Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Doğu Akdeniz’de birinci sınıf stratejik zeka gerekiyor

25.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Doğu Akdeniz’deki son on yıldır keşfedilen enerji kaynaklarının “oyun değiştirici” olacağı, bölge ülkeleri arasındaki kronik uyuşmazlıkları gidermede, yeni işbirliği ve ortaklıkları geliştirmekte katalizör rolü oynayacağı düşünülüyordu.

*

Nitekim, İsrail’in Tamar doğal gaz sahası iç tüketime yönlendirilirken Leviathan’ın ihracata tahsis edilmesi, hem önemli bir doğal gaz tüketicisi hem de Avrupa’ya ihracat boruhattı altyapısı olan Türkiye üzerinden sevkedilebileceği konuşuldu uzun süre.

Daha sonra Mısır’da deniz açığında İtalyan ENİ şirketince keşfedilen Zohr sahası (ki buna sonradan İngiliz BP, Rus Rosneft ve Katarlı QatarGas da katıldı hızlı üretimi gerçekleştirmek için) ve Noor sahası bu ülkeyi Doğu Akdeniz’in doğal gaz süpergücü haline getirdi.

Hem kendi artan iç tüketimi hem de LNG ihracat tesisleri sayesinde Mısır kaynaklarını en süratli, akıllıca kullanan ülke oldu.

Güney Kıbrıs’taki sahalarda rezervlerin abartılı olduğu, iç tüketimden geri kalan kısmın sıfırdan LNG tesisleri kurularak ihracatının mümkün olamayacağı anlaşıldı. Lübnan’daki araştırmalardan da beklenilen sonuç çıkmadı.

*

Aslında sonuçlar olumlu çıksaydı bile uluslararası doğal gaz piyasası doğu Akdeniz doğal gaz için iyi haberler sunmuyor. Sadece mevcut üreticilerden değil aynı zaman yeni üreticilerden de hem boruhattı hem de LNG arzı yükselirken talep düzeyi geriledi son yıllarda. Covid-19 ile talep tahribatı daha da ilerledi. Fiyatlar düşüşe geçti.

Sadece LNG fiyatları son iki yıl yarı yarıya azaldı. Dahası, elektrik üretiminde süratle maliyetleri azalan rüzgar ve güneş enerjii doğal gazın geleneksel üstünlüğünü aşındırıyor. ABD’den gelen LNG ve Azerbaycan’ın ShahDeniz-2 gazi Türkiye dahil bir çok Avrupa ülkesinde pazar payı kazandı Rus gazi aleyhine.

*

Şimdi böyle bir ortamda jeolojik olarak zor koşullarda yüksek maliyetle çıkartılacak Doğu Akdeniz gazinin - hele hele son derece ciddi jeopolitik gerilimler de yaşanırken - kendisine pazar bulması çok zor. Finansçıların, yatırımcıların ne üretim ne de boruhattı ve LNG kurum tesislerine para akıtması mümkün. İsrail, Güney Kıbrıs gazını Girit üzerinden Yunanistan’a oradan da Adriyatik altından İtalya’ya taşıması öngörülen Doğu Akdeniz gaz boruhattı için AB tarafından “ortak ilgi projeleri” kapsamında ön finasman sağlandı ama esas yatırım için finansman bulunması imkansız görülüyor.

Bizim London Energy Club’ta tüm paydaşları bir araya getirerek yaptığımız toplantıda da bu sonuç çıktı.

*

Bence Doğu Akdeniz sorunları esas olarak enerji ile ilgili değil. Temel sorun, bölgenin jeopolitik nüfus sahası paylaşımı, deniz egemenlik sınırlarının belirlenmesi, askeri ve ticari gemilerin seyrüsefer serbestisi konularında düğümleniyor.

Kısa zamanda çözümlenmesi mümkün değil. Tıpkı Ege’de olduğu gibi, kolay sorunlardan başlayıp uzun vadeye yayılması, diyalog ve işbirliği kanallarının açık tutulması, uluslararası hukukun üstünlüğüne riayet ederken aynı zamanda hakkaniyet, coğrafya ve siyasi gerçeklere de yer vermek elzem görünüyor.

Türkiye, Doğu Akdeniz’in ekonomik, askeri ve enerji bakımlarından en büyük gücü, en uzun deniz sınırına sahip ülkesi olarak bölgedeki her türlü sorunun çözümünün de çözümsüzlüğünün de baş oyuncusu.

*

O yüzden yalnızlaştırılması ya da köşeye sıkıştırılması kimsenin yararına değil, daha fazla ve yapıcı şekilde angaje edilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin de askeri kaslardan ziyade içinde yaşamaya mahkum olduğu bu coğrafyada birinci sınıf diplomasi, birinci sınıf siyasi ve sağlam ittifaklar, paylaşılan ortak menfaatler geliştirecek stratejik bir zeka sergilemesi vazgeçilmez bir seçenek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test