Facebook ta paylaştweet le
Ana Sayfa / 

Dağ gelemeyince, dağa giden Belediye Başkanı!..

5.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Belediyeler Kanunu’nun 3’üncü maddesi, Belediyelerin “ne olduğunu, neden kurulduğunu ve ne yapması gerektiğini” çok açık bir şekilde 4 cümle ile ortaya koyar.

İşte o madde: “Madde 3- Bu Kanunun uygulanmasında; a) Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini, b) Belediyenin organları: Belediye meclisini, belediye encümenini ve belediye başkanını, c) Belde: Belediyesi bulunan yerleşim yerini, d) Mahalle: Belediye sınırları içinde, ihtiyaç ve öncelikleri benzer özellikler gösteren ve sakinleri arasında komşuluk ilişkisi bulunan idarî birimi, ifade eder.”

Yani, “BELDE SAKİNLERİNİN MAHALLİ MÜŞTEREK NİTELİKTEKİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK ÜZERE KURULAN VE KARAR ORGANI TARAFINDAN SEÇİLEREK OLUŞTURULAN, İDARÎ VE MALÎ ÖZERKLİĞE SAHİP KAMU TÜZEL KİŞİSİDİR” belediye!..

Peki, “uygulamada” böyle mi, gerçekten?..

30 yıldır “ailemle beraber” Urla’da oturuyorum. Urla’da “bu tarife uygun olarak yönetilen” yani, “10 üzerinden 7 – 8 not alan” bir belediyenin “var olduğunu” söylemem mümkün değil!..

Üzülerek yazmak zorundayım; “Büyükşehir Belediyesi olmasa”, belediye hizmetleri ve mahalli sorunların çözümü bakımından “bir köyde mi yaşıyoruz, yoksa ülkenin ‘en gıpta edilen’ ilçelerinden biri olan Urla’da mı”, pek belli değil!..

Keşke köyde olsak; Muhtarımızla iletişimimiz hemen her güne bile kurulabilir!..

Elbette, Çayır mevkiinin ilk yerleşim yeri olan “Gazeteciler Sitesi’ni kurarken” çok desteğini gördüğümüz sevgili Bülent Baratalı başkanın “milletvekili olarak” Ankara’ya gitmesinden sonra gelen belediye başkanları ve yönetimleri “bir şeyler yaptılar” ama “işte o kadar”; bir şeyler!..

25 yıla yakındır oturduğum mahalleye “gelen – giden” bir belediye başkanı görmedim, bir Parklar Müdürü görmedim, bir Fen İşleri Müdürü görmedim, bir Temizlik Müdürü görmedim, bir Belediye Başkan yardımcısı ya da bir Belediye Meclis üyesi görmedim. Hiç olmazsa senede bir gün 1- 2 saatlik bir sohbet için, gelip sorunlarımızı yerinde görenine, dertlerimizi dinleyenine rastlamadım.

Sonunda da, “2019’da seçilen ‘sevdiğim, suçlu olduğuna inanmadığım ve aklanacağına inandığım’ Belediye Başkanımız” görevden alınıp, yerine “Kaymakam ‘kayyum’ olarak atanınca” iletişim umudumuz iyice azaldı. Zira “eski” kaymakamımız Urla’yı tanımıştı, “yeni gelen” Kaymakamımız sanırım Urla’ya “ilk defa” ayak bastı, onca Kaymakamlık işi içinde, Urla’yı, belediyeyi “tanıyana kadar” kim bilir ne kadar zaman geçecek?..

Saha Çözüm Hareketi…

Bütün bunları neden yazdım?..

Urla’dan 800 kilometre uzakta olan bir yerin İstanbul’un Beşiktaş’ının Belediye Başkanı’ndan bir mail aldım.

Rıza Akpolat başkan, “Saha Çözüm Hareketi” adını verdiği bir adımla, bakın “neler” yapmış:
“Eğitimden geçirilen 120 kişiden oluşan ekibimize hızlı bir biçimde Ülkemizde ilk defa bir belediye, sınırları içinde bulunan bütün ev ve iş yerlerini ziyaret ederek hem ihtiyaçlarını karşıladı hem de en kapsamlı envanter çalışmasını gerçekleştirdi.

