye başkanı kalmadı ya. İzmir AKP’li olmadığı için kurtardı. AKP’li olsaydık biz de teflonla gitmiştik” dedi.

İzmir ile Denizli'yi kıyaslayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sayın Aday, her fırsatta, ‘Denizli'de şunu yaptık’, ‘Denizli'de hiç böyle olmazdı’ diye konuşunca, insan merak ediyor tabii. İzmir ile Denizli arasında nasıl bir fark var diye. Tarımsal ve sanayi gelirlerindeki, Gayri Safi Milli Hasıla'daki, kişi başına düşen gelirdeki artışlara bakıldığında İzmir’in Denizli ile arasındaki farkın İzmir lehine giderek büyüdüğünü görürüz. Ama iki kenti kıyaslarken, asıl bakılması gereken başka bir şey var. 2004-2017 döneminde İzmir’den Ankara’ya toplam 429 milyar lira gönderilmiş, geriye ise sadece 105 milyar lira dönmüştür. Yani gönderdiği her 4 liradan ancak 1 lirasını geri almıştır. Dolayısıyla İzmir, kamu gelirlerine net 323 milyar lira katkıda bulunmuştur. Denizli’den ise aynı dönemde, Ankara’ya toplam 16 milyar lira gönderilmiş, geriye ise 20 milyar lira dönmüştür. Bizim elimizde 323 milyar olsa idi, biz ne yapardık? İzmir nereye giderdi. Türkiye Cumhuriyeti’nde kendi gücüyle, kendi zenginlikleriyle, kendi insanıyla kalkınabilecek en önemli kentlerden birincisi İzmir’dir. Bunu İzmirliler unutmayacak. Oy vermezsen hizmet etmem denmesine İzmir’in 17 senedir dik durmasının sebebi kendi göbeğini kesmesidir. İzmir kendi göbeğini kendi kesebilecek güçte bir kenttir. Özeti şu; İzmir net kaynak üreten, Denizli ise net kaynak kullanan bir kenttir.İzmir, Ankara'ya ciddi miktarda kaynak göndermesine rağmen, ekonomideki büyümesini başarıyla sürdürmüştür. Şimdi soruyorum Sayın Aday'a; beceriksiz olan kimdir? Kent içinde turizmin yaşaması, kent merkezinde turizmin hareketlenmesinin olmazsa olmaz zenginliği Kemeraltı, Agora ve Kadifekale bölgesidir. 270 hektarlık alandır. Bu alanı göreve geldiğimiz günden bu tarafa birçok binayı restore ederek, belli noktalara dokunarak geliştirmeye çalışarak yeniden kazanmak istiyoruz. Agora’da kazı ve restorasyon çalışmaları bitti. Hep birlikte bu müstesna tarihi bölgeyi, İzmir’i İzmir yapan değerleri koruyarak dünya mirasına sunacağız” ifadelerini kullandı.

Uzun bir süredir konuşmadığını, herkesi dinlediğini ama artık bugün perdeyi aralayacağını vurgulayan Aziz Kocaoğlu, “Uzunca bir süredir konuşma yapmıyorum. Bakıyorum kim neler söylüyor, neler vaat ediyor? Bugün biraz perdeyi aralayıp, konuşma ihtiyacı duydum. Değinmem gereken birçok konu var. Ama bugün hepsine cevap verirsem, bayrağı alan arkadaşımız nereye götürecek dersem çok zamanınızı alırım. Bugün bir genel değerlendirme yapıp, bir iki konuya da derinlemesine girip, konuşmamı tamamlamak istiyorum. Kentsel dönüşüm nedir? Kim, nasıl yorumluyor? Kim kentsel dönüşümde ne yapıyor? Kentsel dönüşüm önce kentin her türlü sosyal donatı alanlarıyla yaşanabilecek yoğunlukta yeniden yaratılmasıdır. Mesela; TOKİ’nin hazine arazilerine yaptığı konutlar kentsel dönüşüm değildir. Belediyeleri finanse etmek amacıyla kurulmuş İller Bankası’nın heyelan bölgesinde belli arazileri toplayarak yeni tepe diye yapılan binalar kentsel dönüşüm değil bir faciadır. Bilerek ve inanarak söylüyorum. Kentsel dönüşüm İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllarca mutfakta çalışarak gerçekleştirdiği, Uzundere’de yerinde teslim ettiği yaşanacak alanları yaratmasıdır. Binalar güçlenecek ama komşular aynı olacak. O arazi parçasından ne belediye ne de başka bir kişi bir kuruş rant, bir kuruş gelir sağlamayacak. Orada ne değer üretebiliyorsa inşaat maliyeti hariç hepsi orada yaşayan tapu sahibi hemşerilerimize verilecek. Türkiye’de Uzundere, Örnekköy’de, Ege Mahallesi’nde ve diğer 7 yerde başlatılan çalışmaların kentsel dönüşüm çalışmaları Türkiye’ye örnek olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanı ‘yerinde dönüşüm’ lafını söylemeye başlamıştır. Ne oldu Sulukule’de? Ne oldu Fikirtepe’de? Ne oldu İstanbul’da? İzmir’de, Uzundere’de, Örnekköy’de ne oldu? Gidin sorun! Aktepe-Emrez Mahallesin’de de uzlaşmalara başladık. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin adalet dağıttığını, hak yemediğini insanlar gördü, inandı ve çalışmalar devam ediyor. Ben TOKİ’nin yeşil alanlara, hazine arazilerine İzmir’de konut yapmasına karşıyım. İzmir’in 2004 yılında başlayıp 2005 yılında yaptığımız 1/25 binlik planlarında 45 bin dönüm dönüştürülecek, kentsel dönüşüm yapılacak alan vardır. Bu alanlardaki binaların çoğu depreme dayanıksızdır. Sosyal donatı alanları eksiktir. Orada yaşayan insanlarımızın yaşam standartları düşüktür. Biz bu alanda kentsel dönüşüm yaparak, saplıksız binaların sağlıklı binalara dönüştürülerek yapılan kentsel dönüşümü kentsel dönüşüm sayıyoruz. Eğer TOKİ, eğer İl Bank, eğer bir bakanlık kentsel dönüşüm yapacaksa bizim belirlediğimiz 4 bin 500 hektarlık alanda, bir santimetrekare yoğunluk artışı yapmadan kentsel dönüşüm yapacak. Buna varsan buyur gel! Bunu becerebileceksen, bu doğa sevgisi, bu özveri varsa buyur gel, biz de yardımcı olalım. Ama yoksa, her tarafa para ve rant olarak bakıyorsan sen kentsel dönüşüm yapamazsın, inşaat yaparsın. Bugün Türkiye’nin geldiği durum, son geldiğimiz noktadır. Ekonomik krizdir. Adına ne derseniz deyin ekonomik krizdir. 81 milyon insanın üretmesi gerekeni ürettiremiyorsanız, öncülük edemiyorsanız bu ayrı bir konudur." şeklinde konuştu.

