Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

2019 yılından Srebrenica’ya bakmak

13.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her sene, 11 Temmuz’da, Srebrenica’da Bosna Hersek Kayıpları Araştırma Enstitüsünün yıl boyunca yaptığı DNA araştırma sonuçlarına göre, kimliği yeni tespit edilebilmiş kurbanları, Potacari mezarlığına defnedilirken, orada toplanmış binlerce insanın gözlerine vuran acıyı tarif etmek mümkün olmaz.

24 yıl önce, 1995 yılının 11 Temmuz’unda Sırpların Müslüman Boşnaklara karşı yaptığı katliam, Avrupa’nın tam ortasında, Birleşmiş Milletlerde görevli Hollandalı askerlerin gözetiminde yapılmıştı! Srebrenica’da, Sırplar, silahsız ve sivil, çoğu kadın ve çocuk, 8 bin 372 kişiyi katlettiler. Katliam sadece beş dehşet gününde yapıldı, sonradan sayı 8 bin 372 kurban olarak tespit edilmiş olsa da 312 bin kişinin hayatını kaybettiği, 2 milyon kişinin evlerini terk ettiği ve 27 bin 734 kayıp ile insanlık hafızasında derin bir yara açtı.

Elbette, İnsanlık, geleceğe umutla bakmalı, bunun için de yaşanan acılardan ders çıkarmalı. Ama Srebrenica’da yaşanılanların kaskatı acısı ve kederi ile insanlık, kendini aciz, çaresiz ve umutsuzluk sarmalında nefessiz hissediyor. Tüm Dünyanın TV ekranlarında izlediği bu katliam ile Humanizma adına binlerce yılda oluşturulan tüm değerler, tarumar oldu.

O yıllara dönüp, olayların nasıl geliştiğine bakarsak, her şeyin, Yugoslavya’nın dağılması sonrasında başlayan iç savaş ile başladığını görürüz. 1992 yılında, Sırplar doğuya doğru saldırarak sakinlerinin çoğunun Müslüman Boşnaklar olduğu Srebrenica’ya ilerlediler. İki ay kenti işgal ettiler ama Boşnaklar kenti geri almayı başardı. İç savaşın yayılması ile binlerce insan zorunlu göçe tabi oldu ve Srebrenica, bu zaman diliminde, Müslüman Boşnaklar için güvenli bir toplanma merkezi konumuna geldi. Savaşın şiddetinin artması sonrası, Birleşmiş Milletler Srebrenica, Zepa ve Gorazde’nin de dahil olduğu 3 bölgeyi‘güvenli bölge’ ilan etti. Böylece nisbi bir güvenlik sağlandı ama Sırp kuşatması devam ettiğinden çoğalan nüfus nedeni ile besin ve ilaç ihtiyaçları hat safhaya ulaşması nedeni ile göçmenlerde açlık ve hastalık arttı.

1995 Yılına gelindiğinde, dönemin Sırp Devlet Başkanı Başkan Sloban Miloseviç ile Genelkumay Başkanı Ratko Mladiç’in katliam planları çerçevesinde, Sırplar, Krivaya 95 adını verdikleri ordu ile  BM barış gücüne saldırarak Hollandalı askerleri esir aldılar ve esir Hollandalı askerleri geri verme karşılığında Birleşmiş Milletlerin Srebrenica’yı boşaltmalarını talep ettiler. İşte, insanlığın, yakın tarihinde göreceği en büyük katliam ve soykırım, BM Barış Gücünün Hollandalı Komutan Thom Karremans’ın kenti boşaltması ardından başladı. Sığınmacı 25 bin Boşnak Sırplara teslim edildi. Her ne kadar, binlerce sivil dağlara kaçsa da, şehirden kaçamayan çocuk, genç ve yaşlı 8 bin 372 Srebrenicalı Boşnak okul, depo ve fabrika alanlarında katledildi. Kıyımlar, toplu halde, Akrepler denilen Sırp özel güvenlik güçleri ve bizzat Sırp Ordusu tarafından 5 gün boyunca yapıldı. Hatta sonradan kimlikleri tespit edilmesin diye, cesetler parçalanıp iskelet kemikleri ayrılarak yakıldı ve 64 toplu mezara gömüldü. Gömülen sadece katledilenler değildi, BM ve Avrupa’nın değerleri de toprak altında kalmıştı.

Katliamın, Ratko Mladiç ve Radovan Karadziç gibi baş sorumluları olaydan tam on bir yıl sonra yakalanabildi. Mahkeme kayıtlarına geçmiş isimlerden Momcilo Krajisnic, Bilyana Plavsiç, Zdravko Tolimir ve sayısız alt rütbeli asker ve erden hiçbiri tutuklanmadı, ama BM adına görev yapan Hollandalı komutan Thom Karremans’ın, şehri teslim ettiği sırada Sırp komutandan gülerek hediye aldığı görüntüler, insanlığa yapılan en büyük suçlardan birisi olarak arşivlerde. İronik ama merkezi Hollanda’nın Lahey Kentinde olan ve çalışmalarına burada devam eden BM Uluslarası Adalet Divanı, 26 Şubat 2007’de, bu katliamı ‘Soykırım’ olarak kabul etti. Dönemin Sırp Cumhurbaşkanı Sloban Miloşeviç dahil tüm sorumlular bu kapsamda yargılandı.

Srebrenica, demokrasi, insan hakları ve barış kavramlarının yaratıcısı ve medar-ı iftiharı Avrupa’nın yakın geçmişinde yaşanan en büyük soykırım ve vahşet olarak, insanlık tarihine ve vicdanlara kazındı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test