Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye laboratuvarda et üretecek

22.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye laboratuvarda et üretecek. Üretilen ette şarbon gibi hastalıkların kesinlikle olmayacağı belirtiliyor. Laboratuvarda et nasıl üretilecek? Hangi etler üretilecek?

Türkiye'nin en büyük ekonomi problemi üretim yetersizliği ve ithalatın fazlalığı. İthal edilen ürünlerde kırmızı et de çok önemli bir paya sahip. Türkiye bu problemi aşmak için son yıllarda ABD, Hollanda ve İsrail gibi önemli ülkelerin öncülük ettiği bir çalışmaya katılma kararı aldı; 'laboratuvarda et üretimi'

Dünya Gazetesi'nden Ali Ekber Yıldırım, köşe yazısında, bu çalışmalar için biftek.co adlı bir şirket kurulduğunu yazdı ve ayrıntılarıyla anlattı. İşte Yıldırım'ın yazısından bölümler; 'Temiz et' üretimi için kurulan ilk şirket olan biftek.co, Ankara Üniversitesi Teknokent'te faaliyete başladı. 'Temiz et' üretimi için Türkiye'de Araştırma-Geliştirme(Ar-Ge) çalışmalarını Vehbi Koç Sağlık Ödülü,Novartis Bilim Ödülü,Gordon Araştırma Konferansı Ödülü sahibi olan Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Can Akçalı ile Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Erdem Erikçi tarafından ortaklaşa yürütülüyor. Araştırmanın iş geliştirme ve finans konusundaki çalışmaları ise Kerem Erikçi ve Melih Akçalı yürütüyor. 

bitfek.co şirketinin kurucusu Dr. Erdem Erikçi ise çalışmayı değerlendirip, "Tarım devrimi öncesi dünyada sadece 2.5 milyon insan yaşarken, kişi başına düşen arazi miktarı 61 kilometre kareydi. Bugün ise kişi başına 0.02 kilometrekera alan düşüyor. M.Ö 10.000 yıl öncesinde 61 kilometrekare içinde bulunabilecek,yenebilir ve besleyici niteliği olan her şeyi düşünürseniz,dünyanın insanları ve hayvanları beslemekte hiç zorlanmayacağını anlayabilirsiniz. Fakat bugün dünya zorlanıyor. Eğer yediklerimizin üretiliş şekli değişmezse yarın daha da zorlanacak. Yaşanabilir alanların yarısı tarıma ayrılmış durumda. Bu alanların %77'si hayvanlara yem üretmek için gereken bitkisel üretimi, %23'ü de bizim yiyeceğimiz bitkisel üretimi sağlamak için kullanılıyor. Toplam arazinin yaklaşık 3'te 2'sinde hayvanları beslemek için gereken bitkisel üretim yapılıyor olsa da, protein ihtiyacımızın %33'ünü hayvansal ürünlerden karşılıyoruz. Geri kalanını bitkilerden alıyoruz. Demek ki; protein üretimi sırasında çok ciddi kayıplar gerçekleşiyor. Zira hayvanların protein verimliliğine, yani 100 gr protein içeren yeme karşılık kaç gram protein elde edilebildiğine baktığınız zaman, yumurtada %25, sütte %24, tavuk etinde yüzde 19.6, kırmızı ette ise yüzde 3.8 olduğunu görürsünüz." ifadelerini kullandı.

Tavuk ve büyükbaş hayvanların aslında verimli olmadığını söyleyen ve protein kaynaklarının değişeceğini söyleyen Erikçi, "tatlı su kaynaklarının %70'inin tarımda kullanıldığını ve tüm kara taşıtları, gemi ve uçaklar tarafından atmosfere salınan sera gazı miktarı kadar gazın hayvancılık aktivitelerine bağlı olarak salgılandığını unutmamak gerekir. Yani yaratılış olarak, dana veya tavukların verimli birer gıda aracı olarak tasarlanmadığını söyleyebiliriz. Fakat güzel bir gelecek istiyorsak daha verimli protein kaynaklarına ihtiyacımız var." dedi.

