Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

TÜRSAB’ta seçim için adaylar sahaya çıktı

6.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başkan adaylığını açıklayan Hasan Erdem'e geçen dönem büyük haksızlık yapıldığını düşünen acentalar tam destek vermek için yola çıktı.

 

Firuz Bağlıkaya'ya en büyük desteği Hasan Erdem vermişti. Şimdi o destek yok. Hasan Erdem en önemli başkan adayları arasında yer alıyor.

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nde (TÜRSAB) seçim startı verildi. Evet daha yeni seçim olmuştu ama sayılı gün çabuk geçti ve seçim için düğmeye basıldı, adaylar sahneye çıktı.

Önce son seçimlere ilişkin bir hatırlatma yapalım ve sonra da yeni seçim dönemine ilişkin son bilgileri paylaşalım.

TÜRSAB’ın son seçimleri olaylı geçmişti. Başaran Ulusoy uzun yıllar başkanlık yapmıştı. Her defasında son defa aday olduğunu açıklamıştı. Son seçimlerde yeniden aday olacağını açıklayınca muhalefet ayaklanmış ve ilk defa birlikte hareket etme kararı almıştı.

Bu birliktelik üzerine kaybetme ihtimali gündeme gelince Başaran Ulusoy seçimleri erteleme kararı aldı. Bu TÜRSAB tarihinde bir ilkti. TÜRSAB seçimlere kayyum tarafından götürüldü.

Başaran Ulusoy seçimleri kaybetti. Hasan Erdem ve arkadaşları, Firuz Bağlıkaya ile birlikte değişim hareketiyle bütünleşerek seçimleri kazandı.

Kazanan ekip Firuz Bağlıkaya’yı başkan yaptı. Yeni yönetim büyük umutlarla göreve geldi.

10 bine yakın TÜRSAB üyesi acenta yılların sorunlarının çözülmesini bekliyordu.

Verilen sözler heyecan vericiydi. Ancak zaman çok hızlı geçti. Yeni yönetim kendi içinde uyum sağlayamadı.

Bu gelişmede Başkan Firuz Bağlıkaya’nın tek adam yönetiminin etkili olduğu söylendi.

Bağlıkaya’nın birlikte hareket ettiği bazı önemli isimler bile kendisini yeni Başaran Ulusoy olmakla suçladılar.

Yönetim istikrarlı bir çalışma yürütemedi. Ve yeni seçim dönemi geldi çattı.

Bir kere yeni seçim döneminde mevcut başkan Firuz Bağlıkaya yeniden aday. Başlayıp bitiremediği işlerin olduğunu söylüyor ve şu önemli eklemeyi yapıyor:

- Seçim iki yılda bir oluyor. Bu zaman kısa bunu üç yıla çıkarmak iyi olabilir. Zaten biz tam iki yıl da görev yapamadık. Bazı işlere başladık. Bunları bitirmek gerekiyor. Bu yüzden arkadaşlarla görüşeceğiz ama yeni dönemde yeniden göreve talip olmak gibi bir düşüncemiz var.

Bir önemli noktanın altını çiziyor Başkan Bağlıkaya. Ve seçimleri mutlaka Kasım ayında yapacaklarını, herhangi bir ertelemenin gündemde olmadığını söylüyor ve ekliyor:

- Ama başkanlık görevinin sınırlamak gibi bir öneri ile geleceğiz genel kurula… TÜRSAB’ta ömür boyu başkanlık yapılmamalı. Bunu kurala, bir sınıra bağlamalıyız. İki dönem, üç dönem gibi bir kuralı olmalı. Aksi halde TÜRSAB Başkanlığı bir meslek haline geliyor. Başkan tabandan kopuyor. Başkanın işi turizm olmuyor. Başkan iş olarak başkanlık yapıyor.

Evet, bunları söylüyor başkan. Seçimlere beş kala ilk başkan adayının Firuz Bağlıkaya yani mevcut başkan olduğunu öğrenmiş olduk böylece.

