Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Dakikada 7 kişi işsiz kalıyor

13.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kayıtlı işsiz sayısı, tüm zamanların rekorunu kırdı.

Uydurmuyorum; TÜİK’in Ağustos 2019 verilerine göre tam, 4 milyon 650 bin… 

İŞKUR 2018 Raporu ise tam, 3 milyon 509 bin 603 işsiz olduğu yazıyor.

Ve bu rakamlar İŞKUR’a kayıtlı işsizlerin sayısı. Kayıtsız olanları da eklediğinizde ülkemizdeki işsiz sayımız 5 milyonları aşıyor.

Şimdi sıkı durun; 2003 yılında kayıtlı işsiz sayımız ne kadarmış biliyor musunuz?

Sadece 587 bin 479…

Nerede 587 bin, nerede 4 milyon!..

İşsizlik tam yüzde 497 oranında artmış.

 

Kadın ve gençler

Kayıtlı işsizlerin yüzde 82’si kadın ve gençler. Baktığınızda;

Kadını sistematik olarak sadece aile içinde tanımlamaya yönelik politikalar,

Üniversite mezunlarına iş bulmak zorunda değiliz diyenler kayıtlı kadın ve genç işsizliğinin 2003’ten 2018’e yüzde 896 artmasının nedenleri.

Nitekim, 2003’te 287 bin 303 olan genç ve kadın işsiz sayısı 2018 yılında 2 milyon 860 bin 989. Yani, 2018 yılında İŞKUR’a başvurarak iş arayan her 10 kişiden 8’i kadınlar ve gençler.

 

Rekor başvuru

İşsizlik tavan yapar da, işsizlik ödeneği durur mu?

O da son 16 yılın rekorunu kırdı, 2003’te 143 bin 155 olan işsizlik ödeneği başvuru sayısı 2018 yılında 1 milyon 635 bin 111’e yükseldi.

İşsizlik ödeneğine başvuru sayısındaki artış ise yüzde bin 42…

2018’de dakikada 7 kişinin işsiz kalırken, her 100 işsizden 21’i üniversite mezunuydu.

 

Ve kadınlar…

2003’te işsiz kadın ya da iş arayan kadın sayımız 118 bin 031.

2018’de 1 milyon 805 bin 439… 16 yılda yüzde bin 430 artış!..

Anlamı şu: 2003-2018 yılları arasında her hafta 2 bin 169 kadın işsiz kalmış.

 

Çarpıcı rakamlar

“Türkiye’nin işsizler ordusu 2018 İŞKUR Raporu”nda;

- 2003 yılında diplomalı kayıtlı işsiz kadın sayısı 14 bin 626 iken bu sayı 2018 yılında yüzde 2 bin 945 artışla 445 bin 300’e yükseldi.

2018 yılı itibariyle Türkiye’deki diplomalı 753 bin 767 kayıtlı işsizin yüzde 59’unu kadınlar oluşturdu.

- Kadın işsizliği artışında  Mardin ilk sırada. 2003 yılında sadece 95 olan kayıtlı işsiz kadın sayısı 2018 yılında 46 bin 65’e yükseldi. 2018 resmi kayıtlarına göre Mardin’de yaşayan 15 yaş üstü kadın sayısının 273 bin 414 olduğu düşünülürse, bugün Mardin’deki her 100 kadından 17’sinin işsiz olduğu anlaşılıyor.

- En fazla genç kayıtlı işsiz İstanbul’da yaşıyor 2018 yılında İstanbul’da ikamet eden genç işsiz sayısı 139 bin 347 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam 2003 yılında 14 bin 378 idi. AK Parti döneminde İstanbul’da İŞKUR’a başvuran genç işsiz sayısı yüzde 869 arttı. İstanbul’u sırasıyla, Ankara, Antalya, İzmir, Adana, Gaziantep, Bursa, Diyarbakır ve Şanlıurfa takip ediyor.

 

Yorumlandığında…

Önümüzdeki süreçte işsizlik daha da artacaktır.

