Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İhracatçı ve üretici, üzümde kalite ve verim için omuz omuza

28.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de bir milyon dekar alanda yaklaşık 600 milyon dolarlık üzüm ihracatının yüzde 85’i Manisa’dan yapılıyor. Üzüm ihracatçıları ve üreticileri ürünlerin verimini, kalitesini arttırmak için kolları sıvadı.

Prof. Dr. Ahmet Altındişli moderatörlüğünde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün Salihli’deki “Üretimden ihracata üzüm” panelinde kontrollü üretim ve tarım masadaydı.

İhracatçılar ve üreticiler önce ortak sorunlarını tespit etti, sonra çözüm geliştirerek yol haritası çizdi. Panelde hastalık ve zararlılar, biyoteknik ve biyolojik mücadele gibi konular ön plandaydı.

Türkiye kıyılarından 110 ülkeye

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2019’da Türk kuru meyve sektörünün 1,4 milyar doları aşan ihracat rakamına ulaştığını açıkladı.

“Bunun 1 milyar dolarlık büyük dilimi çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatından elde edildi. Birliğimizin ise toplam Türkiye Kuru Meyve ihracatındaki payı yüzde 63 oranında yani 894 milyon dolar olarak gerçekleşti. Prestijli ürünlerimizden biri olan Türk çekirdeksiz kuru üzümü, 520 milyon dolar civarı ihracat payı ile yüzde 35’lik bir paya sahip. Yüzde 80-85’i Avrupa Birliği’ne olmak üzere toplamda 110 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.”

524 milyon dolar

Celep, 2019’da çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında güzel bir seviye yakaladıklarını, ihraç fiyatını ortalama tonda 2 bin 150 dolar seviyesine ulaştırıp, 524 milyon dolar döviz girdisi sağladıklarını anlattı.
“Bu değer 2018’de tonda bin 760 Dolar, 2017’de ise bin 560 dolar seviyelerindeydi. Ortalama ihraç fiyatımızdaki yüzde 22’lik artış, hem bölgemiz hem de ülkemiz açısından çok önemli bir başarı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin destekleriyle, TMO başarılı bir uygulamaya imza atarak sektörümüzün en önemli ihraç ürünlerinden biri olan çekirdeksiz kuru üzümün hak ettiği değere ulaşmasına imkan sağladı.”

TMO kazandırdı

Birol Celep bu başarıdaki en büyük etkenin Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) sezon başında “Kuru üzüm fiyatını 10 TL’nin altına düşürmeyeceğiz” açıklaması olduğunu hatırlattı.

“Bu müdahale Türk üzümünün düşük fiyata satılmasına ve ekonomimizin güç kaybına uğramasına engel oldu. Böylelikle, 2020-2021 sezonunda hedefimiz, 2019-2020 sezonunda ulaştığımız fiyat seviyesinin altına düşmemek olacaktır. TMO’nun çekirdeksiz kuru üzüm için taban fiyatı açıklaması ve gerektiğinde piyasadan alım yapabileceğini beyan etmesini de iç ve dış piyasada arz-talep dengesinin sağlanmasına, piyasanın oturmasına ve 2019-2020 sezonunda ihraç fiyatlarımızın rakip ülkelerin ihraç fiyatları seviyelerine yaklaşmasına olumlu katkıda bulundu. TMO’nun önümüzdeki sezonda da çekirdeksiz kuru üzüm alımı yapacağını açıklaması sektör ve ekonomi açısından hayati önem arz ediyor.”

Rakip ülkelere karşı, diğer bir avantajın işçilik ücretlerinde olduğunu söyleyen Celep, saatlik işçi ücretlerinin ABD’de 15 dolar, Avustralya’da ise 17 dolar düzeyinde olduğunu sözlerine ekledi.

Üreticiye yerinde ziyaret

Celep, Birlik olarak her yıl üreticilere güncel gelişmeleri aktarmak ve bilgilendirmek için sıkı mesai yaptıklarını söyledi, faaliyetlerini ve çalışmalarını şöyle anlattı:

“Kitapçıklar, afişler, broşürler ve bannerlar yaptırarak üretim bölgelerinde üreticilerimize, Bakanlığımız, Üniversitemiz ve diğer paydaş kurumlarımızın katkı ve destekleri ile ulaştırıyor ve bilgilendirme toplantıları yapıyoruz. Diğer taraftan, Birliğimiz ve ihracatçı firmalarımızın ziraat mühendisleri düzenli aralıklarla değerli üreticilerimizi ziyaret ederek verim artışı ve kaliteli üretim hakkında bilgilendirmelerde bulunuyorlar. Bu çalışmalarımıza, ilgili Fakülte, Araştırma Enstitüleri, Tarım İl/İlçe Müdürlükleri, Ticaret Borsaları ve Ziraat Odaları gibi kurumlar da destek veriyor.”