Diğer başkan adayları kim peki? Bir kere yeni başkan iki önemli destekçisini kaybetmiş durumda.

Geçen dönem başkan aday olarak çıkan ve özellikle Anadolu’da büyük destek alan Hasan Erdem bu defa daha ciddi bir destekle yola çıkmış durumda.

Geçen dönem değişim olsun diye başkan adaylığından geri duran ve hiç tartışmadan, pazarlık etmeden koltuğu Firuz Bağlıkaya’ya veren Hasan Erdem’e haksızlık yapıldığını düşünen çok sayıda acenta var.

Bu isimler kolları sıvamış durumda ve Hasan Erdem’in başkan olması için Antalya’dan Trabzon’a, İstanbul’dan İzmir’e çalışmaları başlatmış durumdalar.

Hasan Erdem, Firuz Bağlıkaya’yı çok sert eleştiriyor ve şöyle konuşuyor:

- Biz başkanı değişim yapsın diye getirdik. O geçmişte ne kadar kötü alışkanlık varsa hepsine sarıldı. Tek adam yönetiminden bıkmıştı, tek adam yönetiminin kötü kopyasını yaşadık. Verdiğimiz sözlerin hiç birini yerine getiremedik. Başladığımız güçlü TÜRSAB hamlesini bu defa bitireceğiz. TÜRSAB’ı acentaların örgütü haline getireceğiz. Ankara ile kavga eden değil, işbirliği içinde sektörün gelişmesine hizmet edeceğiz. Yeni dönem önemli… TÜRSAB’ta başladığımız işi bitireceğiz.

Adaylardan biri de Davut Günaydın, bir önceki yönetimin adayı olduğunu söyleyerek yola çıktı. Mevcut başkana en sert eleştiriler onun çevresinden geliyor. Firuz Bağlıkaya’nın aldığı plaketlere atıfta bulunuyor, plaket başkanı o çevreler tarafından dile getiriliyor.

Emin Çakmak son seçimlerde yine son dakika adayı olmuştu. Bu defa yine aday olur mu bilinmiyor. Ama her zaman potansiyel adaylar arasında adı geçiyor Emin Çakmak’ın…

Önemli başkan adaylarından biri ise Tansu Demir… Geçen dönem Firuz Bağlıkaya’nın değişim hareketini organize eden isimdi Tansu Demir…

Firuz Bağlıkaya seçimi kazansın diye her türlü özveriyi gündeme getirdi. Ama bundan çok mutlu olmadığını belirtiyor. Bu yüzden yeni dönemde en ciddi aday Tansu Demir.

Önemli görüşleri var… Gençler arasında büyük destek buluyor.

TÜRSAB’ın en sevilen isimlerinden ve neredeyse en aktif kadın olan Mücella Kantaroğlu’nun da desteğini almış gibi görünüyor Tansu Demir…

Peki yılların Başaran Ulusoy’u seçimlerde ne yapıyor? Önce aday olacağı söylendi. Sonra adaylardan kendisine en fazla karşı çıkan ama hiçbir zaman arkasından konuşmayan bir isimle yakın temas kurdu. Başaran Ulusoy sürpriz bir şekilde ağırlığını bu adaydan yana koyabilir.

Bütün bu gelişmelere Ankara nasıl bakıyor bir iki cümle ile bunu da aktaralım. Bakan Mehmet Ersoy’un mevcut TÜRSAB yönetimi ile yıldızının pek barışık olmadığı söyleniyor. Bazı adaylar kendisine çok yakın olmasına karşın seçimlerde tarafsızlığını koruyacak gibi görünüyor.

 

Tansu Demir TÜRSAB'ın yeni dönemde en idialı başkan adayları arasında yer alıyor. Özellikle genç kuşak kendisine büyük destek veriyor.