Neredeyse soluduğumuz hava için bile vergi alan bir yönetimin sorunu çözmesi zordur.

Üç buçuk milyon işsiz sadece bir rakam değil; 3 buçuk milyon insanın derdi, sıkıntısı, sorunu demektir.

İşsizlikten en çok etkilenen kadınlardır. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonunda görev yapan kadınların oranı 2018’de yüzde 16,30’a geriledi. Kadın işsizliği son 16 yılda yüzde bin 430 arttı. 2003 yılından beri kadını sistematik olarak eve hapseden bir anlayışın kadın istihdamının önündeki en büyük engel olduğunu kabul etmemiz gerek.

Toplam kayıtlı işsizlerin yüzde 82’sini kadın ve gençler oluşturuyorsa, bundan daha tehlikeli bir tablo olamaz. Eğer Türkiye’de bir beka sorunu aranacaksa, kadın ve genç işsizliği gerçek beka sorunumuzdur…”

Kaynak: Gamze Akkuş İlgezdi

 

Acayip bir karar

Var ya, O nasıl bir hakimdir ki;

Verdiği; mağduru, öldürülen genç kadını kusurlu, hatta suçlu gösteren açıklamalı kararıyla benzer olayları “teşvik ettiğini” ve karaktersizleri cesaretlendirdiğini idrak edemez?

Ne yani; hiçbir kadın artık arada sırada eğlenmek için dışarı çıkamayacak mı?

Bir kadın ya da genç kız, gece vardiyalı işte çalışamayacak mı?

Yani, O hakimin kararından sonra kadınlarımız artık işten geç çıkamayacaklar öyle mi?

Ne demek “gece sokakta bir kadın” kavramı, ne demek?

Bir kadın birçok zorunlu nedenden gece dışarıda olabilir.

Madem ülkemizi vatanımız, evimiz kabul ediyoruz, kadın da erkek de herkes istediği saatte sokağa güvenle çıkabilme özgürlüğüne sahip olabilmeli.

Hem de, gece salonundan diğer odaya geçmesi gibi…

Beyler!.. Bu güveni sağlamak ülkeyi yönetenlerin görevidir.

Ancak; hatalarımızı ve güvenlik zaaflarımızı sorgulayan soruları karar vericiler olarak önce kendimize sormadığımız ve katili değil de, öleni sorumlu tuttuğumuz sürece bilin ki ne bu hikaye burada biter, ne de kadına yönelik şiddet ve cinayetler durur,

Sadece isimler değişir durur; o kadar!!!

 

Bir de bu karara bakın

Şimdi size İngiltere’de gece sokağa çıkma ile ilgili yaşanmış bir olayı anlatacağım.

Hikaye değil, baştan aşağı gerçek…

Ve bir gün böyle bir kararı bizim hakimler de verir inşallah!..

Umudum yok ama, belki yeni nesil hakimler başarır bunu…

Londra'lı genç bir İngiliz kızı, havanın iyice karardığı bir saatte, yolunu kısaltmak için Regent Park'tan geçerek evine gitmek istiyor.

Yalnız bizde değil, İngiltere'de de serseriler, magandalar, kötü niyetli yaratıklar var.

Genç kız, gece elektriklerin az aydınlattığı karanlık yolda yürürken, magandanın biri çirkin lâflar atıyor, önünü kesiyor, kızı çok korkutuyor.

Dehşete düşen genç kız çığlıklar atarak kaçmaya başlayınca, etrafta bulunan ve kızın sesini duyan gençler koşup saldırganı yakalıyorlar.

Adam yargılanıyor. İngiliz hakim ona “7 yıl ve 7 gün hapis cezası” veriyor.

Hakime soruyorlar:

“Adam kıza elini bile sürmemiş, sadece korkutmuş. Bu 7 yıl, 7 günlük ceza çok ağır değil mi?”

