Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Celal Bayar'ı andık

23.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Prof. Dr. Akile Gürsoy'un moderatörlüğünde Dr. Akkan Suver ve eski Milletvekili Mehmet Dülger, Celal Bayar'ı andılar.

Ebediyete intikalinin 33 yılında Türkiye'nin 3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı Umurbey'de Anıt Mezarının başında andık. Cumhurbaşkanının temsilci gönderdiği Bursa Valisi ve Belediye Başkanı'nın hazır bulunduğu törende 3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar ailesi adına Prof. Dr. Akile Gürsoy saygı dileklerini kabul etti.

Anıt Mezarda yapılan saygı duruşundan sonra hep birlikte Müze'nin Kütüphane bölümüne geçtik. Burada eski Milletvekili Mehmet Dülger ve ben Prof. Dr. Akile Gürsoy moderatörlüğünde Celal Bayar üzerine konuştuk.

Ben kendilerinden dinlediğim hatıralardan özetler aktardım. Özellikle de onun siyaset felsefesi olan ve her zaman, her yerde söylediği bir sözü söyleyerek sözlerime başladım.

"Devlet, dışarıya açılmış bir avuç, içeriye sıkılmış bir yumruk haline getirilmemelidir."

Bu söz geçerliliğini ne kadar da korumaktadır.

Atatürk'e samimiyetle inanan ve daima destekleyen O'na karşı sarsılmaz sadakat ve vefa gösteren Celal Bayar, devlette sayısız başarılı hizmetler ortaya koymuştur. İş Bankası'nın kuruluşunu sağlayan, 1937 yılında Atatürk'ün hastalığında ve ölümünde yurdumuzda herhangi bir sarsıntıya meydan verilmemesini temin etmiş ve Atatürk'ün büyüklüğüne yaraşan bir cenaze merasimini de düzenlemiştir.

Yine Büyük Atatürk'ün Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrinden alınarak Anıtkabir'e nakledilmesi de O'nun Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirilmiştir.

Burada bir anımı ve tespitimi ortaya koymak isterim. TRT 1985'te tek televizyondu. Bir gün Atatürk'le ilgili bir film oynatacağını duyurur. Celal Bayar televizyonun başına geçer. Anıtkabir'e nakil esnasında söylediği nutku kendi sesiyle duyar. Çok hüzünlenir ve heyecanlanır. Ekranda sesi vardır ama görüntü cenazenin nakline aittir. Nutuk bitince spiker "-İsmet İnönü'yü dinlediniz" der.

Celal Bayar üzülür. Olayı bana anlattığında şunları söylemiştir; "-Cenazeyi İstanbul'dan Ankara'ya ben götürdüm. Ama filmlerde ben yoktum! Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e ben götürdüm. Ne fotoğraflarda, ne filmlerde varım. Neden bana bu kadar hırsları var anlamış değilim."

Evet o günlerde 100 yaşının üzerinde bulunan Celal Bayar bu siteminde pek haksız değildir. Zira TRT ölene kadar ısrarla ondan söz etmemeye özen göstermiştir.

Bayar, İnönü'yü Cumhurbaşkanı yapan güçlü el'dir. Oysa 1938 yılında Mareşal Fevzi Çakmak Genelkurmay başkanıdır. İnönü kenardadır. Bayar tercihini İnönü'den yana yapmasa Çakmak'ın elini-kolunu sallayarak Cumhurbaşkanı seçilmesi içten bile değildir.

1980'li yılların başında bir gün Çiftehavuzlar'daki evinde kendilerine niye İnönü'yü tercih ettiklerini sormuştum:

"-Bugün böyle bir hakka yeniden sahip olsam yine İnönü'yü seçerdim. Zira ben ülkeye Cumhurbaşkanı seçecektim. Arkadaşlığı değil. Devlet adamlığını ve ülkenin menfaatlerini düşünerek tercihimi İnönü'den yana yaptım."

Uğradığı bütün haksızlığı elinin tersiyle itip, şahsi meselesini devlet meselesinden ayırabilen ender insanlardan biriydi Celal Bayar.

Anlattıklarımdan bir küçük paragrafı sizlerle paylaşmak ve O'nu anmak istedim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test