Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Küresel dengeler normale dönüyor

3.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Pandemi kısa sürede hayatlarımızın merkezinde yerini aldı. Fakat etkilerinin hepsi negatif değil. Virüsün yayılmasından bu yana, Venedik kanallarında sular tekrar berrak, yunuslar ise tekrar gün yüzünde. Beşeri faaliyetler yeryüzünde durdukça, doğal dengeler yerine oturuyor. Gökyüzünde de durum aynı. Tüm dünyada hava kirliliği, insanlar kendilerini evlerine kapadıkça azaldı. Uçaklar uçmadıkça, fabrikaların bacası tütmedikçe de azalmaya devam ediyor. Sera gazı emisyonları da benzer bir tablo oluşturmakta.

Dengeler düzeliyor

Hava kirliliğin düşüşüne en belirgin örneklerden biri ise pandeminin kaynağı Çin. Çin’i izleyen uydular Ocak ayından beri azot gazı seviyelerinde kayda değer düşüş gösteriyor. Nitrojen dioksit, içten yanmalı ve benzeri motorların yanı sıra endüstriyel uygulamalarda kullanılan bir gaz. Çin, Korona virüsünün çıkışından itibaren sıkı seyahat kısıtlamaları uygulamış, elektrik santrallerini ve fabrikalarını kapatmıştı. Azot seviyesindeki bu düşüş ise alınan bu tedbirlerin bir sonucu. Hava kirliliğine yol açan bu gaz, solunum problemlerine de sebep olduğundan, görülen bu düşüş insan sağlığı için oldukça faydalı.

Virüs yayılmaya devam ettikçe ve insanlar evlere kapandıkça benzer tablolar dünya genelinde görülmeye devam ediyor. İtalya’dan gelen uydu görüntüleri buna bir örnek. Hava kirliliğinin en düştüğü bölge olan Po Ovası epideminin ülkedeki ilk merkeziydi. Yani evden çıkma yasaklarının uygulanılmaya başlandığı ilk yer.

GPS sistemleri şirketi TomTom’un verilerine göre New York şehrinde günün en yoğun saatinde trafik %13.5 ila %26 oranında azaldı. Columbia Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre ise şehrin karbon monoksit değerleri de geçen yıla oranla yarıladı.

Sonuçlar uzun vadeli olacak mı? 

Bu değişimleri kapkara dumanların arasında bir umut ışığı olarak görebilir. Ama asıl en önemli olan konu ‘normal’e dönüldüğünde izlenecek yol. Liege Üniversitesi profesörü François Gemenne’nin de dediği gibi “Çevrenin düzenli bir sera gazı emisyonu düşüşüne ihtiyacı var, kısa bir tatile değil.”

16 Mart'ta Norveç Uluslararası İklim Araştırmaları Merkezi'nden Glen Peters, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) ay başında dünya GSYH’sinin (gayri safi yurtiçi hasıla) %1,5 oranında büyüyeceğini öne süren tahminleri doğru çıkarsa (pandemi öncesi tahmininin yarısı), karbondioksit emisyonlarında% 1.2'lik bir düşüşe yol açacağını vurguluyor. Bu düşüş, ekonominin hâlen büyümesine rağmen faaliyetlerin karbon-verimli hâle gelmesi sayesinde olacaktır.

Pandemiyle beraber küresel ekonomiye yönelik beklentiler ne yazık ki karamsarlaştı. Çoğu ekonomist dünya GSYH’sinin bu yıl küçülmesini bekliyor ve kimi araştırmacılar % 4'lük bir daralma öngörüyor - 2007-09 küresel mali krizinden sonra görülen düşüşün yarısı.

Ekonomide yaşanacak bu tip daralmalar, emisyonlardaki düşüşü daha da artıracaktır.

Fakat, öngörülen sera gazı emisyon düşüşleri uzun vadeli olmayabilir. 2009 yılında dünya genelinde fosil yakıtlar ve çimento üretiminden kaynaklanan karbon dioksit emisyonları % 1,4 azalmıştı. Ancak bir yıl sonra, % 5,8 -5,9 oranında bir büyüme gerçekleşti (2003’ten beri en hızlı artış). 2010 yıl sonu emisyonları ise hiç olmadığı kadar yüksekti. Sonuç olarak 2008-2009 finansal krizi atmosferdeki karbon dioksit oranında çok büyük bir değişim yaratmadı.

Önemli olan süreç ve izlenecek politika

Covid-19’un iklime uzun vadeli sonucu, en nihayetinde, iki bilinmeyene bağlı olacaktır. Birincisi, salgının ne kadar süreceği - politikacıların kontrolünde olan bir durum değildir bu. İkincisi, hükümetlerin ekonomilerine açtıkları bu çukurları nasıl onarmayı seçecekleri: ki bu tamamen bir politikacıların kontrolünde olan bir siyaset meselesi.

Virüs karşısında ülkelerin ekonomilerini güçlendirmenin en kolay yolu, hükümetlerin enerji, ulaşım ve inşaat gibi büyük endüstrilerin yerleşik sürümlerine yatırım yapmalarıdır. Eğer bu yola başvurulursa, ayrılan bütçeyi bu endüstrilerin iklim dostu üretimine teşvik amaçlı kullanabilirler. Örneğin, petrol ve doğalgaz tapaları yerine daha fazla güneş enerjisi; otomobiller için daha fazla pil ve hidrojenle çalışan yakıt hücrelerine yönelik araştırma için daha fazla yardım ve yatırım; ve karbon dioksit üretmeden çelik ve çimento yapma yolları için teşvik ödülleri.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü himayesinde faaliyet gösteren hükümetler-arası bir örgüt olan Uluslararası Enerji Ajansı’nın başkanı Fatih Birol, bu tür yeşil uyaranlar için çoktan bir savunma ve öneride bulundu. 2008 ve 2009 yıllarında hükümetlere benzer çağrılar yapılmıştı. Uyarılar belki de bu sefer dikkate alınır ve hem ekonominin işleyişi hem de çevre politikalarında köklü değişikler meydana gelir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test