Sürdürülebilir tarım modeli
Birol Celep, üretilen ürünlerin yurt dışındaki alıcıların istediği kriterlere uygun şekilde üretilmesi görüşünde.

“Üreticilerimiz üretim aşamasında gereken özeni ve ilgiyi gösterirlerse bizler de ürünümüzün hak ettiği değeri kazanmasına imkan sağlarız. Biliyorsunuz, sürdürülebilirlik günümüzde en önemli konu ve sektör olarak hem üretim hem de ticaretimizin sürdürülebilir şekilde devam etmesi asıl hedefimiz. Yine hepinizin yakından bildiğiniz üzere, dünyada her geçen gün artan tüketici bilinciyle birlikte gıda güvenliği ön plana çıkmaktadır. Üreticilerimize vereceğim en önemli mesajlardan biri yetiştiricilik aşamalarında kimyasal mücadeleyi en son düşünmeleridir.”

Biyoteknik mücadele

Tarım Bakanlığı’nın salkım güvesiyle mücadelede başarılı şekilde kullanılan biyoteknik mücadele yöntemlerine maddi destek verdiğini anlatan Celep, “Bakanlığımızın desteklemelere devam edeceğini erken dönemde yani Mart içinde açıklaması, bu yöntemin kullanımının artması ve yaygınlaştırılması açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bizler de kullanımın artması ve yaygınlaşması ile ilgili Üniversiteler ve Bakanlığımız ile birlikte projeler yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. “ dedi.

Üzümün yüzde 60’ı Rusya’ya

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sözlerine 2018’de Türkiye’nin üzüm üretiminde ilk 10 ülkede 6. sırada olduğunu açıklayarak başladı.

“Bu ülkeler sırasıyla Çin, İtalya, ABD, İspanya, Fransa, Türkiye, Hindistan, Arjantin, Şili, İran, Mısır. 2018’de dünyada üzüm ihracatı 4 milyon 873 bin ton, 180 bin ton ile Türkiye 10. sırada yer aldı. Yaş meyve sebze ihracatında en önemli ürünlerden birisi sofralık üzüm. 2019’da 59 ülkeye 207 bin ton 150 milyon dolarlık taze üzüm ihracatı gerçekleştirildi. Bu rakamlar ile 2018 yılına göre miktarda yüzde 14, değerde ise yüzde 24 oranında artış kaydettik. Bu rakamların en az yüzde 80’i bu bölgede yetiştirilen sultani çekirdeksiz tipi üzümlerimizden oluşuyor.”

Sofralık üzüm ihracatında yüzde 60’ın Rusya’ya yapıldığını söyleyen Hayrettin Uçak, Avrupa Birliği’ndeki payın rakip üretici ülkelere göre ve pestisit kalıntısı sorunu yüzünden yıldan yıla gerilediğini anlattı.

Yeni pazarlara hazır

Hayrettin Uçak, ihracat yapılan ülkelerin çeşitlendirilmesi gerektiğini, yaş meyve sebze mamullerinde öncelikle Uzak Doğu olmak üzere yeni pazarlar bulmak için iki ayrı URGE projesi başlattıklarından bahsetti.

“URGE projelerinde üzüm, kiraz ve nar ürünlerini ön plana aldık. Ürünlerimizi dünyaya tanıtmak için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Dünyada son derece önemli bir yeri olan Sultaniye üzümünün kıymetini bilmeliyiz ve dünya standartlarının altında kalmamak için daha dikkatli ve daha verimli çalışmalıyız. Sultaniye üzümünü Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre üretmeli ve hazırlamalıyız. İhracata ve iç piyasaya verilen ürünleri insan sağlığını olumsuz etkileyen kimyasallardan arındırmalıyız.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Covid-19 salgınının etkisiyle 2021 sonuna kadar rekor kırması beklenen iflaslarda bu yıl liderliği ABD üstlenecek. 2021 yılında ise Avrupa ve Hindistan’ın iflaslarda b...

İhracatın cari açığın azaltılmasına katkı verirken, Türkiye ekonomisinin büyümesinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Pekcan, pandemi sonrası ihracattaki to...

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artışla 1 milyar 193 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. EİB’nin Temmuz ayı pe...

TÜİK, temmuz ayı enflasyon verilerini açıkladı. TÜFE aylık bazda 0,58 ile piyasa beklentilerinin altında artış gösterirken, yıllık enflasyon, baz etkisi ile haziran ay...

İzmir’de Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 12,11, aylık yüzde 0,28 arttı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) kapsamında üretilen elektronik kelepçelerin eylül ayından itibaren test amaçlı Adalet Bakan...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl 1,2 milyon büyükbaş ve 3,6 milyon küçükbaş kurbanlık bulunduğunu kaydetti.

Yazarlar
Website Security Test