Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Tüketme üret uyarısı

28.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemizin can damarı üretim alanı tarımdır. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüsüdür. O hâlde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete müstahak ve lâyık olan köylüdür. Bundan dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisinin ekonomi politikasının aslı üretime yöneliktir” diyerek bunu ifade etmek istemiştir.

Ne yazık ki, Onun ölümünden sonra bu anlayış yavaş yavaş terk edilerek, köylülüğün ezildiği, tarımın çökertildiği bu günlere gelindi. Tarımdaki gelişmeleri ele alan, inceleyen Ali Ekber Yıldırım, Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Prof. Dr. Tayfun Özkaya, İsmail Uğural gibi değerli yazarları her zaman merak ve heyecanla izlemeye çalışırım.

Ali Ekber Yıldırım dostumuzun kısa zamanda 3. baskısı yapılan son kitabını da bir çırpıda okudum. SİA Kitap yayınlarından çıkan kitabın tam adı şöyle: “Üretme Tüket – İthalat – Siyaset – Rant Kıskacında Tarım”. 20 yılı aşkındır DÜNYA gazetesinde köşe yazıları yazan Yıldırım her zaman bir başvuru kaynağı oldu. Kendisi de bunu şöyle dile getiriyor:

“Birçok meslektaşım tarımla ilgili yazı yazarken, haber yazarken görüşlerime başvurur. Onlar için bu kitap temel kaynak niteliğinde. Bir konuda yazı veya haber yazarken, daha önceki gelişmeleri “hap” niteliğinde bu kitapta bulabilirler….”

Hapın ötesinde bilgiler

Yıldırım alçakgönüllü davranmış. Kitaptaki bilgiler, ülkemizde tarımının sorunlarını, özellikle de üretimdeki sıkıntıları, iktidarların bu konudaki yetersiz tarım siyasetlerini çok güzel toparlamış; kolay okunur, akıcı bir yayına dönüştürmüş.

12 Eylül askeri darbesi sonrası iktidara gelen Özal hükümetlerinin izlediği liberal politikalar Türk tarımını yıkıma uğrattı. Tarımda acımasız özelleştirmeler, özellikle hayvancılıkta izlenen ithalata dayalı uygulamalar, bu uygulamaların Kemal Derviş ve AKP politikalarıyla sürdürülmesi, tarımda dünyada kendisine yeterli sayılı ülkelerden birisi olan Türkiye’yi saman bile ithal eder duruma getirdi. Dışa bağımlı bir duruma geldik ne yazık ki…

Yıldırım tarımın içine düştüğü durumu şu sözlerle ne güzel özetlemiş:

“Tarımı ve kırsalı bekleyen en büyük tehlike, (çiftçilerin) üretici vasfını yitirerek tüketici konumuna geçmeleri. Bugün köylerde, kırsalda çiftçiler üretimden çekiliyor. Şehirdekiler gibi tüketici konumuna geçiyor. Köylere şehirlerden ambalajında yumurta, yoğurt, peynir , süt gidiyor. Manav sebze, meyve götürüyor. Pazar kurulan köyler var. Yani bizim üretim yapmasını beklediğimiz kırsalda yaşayanlar da bizler gibi tüketici oluyor. … Tarlalar boş kalıyor. Çünkü üretmek çok maliyetli ve zahmetli. Bu çok tehlikeli bir durum. Buna mutlaka çözüm bulunmalı.”

İktidarların izlemeleri gereken yol çok çapraşık değil. Üretimde ısrar eden çiftçilerin para kazanmalarını sağlamak; bunun için de onları ithalat ile ‘hizaya getirmek’ yerine mazot, gübre, elektrik, yem gibi üretim girdilerinde destekleri artırmak, bu desteklerin iyi kullanılmasını denetlemek, uzun erimli üretim planlaması yapmak. Tarımda ilerleme sağlayan ülkeler bunu yapmıyor mu? Örneğin, kısa bir süre önce buğday ithal eden Rusya, Ukrayna, Kazakistan gibi ülkeler, bu yaklaşım sayesinde ihracatçı ülke durumuna gelmişler. Buğdayın ilk ehlileştiği Anadolu topraklarında biz neden bunu sağlamayalım? Neyimiz eksik? Ranta değil de halkın çıkarlarını ön plana çıkaran, neo-liberal sapkınlıktan uzaklaşan, bağımsızlıkçı anlayışlardır eksik olan.     

İzmir modeli

Yıldırım dostumuz kitabında yalnızca olguları sergilemekle yetinmiyor, çıkış yollarına da ışık tutuyor:

 “Yazdıklarımızın pilot uygulaması İzmir’de yapıldı. 2004 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldikten sonra farklı bir bakış açısıyla tarım sektörüne yönelik çalışmaları ‘yerelde kalkınma’ hedefiyle başlatan bir önceki Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ‘İzmir Modeli’ kapsamında kooperatifler üzerinden küçük üreticiliği destekleyerek önemli bir başarı elde etti. Sadece süt, çiçeklik, ortak makine kullanımı, tarıma verilen ayni desteklerle büyük bir başarı sağlandı. Bu modelin geliştirilecek pek çok yönü var… Belediye başkanları, (hangi partiden olursa olsun) İzmir Modeli’ni çok iyi analiz etmeli, örnek almalı, uygulamalı.”

 “Üretme Tüket” kitabı, suyun bilimsel kullanımından tohum sorunlarına, zeytin, fındık, pamuk, mısır, şeker pancarı gibi ürünlerden GDO konusuna, organik tarımdan kooperatifleşmeye dek çok ayrıntılı bilgi ve yorumlar içeriyor.

Başta siyasetçiler olmak üzere Türkiye’nin geleceği konusunda kafa yoran herkesin okuması gereken bir kitap bu. Ali Ekber Yıldırım dostumuzu kutlarız. Merakla izliyoruz kendisini…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test