Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Turizmde beklentiler bitmek üzere mi?

10.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Korona salgınından kurtulmak için beklenen aşı veya ilacın geliştirilmesine ilişkin ümit ışığı henüz yanmış değil. Bunun tek bir anlamı var; tedbirlere devam. Bir başka deyişle vatandaşın uyması gereken yasaklar, tüm hızıyla devam edecek.

Bu şartlarda Türkiye, büyük ölçüde ihtiyaç duyduğu turizm kaynaklı dövizleri elde edebilmek için çabalarını artırmak durumundadır. Peki, turizm gelirlerimizi temin ettiğimiz AB ülkeleri ile Rusya, Arap ülkeleri ve İran’da durum ne alemde?

Beklemeye devam mı? Ümitler dağların ardında mı? İşte düğüm burada.

Bence pek ümit yok gibi görünüyor. Zira bizde büyük ölçüde yüzde olarak turist gönderen AB ülkelerinde her şey, Birliğin ortaklaşa vereceği karara bağlanmış durumda. Bunun da anahtarı Almanya ki onlar da işi ısrarla ve fazlasıyla ağırdan alıyorlar. Birçok Alman tur operatörü sınırların açılmasını istiyor, ancak iş siyasi ve ekonomik ilişkiler boyutuna geldiğinde üslup zorluklarının da baş gösterdiği bir sorunlar yumağına takılıp kalıyoruz.

Almanya, İngiltere, Hollanda, İtalya vs. gibi ülkelerde talep söz konusu, ancak siyasi otorite işi savsaklıyor. Zira AB üyesi ülkelerin büyük sermaye fonlarının İspanya ve İtalya kıta toprakları ile bunlara bağlı (Mayorka gibi) adalarda otel yatırımları ve işletmeleri bulunmaktadır. Dolayısıyla ülkeler, turistlerini bu ülkelere sevk etmek yönünde hareket etmektedirler.

Bu durum, Türkiye ile sınırların açılması konusunda en büyük engeli teşkil etmektedir.

Ayrıca AB ülkelerinden İtalya, Fransa ve Yunanistan’da ise iç turizm hareketlenmeleri tercih edilmekte ve kredilerle de desteklenmektedir.

Çok önemli bir diğer sebep ise şudur; acaba sınırlar açılırsa talep daha ne kadar artacak? Örneğin İtalya sınırlarını açmıştır, ancak gelen turist adedi ve karşıladığı talep, istediği ve beklediği düzeyde olmamıştır.

Şu anda Temmuz/Ağustos olarak sezonun en önemli iki ayı içerisinde bulunmaktayız. İçte ve dışta talep hareketlenmiştir, az miktarda bir iç turizm hareketi görülmektedir.

Anlayacağımız, turizmde hava biraz bulutlu ve serincedir.

Benim bu husustaki tecrübelerime göre ve AB ülkelerinde görev yaptığım uzun yıllar boyunca insanları tanıdığım kadarı ile, başta Almanya olmak üzere bu yönetimler, bizim istediğimiz ve beklediğimiz cihette bir kararı almakta çok da aceleci olmayacaklar ve işi geçiştireceklerdir.

Genelde turist gelişlerinin açılacağı, özellikle Almanya, Rusya ve İran ile İngiltere ve Hollanda’nın beklemede kalacağı, bunun yanında Ukrayna piyasasının ise açılacağı söylenmektedir.

Peki, bu durum kati midir? Hayır.

Bu durumda Türkiye’nin vaziyeti ne olabilir?

1- Lüks ve ultra lüks tesislerin bir kısmı açılacaktır,

2- Villalar, butik oteller ve özel rezidanslara talep artacaktır.

3- Yat turizmi patlayacaktır.

4- Ancak 400 ila 1500 arası tesislerin şansları azdır.

5- İç turizme talep, geçtiğimiz senenin üzerine çıkabilir.

Türkiye’nin bu yıl turizm gelirleri açısından şansı yüksek değildir. Türk turizmi büyük ölçüde kendi ekonomik sıkıntılarından ve dünya ülkelerinin düşmekte olan performanslarından etkilenecektir.

Ayrıca (Irak ve Suriye’de olduğu gibi) sınır ihtilafları ve Libya sorununun siyasi hayatımız üzerindeki etkileri artmaktadır. Özellikle de Rusya bu kozu turist göndermemek şeklinde baskı aracı olarak kullanacaktır.

Yatırımcılarımıza son sözüm ise şu; çok iyi hesap yapınız. Talep garantiniz yoksa tesisinizi açmak gibi bir risk almak konusunda dikkatli hareket ediniz.

İç turizmde ise hassas fiyatlar dönemindeyiz. Ben olsam geçen yılı fiyatta geçebilmeyi pek düşünmezdim. Maliyet artı cüzi kar formülü yeter. İnşallah işler bu şekilde olmaz da hep beraber ferahlarız. Ama ne yazık ki güneş balçıkla sıvanmıyor. Ve galiba balçık ise tam kıvamında.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test