Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ekonomistlere göre 2019'da Türkiye ekonomisi fırsatlar ve riskler

28.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ekonomistlere göre 2019 yılında Türkiye ekonomisindeki fırsatlar ve riskler raporlandı. Buna göre dünyada öngörülen bir ekonomik aktivite yavaşlamasına rağmen Türkiye'de 2019'un ikinci çeyreğinde toparlanma başlayacak. Fırsatlar ve riskler neler? 2019'da neye yatırım yapılmalı? Türkiye ekonomisi 2019 enflasyon, büyüme ve döviz kuru tahmini.

Türkiye ekonomisinin 2018’in ikinci çeyreğinden itibaren içine girdiği yavaşlamanın ardından 2019 ikinci çeyreğinden itibaren, özellikle 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden sonra toparlanmaya gideceği öngörülüyor. 31 Mart 2019’da yapılacak mahalli seçimlerin ardından Türk lirası varlıklar için "en kötünün geride kaldığı" algısının yaygınlaşabileceğini ifade eden ekonomistler, enflasyonun düşeceğini ve cari işlemler açığının da 15 milyar dolar gibi rahat bir banda gireceğini öngörüyorlar.

Küresel ekonomi için ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemleri ve diğer gerilimlerin büyük riskler taşıdığını vurgulayan Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova, "ABD'nin dünyanın geri kalanı ile devam eden ticaret savaşları, İngiltere'nin Avrupa Birlliği'nden (AB) sancılı ayrılma süreci, Çin'in büyümesinin yavaşlaması, Almanya'nın imalat sanayindeki aşağı yönlü ivme öne çıkan başlıklar." İfadelerini kullandı. Ancak bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin de ekonomik anlamda etkilenmeyeceğinin imkansız olduğunu söyleyen Arzova, “Türkiye'de talep tarafı zayıf seyrederken, ihracatın da yavaşlaması durumunda reel sektör üretiminin gerilemeye devam edilebilir. Enflasyonun düşmeye başlamasıyla 2019'un ikinci çeyreğinden sonra faiz indirimi tekrar gündeme gelebilir ve bu önemli bir fırsat.” Dedi.

Bu fırsatları değerlendirebilmek için çok hızlı bir şekilde yapısal reformlara başlanması gerektiğinin altını çizen Arzova, "Öncelikle kapsamlı bir yargı reformu ile adalet sistemine yönelik kaybolan güvenin tekrar kazanılması gerekiyor. Sonrasında matematik, fizik, kimya, biyolojiyi temel alan (temel bilimler), sanayi ihtiyaçlarına da uygun bir eğitim sistemine geçilmesi gerekiyor. Sermaye piyasası enstrümanlarının çeşitlendirilmesi için kapsamlı bir sermaye piyasası reformuna ihtiyaç var." Şeklinde konuştu.

ABD ile ilişkilerin Türk Lirası’nın değerini belirleyeceğine vurgu yapan Prof. Dr. Burak Arzova, Türk Lirası’nın değer kazanması ihracatçılar için, TL’nin değer kaybetmesi enflasyon için risk taşıdığını söyledi.

NoorCM Menkul Değerler Yurt içi Piyasalar Satış Müdürü, Ekonomist Mert Yılmaz ise yine, Türk lirası varlıklarının ucuz olması, ve TL için en kötüsünün geride kaldığı algısının yayılmasının büyük fırsat olduğunu yineleyerek, "Bu fırsatı değerlendirebilmek için enflasyon ile mücadeleden taviz verilmemeli, bütçe disiplinine sadık kalınmalı, kamu bankaları üzerinden genişlemeci politikalara seçim sonrasında son verilmeli ve mutlaka verimlilik esaslı çalışmalar yapılmalı." Dedi.

Serbest piyasa ekonomisinde devletin her şirketi yüzdürme gibi bir görevinin olamayacağını, ülkeye kalıcı ve sürekli katma değer yaratacak şirketlerin desteklenmesi, diğerlerinin ise sistemden elenmelerini sağlaması gerektiğini söyleyen Yılmaz, 2019’da Türkiye ekonomisinin büyümesinin turizm ve dış ticarete bağlı olduğunu belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomi Programı (YEP)’na ilişkin de konuşan Mert Yılmaz, "Ödemeler dengesinde şüphesiz ki iyileşme devam edecek. Ancak bunun yapısal çözümlerle olmadığını, ülkenin büyümesinin hız kesmesi ile gerçekleşeceğini göz ardı etmememiz lazım. Bu süreçte Türkiye mutlaka ithalata dayalı üretim modelini dönüştürmeli. Yoksa her büyüdüğümüz yılsonunda cari açık vermemiz kaçınılmaz. Türkiye gerçekten seçim yorgunu. 31 Mart sonrası yeni bir seçim havası esmez ise 4 yıllık seçimsiz sürecin iyi kullanılacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Mert Yılmaz da yine Burak Arzova gibi Türkiye – ABD ilişkilerinin döviz kurunda belirleyici olduğunu söyleyerek, TL’nin iyileşmesi senaryosu TL’nin yatırımcılar tarafından daha cazip olarak algılanacağını söyledi. Başta ABD Merkez Bankası olmak üzere dünya ekonomisi ve buna bağlı olarak gelişmekte olan ülkelerde yaşanacak gelişmelerin şüphesiz Türkiye’yi de olumlu/olumsuz etkileyeceğini vurguladı ve YEP’e sadık kalınmasının bir güven ortamı oluşturacağının altını çizdi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye'de madencilik sektöründe faaliyet gösteren birlik ve STK Başkanları Ankara’da Bakanlık yetkilileri ile bir araya geldiler. Görüşme sonrası açıklama yapan sektö...

Salihli Ticaret ve Sanayi Odası, ihracatçı üyeleri ve ilgili kurumların temsilcileriyle ortak bir toplantı düzenledi. İhracatçıların genel sorunlarının başında yer ala...

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu geçen hafta indirmesinin ardından, 14 Türk bankasının kredi notunu düşürdü, görünümü negatif olarak açıkl...

Bu hafta hangi yatırım aracı kazandırdı, hangi yatırım aracı kaybettirdi? Borsa, altın ve dövizde haftanın kazandıranı hangisi? 15 - 20 Temmuz haftasında ne kazandırdı...

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski başkanlığındaki TÜSİAD heyeti 16-17 Temmuz 2019 tarihlerinde ABD’nin Başkenti Washington’da temaslarda bulundu.

Yurt dışından gelen telefonların harcına büyük zam geldi. Ne kadar oldu? Yolcuların kendi kullanımları amacıyla yurt dışından getirdikleri telefonların kullanım izin h...

İzmir Milletvekili Bedri Serter, hem gündeme ilişkin hem de Nisan ayı işsizlik rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Serter, TBMM’nin tatile girmeden önceki ...

Yazarlar
Website Security Test