Bu kapsamda; 93 bin 540 evi, 10 bin 816 iş yerini tek tek ziyaret ettik. 23 mahalle, 886 sokak ve 69 caddeyi adım adım dolaştık. Vatandaşlarımızdan 7 bin 379 talep aldık ve bu taleplerin yüzde 89’unu, yani 7 bin 379 talepten 6 bin 534’ünü anında yerine getirdik. “Beşiktaş’ta Birlikte Varız” diyerek ilçemizdeki tüm hanelere ulaştırmak üzere paketler hazırladık. 2 milyon 446 bin maske, 104 bin 356 dezenfektan dağıttık, 18 aylık icraatımızı ve gelecek projelerimizi içeren kitapçığın yanı sıra üç aylık kent kültürü dergimizin yer aldığı paketleri Beşiktaş’taki her eve bıraktık.

Bu hareketteki asıl hedefimiz, ilçemizin sorunlarını hem anında çözmek hem de sosyal verilerimizi güncellemekti. Saha Çözüm ekibimiz, gidilen her kapıda yaptığı anketle yeni bir durumla karşılaştı. Daha önce kamu kurumları, Beşiktaş’ta 118 ailenin ihtiyaç sahibi olduğunu belirtmişti. Sahada ise çok farklı ve çarpıcı bir tablo karşımıza çıktı. Günlük ihtiyaç sahibi 1226 komşumuzun olduğunu belirledik. Daha önce yardım yapan kimi yurttaşlarımızın bugün yardıma ihtiyacı olduğunu gördük. Bu komşularımızın ihtiyaçlarını hemen giderdik. Halk Market, Halk Mağaza ve aşevimizi açarak Halk Kart uygulamamızı başlattık.”

“Dayanışma ağları kuruyoruz!..”

Rıza Başkan, “yeni belediyecilik anlayışına” ışık da tutuyordu:

“İçinden geçmekte olduğumuz bu süreçte ödeyeceğimiz bedelleri en aza indirmek, yaşamı sürdürülebilir kılmak ve en temel yaşamsal ihtiyaçları karşılamak için dayanışma ağlarını kurmak durumundayız. Artık belediyelerin görevi yol, asfalt, kaldırım yapmanın ötesinde, öncelikli ve acil olarak dayanışma ağlarıyla yoksul, yoksun, çaresiz yurttaşlara ulaşmak ve onların yaşam mücadelesine destek vermektir. Dayanışma ağları, dayanışma ekonomileri, dayanışma belediyeciliği bu yeni dönemin ruhudur. Girdiğimiz 104 bin ev ve iş yerinde, dayanışmanın ne denli yaşamsal bir nitelik kazandığını ve yalnızlığa terk edildiğini düşünen on binlerce insanın ne denli mutlu olduğuna tanıklık ettik.

Beşiktaş’ta ortaya koyduğumuz bu model büyümeli, genişlemeli ve herkesi sarmalıdır.”

Kutlarım Rıza başkanı!...

Urla’ya işte “bu zihniyette bir belediye başkanı” istiyoruz, konserlerin, festivallerin, törenlerin yanında “hizmet için, sorunları yerinde görmek ve çözmek için” vatandaşına giden bir belediye… Ve başkanı… Ve de müdürleri!..

BEKLİYORUZ!..

+++++++++

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

İstikbâl Kasidesi...

“İstikbâl göklerdedir” demiş ise Gazi Paşa,
Ufka sahip çıkmaktan, bıkmadık, bıkmayacağız!
Ne kadar ısrar etse, inzibât-ı Kasım Paşa...
Aşağı hiç bakmadık ve asla bakmayacağız!

Nihat Demirkol

++++++++++

Erdem ve… Politika

Hiçbir ülke sorununu kendilerine mesele etmeyenlere göre Politika, şöhrete giden en kestirme yoldur. En kısa yoldan maddi ve manevi güç sahibi olunur. Cim karnında bir nokta bile olamayanların servet sahibi olması politikanın yanlış zeminlerde bulunmasındandır. Hâlbuki gerçek kimliği ile politika halka hizmet yeridir. Ve Politikacı halkın parasız avukatıdır.

Ali Naili Erdem

++++++++

İnternet’ten “esen” Rüzgarlar!..


++++++++

Sözün Özü

Tolstoy demiş ki; "İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için uyandırmak gerekir.”

Bu sözü “toplumlara” uyarlayalım: “Toplumları uyutmak için, beyinlerini uyuşturmak, uyandırmak için de beyinlerini aydınlatmak gerekir!..”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar