Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Baz puan

27.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Önceki hafta Merkez Bankası’nın ne kadar faiz artıracağı, kurun ne kadar düşeceği, faiz ne kadar artırılırsa borsalara yarayacağı gibi konular çokça konuşuldu tartışıldı.

Sonuçta Merkez Bankası beklentilerin üst sınırında 475 baz puan bir artış yaptı. Borsalar moral buldu, döviz düştü altının düşüşü hız kazandı.

Borsa yatırımcısı tarihi zirveleri görmenin heyecanıyla, coşarken, altın ve döviz yatırımcısı paniğe kapıldı, satmak ya da tutmak konusunda bocaladı.

Faiz artırımının kırk derde deva olacağını, dertlerimizin sona ereceğini söyleyenler muradına ermişti. Ne var ki pek de öyle olmadı yabancıların geleceğini, Merkez Bankası’nın rezervlerini dolduracağını bekleyenler şimdilik, boş atmış görünüyor.

Bloomberg’de faiz artırım kararından beş dakika sonra ekrana bağlanan yabancı fon yöneticisi sinyali verdi, dedi ki: “500 baz puan artırım olsaydı daha iyi olurdu” kulaklarıma inanamadım. Merkez Bankası 475 baz puan artış yapmış ve adam çıkıp “500 baz puan olsa daha iyi olurdu” demeye utanmıyor.

Esasen demek istiyor ki benim derdim senin 300-500 artırdığın oranda değil benim derdim seninle… Gözünün üstünde kaşın var diyeceğim memnun olmayacağım, seni sömürmek için faiz diyeceğim döviz diyeceğim senin dişinle tırnağınla kazandığın her şeye göz koyacağım.

Bugün dolar 8 TL gördü yarın 9 TL olmayacağının hiçbir güvencesi yok. Ekonomiler sadece iyi yönetilemedikleri zaman değil, döviz bulamadıkları zaman krize giriyorlar.

Bugünün sorunu da tam budur. “Sen faiz ver ben sana para verelim” diyenlerin şantajı başladı. “Faiz verdin ama az verdin, biraz daha ver. Faiz verdin ama sende az demokrasi var daha çok demokrasi olsun. Sende reform az biraz daha yap, sen onu yapma bunu yap” diye liste uzar gider.

Paranın gücünü türlü zorbalık ve katakulliyle ele geçirenlerin, demokrasisine, reformlarına baktığınızda, Almanya ve Fransa’daki eylemcilere reva görülen muamele karşınıza çıkar. ABD’deki seçimlerin pespayeliği, fikir özgürlüğüne medyanın verdiği değer ortaya çıkar. Adamlar hala doğrudan vatandaşın değil seçiciler kurulunun başkanı seçtiği ve bir beyazın oyunun 6 siyaha eşittir yazan seçim kanunuyla seçim yapıp, bize ahkam kesiyorlar.

Mesele paradır, mesele paranın yönetimidir. El açmak zorunda kalan, el öpmeye mecbur kalır.

Zorluklar güçlükler, felaketler bahaneler vs hepsi bir yana zaten idarecilik, gelenin geldiğini görmek, gelenin önlemini önceden almak sanatıdır.

Neticede verilen 475 baz puan buhar oldu, dolar yeniden 8,55 geçerse dövizde buhar olacak. Burada kalmaya devam eden dövizin enflasyon geçişkenliği artacak. Yükselen enflasyona karşı reel faiz düşük kaldı, tekrar artır diyecekler.

Hükümetin yapmaya çalıştığı neydi? Düşük faiz yüksek üretim ve istihdam. Faiz yükseldi üretim ve istihdam gitti. Döviz yükseldi, tüketim gitti, enflasyon yükseldi. Gitti 2023 geldi 1990. El birliğiyle yaptık hayrını görün.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test