İngiliz hâkimin cevabı hukuk tarihine geçecek düzeyde oluyor. Şöyle diyor:

“Kızı korkutmanın cezası sadece 7 gündür…

7 yıllık ilave ceza ise İngiliz kızlarının gece parkta dolaşma ve parktan geçme özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır!..”

Darısı başımıza…

 

Arkadaş...

Eski Türklerde cengaverler  savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış.

Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş.

Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve  bugün  güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isim olmuştur.

Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.

Aşk, kendinden emin, sorar;

-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada?

Arkadaşlık cevap verir:                                                                      

-Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için...

Bunu niye yazdım?

Geride bıraktığımız hafta, “Ulusal Arkadaşlık Haftası”ydı.

Şayet arkadaşlarınıza onları ne kadar düşündüğünüzü göstermediyseniz, hiç durmayın, kolları sıvayın.

Hiçbir şey yapamıyor sanız, kahvesini içmeye gidin, “canım arkadaşım  benim” diye sarılıp öpün…

 Gerçekten arkadaşınız ise bu bile yeter…

 

Kavgayı,

Bir yaprağın üzerine yazmak isterdim…

Sonbahar gelince yaprak kurusun, dökülsün diye…

 

Öfkeyi,

Bir bulutun üzerine yazmak isterdim…

Yağmur yağınca bulut yok olsun diye…

 

Nefreti,

Karların üzerine yazmak isterdim…

Güneş açınca karlar erisin diye…

 

Dostluğu ve sevgiyi,

Yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim…

Onlarla birlikte büyüsün…

Bütün dünyayı sarsın diye…

Sonsuza dek dost ve arkadaş kalmak dileği ile...

 

HOCALAR UÇUK OLUNCA – 1

Renkli kişiliğiyle ün yapmış bir felsefe hocası, yılın son sınavını yapmak üzere sınıfa girmiş.  Bütün öğrenciler çok heyecanlı, hepsi merakla soruları bekliyorlar, felsefe hocası sınıfa şöyle bir bakmış, derken sandalyesini kaptığı gibi kürsünün üzerine koymuş…

- İşte 100 puanlık tek soru demiş:

Bana bu sandalyenin var olmadığını ispat edin!..

Herkes bir girişmiş yazmaya… Efendim hızlı hızlı yazanlar, harıl harıl düşünenler derken, aralarından biri kâğıda tek bir cümle yazmış sonra kalkmış hocasına vermiş ve sınavı bitirip çıkmış...

Sonuçlar açıklandığı zaman bir bakmışlar koca sınıfta 100 üzerinden 100 alan tek kişi var, o da sınavı 2 dakikada bitirip çıkan çocuk!..

Peki, acaba çocuğa 100 puan getiren o tek cümle neymiş?

Cevap kâğıdına sadece şunu yazmış:

- HANGİ SANDALYE?

Haftaya “Hocalar Uçuk Olunca-2” gelecek…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

İbrahim Yüncü

19.12.2019 - 08:09
İşsizlik elbette artacak! Hatta daha da artacak... Bu sonuç kısmı ve Türk halkı sonuçları konuşmayı seviyor. Sebepleri malum aslında hepimiz biliyoruz, hem de çok iyi... Bir ülke düşünün dakika'da 7 kişi işsiz kalıyor ise her gün bir fabrika kapanıyor demektir. Yakılıyor iş yerleri, Dürüst vergi ödeyen insan zorlanıyor, kaçakçı bayram yapıyor... Bir örnek; Doğa kolejleri kapanmış. Öğretmenler işsiz kalmış. TMSF ye devretseler ya! Binlerce öğrenci İmam Hatiplere yönlenecek şimdi... E mecbuuur... Mülk zengini patron gayrimenkule yatırım yapmış, okul batmış, Simit Sarayı misali devlet borcunu ödeyecek beklentisi içinde. İşsizliğin bir nedeni var bence ama söyleyemem!!! Atarlar içeri bu yaşta... Bu güzel yazı için teşekkürler Hamdicim.
Yazarlar
Website Security Test