Bir şey olmuyor esas sorun bu

Turizm sektörüne öğrencilik yıllarında acentalarda çalışmaya başlayarak atılan Tansu Demir yeni dönemde isminden en çok ettiren TÜRSAB Başkan adayların arasında yer alıyor.

Tansu Demir neden aday olduğunu anlatırken “TÜRSAB’da bir şey olmuyor. Aslında sorun da bu” diyerek başlıyor sözlerine ve şöyle devam ediyor:

. TÜRSAB’da çok büyük bir beklenti var.

. Acentacıların durumunu biliyorsunuz, 2015-2017 yılları arasında bir kriz geçirdi.

. Biz bu beklentiye dayanarak, bir değişim hareketi olarak alana çıktık.

. Sağ olsun, delegemiz de teveccüh gösterdi ve değişimi gerçekleştirdi.

. Değişim gerçekleşti ama biz başkan koltuğunda değişimi gerçekleştirdik, sistemi değiştiremedik.

. Bu sistemi artık değiştirelim amacıyla yola çıkmış bulunuyoruz.

. Şimdi bizim ekibimiz güçlü ama şöyle, biz hepimiz işi bilen acentacı insanlarız. Öyle çok büyük bir sermaye gücümüz yok.

. Zaten ama TÜRSAB’daki acentalar da KOBİ niteliğinde.

. Yani çok az, yüzde 3 veya yüzde beşi daha büyük volümlü acentalar.

. Biz standart acentaları temsil eden ama liyakatı olan alanında uzman arkadaşlarımızla beraberiz.

. Ben de bunun çok önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü bizde önemli olan, biz sezonluk bir iş yapıyoruz.

. Yılın 6-8 ayı çalışıyoruz, 4-6 ayı boşuz. Bir kere bizim bunu devlete anlatmış olmamız lazımdı şimdiye kadar, hiç anlatılmadı.

. Biz bunu başaracağımıza inanıyoruz. Gider kalemlerimizi azaltmamız lazım, gelirlerimizi de artırmamız lazım.

. Pazarlama, tanıtım, acentaların ekonomik faaliyetlerini artıracak eylemlerine TÜRSAB’ın öncülük etmesi lazım. Biz bunu yapacağımıza inanıyoruz ve bunun için adayız.

. İyi yönde etkileyeceğine inanıyorum, çünkü mesafeyi çok kısaltan bir etmen oldu.

. Gerçi biraz fiyatları pahalı gibi geliyor, kamuoyundaki ilk tepki de öyle.  Yine de bir olumlu etki yaratır.

. Tabii, ekonomik daralma ilk turizme vuruyor. İç turizm yapan ve dış turizm satan acentacı meslektaşlarımızın volümleri, ciroları azaldı ama buna rağmen bayramlar bir fırsat.

. Hem tüketici için bir fırsat, uygun fiyatlı acentalarda tur bulabiliyorlar. Hem de turlar için toplu müşteri ve toplu seyahat edecek kitle açısından bir avantaj.

. Bütün kültür varlıklarımızı, doğal güzelliklerimizi korumak ve gelecek kuşaklara bırakmak bizim için çok önemli düşünüyorum.

. Onlar milli varlıklarımız. Kaz Dağları’nda, orada bence hiçbir altın aramaya değmez, o dağların kendisi altın.

. Burada bir şeyi daha belirtmek istiyorum, mesela Kapadokya bölgesine hop on hop off denilen big bus’lar, klasik tur yapan araçlar konacakmış.

. Bu bence bölgenin karakteristiğine uygun bir yapılanma değil. Hem de haksız rekabet yaratıyor.

. Bir düşünsenize, siz sürekli saati belli olan bir sistem kurduğunuz zaman bizim meslektaşlarımızın tur ve transfer satma şansı azalıyor.

. Bizim kültür varlıklarımızı, turizm ile birlikte korumamız lazım. 30 milyar dolar turist gelirimiz var,  bu çok önemli bir rakam.