Ete alternatif ürünlerden de bahseden Dr. Erdem Erikçi, "Et yemeyi bırakmak çözüm olarak sunulabilir. Fakat et yemeyi seven kitlelerinin iradesine güvenerek, geleceğe dair kaygılar temelinde,insanların vegan veya vejetaryen olmalarını istemek gerçekçi olmayacaktır. Etin alternatifini sunmak daha güçlü bir yaklaşım olur. Günümüzde ete alternatif iki ürün önerisi var: İlkine "bitki temelli et" deniyor. Buğday ve patates gibi bitki karışımlarına çeşitli katkı malzemeleri ekleyerek koku, doku ve tat olarak ete çok benzer ürünler geliştiriliyor. Soya kıyması, tofu gibi ürünler uzun zamandır piyasada mevcut aslında, fakat bu ürünlerle hep vegan/vejetaryen pazarı hedefleniyor. "Beyond Meat", "Impossible Burger", "GoodCatch" gibi yeni oyuncular pazarlarını herkes için genişletti ve üretim yöntemlerine inovatif yaklaşımlar getirerek etten ayrılması zor ürünler piyasaya sürmeye başladılar. Perakendecilik sektöründe bitki temelli et, %20'lik bir oranla satışı en hızlı artan ürün olarak kabul ediliyor." ifadelerine yer verdi.

Şarbon gibi hastalıklarına da değinen Erikçi, "İkinci yaklaşım ise hücre temelli et; yani hayvanın vücudunun içinde gerçekleşen olayın benzerini, laboratuvar ortamında gerçekleştirmek üzerine kurulu yepyeni bir yöntem. Hayvandan alınan küçük bir biyopsiden elde edilen hücrelerin bölünmesi ve kas hücrelerine özelleştirilmesiyle yüksek miktarda kas hücresi elde edilmesi, yani hayvan büyütmeden gerçek et elde edilmesi şeklinde özetlenebilecek bu yöntem birçok sorunu aynı anda çözebilir. Örneğin; bu şekilde et üretmek için hayvan öldürmeye gerek yok.Sadece doku örneği almak yeterli olacak. Ayrıca, hücre tabanlı et üretiminin geleneksel et üretme yöntemlerine göre %7-45 daha az enerji, %99 daha az arazi, %81-96 daha az suya ihtiyaç duyacağı ve %78-96 daha az sera gazı salınımına neden olacağı öngörülüyor. Dahası, geleneksel et üretiminde bolca kullanılan antibiyotik, temiz et üretiminde kullanılmayacak ve ete şarbon gibi herhangi bir mikrobun bulaşması da söz konusu olmayacak. Saydığımız bu faydalardan dolayı hücre tabanlı et için "temiz et" ifadesi de kullanılıyor." şeklinde konuştu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Motorine 19 Ağustos ile 20 Ağustos'u birbirine bağlayan gece için yeni bir zam yapılacağı duyuruldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)'ndan son dakika ''Zorunlu Karşılık'' kararı geldi.

Hazır Giyim sektörünün buluşma noktası ve profesyonellerin merakla takip ettiği fuarların başında gelen Fashion Prime – Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknoloji...

Türkiye’nin en önemli fuarlarından biri olan MINEX Fuarı, 23-26 Ekim tarihlerinde kapılarını 8. kez açmaya hazırlanıyor. Türk maden sektörü paydaşlarıyla birlikte kısa...

Hükümet, memur ve memur emeklisine 2020'nin ilk 6 ayında yüzde 3,5, ikinci 6 ayında yüzde 3, 2021'nin ilk 6 ayında yüzde 3, ikinci 6 ayında yüzde 2,5 zam ve enflasyon ...

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2019 yılı mayıs ayına ait işsizlik rakamlarını açıkladı.

Kırmızı ete yüzde 20 zam geliyor iddiası Kurban Bayramı sonrasında moralleri bozdu.

Yazarlar
Website Security Test