Facebook ta paylaştweet le
Ana Sayfa / 

Hayat zamanımızı çalanlar?

19.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İnsan doğar, kaderin kendisine biçtiği ömürlük zaman dilimi içerisinde yaşar ve ölür. Sadece insan değil, yeryüzündeki tüm canlı varlıklar bu döngüye tabidir.

İnsan için Yüce Yaradan’ın tanıdığı yaşam dilimi içinde dikkat etmemiz gereken hususların bulunduğunu yaşayarak görmekteyiz.

Zira insanlar eğer hayat tarzlarında belirli bir denge kurar ve gençken azami ihtimamı ve dikkati gösterirlerse hayatlarını rahat geçirerek ömürlerini uzatabilirler. Bunun için de yaşamın şartları olan sağlığa dikkat etmek, toplumsal kaidelere uymak, aile ilişkileri ve sosyal yaşamın yanında gelişen dünyanın çeşitli evrelerindeki ilerlemeleri takip edebilmek gibi unsurlara uymak vardır.
Burada dikkat ederseniz ben kısaca insanın kendisine dikkat ederek bizzat uyması gerekenlerle, toplumsal, bilimsel kaideler ve yaşamını idame ettireceği yeme-içme hususlarına dokundum.

Ancak... Ama nasıl “ancak”?

Devletler ve onu kuran ve çatısı altında yaşayan bireyler bunlara tam olarak uysalar bile, burada da yüzde yüz hakim olunamayan ve yönetilemeyen hususlar vardır.

Ben burada insanın da yaşadığı ve Tanrı’nın kendisine verdiği “zaman diliminin” hırsızları olduğunu, insanın elinden zaman ve zemine bakmadan hayat süresini çalanların bulunduğunu, bunların esasında insan ile birlikte toplumun da hayatını çaldıklarını ifade etmek istiyorum.

1- İnsanın hayatını, insanların bizzat çeşitli nedenlerle çaldığı hususlar, ortamlar;

2- Devletlerin kendi aralarındaki çeşitli anlaşmazlık ve menfaat paylaşımlarıyla insanların fert olarak ve topluca hayatlarının “savaşlar” yoluyla çalınması;

3- Afetler, salgınlar ve kazalarla insanların ellerinde olmadan veya tesadüfen hayatını kaybetmek;

4- Son olarak, toplumların ve devletlerin kasten dünya nüfusunu azaltması veya salgın hastalıklar ve benzeri hususlarla, bugün olduğu gibi ilaç ve tedavi dertleri ile insanların hayatlarının çalınması.

İşte size hayatımızın çalınması şartlarının hazırlanmasında rol oynayan hususlar.

Gelelim uzun lafın kısasına, nereye varmak istediğimize.

Ben, insanların kendi hayatlarını kendilerinin de “çalabileceğine” veya uzatabileceklerine inanıyorum ve buna değiniyorum.

Ayrıca toplumun yönetimlerinden kaynaklı olarak farklı toplumların insanlarının hayatlarını kaybettiklerini ifade ediyorum.

Yani çeşitli şekillerde yukarıdaki şartlarda ifade ettiğim hususlarla en tabi hakkımız olan “hayat hakkımızın” gasp edilebildiğini anlatıyorum.

Sonuç; dünya şu anda gizli ve açık devletlerin hakimiyet ve yönetim paylaşımına dair bir harbin içindedir.
Bunun kazananı, “ekonomi, kar ve menfaat” ilişkilerini dengede yürütebilen taraf olacaktır.

Ben, son Covid-19 salgınının tek başına dünya hakimiyetine giden Çin veya onunla anlaşan bir diğer güç tarafından kasten çıkartıldığı kanısındayım. Büyük ihtimalle böyle. Çünkü aşı, tedavi ve dünyanın ekonomik dalgalanmalarından ortaya çıkan ve devam eden harbin hesap bilançosunun bir tahmini yapılırsa, dönen menfaat paylaşımının trilyonlarca dolar hacme ulaştığı görülecektir.

Bilmiyorum doğru düşünüyor muyum bu “hayat hırsızları” hakkında; takdir sizindir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar