Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Atatürk / Cumhuriyet / Fikri iktidar!..

28.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” Cumhuriyettir!..

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” TC Anayasası’dır!..

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı”, TC Anayasası’nda yazılır; “MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. / MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. / MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.”

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” Atatürk Devrimleri ile yapılandırılmıştır!..

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” Atatürk’ün şu sözü ile taçlandırılmıştır: “Yurtta sulh, cihanda sulh!..”

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” Atatürk tarafından çizilmiştir; “Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.” (10.Yıl Nutku.)

Türk Devleti’nin “fikri iktidarı”; Atatürk’ün şu sözleri” ile çerçevelenmiştir; "Bence medeniyeti (uygarlığı) harstan (kültürden) ayırmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu nokta-i nazarımı izah için hars ne demektir, tarif edeyim. Bir insan cemiyetinin; a) Devlet hayatında; b) Fikir hayatında, yani ilimde, içtimaiyatta ve güzel sanatlarda; c) İktisadî hayatta, yani ziraatte, sanatta (endüstri, sanayi) ve ticarette; kara, deniz ve hava munâkaleciliğinde, yapabildiği şeylerin muhassalasıdır." (Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1969, s. 276).

Ve… Türk Devleti’nin “fikri iktidarı” için “aydınlık yolu” Atatürk göstermiştir; “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir!..”

Atatürk “inanç dünyamızın fikri iktidarı” için de demiştir ki; “İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir, en eksiksiz dindir; çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymasaydı, bununla diğer ilâhî doğa yasaları arasında karşıtlık olması gerekirdi; çünkü bütün evren yasalarını yapan Cenab-ı Haktır. 1923 (Atatürk’ün S.D.11, s. 94)

 

Erdem ve Politika…

Gerçek demokraside Politikacı hasmının gözünü oyan değildir. Sevgisini ona aşılayandır. Genelde politikanın kavga yeri olduğu tarzındaki görüşler yanlıştır. Meclis, asgari müştereklerde buluşma yeri olduğu kadar milli meselelerde aynı kararda buluşma ve bütünleşme yeridir. Nezaketin, zarafetin, dürüstlüğün süzgeçlerinden geçen fikirlerin sergilendiği yerdir.   Ali Naili Erdem

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

 

Sözün Özü

Mahkemelerimizdeki hakimler ile sahalarımızdaki hakemler birbirlerine çok benzemeye başladılar; gelin de fizikteki  ünlü “müşterek (bileşik) kaplar” teorisine itiraz edin bakalım!..

 

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?..

“Sayısal Loto, Süper Loto, 10 Numara, Şans Topu” derken, Milli Piyango idaresi özelleştirildi, yeni sahipleri, hepsine, Milli Piyango’ya bile bir kaçar tane “yeni ek isimler verdi” ve de “süperler, çılgınlar”, dahası “Bank piyango, Para loto” oyunlarını da ekleyerek “11 oyun çeşidi” ile “para kazanma rekorları” kırdılar. Zira, oyunlarda rakamsal arttırmalar yapıldı, “en büyük ikramiyeler, haftalarca birikmeye başladı”, eski parayla “trilyonlar, katrilyonlar”, yeni parayla “milyonlar, milyarlar kazanma ümidi” ile vatandaş avına çıkıldı, bayilerin önünde kuyruklar oluştu…

Öyle olunca çekilişlerin TV canlı yayınlarına “katmerli ücretler” ile yıldız sanatçılar sunucu ve çekilişci olarak istihdam edilmeye başlandı…

En sonunda Seda Sayan da çekilişleri sunmaya, rakam toplarını çekmeye başladı ve ilk çekilişte “Haydi bismillah” deyince, sosyal medyada kıyamet koptu!..

Peki bu işe “devletin en gözde kuruluşlarından biri” acaba ne diyecek dersiniz?..

“Fetvalarla ‘dünyevi işlere karışmaya” çok meraklı” Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Yüksek Din Kurulu “bu konuda” fetva yayınlamıştı; yoksa Diyanet İşleri’nin sayın Başkanı hatırlamıyor  mu:

“Taraflardan birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı bütün şans oyunları kumar kapsamında değerlendirilip haram kılınmıştır. Zira bir taraf kaybederken, diğer taraf da hak etmeden kazanmaktadır. Buna göre şans faktörüne dayalı olan piyango, toto, loto, iddia, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar da kumardır ve haramdır. Bu tür kumarların, geniş kitlelerin iştirak etmesi sebebi ile zararı daha da yaygın olmaktadır.

Bu tür oyunların hasılatından bazı kuruluş ve hayır kurumlarının yararlanması, onları meşru hale getirmez ve haramlık hükmünü değiştirmez. Bu yollardan birisiyle elde edilen kazançlar, sevap beklenmeyerek yoksullara veya hayır kurumlarına verilmelidir. Zira Hz. Peygamber bu tür haram kazançların harcanmasının ve güya sadaka olarak verilmesinin mümkün olmayacağını haber vermiştir.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test