Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Derdimizi anlatan ve deva olan iki şarkı; dinleyelim!..

3.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hafta başında bir gün, uykudan uyandım, saat 06.00… Tekrar uyuyamadım. Televizyonun uzaktan kumandasındaki tuşlara bastım. TRT Müzik kanalında “Nağmeler” adlı Türk Sanat Müziği programı karşıma çıktı. “Bizim gençlik yıllarımızdan kalma” şarkıları, o zamanın ünlü şarkıcıları söylüyordu. Perihan Altındağ’ın şarkısı bitmişti. Ekranda Safiye Ayla göründü ve…

Evet, ve… Güftesi Vecdi Bingöl’e, bestesi Sadettin Kaynak’a ait muhayyer makamındaki “Çile bülbülüm çile” şarkısını söylemeye başladı: “Issız yuvanda tektin / Çekilmez çile çektin / Kim derdi gülecektin / Çile bülbülüm çile / Çile bülbülüm çile / Çile bülbülüm…”

O bitti, üç şarkı sonra bu defa Mustafa Sağyaşar ekranda; “Güftesi Karacaoğlan’a, bestesi Sadi Hoşses’ e ait” Mahur makamında “Sabret Gönül” şarkısı: “Sabret gönül bir gün olur bu hasret biter / Çekilen acılar canım gün olur geçer.”

Bugünlerde “Eve kapanmış / Kapatılmış 65 yaş üstü bir insan için” söyleniyor, sanki bu iki şarkı 10 dakika ara ile… Bizleri anlatıyor, bizleri ve yaşadığımız süreci!..

Zaten, sevgili kardeşim Hıncal ile beraber çocukluğumuzdan beri “ezberlemiş olduğumuz” iki şarkı… Rahmetli Babamız Fuat Uluç’un “en sevdiği şarkılardan ikisi…”

Çile Bülbülüm’ü Safiye Ayla gibi kim söyleyebilir; Ben “Türk Sanat Müziği’ne tutkun” bir kişi olarak 70 yıldır rastlamadım!..

Ya Sabret Gönül’ü… “Karam” şarkısı ile ünlü Mustafa Sağyaşar gibi “Sabret Gönül’ü söyleyen” var mı acaba?..

İki şarkıyı da “gönlümde eski hatıralar, gözlerimde nem”, beraber söyledim; Safiye Ayla ve Mustafa Sağyaşar ile beraber!..

Bulun sevgili oklarım, internette ikisi de var; dinleyin, doya doya!..

 

Soru!..

Bana göre de “İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı hamle ‘usul bakımından’ yanlış” ama “konunun esası ile ilgili” şu sorunun cevabı ne olacak acaba:

“Eğer İstanbul / Ankara / İzmir Belediyeleri ‘kendi başlarına’ destek kampanyaları yaparsa”, ülke çapındaki “Dayanışma Kampanyasına” ne kalacak? “Aslan payını alan” İstanbul / Ankara / İzmir “kendi kampanyalarında topladıkları parayı, kendi kentlerine dağıtmayacaklar” mı? Peki, Hakkari’den Kırklareli’ne, Sinop’tan, Muğla’ya, oralarda yaşayan “aslan payından pay alamayan Corona’nın muhtaç ettiği” insanlar ne olacak?

 

Okuyucu Soruları

Diyanet İşleri ne karışıyor, Kampanya’ya?

Bir okuyucum soruyor; Bu Diyanet Başkanlığı artık devletin her işine karışmaya başladı, “Din ve devlet işlerinin ayrıldığı, ‘bir hukuk devleti olan’ Türk Cumhuriyetinde, “Halifenin, Padişah’ın şeyhülislamı gibi” her şeyde “fetva veriyor”; âdet hâline getirdi. Şimdi de Cumhurbaşkanı’nın başlattığı “Milli Dayanışma Kampanyası” için fetva verdi; “Zekatlarınızı bu kampanyaya verin” diye… Sanki “Milli değil, Dini kampanya”; bunlar nasıl oluyor; bunlara nasıl izin veriliyor?

CEVABIMDIR: Diyanet İşleri Başkanlığı “Zekatların bu günlerde ulusal düzeyde başlatılan dayanışma kampanyaları vasıtasıyla toplanıp hak sahiplerine ulaştırılması caizdir" diyor ve “Caiz olduğuna dair görüşler” serdediyor.

Diyanet'ten yapılan açıklamada, "Zekât, İslam dininin en önemli sosyal dayanışma ve yardımlaşma kurumlarından biridir. Bu kurum, özellikle zor zamanlarda daha bir önem kazanmaktadır. İçinden geçtiğimiz küresel salgından dolayı evde kalma zarureti sebebiyle pek çok kişi işini sürdürme imkânı bulamamakta ve zekât alabilecek konuma gelebilmektedir" denildi.

Serdettiği görüşlerin bazıları asırlardır İslam’a yön veren müçtehitler (büyük fıkıh alimleri) arasında tartışmalı ama, diyelim ki, öyle… Peki ama Kur’an emri; “Zekat sadece Müslümanlara verilir”; o ne olacak?

“Müslüman olmayanlara, Allah’ı, Peygamberi, Kur’anı tanımayanlara verilmez”; o ne olacak?..

Dahası Kur’an’ın çok yerinde “Sadaka ile Zekât aynı sayılıyor”; o ne olacak?..

İşsiz kalmış, ailelerini geçindiremeyen çalışanların, kepenk indiren esnafın arasında, “Müslüman olmayan, Musevi olan, Hristiyan olan, Ateist olan, Deist olan, Şamanist olan TC vatandaşları” ne olacak?

TC vatandaşlarını, “Müslüman olanlar, olmayanlar” diye böldüğünün farkında değil mi Diyanet İşleri Başkanı?..

Ne yapıyor, “laik” Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memuru olan Diyanet İşleri görevlileri?..

 

Sözün Özü

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

Kıyamette, başka himaye bulunmayan günde, Allahü teâlânın himayesindeki 7 kişiden biri, verdiği sadakayı gizleyen, sağ elinin verdiğinden sol eli haberi olmayan kimsedir. (Buhari)

İyi bir amel yapanın amel defterine gizli yapılmış salih amel olarak yazılır ve sevabı 70 kat artırılır. Kişi bu ameli açıklarsa, aşikâre amel sevabı yazılır. Artırılan sevapları silinir. (Beyheki)

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

İş hayatındaki Kadınlar ve Erkekler arasındaki fark, bu kadar mı güzel anlatılır!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test