Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

NATO terör konusunda Türkiye'nin kaygılarını anlamıyor

6.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Londra'da gergin ve tartışmalı başlayan NATO liderler zirvesinden sonra yayınlanan bildiride olumlu ifadelere yer verilmiştir. İttifakın 70. yıldönümünde ve Demir Perde'nin yıkılmasının 30. yılında NATO'nun temel savunma gerekçelerine vurgu yapılmıştır. Genel Sekreter Jens Stoltenberg "Farklılıklara rağmen birbirimizi korumak için asli görevimizin etrafında birleşmeye devam edeceğiz" demiştir.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un NATO'nun beyin ölümüne ilişkin değerlendirmesi zirvenin farklı düşünce ve değerlendirmeler ışığında başlamasına neden olmuştur. ABD başkanı Trump'ın NATO'ya ve Avrupalı müttefiklere yönelik eleştirileri de gerilim yaratan bir husus olmuştur.

ABD, NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSMH'nın asgari yüzde 2’si düzeyine yükseltmek istemekte, savunma harcamalarının oluşturduğu yükten şikayetçi olmaktadır. Ancak bu talebin ve ısrarın arkasında yatan asıl neden, oluşacak 20-40 milyar dolarlık savunma pastasından en büyük payı Amerikan silah sanayisinin alacak olmasıdır. Dolayısıyla göreve geldiği günden beri olayları ve uluslararası ilişkileri iş adamı yaklaşımı ile ele alan Trump'ın tutumu şaşırtıcı değildir.

NATO üyeleri ise tehdidin azaldığını görerek savunma harcamalarını başka alanlarda kullanmak istemektedirler.

NATO 1991'den sonra yeni tehdit konseptleri oluşturmuştur. Bunlar radikal İslam, terör ve kitlesel göç olarak sıralanabilir. Bu yeni tehdit algıları konusunda üyeler arasında tam bir uyum sağlandığını söylemek mümkün değildir. Yugoslavya'nın dağılma sürecinde, bölgenin alan dışı sayılması gerekçesiyle Sırp katliamlarına karşı Fransa ve Hollanda'nın itirazları hatırlardadır.

Rusya Federasyonu'nun hızlı dağılmasıyla beklenen göç tehdidi gerçekleşmemiştir. Yeltsin'in yerine Putin'in gelmesiyle bu tehlike önlenmiştir. Ancak Türkiye göç tehdidini en şiddetle yaşayan NATO ülkesidir ve bu konuda gerekli anlayış ve yardımı gördüğü söylenemez.

Bugün NATO'nun terör tanımı konusunda sıkıntı yaşadığı açıktır ve bu nedenle müttefikler Türkiye'nin kaygılarını anlamamaktadır. Türkiye Londra Zirvesi öncesinde NATO'nun Rus tehdidine yönelik politikalarını (Baltık programı) veto edebileceğini belirtmiş ve nedenini de PKK/YPG 'ye karşı ciddi bir ortak eylem birliğinin sağlanamaması olarak açıklamıştı. Buna mukabil Zirve sırasında Macron YPG'yi tamamen terörist olarak kabul edemeyiz talihsiz beyanında bulunmaktan kaçınmamıştır.

Ancak görüşmelerde nasıl bir uzlaşı sağlandıysa Türkiye veto uygulamamış ve NATO planları kabul edilmiştir.

70 yaşını dolduran NATO yakında katılacak Kuzey Makedonya ile üye sayısını 30'a yükseltecektir. Asya'dan güney Amerika'ya uzanan coğrafyalarda ortakları ile daha bir süre varlığını sürdürecektir. Bu ittifakın tecrübeli üyesi olan ülkemiz güçlü ordusu ile NATO için vazgeçilmez niteliktedir. Zaman içindeki gelişmelere göre politikalar belirlenecek ve ilişkiler sürdürülecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test