Facebook ta paylaştweet le
Ana Sayfa / 

Zeytinyağına ihracat yasağı

9.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü tarafından, 31 Ekim 2021 tarihine kadar zeytinyağının dökme olarak ihracatına ilişkin getirilen yasak, son dönemde zeytinyağı üreticileri ve ihracatçılarının gündeminde yer almaktadır. 

Bu yasak kararının yanında, 20 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, ayçiçeği, kanola ve aspir ham yağının ve tohumunun ithalatında uygulanan vergiler 30 Haziran 2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) sıfırlanmış durumdadır. Buna göre; dökme zeytinyağına bir ihracat yasağı uygulanırken; ayçiçeği, aspir ve kanola için ithalat vergileri sıfırlanarak, ithalat imkanı desteklenmiştir.

Zeytinyağı ihracatı bakımından getirilen yasağın ve ayçiçeği, kanola, aspir ham yağlarının ithalatında uygulanan vergilerin sıfırlanmasıyla ithal edilmelerine dair sağlanan kolaylığın, ilk bakışta, yağ fiyatlarındaki artışın önüne geçmek amaçlı olduğu söylenebilir.

Ancak, fiyatlardaki artışın önüne geçmek için alınan bu pozisyon, zeytinyağı üreticisine ciddi anlamda zarar verir niteliktedir. Zira, yaklaşık verilere göre; 2020/2021 sezonunda ülkemizin zeytinyağı üretimi 177.000 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, Suriye’den ihraç kayıtlı olarak 30.000 ton zeytinyağı ülkemize getirilmiştir. 40.000 tonluk stok ise bir önceki üretim sezonundan devretmiş durumdadır. İç tüketim için 160.000 tonluk bir tüketim tahmini bulunmaktadır. İhraç ettiğimiz zeytinyağı ise 40.000 ton mertebesindedir. Ayrıca salamura zeytinlerden elde edilecek zeytinyağı da göz önünde bulundurulmalıdır. Sayısal veriler basit bir dört işlem ile incelendiğinde; ihracat yasağının da etkisiyle, üreticinin elinde ciddi miktarda zeytinyağı kalacağı açıktır. İhracat yasağı akabinde, 2021 Ekim ayı sonu itibariyle ciddi bir devir stoğu ile 2021/2022 üretim sezonunun açılacağı açıkça öngörülebilir. Bu derece bir stok fazlası; üretim maliyetinin, arz talep dengesinin bozulmasına yol açacak; zeytinyağı fiyatlarının istikrarlı bir seyir alması mümkün olmayacaktır.

Tüm bu etmenler neticesinde, üreticinin, üretim konusunda ciddi bir motivasyon kaybı yaşayacağını söylemek ise; ancak malumun ilanı niteliğinde olacaktır. Belirtmek gerekir ki; anılan ihracat yasağının uygulanmaya başlanmasıyla dahi, çiftçiden alınan zeytinyağının fiyatı %10 civarında gerilemiştir. 

Ayrıca; yasak öncesindeki son verilere göre; zeytinyağı ihracatı yükselen bir trend izlemekte ve 2020/21 ihracat sezonunda; Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı önceki sezonun aynı dönemine göre yüzde 20’lik artış ile 23,1 milyon dolardan, 27,8 milyon dolara yükselmiş durumda idi… Hal böyle iken; getirilen yasak; Türkiye’nin dünya zeytinyağı pazarında önemli bir oyuncu olarakyer alma hedefinde ciddi bir irtifa kaybına yol açacak, hali hazırda zeytinyağı ihracatçısının yakaladığı pazarı kaybetmesine yol açacak, “güven” ilkesinin yadsınamaz olduğu ihracat pazarlarında, Türk zeytinyağı açısından güven kaybı yaşanacaktır. Tüm bunların tekrar “tamir” edilmesi ise çok uzun zaman alacak, itibar kaybı ekonomik kayıp getirecek, yine hem ülke ekonomisi hem de üretici zarar görecektir. 

Ancak temel olarak, bir takım yağlarda vergileri sıfırlayarak ithal edilmesini kolaylaştırmanın yahut ihracatını yasaklamanın idealden ne kadar uzak olduğu vurgulanmalıdır. Zira esas gayret; üretimi arttırmak olmalıdır. Uygulanan yasaklar, üreticinin üretme yönündeki heyecanını kırmakta, hali hazırda ekonomik güçlüklerle mücadele eden ve zaten ürettiğinden tatmin edici bir kazanç sağlayamayan üretici için tam anlamıyla “üretimden elini eteğini çekme” psikolojisi oluşturmaktadır. Şüphesiz ki; önceliklendirilmesi gereken; üretimi arttırmak, üreticiyi desteklemek, ithalat bağımlılığından sıyrılmaktır.

Pandemi geçer, yasakların süresi dolar, teşvikler değişir… Dünya döndükçe, somut durum yeniden ve yeniden şekillenir… Ancak üretimden vazgeçen üretici tekrar üretime döndürülemez; verimsiz bırakılan toprağın tekrar verimli hale getirilmesi uzun yıllar alır, bakımsız bırakılan ağaç küser… Üreticinin zeytinden vazgeçmesi, üretim motivasyonunu kaybetmesi, bugünden yarına telafi edilebilecek zararlardan değildir.

Zeytin ve zeytinyağı ile ilgili her türlü kararda, bir zeytin ağacının dikilmesinden sonra ekonomik olarak ürün elde edilmesinin 10-15 yılsürdüğügerçeğini göz önünde bulundurmak gereklidir. Üretiminden ve ağacından vazgeçen her üretici, ülke tarımı ve zeytinciliği için yeri doldurulamaz bir kayıp halini alacaktır. Dolayısıyla, temel olan, üretimi, üreticiyi, toprağı desteklemektir. İthalat ve ihracat rejimini ilgilendiren her türlü kararın “ülke ekonomisi yararına” ve “uluslararası ticaretin gereklerine” göre planlanması gereğinin bilinciyle; karar vericiler tarafından,zeytinyağına ilişkin verilerin ve kararların tekrar gözden geçirilmesi temennisiyle…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar