Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Azerbaycan topraklarını kurtarmaya azmetmiştir

23.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ermenistan’ın 27 Eylül’de Azerbaycan’a karşı başlattığı saldırıların üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Bu süre içinde 10 ve 18 Ekim tarihlerinde Rusya’nın girişimiyle iki kere geçici ateşkes anlaşması yapıldı. Ermenistan; ateşkes kararlarının üzerinden bir gün bile geçmesini beklemeden ağır silahlarla, füze ve roketlerle; sivil Azerbaycan Türklerini, yerleşim merkezlerini, enerji tesislerini, fabrikaları hedef alan saldırılarına devam etti. Gecenin yarısında, bütün dünyanın gözü önünde, beşiğinde uyuyan kundaktaki bebekleri bile annesi ile birlikte katletti. İnsan haklarını gerekçe göstererek Irak’a, Suriye’ye, Libya’ya müdahale eden, yönetimleri deviren, yöneticileri kurşuna dizen, rejimleri değiştiren ülkelerden bir tepki de görmedi.

Buna karşılık Azerbaycan; Ermenistan’ın her saldırısının ardından Dağlık Karabağ’da ilerlemesini daha da geliştirdi ve 20 Ekim’e kadar toplam 78 yerleşim birimini Ermenistan işgalinden kurtardı. Son günlerde Dağlık Karabağ’ın sözde başkenti olan Hankendi’ye 14 kilometre mesafedeki Suşa’yı kuşatan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin bundan sonraki hedefinin Hankendi olacağını, ardından Ermenistan sınırındaki Laçin’in de işgalden kurtarılacağını tahmin etmek zor olmayacaktır. Laçin Koridoru, Ermenistan’la Karabağ’ın irtibatını sağlayan ikmal yolunu ihtiva eden, Karabağ’dan Ermenistan’a uzanan elektrik hatlarının geçtiği stratejik öneme sahip bir bölgedir. Bu bölgenin işgalden kurtarılması Dağlık Karabağ’ın bütünüyle Azerbaycan’ın kontrolüne geçmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Bugüne kadar işgalden kurtarılan yerleşim merkezlerinin ortasındaki bölge dağlık ve ormanlık bölgelerdir. Dağlık ve ormanlık arazide savaşacak askeri birliklerin komando ve gayrinizami harp eğitimi almış, ikmal desteği olmadan muharebeyi sürdürebilecek nitelikte birlikler olması gerekmektedir. Ermenistan askeri birlikleri nitelikleri yönünden bu bölgelerde barınabilecek ve savaşabilecek birlikler değildir. Ermenistan Başbakanı Paşinyan sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla sivil vatandaşlarını gönüllü olarak cepheye çağırmakta, belediye başkanlarına gönüllü birlikler kurmaları talimatı vermektedir. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri karşısında tankıyla, topuyla, füzesiyle, roketiyle, uçağıyla direnemeyen Ermenistan’ın; dağlık ve ormanlık alanda yeterli askeri eğitim almamış gönüllü sivillerle başarı sağlaması mümkün değildir. Tarihte başarıya ulaşan gönüllü halk savaşının iki örneği vardır. Birisi Türk Kuvayı Milliye mücadelesi, diğeri de Vietnam halkının ABD’ye direnişidir. İkisinde de ülkesini düşman işgalinden kurtarmaya azmetmiş inançlı insanların kararlılığı vardır. Ermenistan halkında ve askerinde bu inanç ve kararlılık görülmemektedir. Zaten savaştıkları topraklar da kendi toprakları değildir. Buna karşılık Azerbaycan kendi topraklarını işgalden kurtarmaya azmetmiştir. Sivil-asker bütün Azerbaycan Türkü aynı inançtadır.

Ermenistan kazanamayacağı bu savaşı inatla sürdürmektedir. Bu da akla bütün Kafkasya’yı kapsayan bazı sinsi planların olabileceğini getirmektedir. Ermenistan’ın niyetinin Azerbaycan’ı kendi topraklarına çekmek, savaşı Ermenistan sınırları içine taşımak olması ihtimal dahilindedir. Bu şekilde kendisine destek veren ülkelerin tepkilerine zemin hazırlamaya çalışmaktadır. Azerbaycan’dan Ermenistan sınırları içine bir tek mermi kazara bile düşse, bir Ermeni vatandaşının burnu kanasa pusuda bekleyen sözde insan hakları savunucusu emperyalist devletlerin tepkileri ayyuka çıkacaktır.

Bunun yanında PKK yanlısı bazı internet sitelerinde sözde tarihçiler tarafından Dağlık Karabağ’ın Med İmparatorluğu döneminde Kürt toprakları olduğu, zamanla bu bölgede yaşayan Kürtlerin Türkler tarafından asimile edildiği iddiası da dillendirilmeye başlanmıştır. Bu da -Ermenistan PKK ilişkisi göz önüne alındığında- Irak ve Suriye’den sonra PKK’ya yeni bir alan açılmaya çalışıldığının işareti gibi görünmektedir. İşin içine Kürt kavramı sokulduğunda ABD’nin, Rusya’nın, Fransa’nın, hatta neredeyse bütün AB ülkelerinin alacağı tavrı tahmin etmek zor değildir.

Azerbaycan vatan topraklarını işgalden kurtarma mücadelesi verirken, ülkemizde bazılarının sosyal medyada (bilinçli ya da bilinçsiz) bu savaşı dinler arası bir savaş, Müslüman-Hıristiyan çatışması gibi gösterme gayretleri de dikkat çekmektedir. Ermenistan’ın Türkiye’nin Suriye’den radikal İslamcı/cihatçı örgütleri bölgeye getirdiği iddiaları ile birlikte düşünüldüğünde bunun bir Ermenistan propagandası ve FETÖ gibi güdümlü Siyasal İslamcı odaklar tarafından servis edilmiş olması ihtimali çok yüksektir. Bu tür davranışlar ülkemize de Azerbaycan’ın haklı mücadelesine de zarar verecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test