. İran’ın petrol gelirinin 30 milyar dolar olduğunu göz önüne alırsanız, bizim hiç doğaya zarar vermeden turizmden elde ettiğimiz gelirin ne kadar önemli olduğu açığa çıkar.

. O nedenle, kültür varlıklarımızı koruyalım. Bu bizim ekonomimizin en temel kaynağıdır.

. Bazı şirketlere Kaz Dağları’nda altın arama izni verildi. Benim bildiğim kadarıyla arama çalışması yapılıyor, henüz altın bulunmadı.

. Ama zaten sorun burada başlıyor. Ağaçları kestiler, şimdi de madene veya altına  rastladıkları zaman bunu siyanürle çıkaracaklar.

. Orada doğa zehirlenecek. Türkiye’nin oksijen miktarı en bol havzasını böyle heba etmeyi ben çok üzücü buluyorum. Bu ülke bizim aslında gelecekten aldığımız bir miras değil, çocuklarımızdan aldığımız bir emanet.

. Bence ülkemizin kaynakları, doğal kaynakları, yeşilliği, ırmakları, temiz suyu bütün madenlerden daha değerli. 

 

Türkiye'nin balık konusunda yeni hedeflerini bu alanın önemli isimlerinden Ahmet Tuncay Sagun anlattı...

Bu yıl hamsi, istavrit, lüfere doyacağız

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkan Vekili Ahmet Tuncay Sagun alabalık, çipura ve levrek üretiminde Türkiye’nin Avrupa’da zirvede yer aldığını belirterek “Son bir yılda 1 milyar dolar ihracat barajını aştık” diyor ve şu önemli bilgileri veriyor:

. Bu yıl hamsi, istavrit ve lüfer bol olacak. Yerli ve milli ürünümüz balıkta ihracatımız ise 1 milyar dolara ulaştı. Bereketli bir yıl bekliyoruz.

. Av yasakları balık popülasyonun korunması için çok faydalı bir uygulama.

. 1 Eylül, bizim için sevgiliye duyulan bir özlem.

. Balıkçılar balığına ve denizine kavuşuyor. ‘Balıkta gönlü olanın diyarı derya imiş’.

. Tahminimizce bu sene palamut biraz azalacak. Buna rağmen hamsi, istavrit ve lüfer bol olacak.

. Su ürünleri ihracatı 2018 yılında bir önceki seneye göre yüzde 12.5 artışla 958 milyon dolara yükseldi.

. Sektörümüz ihracatını her geçen yıl istikrarlı bir şekilde artırıyor. Bunda modernizasyona yönelik yapılan yatırımların ve yeni pazar arayışlarının payı büyük.

. Deyim yerinde ise dünyayı adım adım dolaşıyoruz. Tüm fuarlara katılıyor, sektörel alım heyetleri düzenliyoruz. Sonuçta Amerika’dan Çin’e Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar her yerde bizim balığımız satılıyor.

. Geriye dönük son 12 aylık ihracatın yüzde 5 artışla 1 milyar dolara ulaştığını, sene sonunda ise 1 milyar doların üzerine rahatlıkla çıkacaklarını bildirdi.

. İthal girdi olmadan tamamen yerli kaynaklar ile yapılan ihracat cari açığın daralmasında etkili olur.

. Yerli ve milli kavramı tam olarak da bizim sektörümüzü anlatıyor. İthal girdi kullanmadan tamamen yerli kaynaklarımızla çalışıyoruz.

. Türkiye toplam ihracatının kilogram birim fiyatı ortalama 1.28 dolar seviyesinde iken, su ürünleri sektörü 5,69 dolara ulaştı. Katma değerimiz sürekli artıyor.

. Bu hem ülke hem de sektör açısından sevindirici. Bu yıl ocak ayından itibaren en çok ihracat yapılan ilk 10 ülke de sırasıyla Hollanda, İtalya, Rusya, Almanya, Japonya, Yunanistan, Birleşik Krallık, İspanya, ABD ve Çin oldu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test