Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Doğu akdeniz’deki mücadele çok boyutludur

13.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019 tarihinde imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma geniş ilgi ve tepki toplamıştır.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) anlaşmadan büyük rahatsızlık duymuşlar ve konuyu AB platformuna taşımışlardır. Yunanistan Libya'nın Atina büyükelçisini sınır dışı etmek istemiştir.

Türkiye'nin adımı gecikmiş de olsa isabetli olmuştur. Doğu Akdenizde münhasır ekonomik bölge ilan etmemiş olmak giderilmesi güç sorunlara yol açabilir. Yunanistan ve GKRY Doğu Akdeniz'de Mısır, ABD ve AB'nin yanı sıra Rusya ve Katar'ı da kendi yanlarına çekme çabası içindedirler.

Türkiye yerinde bir kararla arama ve sondaj gemilerini bölgeye göndererek ve Türk donanmasını da onlara destek vermek için görevlendirmek suretiyle kararlılığını göstermiştir.

Esasen Doğu Akdeniz’deki mücadele çok boyutludur ve Orta Doğu'dan, özellikle Suriye'deki iç savaş sonrası meydana gelecek gelişmelerden soyutlanamaz. Gerek ABD, gerekse Rusya enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olmak ve sınırların yeniden çizilmesinde belirleyici rol oynamak için bölgededirler. Enerji kaynakları üzerinde kurulmak istenen bağımsız Kürt devleti emperyalist güçlerin bölge üzerindeki çok boyutlu ve kökü maziye uzanan planlarının bir parçasıdır.

Libya ile varılan anlaşma, Türkiye'nin yanına bir bölge ülkesini çekme adımının sonucudur. Bu anlaşmanın Mısır ve hatta Yunanistan ile varılacak anlaşmalarla tamamlanması gerekmektedir.

Türkiye'nin imzalayıp TBMM'nden geçirdiği anlaşmanın geleceği ise Libya'daki iç savaş sonucuna bağlıdır. Türkiye anlaşmayı Trablus'taki Serrac Hükümeti ile imzalamıştır. Bu yönetim BM tarafından ülkenin resmi temsilcisi olarak tanınmaktadır. Ancak Serrac Hükümetinin güvenoyu almadığı için hukukî olmadığı dolayısıyla yaptığı anlaşmaların geçersiz olduğu ileri sürülmektedir.

Öte yandan merkezî yönetime karşı mücadele veren General Hafter'i ABD, Rusya, Fransa Suudî Arabistan, Mısır ve BAE desteklerken, Türkiye, Katar, İngiltere ve İtalya Trablus yönetimini ve İslamî grupları desteklemektedir.

General Hafter'e bağlı güçlerin Trablus'a yaklaştıkları dikkate alınırsa Türkiye Trablus'tan gelebilecek yardım çağrısına uymak durumunda kalabilir. Ancak böyle bir durumda karar vermek kolay olmayacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test