Yatay mimariye ilişkin konuşan Kocaoğlu, “17 senedir ülkeyi yönetiyorsunuz. Tarım nereye gidiyor? Dünyanın en verimli coğrafyasında neden tarımda ithalata düştük? Tarım girdileri nedir? Çiftçi nasıl yaşıyor? Problemi nedir? Buna kafa yordun mu, tarım bakanlığı? Buna çözüm ürettin mi? Dünyada tarımını geliştirmiş ülkelere baktın mı? Ne yapmışlar, ne gibi çözüm üretmişler? Hollanda 120 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç ediyor. Dünyada sanayi devi bu ülke. Ama tarımı bırakmıyor. Sanayide dışarıya bağımlıyız. Bir müddet daha bağımlı olabiliriz. Ama elimizde hazır tarım, toprak, ova, mera var. Meraları sat, ‘hayvancılık öldü’ de. Tarıma tukaka de, tarıma bakma, tarımı teşvik etme ondan sonra bu duruma gel. Dünyanın en kapitalist ülkesi Hollanda’da tarım ürünlerinin yüzde 85’i kooperatifler kanalıyla üretiliyor, işleniyor ve ihraç ediliyor. Fransa’da bu rakam yüzde 80 civarında. Kooperatif eşittir komünizm dersen tukaka dersen böyle bir mantıkla yaklaşırsan, aracıya, toptancıya teslim edersen hayvancılığı, çiftçiliği büyütemezsin." dedi.

Tarım ihracatındaki hedeflerden bahseden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Türkiye’de tarımı, hayvancılığı kalkındırmadan, 2-3 senede kendi kendine yeter hale gelmeden, tarım ihracatını katlayarak büyütmeden olmaz. 10 senede tarım ihracatımı 120-150 milyar dolara çıkaracağım hedefini koyabiliyor musun? Bunun stratejik planını, yol haritasını belirleyebiliyor musun? O zaman Türkiye kalkınır. İnşaat sektörüyle kalkınmadığını, servetin, kaynakların satılamayan atıl konutlarda kaldığını, bir de onların olmayan bütçeden desteklenmeye çalışıldığını hayretle üzülerek izliyoruz. Sen borç alansın. Dünya para politikasında borç alarak ülkeyi büyütemezsin. Ülkeyi krize sokarsın. Sen üretmek zorundasın" dedi.

Açılışta söz alan Konak İlçe Belediye Başkanı Sema Pekdaş, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarih projesi bu kente karşı sorumluluğun yerine getirildiği bir projedir. Kendi kimliğimizi koruyan pek çok eser var. Bu eserler çocuklarımıza karşı emanetimiz. Geçmişten gelen değerleri geleceğe aktarmak ve bu kentin kimliğini korumak görevimizdir. Büyükşehir Belediyesi kenti pazarlanan bir yer olarak görmediğini, yaşanacak bir yer olarak gördüğünü bir kez daha gösterdi. Bu, bu kente karşı sorumluluktur. Bu nedenle bu projeye katkı koyan tüm bileşenlere teşekkür ediyorum. Bu değerleri korumak borcumuz olsun. İzmir bu değerlerle var” dedi. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Doğaya duyarlılığıyla bilinen Megastar Tarkan, İzmir’in Gediz Deltası’nın UNESCO Dünya Doğa Mirası ilan edilmesi için destek çağrısında bulundu. Seslendirdiği video il...

Menemen ve Türkiye ekonomisinin en önemli tarım ürünü pamuk ile ilgili üreticiler bu sene için kilogram başına 1.25 tl prim bekliyor. 2018 yılında açıklanan 0.80 tl pr...

Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ), endüstri 4.0 ile değişen dünyaya uyum sağlayabilmek için yüzde yüz burslu KOSBİ Zülfü-Mevlüt Çelik Teknik Koleji’ni 2019-202...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 15 Temmuz şehitlerini anma törenine katıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ilk 100 gün projeleri arasında hayata geçirilen toplu ulaşımda “Baykuş" seferleri büyük ilgi görüyor. Uygulamadan yarar...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Açık Hava Yaz Sinemaları Nostalji Geceleri başlıyor. Kültürpark’ta 16 Temmuz - 6 Ağustos tarihleri arasındaki film gösterim...

Buca Belediye Başkanı Kılıç: Bu imza milat olmalı

Yazarlar
Website Security Test